KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/590
- Karar No
- 2025/721
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ..
- Başkan
- ....
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ..
- İncelenen kararın mahkemesi
- Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- ....
- Numarası
- .
- Davacı
- ..
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- ....
- Vekili
- Av...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satıma Dayalı
- İstinaf kararının karar tarihi
- ....
- Yazım tarihi
- ..
Karar Metni
1.660 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, yanlar arasındaki malzeme satım alım ilişkisi nedeniyle davalıya avans ödemesi yapılmışsa da davalının mal teslimi yapmadığını beyanla avansın iadesi için .. esas sayılı dosyası ile takip başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamını, asgari..icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının talebi üzerine .. TL'ye tekabül eden malı üçüncü kişi dava dışı . . . tarihinde teslim ettiklerini, davacı şirketin üçüncü şirket ile yaptığı ticarete binaen müvekkilinden malları bu üçüncü kişiye teslimini istediğini, bu nedenle malların . .. teslim edildiğini belirterek davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini dilemiştir.
DAİREMİZ KALDIRMA KARARI
Mahkemece.. Karar sayılı, .. tarihli kararıyla; ispat yükü davacıda olup, sunulan banka dekontunda meblağın avans verildiğine dair ibare yok ise de; davalının sunduğu cevap dilekçesinde ikrarda bulunduğu, HMK 188 vd. düzenlenen ikrar kesin delillerden olup, davalının takibe konu bedele ait malın, paranın göndereni ve aynı zamanda takip alacaklısı davacının talebi üzerine, dava dışı . .. teslim edildiğini ileri sürdüğü, davacının bu iddiasının bağlantısız bileşik ikrar mahiyetinde olduğu, davalının .. konusu bedelin davacı talimatı ile dava dışı . . isimli kişiye teslim edildiğini ispatı gerektiği, ancak davalı, davacının bu yönde kendisine bir talimat verdiğini ispata yarar delil
hasredemediği gibi yemin deliline de dayanmadığı, .. tarihli celsede davalı vekiline davacının bu yönde talimat verdiğine dair bir belgenin uhdelerinde bulunup bulunmadığı hususu sorulmuşsa da davalı başkaca delil sunulamadığı, uyuşmazlığa konu bedelin tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğu, davalının gönderilen paranın karşılığı malın, davacının talebi ve talimatı ile dava dışı üçüncü kişiye teslim edildiğini ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar ermek gerektiği belirtilerek davanın kabulü ile; itirazının asıl alacak yönünden iptaline, kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan ..
TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf incelemesine getirilmekle. Dairemizin ... tarihli kararıyla; davacı yan davalıya verilen avans bedeli kadar kendisine mal teslim edilmediğini, davalı yan ise davacının talimatı üzerime söz konusu emtiaların dava dışı . .. teslim edildiğini, nitekim
davacının yaptığı ... TL bedelli havaleye istinaden, düzenlenen .. tarihli düzenledikleri faturada da . .. teslim alan imzasının olduğunu, davacı ile dava dışı .. arasında kızgın yağ kazanı satım ilişkisi olduğunu savunduğu, HMK'nın 222/1 maddesi gereğince;
mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, davalı yan davacı ile dava dışı üçüncü şahıs arasındaki kızgın yağ kazanı satım ilişkisi kapsamında söz konusu malın davacının talebiyle üçüncü kişiye teslim edildiğini, avans bedelinin .. tarihli ve davacı adına üçüncü şahsa teslim edilen fatura içeriğindeki mala ilişkin olduğunu savunduğuna göre, taraf defterlerinin SMM bilirkişisi marifetiyle (gerektiğinde HMK'nın 278/IV maddesi gereğince yerinde inceleme yetkisi de tanınarak) incelettirilip,
.. tarihli ve . .. imzalı faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı yönünde rapor aldırılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle kararın HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi gereğince kaldırılmasının gerektiği, kabule göre de; kısa kararda davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmesine karşın, gerekçeli kararın gerekçe kısmındaki sondan bir önceki paragrafta davanın reddine karar verildiği belirtildiğinden,
kısa kararla gerekçe arasındaki çelişki nedeniyle HMK'nın 297. maddesi gereğince usulüne uygun hüküm ve gerekçe oluşturulması için de kararın kaldırılmasına karar verilerek dosyanın kararı veren yerel mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davacı defterlerinde TTK'nın 64. maddesine göre açılış tasdikinin mevcut olduğu, ancak dava dosyasında defteri kebir ve envanter defterlerinin mevcut olmadığı, ayrıca yevmiye defteri kapanış tasdikinin sayfa suretlerinin görülemediği, limited şirket olan davacının fiziki olarak tuttuğu defterlerden, defteri kebir ile envanter defterinin açılış tasdiki mevcut olmadığı,
yevmiye defterininde kapanış tasdikinin görülemediği bu durumda davacı HMK 222/2 uyarınca kendi lehine delil olmayacağı, HMK 222/4 uyarınca da ancak davacı aleyhine davalı lehine delil olabileceği davalı ticari defterlerin ise usulüne uygun tutulduğu, alınan rapora göre davacı defterinin 320-Satıcılar hesabından dolayı herhangi bir borç ve alacağın mevcut olmadığının tespit edildiği, yani davacı defterlerine göre dahi, davalının davacıya bir borcu bulunmadığı, davalı defterlerinin de bu yönde uyuştuğu ve kayıtlara göre davalının davacıya borcu bulunmadığı, davacı tarafından davalıya yapılan ...
TL bedelli havalenin karşılığı olarak, davalının .. tarihli faturayı düzenlediği, faturaya konu emtiayı da yine davacının isteği ile . .. isimli kişiye teslim ettiği, davacının iradesininde bu yönde olduğu, davacının yapılan havaleden kaynaklı olarak davalıdan bir alacağının bulunmadığı, bilakis davalının havale karşılığı malı fatura düzenleyerek teslim ettiği gerekçeleriyle davanın reddine.
İİK 67 maddesi uyarınca davacının bizzat kendi kayıtlarına göre, davalıdan bir alacağının olmadığı ortada olmasına rağmen takip başlatması kötü niyet için yeterli sayılmakla bu kanaat sebebiyle de asıl alacağın..TL tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF GEREKÇELERİ
Davacı vekili, müvekkil tarafından başlatılan icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz eden davalının mal teslimine ilişkin yeterli delil sunamadığını, malı teslim ettiğini iddia ettiği kişinin müvekkili ile hiç bir bağlantısı olmadığını, müvekkili şirketin mal teslimine ilişkin adı geçen sahsa teslim edilmesine yönelik talimatın olmadığını beyan etmesine rağmen, ticari defter kayıtları delil olarak gösterilerek müvekkili şirket tarafından iadeye ilişkin fatura düzenlenmemiş olması gerekçesiyle davanın reddine şeklinde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
hükme esas alınan raporun sonuç kısmında söz konusu malın '.. tarihli . .. imzalı faturanın davacı şirketin ve davalı şirketin kayıtlarında mevcut olduğu tespit edilmiştir'' şeklinde tespitte bulunulmuşsa da sanki müvekkil kayıtlarında . .. tarafından imzalı bir şekilde gelen faturanın kayıtlara işlenmiş gibi anlaşılacak şekilde düzenlenmiş olmasının tarafımızca kabul edilebilir olmadığını, davalının tanzim ettiği fatura .. faturası olup müvekkil kayıtlarına sistem üzerinden düştüğünü, müvekkil şirketin de yasal prosedüre uygun olarak alımını ve ödemesini yaptığı mala ilişkin sisteme gelen faturayı kayıtlara usulüne uygun şekilde işlediğini,
bilirkişi tarafından yanlış değerlendirme sonucu hazırlanan iş bu raporun davanın seyrini menfi yönde etkilediğini, süresinde müvekkiline ait ticari defter kayıtlarına ilişkin, dava konusu kısım ile alakalı kayıtlar UYAP sistemi üzerinden beyan ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulduğunu, sunulan belgelerin bilirkişi incelemesi için yetersiz kalacağına kanaat getirilmesi durumunda, müvekkiline ait defterlerin bulunduğu adres ve bilgiler yerel mahkemeye bildirildiğini, verilen bilgiler doğrultusunda gerekli bilgi- belgeleri tedarik edilebilecekken,
bilirkişice bu husus göz ardı edilerek müvekkili şirketin defterlerinde eksiklik olduğu yönünde tespitleri bildirilerek, eksik araştırma yapıldığını, alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak takibe girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı İİK’nın 67. maddesi anlamında haksızsa da kötü niyetli olarak kabulüne olanak bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle; ticari satım sözleşmesi kapsamında avans olarak verilen bedelin, mal teslimi yapılmaması nedeniyle iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1 maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
SMM marifetiyle taraf defterlerinin tetkikinde; davacının .. yılı kayıtlarına nazaran 320-satıcılar hesabı hesabında davalı şirkete dair kayıtların incelenmesinde davacının davalıdan toplamda .. TL tutarında alım gerçekleştirdiği, davacı şirketin davalı şirkete toplamda .. TL tutarında banka havalesi ile ödeme yaptığı, gerçekleşen cari hesap hareketleri neticesinde.. itibariyle davacı... ile davalı...arasında satıcılar hesabından dolayı herhangi bir borç ve alacağın mevcut olmadığı görülmüştür. Diğer yandan .. yılı davalı defterlerine bakıldığında da, aynı yönde . itibariyle davalının davacıdan alacağının bulunmadığı anlaşılmıştır.
İhtilafa konu .. TL bedelli fatura dava dışı . . imzalı olup, işbu fatura da aynı şekilde her iki taraf defterlerinde itirazsız olarak kayıtlıdır. Dahası açık fatura üzerinde "Malzemeyi bor demir deposundan satın aldım" şeklinde beyan ve . .. isim ile imzası mevcuttur. Hal böyleyken, davacının da defterlerinde faturanın aynı şekilde kayıtlı olması ve davacı kayıtlarında da alacak kaydı görülmemesi karşısında davalının savunmasının ispat edildiği, davacı talimatıyla davalı tarafından . . usulünce teslimat yapıldığının kabulü gerekir.
Kaldı ki, yerel mahkeme gerekçesinde de değinildiği üzere davacı defterleri usulüne uygun tutulmadığından sadece aleyhine delil vasfını haiz olup, davacı kayıtlarına göre davalıdan alacağının bulunmadığı, aynı doğrultuda davalı defterlerinde ise davacının alacaklı görünmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacı vekilinin belirttiği şekilde faturanın . .. imzası ve beyanı olmaksızın açık e-fatura biçiminde kayıtlı olduğu ihtimalinde dahi, sadece aleyhine delil olabilecek defterlerine göre davalıdan alacaklı olmadığı, davacı defterinin alacak bakiyesi vermediği nazara alındığında bu doğrultudaki vaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Tespit edilen işbu bulgulara nazaran yazılı gerekçelerle yerel mahkemece davanın reddi cihetine gidilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön görülmemiştir.
Kötü niyet tazminatı verilmesinin doğru olmadığı noktasındaki istinaf sebebine gelince. İİK'nın 67/2 fıkrasına göre; davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
Bu durumda davacı alacaklının takip başlatmakta haksız olduğu kabulü kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için yeterli olmayıp davacı alacaklının kötü niyetli olduğunun da ispatı ve gerekçelendirilmesi gerekmektedir. Yerel mahkemece kötü niyet tazminatı gerekçesi olarak, davacının bizzat kendi kayıtlarına göre, davalıdan bir alacağının olmadığı ortada olmasına rağmen takip başlatmasının kötü niyet için yeterli sayılacağı şeklinde belirtilmiştir.
Davacı şirket basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğünde olup, kendi defterlerinde alacaklı olmadığı halde, borç bakiyesi vermediği halde takip başlatması takipte haksız olmasının yanı sıra takipte kötü niyete de delalet teşkil etmektedir. Bu nedenle yerel mahkemece kötü niyet tazminatı takdir edilmesinde de usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/590, K. 2025/721, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama