KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2024
- T.C. GAZİANTEP BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/463 - 2024/121
- Esas no
- 2022/463
- Karar no
- 2024/121
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/10/2021
- Numarası
- 2018/1674 Esas- 2021/631 Karar
- Davacılar
- ..........
- Vekilleri
- Av............
- Davalı
- ........
- Vekilleri
- Av..........
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçe tarihi
- 23/02/2024
Karar Metni
1.202 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
.............. Karar sayılı kararı aleyhine yapılan istinaf başvurusu sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; .......... tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı .......... plaka sayılı araç sürücüsünün ........ plaka sayılı motosiklete çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini, motosiklette yolcu olarak bulunan ...'in yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakla kaydıyla ......... TL maddi zararını ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, daha sonra bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini ........... TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği 04/03/2016 tarihinde yaralamalı trafik kazasına karıştığını belirttiği ........ plakalı aracın ......... poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirketin sigortalısının kusur oranında sorumluluğunun bulunduğunu ilgili yerlerden gerekli raporlar alınması gerektiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile ......... TL'nin 24/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili ile davacı vekili süresinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının yolcu konumunda bulunduğunu, karşı tarafın tüm zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olması gerektiğini ayrıca müktesep haklarını saklı tuttuğunu belirterek belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde; .......... yaşam tablosunun esas alınması gerektiğini, davacının yaralanmasının baş bölgesinde olduğundan ve de kask takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının yaşı itibariyle çalışmadığından geçici iş göremezlik tazminatının olmayacağını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı TBK m. 49-55; 2918 sayılı KTK 85, 89, 90, 91; 6100 sayılı HMK m.341, 353, 355, 359; ZMMS Genel Şartları
3. Değerlendirme
HMK 355 maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;
3.1.Davalı vekilince .............. Tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren .......... Tarihli ............ Sayılı Yasa ile değişik 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinde belirtilen teknik faiz indirimi uygulanmamasının yerinde olmadığı belirtilerek istinaf itirazında bulunulmuş ise de; söz konusu düzenleme, poliçe tanzim tarihi ve kaza tarihi sonrasına ilişkin olup, 14/02/2023 Tarih ........ Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ............. Karar sayılı iptal kararı ile iptaline karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunun TRH 2010 yaşam tablosu ve proğrasif rant yöntemine göre düzenlendiği, ............ tarihli Resmi Gazetede yayınlanan .............. sayılı iptal kararı ile, 2918 sayılı KTK nun 90. Maddesinin 1. Cümlesinde yer alan "... ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda..." ibaresi ile ikinci cümlede yeralan "... ve genel şartlarda..." ibaresinin anayasaya aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verildiği, bu iptal kararının 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiği,
bu itibarla TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yöntemi kullanılarak hesaplama yapılması usul ve yasaya uygun olduğundan davalı tarafın istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. (.............. K.)
3.2.KTK'nın 85. maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Aynı yasanın 88. maddesi gereği de, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulurlar.
Yine TBK'nın 61 ve 62 . maddeleri ile müteselsil sorumluluk esaslarına göre; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, TBK'nın 162 ve 163. maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur.
TBK'nın 167.maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur.
Davacı, müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından talep edebileceğinden, davacının kazanın gerçekleşmesinde etken bir kusurunun bulunmadığı ve açıkça davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemediğine göre davada dava dışı kişinin de kusurunun bulunması davalıların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken KTK 88 ve TBK 61. Maddesine aykırı olarak davalının kusuru oranında sorumlu tutulması hatalı olmuştur. Bu durumda, mahkemece hükmolunan maddi tazminatın tamamından davalının sorumlu tutulması gerekirken, kusur oranı nazara alınarak tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. (Y................... E.K.)
3.3.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hâkim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında indirim yapılması Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda davacının kask takmadığı ve yaralanmasının baş bölgesinde olması nedeniyle zararın artmasına neden olduğu anlaşıldığından mahkemece davacının yaşı küçük olduğu gerekçesiyle kask takma sorumluluğunun olmayacağına ilişkin hatalı değerlendirmede bulunduğu anlaşıldığından kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
3.4.Bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yapılan değerlendirme sonucu hesaplanan tazminat miktarı olan ........... TL tazminattan %20 oranında ......... TL müterafik kusur indirimi yapılarak bakiye kalan ........... TL tazminatın 24/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla davalı sigorta şirketi vekilinin sunduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,2 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurularak karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
M.K.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2022/463, K. 2024/121, 2 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama