KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/997
- Karar No
- 2025/1722
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Dosya no
- ..
- Karar no
- ..
- Başkan
- ...
- Üye
- ..
- Üye
- ..
- Katip
- ..
- İncelenen kararın mahkemesi
- ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- ..
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ..
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- ..
- Yazım tarihi
- ..
Karar Metni
1.193 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı . . vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .. tarihine kendi işlerinde kullanmak amacıyla davalı .. Makineleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden forklift makine satın aldığını, .. TL ödeme yaptığını, ancak forkliftin devamlı arıza çıkardığını, ürünü aldıktan yaklaşık.. ay sonra üründe sorunlar çıkmaya başladığını, satış bedeli olarak .. TL’nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, aksi takdirde ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı . . Makineleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m. 128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiş sayılmıştır.
YEREL MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince. "Somut olaya bakıldığında; davacı taraf davalıdan aldığını iddia ettiği forkliftin ayıplı olduğuna dayanmaktadır. Mahkememizce davaya konu aracın yerinde incelenmesi için keşif ara kararı kurulmuştur. Keşfe çıkılmış ve davacı tarafça gösterilen forklift üzerinde uzman bilirkişi tarafından inceleme yapılmış, kök ve ek raporlar dosyamız arasına kazandırılmıştır.
Raporlarda da belirtildiği üzere; dava konusu iş makinası (forklift) üzerinde yapılan incelemeler sonucunda forkliftin hiçbir yerinde seri numarasının bulunamamıştır.
İş makinalarında olması gereken iş makinasının özelliklerini gösteren metal etiket, iş makinasının gövdesine kazınmış olan seri numarası dava konusu forkliftte keşif sırasında yapılan incelemede bulunamamıştır, seri numarası iş makinasının kimliğini oluşturduğundan dava konusu forklift ile keşif sırasında tarafımdan görülen aynı forklift olup olmadığı tespit edilememiştir.
Keşif sırasında görülen forkliftin etiketi olmadığından orijinalinde olan özellikleri tespit edilememiştir. Oldukça yıpranmış ve eski olduğu raporda belirtilen iş makinesinin boyanmış olduğu belirtilmiştir. Keşif sırasında bilirkişi tarafından incelenen forkliftin motorunun çalışmadığı ve göstergeleri de çalışmadığından çalışma saati de ayrıca tespit edilememiştir.
Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; araçlarda bulunan şasi numarası gibi iş makinalarında bulunan/bulunması zorunlu olan seri numarası iş makinasının kimliğini oluşturur ve iş makinasının tespiti bu numara ile yapılması gereklidir. Forklift ikinci el de olsa, internet üzerinden de satın alınsa seri numarası taşımak zorundadır.
Ancak keşifte incelenen araç üzerinde herhangi bir seri numarası olmadığından satın alınan iş makinesi ile keşifte incelenen iş makinesinin birebir aynı olduğuna dair belirleme bilirkişi tarafından yapılamamıştır.
Yine raporda da belirtildiği üzere; bu araçların aynı araç olduğunun kabulü halinde dahi forkliftin yaşı dikkate alındığında; forklift satın alındıktan sonra arıza yaptıysa ne zaman arıza yaptığının (alındıktan hemen sonra mı yoksa bir süre kullanıldıktan sonra mı), bu arızaların neler olduğunun, satın alındığında var olup olmadığının, davacının elinde bulundurduğu süre içerisinde kullanılmasından dolayı meydana gelip gelmediğinin, varsa yapılan tamir işlemlerinin, 2 yıl boyunca forkliftin çalışıp çalışmadığının vb. hususların bilinmesi gerekmektedir, ancak davacı tarafça bu hususlara ilişkin olarak hernangi bir belge de sunulmamıştır.
Davacı tarafça davaya konu edilen forkliftin ayıplı olduğu iddiası ispatlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve kanaatimize esas bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı taraf istinaf dilekçesinde; davanın bilirkişi raporunda belirtildiği gibi .. tarihinde açılmadığını, davaya konu forklift satın alındıktan .. ay sonra yani .. tarihinde davalıya satın alınan malın ayıplı olduğuna ilişkin ihtarname gönderildiğini, .. tarihinde arabulucuya başvuru yapıldığını, .. tarihinde davanın açıldığını, görevsizlik kararı ile dosyanın .. Ticaret Mahkemesine geldiğini, bu nedenle bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı TBK m. 227'ye göre ayıp nedeniyle alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının satın aldığı malın ayıplı olup olmadığı konusundadır.
Mutlak ticari davalarda ayıp defi 6102 sayılı TTK m. 23/I-c'de ki. "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.
Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." hükmüne göre ve bu maddenin yollama yaptığı 6098 sayılı TBK m. 223/II'de ki. "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz.
Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmüne göre ileri sürülebilir. Her iki madde birlikte değerlendirildiğinde açıkça belli olan ayıpların teslimden itibaren iki gün içinde açıkça belli olmayan ayıpların sekiz gün içinde ve olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıpların ise anlaşılmasından hemen sonra satıcıya bildirilmesi gerekir.
Dava konusu olayda satış .. tarihinde yapılmıştır. Davacı örneğini delilleri içinde dosyaya sunduğu .. tarihli ihtarname ile satışa konu aracın arızalı olduğunu ve çalıştırılamadığını davalıya bildirmiştir. Ancak söz konusu ihtarname noterden gönderilmediği gibi davalı tarafa tebliğ edilip edilmediği de belli değildir. Bu nedenle mahkemece öncelikle ihtarnamenin davalıya tebliğ edilip edilmediğine ilişkin tebliğ evrakını dosyaya sunması için davacı vekiline süre verip bundan sonra yargılamaya devam etmesi gerekirdi.
6098 sayılı TBK m. 227 ayıp durumunda alıcıya seçimlik haklar tanımıştır. Davacı dava dilekçesinin ilk sayfasında talep konusunu ayıplı malın misli ile değiştirilmesi veya ödenen ücretin faizi ile ödenmesi olarak göstermesine karşın dilekçenin sonuç kısmında satış bedeli olarak .. TL’nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, aksi takdirde ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi olarak göstermiştir. Dolayısıyla davacının TBK m. 227'de ki seçimlik haklarından hangisini tercih ettiği dilekçesinden anlaşılamamaktadır. Davacıya süre verilerek TBK m. 227'de ki seçimlik haklarından hangisini tercih ettiğinin sorulması ve buna göre yargılamaya devam edilmesi gerekirdi.
Davacı taraf dava dilekçesinde satışa konu malın neden çalışmadığı ve arızasının ne olduğu konusunda bir açıklama yapmamıştır. Mahkemece yapılan keşif sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunda davaya konu aracın sadece çalışmadığı tespit edilmiş ancak arızasının ne olduğu konusunda bir tespitte bulunulmamıştır. Bu nedenle de yukarıda belirtilen 6102 sayılı TTK m. 23/I-c ve 6098 sayılı TBK m. 223/II'deki sürelerin geçip geçmediğinin tespiti de mümkün olamamaktadır.
Davaya konu araçtaki arızanın ne olduğunun tespiti yapılarak arızanın türüne göre davacının 6102 sayılı TTK m. 23/I-c ve 6098 sayılı TBK m. 223/II'deki süreler içinde ayıp ihbarını yapıp yapmadığının, olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıp bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı rapora göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu gerekçelerle davacının istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/997, K. 2025/1722, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama