KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2024
- T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/772 - 2024/77
- Dosya no
- 2023/772
- Karar no
- 2024/77
- Başkan
- .............
- Üye
- .............
- Üye
- ............
- Katip
- .............
- İncelenen kararın mahkemesi
- ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/06/2023
- Numarası
- 2021/362 Esas, 2023/509 Karar
- Davacı
- .........
- Vekili
- Av..........
- Davalı
- .......
- Vekili
- Av. ......
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 25/01/2024
- Yazım tarihi
- 25/01/2024
Karar Metni
1.374 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, müvekkili aleyhine girişilen takibe konu 2 adet bono nedeni ile müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, davacı ile davalı arasında her hangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, senetlerin müvekkilince imzalanarak borç miktarı, vade tarihi vs boş olarak araç kiralama işi nedeniyle dava dışı ... ve ...’a verildiğini, takibin haksız yapıldığını beyanla borçlu olmadığının tespiti ile asgari % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ..., davacıya çelik kapı sattığını, kendisi ile aralarında ticari bir ilişki bulunduğunu, buna dair kayıtların olduğunu, bononun iddia edildiği gibi araç kiralama nedeni ile verilmediğini, borca karşılık davalıdan alınan senet olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI
............. tarihli kararıyla; davacı tarafın davalıya borçlu olmadığını iddia ettiği , davalı tarafın ise sunmuş olduğu beyan dilekçesinde davacı tarafa kapı sattığını bu nedenle aralarında ticari ilişki bulunduğunu beyan ettiği bu haliyle davada ispat yükünün yer değiştirdiği , ancak davalı tarafın bu beyanı ile birlikte ön inceleme aşamasından sonra dosyaya herhangi bir delil ya da delil listesi sunmamış olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile davacı tarafın davalıya ............ esas sayılı dosyasında takibe konulan ................ TL tutarındaki bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş olup, işbu hüküm, davalı tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI
Dairemizin 2018/354 Esas, 2018/941 Karar sayılı 07/06/2018 tarihli kararıyla; her ne kadar mahkemece davalı ...’ın cevap dilekçesindeki beyanları ile ispat yükünün yer değiştirdiği ve buna karşın ileri sürdüğü vakıayı ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de davalının yargılamadan sonra sunmuş olduğu istinaf istemine ilişkin dilekçesinde yargılama aşamasında davaya cevap olarak sunulan dilekçenin kendisi tarafından sunulmadığını, kim tarafından da sunulduğunu bilmediğini, bu hususta cezai şikayet hakkını kullanacağı ileri sürdüğü,
bu durumda sözkonusu cevap dilekçesinin davalı tarafından sunulup sunulmadığının gerekirse imza incelemesi, varsa ceza soruşturma ve kovuşturması ve diğer gerekli araştırmanın yapılarak belirlenmesi gerektiği, ayrıca mahkemece 07/04/2017 tarihli davalı yanın yokluğunda, davacı vekilinin katılımı ile yapılan duruşmada tahkikatın bittiği belirlenmeksizin ve hazır bulunan davacı vekilinden sözlü yargılama hakkında görüşleri sorulmaksızın karar verilmiş olup, davalı duruşmaya katılmadığından HMK'nın 186. maddesine uygun olarak duruşmada olmayan taraflara meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesi gerektiği,
öte yandan HMK’nın hükmün kapsamını düzenleyen 297. maddesi uyarınca, gerekçeli kararın yazıldığı tarihin hükümde bulunması gereken kanuni unsurlardan olmasına karşın bu hususa yer verilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KALDIRMA SONRASI YEREL MAHKEME KARARI
Yeniden yapılan yargılama neticesinde; yapılan yargılama neticesinde , öncelikle davaya dosyasına sunulan ve kaldırılan mahkeme ilamındaki gerekçede hükme esas alınan ve davalıdan sadır olmadığı ileri sürülen, davaya cevap dilekçesi üzerinde imza incelemesi yapılmış olup;::................ tarihli rapor ile cevap dilekçesindeki imzanın davalı eli ürünü olmadığının anlaşıldığı,
menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak alacaklıda olduğu ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşeeceği, kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya ait olduğu, karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği,
borçlunun bononun ödendiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, devreden ............... verilen davanın kabulüne dair karara gerekçe olarak gösterilen davalının cevap dilekçesi ile illetten mücerret ve soyut olan borç ilişkisini talil ederek senedin kapı satışı nedeni ile verilmiş olduğu ve bununda ispat edilemediği olgusunun cevap dilekçesinin davalıdan sadır olmadığı tespit edilmekle temelsiz kaldığı,
davacı tarafından senet altındaki imzaya itiraz edilmeden , sözleşmeye aykırı olarak düzenlendiği iddiası ile dava açılmış olduğundan, senetten kaynaklanan alacaklarla ilgili ispat hukukuna ilişkin ispat kuralının geçerli olduğu ve ispat külfetinin davacı borçluda olduğunun kabulü gerektiği, dava dilekçesi deliller kısmında, HMK'nın 129/1-e, 190 ve 194. maddelerine aykırı bir şekilde yalnızca "tüm yasal deliller" ibaresine yer verildiğinden davacının herhangi bir delile dayanmış olduğundan söz edilemeyeceği ve dava dilekçesi ile birlikte açıkça yemin deliline de dayanmamış olduğundan davacıya yemin delili hakkı da hatırlatılamayacağından;
neticeten davacının senedin sözleşmeye aykırı doldurulduğu veya geçersiz olduğu yönündeki iddiasını ispat edemediğinden, ceza soruşturmasına ilişkin dosyaya kazandırılan evraklardan da davaya yenilik katacak ispata elverişli bir belge bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF GERKEÇELERİ
Davacı vekili, dosyalarında istinaf sonrası davalı tarafından verilen evrakın verilmediği ortaya çıktığını, davalı tarafından mahkemeye sunulan evrakın kim tarafından sunulduğuyla ilgili bir şikayeti mevcut olmadığını, oysaki sunulan cevap davalıya ait kimlik bilgileri evrakı teslim alan memur tarafından işlendiğini, kendisini alakadar etmeyen bir evrağın memur tarafından dosyaya sunulmasının akla alınamayacağını, davalı tarafından işlemi tesis edenler hakkında bir şikayet mevcut olmadığını, mahkemece davalıya bilirkişi incelemesi yapılması için masraf yatırılması istendiğini, fakat davalı tarafından gerekli masrafların yatırılmadığını,
mahkeme yatırılmayan harcın kendileri tarafından giderilmemesi durumunda davanın reddine karar verdiğinden dolayı harç taraflarınca yatırıldığını, fakat mahkeme davalının delillerinde olmaması gereken bu delili onun lehine kabul ederek davanın reddine karar verdiğini, HMK uyarınca herkesin kendini ispatla yükümlü olduğunu, davalının harcının taraflarınca yatırılması ve bunun davalı lehine delil kabul edilmesi hakukun üstünlüğüne aykırı olduğunu, bunun yanı sıra dosyalarına savcılık dosyası sunduklarını, sunmuş oldukları dosyada icraya konu evrak farklı kişiler tarafından kendilerine ait olduğunu iddaa ettiğini,
savcılığın dosya akıbetinin araştırılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ............. sayılı kambiyo takibine konu bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır.
Borçlu, bononun başka bir amaçla verildiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (............. K. sayılı içtihatları) Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ise, TTK'nın 778. maddesi delaletiyle 680. maddesi gereğince açık bono düzenlenebileceği ve davacının bu iddiasını da ancak yazılı delille ispat edebileceği izahtan varestedir.
Bu bağlamda somut olayda davacı yan senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ispat edemediği gibi kaldırma ilamımız doğrultusunda davalı adına sunulan cevap layihası içeriğindeki imzanın davalı eli ürünü olmadığının ATK raporu ile tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan takip ve dava konusu bonoya ilişkin olarak ........... tarihli kararıyla nitelikli dolandırıcılık, nitelikli tehdit, resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından dolayı kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ........... tarihli kararıyla da itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla irade fesadı olgusu ispata muhtaç kalmıştır.
Davacı vekili dilekçesinde deliller kısmında, HMK'nın 129/1-e, 190 ve 194. maddelerine aykırı bir şekilde yalnızca "tüm yasal deliller" ibaresine yer verdiğinden davacının herhangi bir delile dayanmış olduğundan söz edilemeyeceğinden tanık dinlenmesi de söz konusu olmayacaktır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın ..............tarihli kaldırma kararına uygun olarak ve HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen ve kaldırma ilamında belirtilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/772, K. 2024/77, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama