KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/717
- Karar No
- 2024/1491
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Dosya no
- ....
- Karar no
- ....
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ...
- Davacı
- ... - -...
- Vekilleri
- Av. .... .
- Davalı
- ... -
- Vekili
- Av. ... .
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- ..
- Yazım tarihi
- .....
Karar Metni
990 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine.... düzenleme tarihli .... vade tarihli ....-TL bedelli bono, ... düzenleme tarihl......düzenleme tarihl.......-TL bedelli bono,... düzenleme tarihl...vade tarihli .-TL bedelli bono,... düzenleme tarih....vade tarihli ....-TL bedelli bono, .... düzenleme tarihl... vade tarihli ...-TL bedelli bonolar dayanak yapılarak ....Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişilmiş olduğunu ancak mezkur bonolar üzerinde atılı bulunan imzalarının müvekkilinin eli ürünü olmadığını, ayrıca bonolarda düzenleme kısmınında bulunmaması sebebiyle kambiyo vasfında dahi olmadığını belirterek,
müvekkilinin...... Esas sayılı dosyasında takibe dayanak bonolar sebebiyle borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini, davalının %..'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalı ...... taraf davaya süresi içinde cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m. 128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiş sayılmıştır.
YEREL MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince. "Dava. İİK'nın 72/3 maddesine dayalı menfi tespit davasıdır. İİK 72/1.maddesinde. "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir." şeklinde, 6102 sayılı TTK. 778/1-d maddesi yollaması ile TT. 677. Maddesinde.
"Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklinde, TTK. 778/1-a maddesi yollaması ile TTK'nun 687. maddesinde.
"Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
(2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde, 6102 sayılı TTK'nun 825. maddesinde;"(1) Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def'ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def'ileri ileri sürebilir.(2) Borçlu ile önceki hamillerden biri veya senedi düzenleyen kişi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def'ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde caizdir." şeklinde düzenlemelere yer verildiği,
davalı tarafından davacı aleyhine ... sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, (...) davacının takibe konu bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiği, sahtecilik (imza inkarı) def'inin senedin geçersizliğine ilişkin mutlak nitelikte def'i olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği, . . . alınan rapor kapsamında takibe dayanak bonolardaki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği anlaşıldığından takip ve dava konusu edilen bonolar üzerinde davacıya atfen atılan imzaların davacı eli ürünü olmadığı kanaatiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş,
bu hususlar doğrultusunda aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Davalının takibe konu bonolarda lehtar olduğu, bu surette imzanın davacıya ait olup olmadığını bilmesi gerektiğinden İİK md. 72/5. hükmü gereğince davacı lehine % . kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne ve kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı taraf istinaf dilekçesinde; zorunlu arabulucuğa gidilmeden dava açıldığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin imza incelemesi yaparken senetlerin tanzim tarihinden önceki tarihli imzaları topladıktan sonra imza incelemesi yapılması gerektiği taleplerinin dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda incelenen imza örneklerinin senetlerin tanzim tarihinden sonraki tarihli imza örnekleri olduğunu, bir tanesinin dosyadaki avukata verilen vekâlet olduğunu, bu gerekçelerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senetlerine özgü icra takibi nedeniyle başlatılan icra takibine karşı 2004 sayılı İİK m. 72'ye göre açılmış menfi tespit davasıdır.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
.......maddesi ile değişiklik yapılmış ve menfi tespit davaları da arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Dava ise bu tarihten önce açılmış olması nedeniyle arabuluculuk dava şartına bağı değildir. Bu nedenle davalının arabuluculuk dava şartı itirazının yerine getirilmediği itirazı kabul edilmemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının mukayeseli imzaları olarak üç belgenin incelendiği, bunlardan birinin davacının avukatına verdiği vekâletname olduğu, diğerlerinin ise dava öncesinde düzenlenmiş olan biri . diğeri .. tarihli iki resmi senet olduğu görülmektedir. Mukayeseye konu imza örneklerini içeren belgelerin ve sayısının inceleme için yeterli olup olmayacağı bilirkişi tarafından değerlendirilecek bir konu olup yeterli sayıda olmaması durumunda başka mukayeseli imzaların da mahkemeden istenilmesi yoluna gidilebilmektedir. Hazırlanan bilirkişi raporunda mukayeseye konu imza örneklerini içeren belge sayısının yeterli olmadığı konusunda bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/717, K. 2024/1491, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama