KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/98
- Karar No
- 2024/616
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ....
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ....
- Numarası
- ......
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senedine Dayalı
- İstinaf kararının karar tarihi
- .....
- Yazım tarihi
- ....
Karar Metni
1.423 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, davalıya yaklaşık ..... yıl önce aldığı borca istinaden toplam ...... TL bedelli iki adet bono verdiğini, müvekkilinin davalıya her ay elden ...... TL ödeme yaptığını, kendisinin banka ile sorunlu olduğu arkadaşı . ... kartından davalıya ödemeler yapıldığını, .yılında müvekkiline kambiyo takibi yapıldığını, davalıdan ... TL borç alındığını, davalının, müvekkiline banka yolu ile ... tarihinde ... TL, ..... tarihinde .... TL,..... tarihinde...
TL gönderdiğini, gönderilen bu paralara karşılık davacı tarafından davalıya ... düzenlenme tarihli ve .... TL'lik bir bono ve .... düzenlenme tarihli ..... TL meblağlı iki adet bono verildiğini, bu bonolara karşılık davacı ayda .... TL ödemeyi kabul ettiğini, ... yılı ..... aya kadar müvekkili tarafından bir kısmı elden nakden olarak, bir kısmı çeyrek altın olarak, bir kısmı ise banka havalesiyle olmak üzere ....
TL ödediğini, davalı ise hiç ödeme yapılmamışcasına ödemeleri senet bedelinden düşmeksizin senet bedellerinin tamamı üzerinden takibe geçtiğini beyanla....... Esas sayılı icra dosyasına dayanak bonolar yönünden ..... TL borçlu olmadığının tespitini, %... oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, İİK m. 72 uyarınca ödeme tarihten 1 yıl içeresinde dava açılmadığını, davacıya ödenen paraların borca mahsuben yapılan ödemeler olmayıp müvekkilinin kiralanması amacıyla satın alınması için davacı ... Evrak ve . ..... verdiği paralar ile alınan araçların kira bedelleri olduğunu,...... tarihli dekontun açıklamasında ". . . . ." açıklaması yapılsa da anılan ödemenin takip konusu senetlerden bağımsız başka bir senet ile yapılan ödeme olduğunu, davanın açılma sebebinin . .... müvekkiline vermesi gereken araçtan ve . .... şahsi borcunu ödememek adına yaptığı bir oyalama olduğunu belirterek davanın reddi ile %. tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının takip konusu bono bedellerinin ödendiğinden bahisle menfi tespit istemesine göre, ödeme savunmasını ispat yükü davacı üzerinde olacağı, ancak davalı tarafça cevap dilekçesinde ileri sürülen, yapılan ödemelerin bir başka hukuki ilişkiden/ bir başka senetten kaynaklandığı savunması ile ispat yükünün davalıya geçtiği;
bununla birlikte davacının dosya asliye hukuk mahkemesinde görülmekte iken sunduğu cevaba cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanları ile soruşturma dosyasındaki beyanlarında takip konusu bonoların davalıdan alınan ...-TL borcun teminatı olduğunu belirttiği, bu yönde davacı tarafça bildirilen tanık beyanında da bononun borç olarak alınan ...-TL'nin teminatı olduğu belirtildiği, bonoların teminat olarak verildiğini ispat yükünü davacı tarafın üzerine aldığı, davacı tarafça bonoların davalıdan borç olarak alınan ...
TL'nin teminatı olduğu dosya kapsamında ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili, takibe konu iki adet bononun davalıdan alınan ..... TL nakit borç karşılığı verildiğini, müvekkilinin soruşturma dosyasındaki ifadesinin dosya içerisine alınmadığını, mahkemenin müvekkilinin ifadesinde dava dilekçesinde beyan ettikleri gibi, davalıdan aldığı ....
TL borca karşılık iki adet senet verdiğini, senet bedellerini aylık taksitler halinde ödediğini beyan ettiğini, mahkeme tarafımızdan sunulan cevaba cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanları ile takip konusu bonoların davalıdan alınan ...... TL borcun teminatı olduğunu belirttiklerini, yine tanığın da bonoların alınan ....
TL'nin teminatı olduğunu beyan ettiğini iddia ettiğini, ne dava dilekçesinde, ne cevaba cevap dilekçesinde, ne de aşamalardaki beyanlarında hiçbir şekilde takibe konu senetlerin teminat senedi olduğunu belirtmediklerini, müvekkilinin savcılık ifadesinde senetlerin teminat senedi olduğunu beyan etmediğini, tanık beyanlarını defalarca okudukları halde tanık beyanında da takibe konu bonoların alınan borca karşılık teminat olarak verildiği beyanına rastlayamadıklarını, mahkemenin neden bu kanaate vardığını anlamadıklarını, bir kimse bir kimseye borç para verdiğinde karşılığında bir senet alır, alınan senet teminat senedi değildir,
teminat senedi olması için bu hususun senedin arkasına yazılması veya taraflar arasında yapılan bir sözleşme ile verilen senetlerin teminat senedi olduğunun belirtilmesi gerektiğini, davacı taraf olarak hiçbir şekilde verilen senetlerine teminat senedi olduğunu iddia etmediklerini, kaldı ki verilen senetlerin teminat senedi olduğunu iddia etmelerinin hukuken bir geçerliliğinin de olmadığını, ortada verilen borca karşılık alınan senetler olduğunu, bu senetlerin de borç senedi olduğunu, davalı tarafın kendilerine müvekkilinin yaptığı ....
TL'nin ödendiğini, ancak bu ödemelerin başka bir senet için ve araç kiralama işinde ortaklık payı olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddiasını ispatlayamadığını, davalı tarafın yapılan ödemelerin başka bir senet için yapıldığını iddia ettiğini, ispat yükünün davalıya geçtiğini, takip konusu senetler sebebi ile .....
TL ödendiği hususunun taraflarınca ispatlandığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, verilen senetlerin teminat senedi olduğuna dair yorum ile davalarının reddine karar verilmesinin oluşa ve hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle; kambiyo takibine konu bonoların ... TL ödemeye istinaden kısmen bedelsiz kaldığından bahisle menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf nedenleri ve kamu düzeni nazara alınarak yapılmıştır.
Davacı, ......Esas sayılı kambiyo takibine konu.......TL bedelli ve ...... keşide ve .... vade tarihli .....TL bedelli bono bedelinin ödendiğini belirterek eldeki davayı ikame etmiştir. Davalı yan ise, taraflar arasında davacının işlettiği .. . a ... firmasında kiralık araç olarak kullanılmak üzere iki araç satın alınarak aylık kira bedelinin kendisine ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, buna istinaden dava dışı . . ...-TL gönderildiği, davacı tarafından ödeme savunmasına dayanak dekontlardaki ödemelerin anlaşmaya konu araçların aylık kira bedellerine ilişkin olduğu, yine ödeme savunmasına dayanak "senet borcu için" açıklamalı dekontun takip konusu dışındaki başka bir senet borcuna karşılık olduğu ileri sürülmüştür.
Davacı ödeme iddiasıyla eldeki davayı açmış, davalı ise ödemelerin bir başka borç ilişkisine istinaden yapılan ödemeler olduğunu, takip konusu bonolarla ilgisi olmadığını savunmuştur. İkrar edenin ikrarına eklediği vakıa ile ikrar edilen vakıa arasında hiç bir bağlantı olmaması durumunda; yani, ikinci (. .) vakıa, ikrar edilen vakıa olmadan da mevcuttur. Bu tür ikrar, öğretide bağlantısız bileşik ikrar olarak adlandırılmaktadır. Bağlantısız bileşik ikrar bölünebilir.
Çünkü davalının karşılık alacağı ile davacının alacağı arasında herhangi bir bağlantı yoktur. İkrara eklenen vakıa, tamamen diğer tarafın savunmasının (hakkının) dayandığı bir vakıadır ve ikrar eden taraf, iddia ettiği vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkardığı için, ispat yükü ikrar eden tarafa yani davalı alacaklıya aittir. (HMK md. 190) Aksinin kabulünde diğer taraf menfi bir durumu ispat etmek zorunda kalacaktır ki, bu ise güçtür. .....
Nitekim . .. de, bağlantısız bileşik ikrarın bölüneceği ve ispat yükünün bu durumda davalı yana geçeceği kanısındadır. ......
Bu açıklamalar ışığında somut olayımıza dönecek olursak, davalı yan davacının kambiyo senetlerine istinaden yaptığını iddia ettiği ödemelerin bir başka ilişkiden kaynaklanan borca istinaden yapıldığını savunduğuna göre bağlantısız bileşik ikrarda bulunduğundan ispat yükünü üzerine almış olduğunun kabulü gerekir. Oysaki davalı tarafından savunma olarak ileri sürdüğü bir başka senetler ya da borç ilişkisine istinaden herhangi bir ispat vasıtası dosyaya sunulmuş değildir.
Taraflar arasında ..... TL tutarında ödeme hususu da ihtilaflı olmadığına göre davanın kabulü gerekirken dosya kapsamıyla örtüşmeyecek şekilde davacının teminat iddiasını ispat edemediğinden bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi, kararın kaldırılmasını gerektirmiştir.
Her ne kadar mahkemece gerekçeli kararda davacının gerek cevaba cevap dilekçesinde gerekse de ceza hazırlık ifadelerinde teminat iddiasını ikrar ettiği belirtilmişse de, davacı yanın bu yöndeki herhangi bir kabulü ya da o anlama gelecek beyanı söz konusu değildir. Dolayısıyla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddi yerinde değildir.
HMK'nın 353/1-b.(2) maddesi gereğince yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte yanılgılı değerlendirmelerle kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulü yönünde esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/98, K. 2024/616, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama