KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/135
- Karar No
- 2024/732
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- Dosya no
- ....
- Karar no
- ....
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ......
- Numarası
- .......
- Davacı
- ... - (...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - (...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- İstinaf kararının karar tarihi
- ......
- Yazım tarihi
- ....
Karar Metni
1.501 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davada ....... Karar sayılı dosyasında verilen... tarihli kararın istinaf incelemesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine .... . .... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra yoluyla takip başlatıldığını, takibe konu senedin... tanzim ve ... vade tarihli ....
TL miktarlı olduğunu, müvekkili yönünden imza inkarında bulundukları ve takibin tamamen iptaline karar verilmesini istediklerini, müvekkilinin imzasının taklit edilerek senet düzenlendiğini, zarara uğratmak amacıyla takibe geçildiğini, müvekkilinin bu senetten dolayı davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, dava konusu senedin başkaları tarafından doldurulduğu ve imzanın taklit edildiğinin sabit olduğunu, senet keşidecisi olarak görülen müvekkilinin davalı tarafın tanıması ve iş ilişkisinin karine olarak bulunmasının gerektiğini,
müvekkilinin davalıyı hiçbir şekilde tanımadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla menfi tespit davalarının kabulüne, müvekkilinin dava konusu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, müvekkili hakkında haksız haciz yapılması sebebiyle zarar veren davalının .....'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davanın süresinde açılmadığını, davacı tarafından açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının imzaya yönelik iddia ve beyanlarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın iddialarını kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte kıymetli evrakta sebepten soyutluk ilkesinin geçerli olduğunu, kambiyo senetlerinin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içeren belge olduğunu, davacının dava dilekçesindeki iddialarının tümünü ispata yarar yazılı belge ile ispatlamak zorunda olduğu ve bunun dışındaki delil sunmasına muvafakat etmediklerini belirterek davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, "...davacı hakkında,...... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının .... tanzim ve ... vade ....
TL bedelli senet olduğu, davacının iş bu senet nedeniyle, borçlu olmadığının tespiti yönünden iş bu davayı açtığı, davacının imza inkarında bulunduğu, davacının mukayeseye esas ıslak imza örneklerinin toplandığı, ..... alınan raporuna göre ...'un eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne dair karar vermek gerekmiştir........“Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur.
İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu . ...... davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz,” düzenlemesini içermektedir.
Bu hüküm uyarınca davacı takip borçlusu lehine kötü niyet tazminatına hükmolunabilmesi, Menfi Tespit davasına konu takibin haksız ve kötü niyetli olarak başlatılmasına bağlıdır. Somut uyuşmazlıkta takibin haksız olduğu anlaşılmış ise de kötü niyetle başlatıldığı ispat edilebilmiş değildir. Bu sebeple davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1-Davacı ...'un...... sayılı dosyasında takibe konu edilen ..... düzenleme tarihli, .... ödeme tarihli .....TL bedelli bono yönünden . . .., 2-Davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece eksik ve yanlış değerlendirmeler sonucu tanzim edilen......tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınarak bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazlar değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, incelemeye esas alınan imzaların denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda davacının imza incelemesine konu olan senedin aslının düzenleme tarihi ...... olup mukayese imza örneklerinin de düzenleme tarihine en yakın davacının uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler üzerinden alınmasının gerektiğini,
söz konusu raporda görüleceği üzere davacının imzalarını taşıyan belgelerin bir kısmında suret üzerinden imza incelemeleri yapıldığını, . ... uygulamasında istikrar bulan kararlarına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılmasının mümkün olmadığını, mevcut bilirkişi raporunda kendince mukayese yapıldığını, ancak yaptığı bu mukayeselerin görüntülerini ve sair hususların rapora eklenmediğini, özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması, sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş tarafların mahkemenin ve....... denetime elverişli bir raporla ortaya konulması,
gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf yada diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesinin şart olduğunu, HMK'nın 211 maddesine göre usulüne uygun bir imza incelemesi yapılmadığını, davaya konu imza incelemesinde davacının isticvap edilmediği gibi mahkeme huzurunda imza incelemesine konu edilecek imza ve yazı örneklerinin .........tarihli huzurda mukayese imza ve yazıların temininde dikkat edilecek esaslara aykırı bir şekilde alındığını, imza incelemesinin bilimsel temelden yoksun ve hatalı olduğunu,
bilirkişi heyetinin hangi alanda uzman kişilerden olduğunun belli olmadığını, talepleri doğrultusunda mahkemece yazı, rakam vs incelemesi yapılmadığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kötü niyet tazminatı yönünde hukuka aykırı bir karar verdiğini, müvekkili ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki ya da en ufak bir bağın dahi bulunmadığını, bunlara rağmen davalı tarafından senedin tanzim edildiği ve müvekkili aleyhine icra takibine geçildiğini, yargılama aşamasında alınan gerek imza örnekleri gerekse resmi kurumlardan gelen imza örneklerinin . . .. tarafından incelendiği,
imzanın müvekkiline ait olmadığının sabit hale geldiğini, dava konusu senede bakıldığında müvekkilinin keşideci sıfatında bulunduğu ve davalının da lehtar olduğunun açıkça görüldüğünü, müvekkilinin borçlu bulunmadığı halde yaklaşık iki yıla aşkın haciz baskısı altında kaldığını,
emsal ... kararlarında belirtildiği üzere keşidecinin imzasının borçlunun eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan bonoyu alan alacaklının imzaya itiraz kabul edilene karşı başlattığı takipte en azından ağır kusurlu olduğundan kötü niyet tazminatından sorumlu tutulmasının gerekeceğinin açıkça belirtildiğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kötü niyet tazminatı yönünden kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır. İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, bono nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir. Davalı Vekilinin İstinaf Başvurusu Yönünden;
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın . . ...’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği,
dava konusu bono altındaki keşideci imzasının davacıya ait olmadığının kesin kanaat bildirir . . . .. Dairesi raporu ile tespit edildiği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı Vekilinin İstinaf Başvurusu Yönünden;
..... maddesi uyarınca, menfi tespit davasının kabulü halinde borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötüniyet tazminatı olup, davalı alacaklının bononun lehtarı olması ve senetteki imza sahteliğini bilebilecek durumda olması nedeniyle ..... kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken davacı vekilinin bu yöndeki talebinin reddine karar verilmesi yerinde değildir. Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kısmen kaldırılarak davanın kabulü ile davacı lehine davalı aleyhine alacağın ......si oranında kötüniyet tazminatı hükmedilmesine dair hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/135, K. 2024/732, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama