KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1784
- Karar No
- 2025/816
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Dosya no
- .
- Karar no
- ..
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ..
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- .
- Vekili
- ..
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- ...
- Yazım tarihi
- ...
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında görülen davada.......karar sayılı kararın istinaf incelemesi taraflarca istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- KARAR -
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalı arasında.... tarihinde ortaklık sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5. maddesine göre davacı tarafından ..-TL sözleşme tarihindeki kur bilgisine göre hesaplanarak ödendiğini, davalı tarafın sözleşmenin 5. maddesine göre ödemesi gereken bedeli ödemediğini, ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalı tarafa gönderildiğini ancak davalının sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmemesi, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek şimdilik ..-TL'nin makine teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında özetle; davacının iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden doğan sorumluluklarına yerine getirdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
KARAR
Mahkemece "...6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.
Suburcu Vergi Dairesi'nden gelen cevabi yazıya göre davacının her ne kadar mükellefiyet kaydı mevcut ise de işletme hesabına göre defter tuttuğu, gelir vergisi beyannamelerine göre davalının elde ettiği gelir miktarının 213 sayılı VUK m.177 hükmü için öngörülen sınırların altında kaldığı, davacının ticari şirket ortaklığı bulunmasının davacıya doğrudan tacir sıfatını bahşetmediği anlaşılmıştır. Bu haliyle de davacının tacir sıfatını haiz olmadığı ve esnaf olduğu anlaşılmıştır.
Davanın niteliğinin yukarıdaki açıklamalar gereğince Ticaret Mahkemesinde görülen mutlak ticari davalar kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle açılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği kanaati ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı taraflarca istinaf isteminde bulunulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen karar hukuka aykırı olduğunu, görevli mahkeme .. Ticaret mahkeme olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı usule aykırı olduğunu, karar gerekçesinde belirtildiği durum ile davacının ticari şirket ortaklığı bulunmasının davacıya doğrudan tacir sıfatını vermediğin, bu şekilde yargılama uzatmakta olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Dava, sözleşmeden doğan alacak istemine ilişkindir.
.... Karar sayılı ilamıyla, göreve ilişkin dava şartının bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraflar istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuştur.
Eldeki görülmekte olan dava 6102 sayılı TTK'nın 4/1.maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, nispi ticari dava da değildir. Vergi dairesinden gelen yazı cevaplarına göre davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, davalının ise elde ettiği gelir miktarını 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun madde 177 hükmü için ön görülen sınırların altında kaldığı anlaşılmıştır. Bu sebeple eldeki davanın görülmesinde Ticaret Mahkemeleri görevli olmayıp, Asliye Hukuk mahkemeleri görevlidir. Bu yönüyle mahkemece verilen karar isabetli görülmüştür.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1784, K. 2025/816, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama