KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/432
- Karar No
- 2024/1173
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ......
- Üye
- ......
- Üye
- .....
- Katip
- ......
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- .....
- Numarası
- .....
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1 -....
- Davalı
- 2 -...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- ...
- Yazım tarihi
- .......
Karar Metni
999 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, davalı şirketçe müvekkili aleyhine ...... Esas sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatılmışsa da müvekkilinin dayısı olan diğer davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı ..... defterinde dava konusu bononun kayıtlı olmadığını, davalı .....e söz konusu bonoyu muvazaalı olarak diğer davalıya devrettiğini, belirterek, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı .... vekili, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, senette yer alan kaydın aksini iddia eden tarafın iddiasını ispatla mükellef olduğunu, bunun da ancak yazılı delille ispat edilebileceğini, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu, müvekkilinin davacı ile ...... arasındaki ilişkiyi bilemeyeceğini, davacının . . borçlu olmamasının müvekkili açısından bir öneminin olmadığını, davacının borçlu olmadığına ilişkin iddiasını yazılı olarak ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacı tarafından herhangi bir belge sunulmadığını belirterek davanın reddi ile asgari .. tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacı taraf borçsuzluğun sebebi olarak müvekkili keşideci ile lehtar davalı arasında ticari ilişki olmadığını, borcunun olmadığını, diğer davalı şirketin de muvazaalı olarak bonoyu devraldığını, bononun defterlerinde kayıtlı olmadığını gösterdiği, bono sebepten mücerret olduğunu, aksini ispat külfeti bunu iddia edene ait olduğu, davacı tarafça bonoda bulunan imza inkar edilmediğini, sadece davalılara borçlu olunmadığı ileri sürülmüş ancak herhangi bir delil sunulmadığı,
davacı taraf davalı şirketin bonoyu defterlerine işlemediğini ileri sürmekteyse de, bu hususun davacının davalıya borçlu olmadığını göstermeyeceğini, bunun muvazaa olarak da kabul edilmesini gerektirir bir durum olmadığının açık olduğunu, bu sebeple gerek dosyanın çözümüne etkisinin olmayacağı gerekse de daha önce başka bir mahkemece defter incelemesi yapılmış olduğundan yeniden bilirkişi incelemesi de yapılmadığını, yine davacı tarafça bononun davalı şirketin antetli kağıdına basıldığı iddia edilerek talepte bulunulmuşsa da, davacının bu bonoyu kendisinin keşide ettiği ve imzaladığı, yani bu durumu kendisinin de bildiği,
kişinin kendi fiiline dayanarak muvazaa iddiasında bulunmasının mümkün olmaması ve iyiniyet kurallarına da aykırı olduğu değerlendirildiğinden bu yöndeki talepleri de yerinde görülmediği, davacı tarafından her ne kadar davalı şirket tarafından talil yapıldığı ve ispat yükünün değiştiği iddia edilmişse de, esasen davalı şirketin........ dosyasında yaptığı ve davacının dayandığı beyanlarının talil olarak kabulünün mümkün olmadığı,
bu beyanların davalı şirketin diğer davalı .. . ile aralarındaki ilişkiye istinaden yapıldıkları, bononun veriliş nedenine ilişkin (davacı ile lehtar arasındaki) bir değişikliğe ilişkin olmadığını, davalının diğer davalıdan alacaklı olmasına istinaden bu bonoyu diğer davalıdan aldığını beyan ettiği dikkate alındığında ve bunun iyiniyetli kişi konumunda olan davalı şirketin aleyhine yorumlanıp ispat külfetinin değiştiğinden bahsedilmesinin mümkün olmaması karşısında, bu yöndeki talepler de yerinde görülmediği, dolayısıyla da davacının iddialarını ispatlayamadığı,
davaya konu bononun zorunlu unsurlarının tam olduğu anlaşıldığından ve son celse davacı tarafa yemin hakkı da hatırlatılmasına rağmen davacının bu delile dayanmayacağını beyan ettiği gerekçeleriyle davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalının tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF GEREKÇELERİ
Davacı vekili, ......Esas sayılı dosyasında genel olarak söz konusu senedin davalı tarafça kötü niyetle doldurulduğunu, böyle bir borç olmayıp şimdiki davalının bu durumdan haberi olduğunu, senette muvazaanın olduğu iddia edildiği,
..... yargılama sırasında alınan .... tarihli raporda senedin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının saptandığını, . . ile davalı arasında bir borcun varlığının dayanak noktasında olduğunu, . .. davalıya fatura ve cari alacağından dolayı davalı tarafa borçlu olabileceğini, davalıya daha başka borçları da olabileceğini ancak borç ilişkisinin söz konusu senede bağlanıp bağlanmadığı noktasında olduğunu, bununda ispatı (ispat külfeti davalıya ait olmak üzere) davalının ticari defteri olduğunu, somut hadise itibariyle, asıl borç davalı ticari defterlerinde söz konusu senede bağlanmadığından dava konusu senedin konusuz,
dayanaksız ve sebepsiz kaldığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca kambiyo senedinin bedelsiz kaldığından bahisle takipten sonra açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni nazara alınarak yapılmıştır.
Dava konusu senedin davalı şirketin kayıtlarında yer almaması senetten kaynaklanan borcu ortadan kaldırmaz. Davacı taraf senet nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını ispatlayacak yazılı bir delil sunamamıştır.
Davalı şirketin .......sayılı dosyasındaki beyanları ise senedin hükümsüzlüğüne yönelik ikrar mahiyetinde beyanlar olmadığı gibi senedin talili de söz konusu değildir. Öte yandan bono üzerinde davalı şirketin antetinin olması da senedi hükümsüz kılmayacağı gibi muvazaa ve bedelsizlik iddiasına da delalet teşkil etmez. Yerel mahkemece de benzer şekilde belirtildiği üzere, imza inkarında bulunmayan davacı keşidecinin işbu antetli kağıda kendi hür iradesiyle imza attığı açık olup, hiç kimse kişinin kendi fiiline dayanarak muvazaa iddiasında bulunamayacaktır. Aksinin kabulü TMK m. 2 uyarınca çelişkili davranış yasağına aykırı düşecektir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kambiyo senetlerinin ticari kayıtlarda yer almaması kambiyo senedinden doğan alacağın bulunmadığı anlamına gelmediği,
kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/432, K. 2024/1173, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama