KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/271
- Karar No
- 2024/1191
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- ....
- Başkan
- ...
- Üye
- ......
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ....
- Davacılar
- 1-....
Karar Metni
1.948 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
. VEKİLLERİ : Av. .... .... DAVALI : .... VEKİLLERİ :...
DAVANIN KONUSU
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : .... YAZIM TARİHİ : ....
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, davalı bankanın......ve davalı bankanın kredi borçlusu ..... arasında ... imzalandığını, bu sözleşmeleri davacı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, şirket ortakları arasında ...... tarihinde yapılan hisse devirleriyle, davalı bankanın kredi borçlular...... ve bunun kefilleriyle olan tüm ticari ilişkilerin sona erdiğini, adı geçen şirket ve şahısların kredilerine ilişkin tüm bankalara bilgi verildiğini.... ayında sona erdirildiğini, ancak daha sonra anılan şirket ile yeni bir .. imzalandığını, davalı banka,
kredi ilişkisinin sonlandırılmasına müteakip...... ve ortakları ile .. akdedildiğini, bu kapsamda yeni kullanılacak kredilerin teminatını teşkil etmek üzere .... tarihlerinde ipotek tesis edildiğini, davalı bankanın .. tarihli e-mailinde .... tarihinde ayrı bir .... imzaladığını bildirdiğini, davalı banka ile......arihinden önce . kapsamında kullandırılan kredi risklerinin kapatılıp, davalı banka ile .... arasında bağımsız bir kredi ilişkisine girildiğini, davalı banka, kredi borçlusu..... ile birlikte müvekkillerine .... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi ile ....
TL gayrinakdi, ... TL ve ... nakdi borcunun ödenmesinin talep edildiğini, müvekkillerinin bu borçtan sorumlu olmadıklarını, davalı banka ihtarla müvekkillerinin ticari itibarını zedelediğini, açıklanan nedenlerle hesap kat ihtarına konu edilen borçtan sorumlu olmadıklarını, müvekkilleri aleyhine kambiyo senedine özgü takip yoluyla açılan icra takibinden de borçlu olmadıkları tespit edilerek borçtan sorumlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın.....ve dava dışı kredi borçlusu..... imzalandığını, bu sözleşmeleri davacı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, anılan sözleşmeye istinaden nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırılmış olduğunu, kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması ..... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek nakdi alacağın muaccel hale getirildiğini, davacıların müvekkili bankaya borçlarının olmadığı yönündeki iddialarının hiçbir dayanağının olmadığını, açıklanın nedenlerle açılan davanını reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince .... tarihinde; (...) Bu konuda dosya arasına alınan banka kayıtlarının incelenmesinde de takibe konu edilen bono ile davacıların kefil olarak imzalarının yer aldığı .. tarihli genel kredi sözleşmesi aynı tarihte davacılar tarafından imza edildiği gibi, ... TL bedelli bononun banka kayıtlarındaki karşılığında da.....ibaresinin yer aldığı görülmektedir.
Dolayısıyla burada takibe dayanak bononun davalı banka ile borçlu......arasında akdedilen ve davacıların da müteselsil kefil olarak yer aldığı ...tarihli genel kredi sözleşmesini teminen düzenlenmiş olduğuna kanaat getirilmiştir. (...)
Dolayısıyla somut olayda takibe dayanak bononun .... tarihli genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak düzenlenmesi ve asıl borç ilişkisi olan ..... tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun da tamamen ödenmiş olması karşısında burada artık davalı bankanın takibe dayanak bonoya istinaden davacılardan herhangi bir talepte bulunamayacağına kanaat getirilmiştir. (...)
.....esas sayılı takip dosyası tetkik edildiğinde dosyada icra müdürlüğü tarafından... tarihinde dosya hesap raporu düzenlenerek dosyadaki toplam alacak miktarının .... TL olarak hesaplandığı ve yine dosyaya davacı tarafça sunulan . .. dekontuna göre de davacılardan .... tarafından .... tarihinde ..TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Burada takibe taraf olan davacılar hakkında......sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararının tarihi de dikkate alındığından davacı... Tarafından yapılan ödemenin haciz tehdidi altında yapıldığı anlaşılmıştır.
Yine bakıldığı zaman ödeme tarihi iş bu davanın açılış tarihinden sonraki bir tarihtir.(...)
Bu halde, menfi tespit davası kendiliğinden istidat davasına dönüşür. Bunun için borçlunun (davacının) bir talepte bulunması şart değildir. Borcun ödendiğini öğrenen mahkeme, kediliğinden (re'sen), menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder...
Dolayısıyla eldeki uyuşmazlıkta ödeme yapan davacı ..... bakımından dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüştür.
Somut olayda davacılar vekili dosyaya sunmuş olduğu ... havale tarihli ıslah dilekçesi ile davacılardan .... açısından istirdat talebinde bulunmuş ve geri ödenmesini talep ettiği bedele ödeme tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini talep etmiş ve ayrıca ... hükmünde yer alan tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Islah dilekçesindeki istirdata ilişkin faiz talebi tetkik edildiğinde; faiz başlangıcına ilişkin talebin yerinde olduğu anlaşılmış olup, ayrıca davacı vekilince yasal faiz talebinde bulunulmuş olduğundan 6100 sayılı HMK m.26 hükmü uyarınca taleple bağlı kalınarak ödeme tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
Yukarıda yer alan açıklamalar dikkate alındığında davalı banka tarafından başlatılan ..... esas sayılı takip dosyasının haksız olarak yapıldığı noktasında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
Bu bilgiler ışığında davalı bankanın haksız olarak takip yapmasının yanında ayrıca kötü niyetli olduğuna da kanaat getirilmiştir.
Dolayısıyla da burada .... hükmünde yer alan şartların gerçekleştiği kabulüyle davalı banka aleyhine ayrıca tazminata da hükmedilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kabulüne ve kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
...... tarihli kararı ile;.....L'lik senetten borçsuzluğun tespitine ilişkin bir talebi olmadığı gibi, ihtarname ile takip dayanağı senedin farklı borç sebepleri teşkil ettiği açıktır.
Bu durumda; öncelikle mahkemece 6100 sayılı HMK'nun 31. maddesinde düzenlene...... ilkesi çerçevesinde işin esasına girilmeden önce davacının talebinin açıklatılması, davanın hem ihtarname hem de icra dosyasına ilişkin olduğunun saptanması halinde ..... maddeleri uyarınca eksik peşin harç tamamlanmadan yargılamaya devam edilemeyeceğinden öncelikle eksik peşin harcın tamamlatılması gerekecektir.
O halde mahkemece.... sayılı HMK'nun 31. maddesi çerçevesinde davacıya davadaki talebi açıklattırılarak belirtilen usul kuralları çerçevesinde işlem yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davacılar lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş ise de, davacıların tamamı icra takibinde taraf olmadığı gibi, ..... Karar sayılı kararında; " Ancak, davanın haksız olduğunun anlaşılması kötüniyet tazminatı açısından yeterli olmayıp, İİK'nın 72/5.maddesine göre tazminata hükmedilebilmesi için takibin kötüniyetli olması gerekir.
Davacının kendi kayıtlarına ve elindeki belgelere göre alacak iddiasında bulunduğu ve mevcut savunma ve tespitler karşısında davalının kötüniyetinden söz edilemeyeceğinden, ilk derece mahkemesince davacı banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması ve bu karara yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun..... esastan reddi doğru görülmemiştir." biçiminde vurgulandığı üzere somut olayda da davalının kendi kayıtlarına ve elindeki belgelere göre alacak iddiasında bulunduğu ve mevcut savunma ve tespitler karşısında davalının kötüniyetinden söz edilemeyeceğinden,
davacıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi de yerinde değildir." gerekçesiyle mahkemenin kararı kaldırılmıştır.
YEREL MAHKEMENİN İKİNCİ KARARI
İlk derece mahkemesince .....tarihinde; "Davacılar vekiline taleplerini açıklaması için mahkememizce süre verilmiştir. Verilen süre içerisinde davacılar vekilince yapılan açıklama ile davacıların, davalı Bankanın .....Yevmiye nolu ihtarnamesi kapsamındaki borçtan ve yine davalı bankanın haksız dayanaksız şekilde hesap kat ihtarına itiraz beklenmeksizin başlatmış olduğu.... Esas sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Hal böyle olunca yani davacılar vekilince birbirinden bağımsız talepler olan ihtarname ve icra takip dosyası bakımından borçlu olmadıklarının tespiti talep edilmiş olduğundan kaldırma ilamı uyarınca bu talepler bakımından ayrı ayrı harç alınması gerektiği kanaatiyle davacılar vekiline harç ikmali için süre verilmiş ve verilen süre içerisinde harcın ikmal edilmiş olduğu görülmüştür. Kaldırma ilamında belirtilen bu yöndeki eksiklik giderilmiştir.
Öte yandan kaldırma ilamında kötü niyet tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiği yönündeki açıklama nazara alınarak kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak, haksız ve dayanaksız talebini içeren ihtarnamesi ve akabinde açtığı icra takibi ile müvekkili şirketlerin ve ortaklarının ticari itibarını zedelediğini, hukuka aykırı icra takibine maruz bırakıldığını, kredibilitesinin ciddi şekilde etkilendiğini, bu nedenlerle basiretli bir tacir gibi davranmayan banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu taleplerinin reddedilmesi nedeniyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davaya konu senedin teminat senedi olmadığını, müvekkil banka tarafından kullandırılan kredilerin geri ödenmesini temin amacıyla, davacılar tarafından temlik cirosu ile müvekkil bankaya ciro ve teslim edildiğini, bankalar tarafından kredi talebinde bulunan müşterilerle çerçeve sözleşme niteliğinde belirsiz süreli genel kredi sözleşmeleri yapıldığını, kredi sözleşmesinde söz konusu sözleşmenin münhasıran belirli bir kredi için imzalandığı belirtilmemiş ise, sözleşmeye istinaden bir veya birden fazla ve süreklilik arzedecek şekilde kredi kullandırılabildiğini,
kredi sözleşmesine istinaden alınan bir krediden kaynaklanan borcun ödenmesi çerçeve sözleşme olan . sona erdirmediğini, davacıların kefaletinin sonlandığının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davacıların kefaletten kaynaklı sorumlulukları sona ermiş dahi olsa senetten kaynaklı borç ile ilgili aval veren olarak borçlu sıfatlarının devam ettiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı İİK m. 72'ye göre menfi tespit, kambiyo senetlerine özgü icra takibi nedeniyle İİK m. 72'ye göre istirdat ve kötüniyet tazminatı davasıdır.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında biri dava konusu olmayan . tane .. yapılmıştır. Davaya konu ..... tarihli .. için dava dışı .... için kredi kullandırılmıştır.
Mahkemece alınan.......tarihli bilirkişi raporuna göre kullandırılan toplam ....TL tutarlı kredi ... tarihli ikinci ... öncesinde banka kayıtlarına göre ödenmiştir. Dava konusu uyuşmazlık davacılara gönderilen hesap kat ihtarnamesinde belirtilen borç miktarı ile....i dosyasından takibe konulan bononun aynı borçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bononun bu borç için teminat ya da ifa amaçlı olarak verilip verilmediği noktasındadır.
Borçlu davacıların takibe konu bononun teminat bonosu olduğu şeklindeki beyanı borca itiraz niteliğindedir ....... Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise İİK m. . maddesi kapsamında bononun sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Davaya konu .... tarihli sözleşme incelendiğinde sözleşmenin 3.15 maddesinde birden fazla sözleşme yapılmasının önceki sözleşmelerin sona erdiği anlamına gelmediği, m. 14'de bankanın teminat alabileceği, m. 15'de teminat olarak kambiyo senedi alabileceği, m. 15.2'de boşa imzalı kambiyo senedi alabileceği düzenlenmişse de davaya konu bononun vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf yapan bir madde bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta genel kredi sözleşmesinde takibe dayanak senede herhangi bir atıf yapılmadığı gibi alacaklının da senedin teminat senedi olduğuna dair kabulü bulunmamaktadır. Ancak alacaklı vekilinin cevap dilekçesinde "tahsilinde borca mahsuben verilen bonoya vermiş oldukları aval nedeniyle" şeklindeki beyanı takip konusu senedin kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği anlamına gelmez.
Bu açıklama söz konusu senedin bankadan alınan kredi borcuna karşılık ifa amacıyla verildiğini gösterdiğinden, alacaklı vekilinin bu beyanı tek başına teminat iddiasını ispata yeterli değildir. Aynı husus .....Karar ile ..... Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Dosya içerisine alınan davalı banka belgeleri içinde yer alan "teminat pörtföyü" bilgisayar çıktısında da davaya konu bono için......açıklaması düşülmüş olup davaya konu bononun .... tarihli sözleşme kapsamında verilen kredinin ifası amacıyla alındığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla davaya konu bono davacı iddialarına göre teminat için de alınmış olsa davalı iddiasına göre ifa amacıyla da alınmış olsa hazırlanan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere .... tarihli sözleşme kapsamında verilen kredinin ödemesinin yapıldığı ve dava dışı borçlu ..... borcunun kalmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın kötüniyet tazminatına ilişkin istinaf talebi dairemizin önceki kaldırma kararındaki gerekçeler doğrultusunda kabul edilmemiş olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararanın usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından bu gerekçelerle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/271, K. 2024/1191, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama