İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1470 K.2024/83

Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Esas2022/1470Karar2024/83Tarih25 Ocak 2024Okuma10 dk · 1.993 kelime

KÜNYE

T.C. Gaziantep Bam 11. Hukuk Dairesi T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Ocak 2024
Dosya no
2022/1470
Karar no
2024/83
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın mahkemesi
GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/05/2022
Numarası
2021/15 Esas, 2022/473 Karar
Davacı
... - ...
Vekili
Av. ...
Davalı
... - ...
Vekili
Av. ...
Davanın konusu
Tazminat (Limited Şirket Müdürü Sorumluluk Davası
İstinaf kararının karar tarihi
25/01/2024
Yazım tarihi
25/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.993 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...İnş. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd.

Şti.'nin % 35 oranında ortaklarından olup davalının ise hem ortak hem müdür olduğunu, dava dışı ...'ün de diğer ortak olduğunu, diğer ortak ...'ün %25, davalının ise %40 pay sahibi olduğunu, şirketin hali hazırda münferiden temsile yetkili müdürlerinin ise müvekkili ile dava dışı ortak ... olduğunu, davalı ile dava dışı diğer ortağın aynı zamanda bacanak olduklarını, akaryakıt satışı işi ile iştigal eden dava dışı şirketin kurulduğu günden beri .......... bayiliğini yaptığını, akaryakıt istasyonunun içinde 2 adet kiraya verilmiş dükkan ve 1 adet marketin bulunduğunu, ayrıca istasyonda halen faal oto yıkama düzeneğinin olduğunu,

2012 yılından bugüne kadar bu istasyonun kesintisiz çalıştığını, davalının ....... tarihinden ........ tarihine kadar şirket yetkilisi sıfatıyla temsil ve idare yetkisini icra etmiş olup, bu süreçte ...... tarihine kadar tek imza yetkilisi olarak,

........ tarihinden itibaren ise müvekkili ile birlikte münferiden şirketi temsile yetkili müdür sıfatıyla şirketin idaresi görevini icra ettiklerini, müvekkilinin bu süre zarfında sicilde münferiden temsile yetkili müdür olarak gözükse de fiiliyatta şirketin sevk ve idaresinde hiçbir zaman bulunmadığını, ....... tarihinden ......... tarihi yani davalının müdürlük yetkisinin sona erdiği tarihe kadar geçen süre zarfındaki her türlü hukuki ve cezai sorumluluğun davalıya ait olduğunu, davalının bacanağı olan diğer ortak ... ile problemler yaşadıktan sonra şirketteki müdürlük görevinden ayrılmak durumunda kaldığını,

....... tarihinden sonra şirketin fiilen temsil ve idaresinin diğer dava dışı ortak ... tarafından yapıldığını, müvekkilinin halihazırda tekstil alanında faaliyette bulunan ........ Teks. ...Ltd.

Şti.'ndeki işleri ile uğraştığını, şirket idaresinin ...'e geçtikten sonra, ....... yılı ortalarında şirket defterlerinde yapılan incelemeler sonucu, önceki fiilen davalı tarafından idare edildiği dönemde şirketi zarara uğratan birtakım yolsuzlukların yapıldığını, dolayısıyla müvekkilinin de dolaylı zarara uğradığını, davalı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, davalının döneminde şirket hesaplarından ortakların bilgisi ve rızası haricisinde Fetö terör örgütünün derneği ...... düzenli bağış yaptığını, bu hususun şirket öz kaynaklarında azalmaya yol açtığını,

davalının özen borcunu gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürerek şimdilik ......... TL tazminatın her bir zararlandırıcı eylem ve işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesini talep ve dava etmiş olup, bilahare talebini ........ TL olarak artırmıştır.

CEVAP

Davalı vekili, TTK'nın 560. maddesi gereğince talebin zamanaşımına uğradığını, davacının dava dışı şirkete müdür olarak atandığı tarihten sonraki şirkete ilişkin tüm işlemlerden haberdar olduğunu, TTK'nın 625. maddesinde limited şirket müdürlerinin devredilemez ve vazgeçilemez görevlerinin tek tek sayıldığını, davacının "ben müdür olarak bu şirketle hiç ilgilenmedin, başka şirketim var onun işlerine baktım" demesinin açıkça suç ikrarı olduğunu, tanık dinletilmesine muvafakatlerinin olmadığını, dava dışı şirketin üç ortaktan oluşan bir yapıya sahip olup, üç ortaktan ikisinin müdür olduğunu, müvekkilinin müdür olmadığını,

bundan dolayı müdürlerden hesap istemesinin müvekkilinin en doğal hakkı olduğunu, ancak davacı ile diğer şirket müdürü ...'ün müvekkiline hesap vermek yerine "Biz de seni Fetöcü diye şikayet ederiz" şeklinde mesajlar gönderince müvekkilinin yasal süreci işletmek zorunda kaldığını, bu aşamada müvekkilinin gözaltına alındığı ve adli kontrol şartı ile tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığını, Ticaret mahkemelerinin kişinin terör örgütüne üye olma yönünde yapacağı bir değerlendirmenin söz konusu olmayacağını, şirketin kasasında hiçbir zaman iddia edildiği gibi .......

TL civarında bir paranın bulunmadığını, bahsedilen miktarın şirketin yıllık cirosu olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.

YEREL MAHKEME KARARI

Mahkemece, aldırılan 01/09/2021 tarihli kök ve 11/11/2021 tarihli ek rapor uyarınca davacı yöneticinin dava dışı şirkete ait ...... TL bedelli ....... marka araç ile, ...... TL bedelli .....

Marka araçların satışından kaynaklanan 188.000 TL'yi şirket hesaplarına aktardığına dair herhangi bir delilin tespit edilemediği, bunun dışında dava dışı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede davalı yöneticinin davacı şirketi zarara uğrattığına dair herhangi bir delilin tespit edilemediği,

her ne kadar davalı tarafça iki adet aracın satışından kaynaklanan bedellerin şirket hesaplarına aktarıldığı beyan edilmiş ise de bu hususta ilgili bankalara yazılan müzekkere cevaplarında araç satış tarihleri dikkate alınarak araç satış bedellerinin şirket hesaplarına aktarıldığı hususu davalı tarafça ispat edilemediğinden davanın kabulü ile iki adet araç bedeli olan 188.000 TL'nin araç satış tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte dava dışı şirkete verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili, davacının ve dava dışı diğer ortağın olumsuz tutum ve davranışlarından dolayı ortaklıktan çıkmaya izin davası açtıklarını, bu davayı açtıklarında davacının tamamen hayal mahsulü ve iftira niteliğindeki iddialar ile bu davayı açtığını, davaya ilişkin zamanaşımı defini ileri sürdüklerini, KHK ile kapatılan Kimse Yokmu Derneğine müvekkilinin şirketten bağış yaptığına ilişkin iftiralara ilişkin olarak bilirkişi incelemesinde kimse yokmu derneğine davacının iddia ettiği gibi bağış yapılmadığı,

akaryakıt satıldığı ve paranın ödendiğinin bildirildiğini, bilirkişinin satılan araç bedellerinin şirket hesaplarında görülmediğini beyan ettiğini bu rapora itiraz edilerek ödemenin banka aracılığı ile yapıldığını beyan ettiklerini, bilirkişinin ek raporunda ......

Bankasına gidildiği, yetkilerle görüşüldüğü dava dışı şirketin hesap dökümlerinin istenildiği ancak taraflarına herhangi bir bilgi ve belge verilmediğinin beyan edilerek tutanağa geçildiğini, mahkemenin işin esasına araştırmaksızın davanın kabulüne karar verdiğini, öncelikle zaman aşımı yönünden davanın incelenmesinin gerektiğini, davacı tarafın şirket müdürü olduğunu münferiden imzaya yetkili olduğunu açıkça ikrar ettiğini, bu açıdan bakıldığında verilen kararın TTK'nın 560. maddesine açıkça aykırı olduğunun görüleceğini, TTK'da kağıt üzerinde müdürlük diye bir kurumun olmadığını,

davacı taraf vekili Av. ....ün aynı zamanda dava konusu şirket olan .......

Şti.'nin de vekili olduğundan menfaat çatışması olduğunu, karar sonucu ilamı ........ esas sayılı dosyası kapsamında icraya koyduğunu, vekaletin dava şartı olup, kamu düzeni ile ilgili olduğunu, davacının ...... tarihinden bu yana şirketin müdürü olduğunu, davaya konu kararın davacı ...'ın şirket adına bizatihi vekili aracılığıyla icraya koymasının da şirketin iş ve işlemlerini takip ettiğini gösterdiğini, ''Kağıt üzerinde müdürüm.'' savunmasının aksine ilk günden bu yana şirketin işleri ile ilgilendiği için zaman aşımı itirazlarını açıkça desteklendiğini,

müvekkilinin ödemenin banka hesaplarına geldiği yönündeki savunmalarının dikkate alınmadan karar verildiğini, noter satış senetlerinin şirketin evraklarının içinde olduğu hususununda mahkemenin gözünden kaçtığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili, uygulanacak zamanaşımının TTK'nın 560. maddesi hükmü gereğince uzamış ceza zamanaşımı hükümleri olduğunu, davalının şirketi zararlandırıcı işlem ve eylemlerinin aynı zamanda suç teşkil ettiğini, davalının şirketi zararlandırıcı işlem ve eylemlerini ilk kez dava dilekçesinde belirttikleri 2019 yılı içinde öğrendikleri ve 2 yıllık süre içerisinde de eldeki davayı açtıklarını, davalı tarafın müvekkilinin zararı ve faili öğrenme tarihinin, belirttikleri tarihten önce olduğunu iddia ediyor iseler, bu konudaki ispat külfetinin kendilerine ait olup, bu hususu yasal delillerle ispat etmelerinin gerektiğini,

yapılan yargılamada bu hususun usulüne uygun delilerle ispat edemediğini, taraflarınca yerel mahkeme alınan bilirkişi raporuna ilişkin sunmuş oldukları itiraz dilekçesinin ve itirazlarının dikkate alınmaksızın eksik ve hatalı yetersiz bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alındığını, müvekkilinin hak kaybına uğramaması için mahkemece taraflarına verilen süre içerisinde dava değeri artırılmak suretiyle ......

TL değer üzerinden harcın ikmal edildiğini, bilirkişilerin raporlarında iddiaları doğrultusunda detaylı bir inceleme ve araştırma yapmadan, işin kolayına kaçarak, sadece noter satış senetleri ile satışı yapılan şirket adına kayıtlı iki adet araç ile ilgili tespitte bulunduğunu, diğer iddiaları doğrultusunda defter kayıt ve belgeleri incelemek yerine sanki incelenmiş gibi gerçeğe aykırı hatalı tespitlerde bulunulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 644/1-a yollamasıyla TTK'nın 553. maddesi uyarınca dava dışı ...İnş. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin müdürü davalı ... ......... karşı vaki olmuş sorumluluk davasıdır.

Dairemizce tetkikat, HMK'nın 355. maddesi mucibince, istinaf nedenleri ve kamu düzeniyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davalı vekili istinafı yönünden yapılan incelemede; yerel mahkemece 02/12/2021 tarihli celsenin 1 nolu ara kararıyla ........ marka araç ile ........ marka aracın satış bedellerini ....... hesabına hangi tarihte ödendiği, var ise bu ödemeye ilişkin makbuz dekont ve diğer delillerin sunulmasın için davalı vekiline 1 aylık kesin süre verilmişse de davalı tarafından işbu şirket araçlarının satım bedellerinin şirket hesabına geçirildiğine, şirkete ödendiğine dair bilgi ve belge sunamadığından, satış bedellerinin şirkete aktarıldığı hususu davalı tarafça ispatlanamadığından davanın iki adet araç bedeli ...... TL yönünden kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Davacı vekilinin istinaf sebepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; eldeki sorumluluk davasına konu iddialarla ilgili olarak ....... Cbs. Sor. sayılı dosya üzerinden hazırlık tahkikatının derdest olduğu anlaşılmaktadır.

Zira, gerek dava dilekçesi gerekse de savcılığa verilen şikayet dilekçesi incelendiğinde, 2013-2017 yıllarında davalı ...'in usulsüz işlemler yaparak şirketi zarar uğrattığı ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ötürü suç duyurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır.

