KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/338
- Karar No
- 2026/646
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2026
- Dosya no
- ..
- Karar no
- ..
- Başkan
- ..
- Üye
- ..
- Üye
- ..
- Katip
- ..
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- ..
- Vekili
- Av..
- Davalılar
- .
- Vekili
- Av...
- Davanın konusu
- Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- ..
- Yazım tarihi
- ..
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen .. karar sayılı kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- KARAR -
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı aleyhine .. İcra Müd.’nün.. sayılı dosyası ile takibe geçildiği, borca itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu... Noterliğinin.. Tarih v..Yevmiye Numaralı ihtarnamesi gönderildiği, takibe istinaden ödeme yapılmadı ve takibe geçildiği, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve .. İcra Müdürlüğü'nün... olduğu) Sayılı takibin devamına, alacağın..’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında özetle; usule ilişkin itirazların yanı sıra esasa ilişkin olarak belirtilen borcun bulunmadığı, fahiş oranda faiz talebi olduğu, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı, imzaların şirket temsilcilerine ait olmadığı, talep edilen temerrüt faiz oranında yüksek olduğu, davalılara kat ihtarının usulüne uygun gönderilmediği, sözleşmede yer alan kefalet hükümlerinin de geçersiz olduğu, davanın reddine..’den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KARAR
Mahkemece "...Somut olayda ise, davacı bankaca davalıların hesabının.. tarihinde kat edildiği, borçlulara gönderilen ihtarnamenin asıl borçluya .. tarihinde tebliğ edildiği, verilen ..saatlik sürenin.. tarihinde dolduğu, atıfet süresi dolmadan .. tarihinde icra takibinin erken başlatıldığı anlaşıldığından asıl borçlu yönü ile 4721 sayılı TMK madde 2'ye aykırılıktan davanın reddine,
müteselsil kefil sıfatıyla yer alan borçlular yönünden yapılan değerlendirmede ise 6098 sayılı TBK madde 586'da belirtilen müteselsil kefile alacaklının başvurabilmesi için asıl borçlunun ifade gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması gerektiğine ilişkin yasa hükmü dikkate alınarak asıl borçluya yapılan ihtar sonuçsuz kalmadan icra takibine geçildiğinden diğer borçlular yönü ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, ..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından davalı borçlulara çekilen birden fazla ihtarname olmakla birlikte ilk derece mahkemesince asıl borçlu şirkete .. en kat ihtranme tarihi esas alması gerekmekteyken gerekli özeni göstermediğini, katihtarnameleri davalı borçlularca gks de bildirilen el yazısı ile yazılmış adreslerine gönderilmiş ve iade dönmesi tebliğ edilmiş sayılmasına engel teşkil etmeyeceğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsil istemiyle başlatılan .. İcra Müdürlüğü'nün... Sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatı verilmesine ilişkindir.
.. Asliye Ticaret Mahkemesi ..K.sayılı ilamıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
Taraflar arasındaki uluşmazlık davalıların davacıya kredi borcu bulunup bulunmadığı ve davacının hesap kat ihtarnamesi ile davalı borçluya tanıdığı atıfet süresi dolmadan icra takibi başlatmasının iyiniyet ve dürüstlük ilkesi ile bağdaşıp bağdaşmadığı konusundadır.
Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ...Noterliği'nin .. tarih ve .. yevmiye numaralı ihtarnamelerinde davalılara .. saatlik ödeme süresi verildiği, bu tebligatın asıl borçlu..
Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne .. tarihinde tebliğ edildiği, .. saat atıfet süresi tanındığı, bu süre dolmadan .. tarihinde icra takibine başlanıldığı, atıfet süresi dolmadan icra takibine başlanılmasının HMK'nın 2.maddesine aykırı olduğu anlaşılmıştır. Davacı alacaklının davalı borçlulara atıfet süresi tanıması halinde borcun ödenmesi atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiş olacaktır.
Davacı tarafından verilen atıfet süresi / ödeme süresi bitmeden icra takibine geçilmesi 4721 sayılı TMK m. 2 ve 3'de düzenlenen iyiniyet ve dürüstlük ilkelerine aykırıdır. Bu nedenle hesap kat ihtarnamesinde davalılara tanınan bir günlük süre dolmadan icra takibinin başlatıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Ancak kararın esastan ret değil usulden ret olarak oluşturulması gerekir...Bu nedenle kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/338, K. 2026/646, 15 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama