İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/562 K.2025/1623

Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

Esas2024/562Karar2025/1623Tarih4 Aralık 2025Okuma10 dk · 2.064 kelime

KÜNYE

T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Aralık 2025
Dosya no
2024/562
Karar no
2025/1623
İncelenen kararın mahkemesi
ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/01/2024 (Karar
Numarası
2020/467 Esas, 2024/20 Karar
Dava
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
Karar yazım tarihi
04/12/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.064 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Erzurum Şubesi ile dava dışı ...arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, davalının anılan sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, imzalanan sözleşmeler kapsamında anılan firmaya krediler kullandırıldığını, borçlu firmanın borçlarını ödememesi üzerine hesaplarının kat edildiğini ve noter ihtarı ile borçlulara bildirildiğini, söz konusu ihtarnamelere rağmen müvekkili bankanın alacağının ödenmemesi üzerine davalı borçlu hakkında Erzurum...

İcra Müdürlüğünün 2016/...Esas sayılı dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının anılan icra takibinde yetkiye, borca, faize ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu beyanla davalının Erzurum ...

İcra Müdürlüğünün 2016/...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının takip miktarının %20'ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davaya ilişkin alacağına yönelik olarak Erzurum.... İcra Müdürlüğü 2016/... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını, davacının aynı alacağa ilişkin aynı gün iş bu davaya konu Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2016/...Esasa sayılı dosyası ile de takibi başlattığını, davacının aynı alacak için mükerrer takip yaptığını, gerek işbu davanın sebebi olan icra dosyası gerekse Erzurum...

İcra Müdürlüğü 2016/...

Esas sayılı dosyasının aynı alacaktan doğduğunu, her iki icra takibinde de 1.113.182,26 TL talep edildiğini, davaya konu kefaletin geçerlilik şartlarını taşımadığını, ayrıca asıl borçlulara gönderilen hesap kat ihtarı tebliğlerinin de usulsüz olduğunu, bu sebeple temerrüt şartlarının oluşmadığını, davacının asıl borçlular hakkında yaptığı icra takibinin iptal edildiğini, bu sebeple asıl borçlu hakkındaki takibin iptal edilmesi nedeniyle kefil hakkında takip yapılamayacağını, davaya konu icra takibinde kaynağı belli olmayan alacak kalemlerinin bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda 15.01.2024 tarihli kararla; "...Somut olayda; davacı banka ile dava dışı şirket arasında kredi genel sözleşmesinin imzalandığı, davalı borçlunun 28/01/2009 ve 13/07/2015 tarihli genel kredi sözleşmelerine müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imza attığı, bu nedenle davalı borçluların sözleşmelerden kaynaklı borçtan dolayı sorumlu olduğu, buna göre yukarıda yapılan açıklamalarda belirtildiği üzere davalının BCH kredilerinden ve ticari kredili mevduat kredisi borcundan sorumlu olduğu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalıya banka tarafından ihtarname keşide edildiği,

keşide edilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle davalının temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Takip tarihindeki alacak miktarının belirlenmesi için alacak yönünden hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar geçen süre için sözleşmede belirlenen akdi faiz uygulanıp temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ise %54 oranında temerrüt faizinin uygulanması gerekecektir.

Dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda bu şekilde hesap yapıldığında 13/07/2015 tarihli genel kredi sözleşmelerinden kaynaklı BCH kredilerine ilişkin asıl borç tutarının 643.887,35 TL, işlemiş faiz tutarının 12.555,80 TL, BSMV alacak tutarının ise 627,79 TL olduğu ve bu şekilde BCH kredilerinden toplam borcun 657.070,94 TL olduğu belirtilmiştir.

Bilirkişi raporunun dosya içeriği ile uyumlu ve denetime el verişli olduğu anlaşılmakla mahkememizce raporda belirtilen hesaplamaya iştirak edilmiştir. Ancak takip talebinde BCH kredilerinden kaynaklı asıl borç tutarının 641.867,15 TL olarak talep edildiği anlaşılmış olup; taleple bağlılık ilkesi gereğince asıl borç tutarının bu miktar üzerinden değerlendirilmesi gerekecektir.

Bu durumda davalı borçlunun BCH kredilerinden kaynaklı 641.867,15 TL tutarında asıl alacak, 12.555,80 TL tutarında işlemiş faiz ve 627,79 TL BSMV olmak üzere toplam 655.050,74 TL tutarında borcunun bulunduğu anlaşılmış olup. BCH kredileri yönümnden davalı borçlunun bu tutar üzerinden itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.

Takip konusu edilen ticari kredili mevduat kredisinin ise 28/01/2009 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, davalı borçlunun kefaletinin sözleşme tarihinde yürürlükte olan kanun uyarınca geçerli olduğu dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda bu kredi yönünden 8.978,85 TL asıl alacak, 98,05 TL işlemiş faiz ve 4,90 TL BSMV olmak üzere toplam 9.081,80 TL tutarında borcun bulunduuğu anlaşılmış olup; bu tutar üzerinde davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.

Davacı icra takip talebinde teminat mektubu tahsis edildiğini ve bu mektubun tazmin edildiğini belirterek alacak talebinde bulunmuştur. Gayrinakdi kredi niteliğinde olan teminat mektubunun tazmin edilmesi halinde nakdi krediye dönüşmesi halinde davacı alacaklı bu bedelin tahsilini isteyebilecektir. ancak teminat mektubunun tazmin edilerek nakde dönüştüğüne dair davacı alacaklı tarafından dosyaya herhangi bir delil veya belge sunmamıştır.

Teminat mektubunun gayrinakdi kredi niteliğinde olduğu, genel kredi sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefilin gayrinakdi kredilerden sorumluluğunun bulunduğuna dair herhangi bir hükmün bulunmadığı, gayrinakdi krediden bu durumda asıl borçlunun sorumlu olduğu, teminat mektubunun nakde dönüştüğüne dair dosyaya hesap hareketlerinin sunulmadığı anlaşılmakla davalının bu krediden kaynaklı borcunun bulunmadığı sonucuna varılmış olup; bu alcak yönünden davalının itirazının yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Davacı icra takibinde taksitli ticari krediden kaynaklı alacak talebinde bulunmuş olup; bu kredinin 01/02/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında tahsis edildiği, davalı borçlunun eş rızasının bulunmaması nedeniyle geçerli olmadığı, bu nedenle davalının bu alacaktan sorumluluğunun bulunmadığı ve itirazında haklı olduğu anlaşılmakla davacının bu alacak talebi yönünden de talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı icra takibine yönelik sunduğu itirazlarında herhangi bir borcunun bulunmadığını, ödeme emrine, borca, faize, yetkiye ve tüm ferilerine itiraz ettiğini beyan ertmiştir. Davalı borçlu itirazında yetkili icra müdürlüğünü göstermediği için yetki itirazının geçerli olmadığı anlaşılmaktadır.

Borçlu takip konusu edilen Kredi Genel Sözleşmesinden kaynaklı borcun bulunmadığını ileri sürmüş ise de; buna dair herhangi bir delil veya belge sunmamıştır.

Dosyaya ibraz edilen kredi genel sözleşmesinde yer alan yazı ve imza örneklerinin davalı tarafından inkar edilmediği, buna göre sözleşmenin davalı tarafından imzalandığının kabul edilmesi gerektiği, 28/01/2009 tarihli ve 13/07/2015 tarihli kredi genel sözleşmesi ile özellikle kefalet sözleşmesinin yasada aranan geçerlilik şartlarını taşıdığı sonucuna varılmıştır.

Yine hesabın kat edildiğine ilişkin ihtarnamenin davalıya keşide edildiği, bu şekilde temerrütün gerçekleştiği ve temerrüt faiz oranının takip talebinde belirtildiği görülmekle davalının itirazında haksız olduğu sonucuna varıldığından davalının itirazlarının kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir.

Davacı alacaklı tarafından başlatılan takipte ayrıca borçlulardan gayrinakdi kredinin depo edilmesi talebinde de bulunulmuştur. Gayrinakdi kredinin depo edilmesine yönelik talepte genel kredi sözleşmesini imzalayan asıl borçlu sorumludur. Kefilin gayrinakdi krediden dolayı depo edilmesine yönelik talepten sorumlu tutulabilmesi için genel kredi sözleşmesinde bu hususta ayrıca bir hüküm bulunması gerekmektedir. Somut olayda, sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalıların gayrinakdi krediden sorumluluğuna dair herhangi bir hüküm bulunmaması nedeniyle davalılar yönünden gayrinakdi kredi bedelinin depo edilmesine yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalıların icra takibine itirazı sonucunda takibin durdurulmasına karar verildiği, asıl alacak miktarının likit ve hesaplanabilir nitelikte olduğu, alacağın sözleşmeden kaynaklandığı, davalıların icra takibine itirazlarında haksız ve kötü niyetli oldukları..." gerekçesiyle

"...Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;

Davalının Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2016/...esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin borçlu cari hesap borcu yönünden 641.867,15 TL asıl alacak, 12.555,80 TL işlemiş faiz, 627,79 TL BSMV olmak üzere toplam 655.050,74 TL üzerinden, ticari kredili mevduat borcu yönünden 8.978,85 TL asıl alacak, 98,05 TL işlemiş faiz, 4,90 TL BSMV olmak üzere toplam 9.081,80 TL üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine,

Takipte borçlu cari hesap borcuna ilişkin asıl alacağın %54'ü oranında, ticari kredili mevduat borcu alacağına %30,24 oranında temerrüt faizi uygulanmasına,

Hükmolunan alacak tutarının %20'si oranında olan 132.826,50 TL tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Reddedilen miktar üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 86.973,25 TL tutarındaki kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Davacının gayrinakdi kredi bedelinin depo edilmesine yönelik talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu teminat mektubu alacağı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı borçlunun anılan sözleşmedeki kefaletleri geçerli olup davalı borçlunun takibe konu taksitli ticari kredi borcundan da sorumlu olduğunu, aksi yöndeki yerel mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini, icra takibinde talep edilen kredi borçları bakımından müvekkili bankanın alacaklı bulunduğu tutarların dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporları ile sabit olduğu halde yerel mahkeme tarafından bir kısım alacakların kabul edilmediğini,

bilirkişi raporlarının aksi yönünde verilen kararın yerinde olmadığını, müvekkili banka aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kefaletin geçerlilik şartlarını taşımadığını, kefalet şartlarını taşımadığı yönündeki itirazların yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, müvekkile tebliğ edildiği iddia edilen hesap kat ihtarnamesi tebliğlerinin usulsüz olduğunu, bu sebeple temerrüt şartları oluşmadan %54 temerrüt faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, asıl borçluya ait akaryakıt istasyonu ipotek takibi ile satıldığı ve borcun ödendiğini,

ipotek dosyasındaki ödemelerin hesaplamaya dahil edilmeden mükerrer tahsilata karar verildiğini, davaya konu alacağa ilişkin mükerrer takip yapıldığı, davacı iddia ettiği alacağa göre kısmi tahsilat yapılmasına rağmen tahsil ettiği bedeli takip alacağından düşmediğini, yerel mahkeme alacağın likit olduğu yönündeki değerlendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE

Dava; davalının kefil olarak imzasının bulunduğu sözleşmelerden kaynaklanan nakdi (teminat mektubu komisyonu, BCH borcu, taksitli ticari kredi) alacağın tahsili ve gayri nakdi alacağın depo edilmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü/kısmen reddine karar verilmiş, taraf vekillerince kabul/reddedilen miktarlar yönünden kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;

1-) İlk derece mahkemesince farklı bilirkişilerden alınan raporlara istinaden 03.07.2023 tarihli rapor hükme dayanak kılınarak talebe göre resen faiz hesabı yapılmak suretiyle cari hesap alacağı ve ticari kredili mevduat hesabı alacağı yönünden davanın kısmen kabul/kısmen reddine yönelik hüküm tesis edildiği, raporda 250.000,00 TL teminat mektubu alacağına dair teminat mektubu fotokopilerinin muhataba ödenen tazmin tutarına ait dekontun, ödemeleri gösterir hesap hareketlerinin sunulmadığının bildirildiği, mahkemenin karar gerekçesinde teminat mektubunun gayrinakdi kredi niteliğinde olduğu,

kefilin gayrinakdi krediden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, teminat mektubunun nakde dönüştürüldüğüne ilişkin hesap hareketlerinin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle bu alacak kaleminden kaynaklı davalının sorumluluğunun bulunmadığının ifade edildiği görülmektedir.

2-) Kefil 3. kişinin borcunu teminat altına alarak yükümlülük altına girdiğinden kefile yükümlülük getiren düzenlemelerin sözleşmede açıkça yer alması gerekir. Bu nedenle sözleşmede yer alan müşteri hakkında yer alan hükümlerin kefil hakkında da uygulanacağına ilişkin hükmün varlığı halinde dahi kefilin çekten ve teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakdi alacaktan sorumlu olduğu sonucuna varılamayacaktır (bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/03/2020 tarih ve 2017/11-36 Esas 2020/290 Karar sayılı ilamı).

Bununla birlikte davacı banka vekili anılan rapora yönelik vaki itirazında teminat mektubunun takipten önce nakde çevrildiğine ilişkin belge örneğini dosyaya ibraz etmiş olduğu ancak mahkemece itirazın bu yönüyle değerlendirilmeyip takip tarihi itibariyle teminat komisyon bedelinin takip talebine konu edildiği üzere nakde çevrilip çevrilmediğine ve davalının bu alacak kalemi yönünden sorumlu tutulup tutulmaması gerektiğine ilişkin somut bir tespit yapılmadığı anlaşılmaktadır.

3-) Reddedilen miktara ilişkin olarak davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebi doğrultusunda davacı banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş ise de karar gerekçesinde kötüniyetin varlığına delalet eden unsur ya da unsurların neye ilişkin olduğunun açıklanmaması ve kararın bu açıdan gerekçelendirilmemesi hatalı olmakla reddedilen kısım yönünden davacı icra takibine girişmekte haksız ise de kötüniyetli olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi isabetli bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince, mahkemece davalı tarafça mükerrer ödeme iddiasına yönelik olarak ilgili icra dosya ve eklerinin celbiyle alanında farklı bilirkişilerden oluşan uzman heyet nezdinde taraf vekillerinin önceki raporlara vaki itirazlarını da kapsar şekilde her iki rapor arasındaki çelişkilerin giderildiği yeni ve kapsamlı rapor alınmak suretiyle oluşacak netice dairesinde hüküm tesis edilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının KABULÜ ile mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran taraflara iadesine,

4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,

5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,

6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere 04/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/562, K. 2025/1623, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Delillerin Tartışılması, Hukuki Sebep Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/562
Karar No
2025/1623
Tarih
4 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/562 K.2025/1174
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/563 K.2025/1184
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/563 K.2025/850
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/564 K.2025/973
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/564 K.2025/1049
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/564 K.2025/823

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.