İlk derece mahkemesince 23/09/2021 tarihli duruşmada 1 nolu ara kararda ceza soruşturma akıbetinin sorulduğu, ancak savcılığın 03/01/2022 tarihli soruşturma dosyasının derdest olduğuna dair cevabi yazısıyla yetinildiği, daha sonra ceza dosyası ile ilgili araştırma yapılmadığı gibi gerekçeli kararda da ceza soruşturma dosyasına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Ceza soruşturma dosyasının şikayet dilekçesinin incelenmesinde, müştekisinin davacı ..., şüphelinin ise davalı ... olduğu, şirket tarafından davalı ...'in şirketi yönettiği dönemde kanun ve ana sözleşmeye aykırı davranarak şirkete zarar verdiği iddiasıyla şikayette bulunulduğu, davalının dava dilekçesinde belirtilen 2013-2017 yılları arasındaki işlemlere ilişkin ileri sürülen maddi vakıaların aynısının şikayet dilekçesinde de tekrarlanarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne yardım etme suçlarından cezalandırılmasın için soruşturma yapılmasının talep edildiği anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalara göre, savcılığa verilen 04/12/2020 tarihli şikayet dilekçesinde davalara konu edilen eylemleri de kapsayacak iddiaların yer aldığı anlaşılmaktadır. Oysaki, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında ceza soruşturmasına hiç değinmemiş, bu delili hiç değerlendirmemiştir.

TBK'nın 74. maddesi uyarınca, hukuk hakimi, ceza hakiminin beraat kararıyla veya kusurun varlığına ve oranına ilişkin kararıyla bağlı değilse de mahkumiyet kararıyla bağlıdır. Ceza dosyasında verilecek olası bir mahkumiyet kararının hukuk hakimini bağlayacak olması nedeniyle; dava konusu eylemlerle ilgili olarak açılmış olan ceza soruşturmasın, varsa ceza davasının HMK'nın 165. maddesi uyarınca bekletici sorun sayılarak sonucunun beklenmesi uygun olacaktır. Aksi takdirde birbiriyle çelişen mahkeme kararlarının ortaya çıkma ihtimali vardır. Bu yasal düzenlemelere rağmen ilk derece mahkemesince, ceza dosyası bir delil olarak gösterilmiş olduğu halde, bu delilin hiç değerlendirilmemesi, bekletici sorun sayılıp sayılmayacağının tartışılmaması usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Kabule göre de; her ne kadar ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda, dava tarihi 08/01/2021 olması nazara alınarak 08/01/2016 öncesi işlemler yönünden TTK'nın 560 maddesindeki 5 yıllık üst zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle bu tarih öncesi iddiaların dinlenebilir olmadığına işaret edilmişse de, TTK'nın 560. maddesinin ikinci cümlesinde dava konusu eylem cezayı gerektirip Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davcasına da bu zamanaşımının uygulanacağı düzenlenmiştir.

Hukuk davasında ceza hukukunda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat davası için de geçerli olabilmesinin, sadece fiilin ceza kanununa göre cezayı gerektiren bir fiil olmasının yeterli olduğu koşuluna bağlandığı, cezayı gerektiren fiilin, 5237 sayılı TCK'nın 155. maddesinin ikinci fıkrası ve 66. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresinin 15 yıl olması nedeniyle dava konusu uyuşmazlığın 15 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. (...... tarihli emsal kararı.) Bu bağlamda,

08/01/2016 tarihi öncesine ait eylemler yönünden de talebin zamanaşımına uğramadığı gözetilerek sonucu dairesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bir kısım işlemler yönünden 5 yıllık zamanaşımının dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönden de kaldırılması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A-) 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken ....... TL istinaf harcından peşin alınan ...... TL harcın mahsubu ile bakiye ........ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

B-) 1-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KABULÜNE,

2-......... karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın yukarıda belirtilen hususların ikmali amacıyla yeniden görülmesi için mahal mahkemesine gönderilmesine,

4-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcı .......... TL'nin ilk derece mahkemesi tarafından talep halinde iadesine,

5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına,

6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 25/01/2024

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... * ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1470, K. 2024/83, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. Yerel Mahkeme Kararı
  6. İstinaf Nedenleri
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Not
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1470
Karar No
2024/83
Tarih
25 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1470 K.2024/62
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1479 K.2024/47
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1482 K.2024/9
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1495 K.2024/99
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1514 K.2024/16
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/1521 K.2024/133

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.