KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi Asıl Dava
- Esas No
- 2025/4354
- Karar No
- 2026/49
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2026
- Esas no
- ..
- Karar no
- :
- Başkan
- ..
- Üye
- .
- Üye
- ..
- Katip
- ..
- İncelenen kararın mahkemesi
- ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- .
- Vekili
- AV.
- Davalı
- ..
- Talep konusu
- MENFİ TESPİT (TİCARİ İLİŞKİDEN KAYNAKLANAN
- Talep tarihi
- ..
- İstinaf kararının tarihi
- ..
- Yazıldığı tarih
- ..
Karar Metni
1.116 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki derdest davada yerel mahkemece verilen ara karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TALEP
Davacı vekili asıl ve birleşen dosyalar yönünden, müvekkili aleyhine .. tesisat numaralı aboneye ilişkin asıl dosyada Şanlıurfa icra dairesinin.. Esas numaralı dosya ile .. tutarında icra takibi başlatıldığını, Birleşen .. Esas sayılı dosyada . icra dairesinin.. Esas numaralı dosya ile .. tutarında icra takibi başlatıldığını, .. icra dairesinin..
Esas numaralı dosya ile.. tutarında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, davalı kurum tarafından tahakkuk edilen faturayı ödememesi üzerine elektrik enerjisinin kesildiğini, müvekkil şirketin elektriğin kesilmesi nedeniyle ciddi zarara uğradığını, bu nedenle inşaat yapımının durdurulduğunu, kamu hizmetini aksamasına - durmasına sebebiyet vermemek adına elektrik kesintisine son verilmesini, elektriğin açılması (bağlanması) için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI
Mahkemece .. ve .. tarihli ara kararlar ile; davacının kaçak elektrik kullanımı olup olmadığı, kaçak kullanım var ise olması gereken kaçak tahakkuk bedeli konusunda henüz delillerin toplamadığını, bilirkişi incelemesinin yapılmadığını, davacının davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte bir delil sunmadığı, somut uyuşmazlık bakımından talepte bulunanın HMK'nın 390. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen yaklaşık ispat koşulunu yerine getirmediği " gerekçesiyle asıl ve birleşen dosyalar yönünden ayrı ayrı verilen ara kararlar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; yerel mahkemece ihtiyatı tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini, yaklaşık ispatta hâkim, ispat edilmek istenen olayı muhtemel görmediğini, iddia edilen olayın doğru olma ihtimali, doğru olmama ihtimaline göre ağır basmadığını, müvekkil şirket hakkında haksız ve hukuka aykırı şekilde başlatılan icra takibi neticesinde yaşanan elektrik kesintisi müvekkil şirketin mali yapısını zarara uğrattığını, dolayısıyla yaşanan kesintiden kaynaklı kamu hizmetinin aksadığını, elektriğin kesintisine son verilerek,
yeniden bağlanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi zaruri hale geldiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararlara ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile elektrik enerjisinin yeniden bağlanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi talebi ile ara karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep; hukuki mahiyeti itibariyle, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla yapılan tahakkuk ve bu tahakkukun tahsili talebiyle başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemi ile açılmış olan menfi tespit davasında elektriğin kesilmemesine, kesilmişse yeniden bağlanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
İhtiyati tedbir müessesesi HMK.'nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
HMK.'nun 389. maddesine göre; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."
HMK.’nun 390/3 maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" şeklinde düzenleme mevcuttur.
İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmıştır.
Yasa koyucu, ihtiyati tedbir konusunda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz.
Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için dahi her türlü tedbire karar verilebilir. İhtiyati tedbir talep eden tarafın tedbire esas olan hakkını ve sebeplerini kuvvetle muhtemel göstermesi yeterlidir.
Davalı .. elektrik dağıtım firması olup, dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahalde kaçak kullanım olup olmadığı, usulüne uygun olarak tutanak tanzim edilip edilmediği, edilmişse de kaçak tutarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu fatura nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağı hususları tartışmasızdır.
Bu yönüyle dava konusu faturaya dayalı ve fatura ile sınırlı olarak dava konusu mahalde elektrik kesintisinin uygun bir teminat kabilinde dava sonuna kadar önlenmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davacının davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte bir delil sunmadığını, somut uyuşmazlık bakımından talepte bulunanın HMK'nın 390. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen yaklaşık ispat koşulunu yerine getirmediği " gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru geörülmemiştir.
Hal böyleyken; aboneliğin ait olduğu yerin ticari işletme olduğu olduğu çekişmesiz olup, dava konusu kaçak kullanım kaynaklı borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu fatura nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağı tartışmasızdır. Bu yönüyle davacı vekilinin vaki istinaf başvurusu yerinde görülmüş, tedbir açısından yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmadığından HMK'nın 353/1-b.(2) bendi kapsamında yerel mahkeme ara kararı kaldırılarak dava konusu faturaya dayalı ve fatura ile sınırlı olarak dava konusu mahalde elektrik kesintisinin uygun bir teminat kabilinde dava sonuna kadara abonenin elektrik enerjisinin kesilmemesine, kesilmiş ise yeniden elektrik enerjisi verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2025/4354, K. 2026/49, 8 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama