KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2019
- Dosya no
- 2018/971
- Karar no
- 2019/1122
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/01/2018
- Numarası
- 2016/14 E.-2018/10 K.
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 18/09/2019
Karar Metni
1.370 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, istinaf incelemesi HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşmalı olarak yapılıp, düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin davalı tarafından müşterek borçlu müteselsile kefil sıfatıyla imzalandığını, ancak borçlunun taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle hesap kat edilerek düzenlenen ihtarnamenin borçlulara gönderildiğini, ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin ise davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın davalı yönünden talep edilen tutar üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, yasal sürede davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının Ticari Kredi Kartı borcu hariç diğer borçlara kefaletinin sona erdiği, zira davacının diğer ticari kredilerden dolayı kefillikten istifa ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,davalının ticari kredi kartı borcuna ilişkin itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının 04.05.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesindeki kefilliğinin devam etmekte olduğunu, davalının gönderdiği ihtarname ve verilen cevaptan sonra kullandırılan kredilerden davalının sorumlu tutulmadığını, ancak kefillikten tamamen azlinin söz konusu olmadığını, bilirkişi raporlarında birden fazla kredi sözleşmesinin mevcut olduğunun dikkate alınmadığını ve her bir kredi sözleşmesi uyarınca sorumluluk miktarının belirlenmediğini, raporların Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre denetime elverişli olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
GEREKÇE
Dava, Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi/Sözleşmelerinden ve Business Card Üyelik Sözleşmesinden kaynaklanan nakdi alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamında mevcut delillerden, davacı banka ile dava dışı ...Tic. Ltd.
Şti. arasında akdedilen bila tarihli 1.000 -YTL bedelli, 04.05.2011 tarihli 155.000 TL bedelli(19.02.2012 ve 28.02.2012 tarihli limit artırımları ile 230.000-TL bedelli olan) ve 25.02.2013 tarihli 750.000 TL bedelli( 25.06.2014 tarihli limit artırımı ile 1.000.000 -TL bedelli olan) Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmelerinin ve 04.05.2011 tarihli -04.12.2013 tarihli Business Card Üyelik Sözleşmelerinin, davalı tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı,
sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle 16.11.2015 tarihi itibariyle hesap kat edilerek borçlu kefillere 17.11.2015 tarihli ihtarname gönderildiği tespit edilmiştir.
İcra dosyası incelendiğinde davalıdan kefilin, ticari kredi kartı borcunun 52.050,71-TL’si, borçlu cari hesap borcunun 52.578,43-TL’si ve ticari kredili mevduat hesabı borcunun 21.544,24-TL’si olmak üzere toplamda kefalet limiti olan 126.173,38-TL ve bu tutara kat ihtarnamelerinin tebliğ tarihinden itibaren sorumlu olduğu asıl alacak tutarlarına, takip tarihinden alacağın tamamen tahsili tarihine kadar, belirtilen oranlardan işleyecek temerrüt faizi, gider vergisi vs’den sorumlu olduğunun belirtildiği görülmüş, yargılama sırasında davacı vekilinden bu tutarları ayrıntılı olarak bildirmesinin talep edilmesi üzerine,
davacı vekilinin 13.07.2017 tarihli dilekçesi ile, ticari kredi kartından kaynaklanan 51.538,34-TL asıl alacak, 487,97-TL işlemiş faiz,24,40-TL BSMW, borçlu cari hesap borcundan kaynaklanan 52.060,93-TL asıl alacak, 491,60-TL işlemiş faiz ve 25,90-TL BSMW, ticari kredili mevduat hesabı borcundan kaynaklanan 20.662,77-TL asıl alacak, 837,40-TL işlemiş faiz ve 44,07-TL BSMW talep edildiği açıklanmıştır.
Öte yandan davalının davacı bankaya göndermiş olduğu 15.05.2015 tarihli ihtarname ile asıl borçlunun tüm ticari kredilerinin kefilliğinden vazgeçtiğini , asıl borçlu ile ilgili hiçbir borcu kabul etmediğini ve bu tarihten sonra kullanılacak hiçbir krediden sorumlu olmayacağını bildirdiği, davacı bankanın ise 04.06.2015 tarihli cevabi yazısında asıl borçlu ile imzalanan 25.02.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinde yer alan 25.06.2014 tarihli 1.000.000-TL mablağlı kefaletine dayalı olarak, yazı tarihinden itibaren bankaca davalıya başvurulmayacağı belirtilmiştir.
Davalı bankanın cevabi yazısına göre, davalının 25.02.2013 tarihli 750.000-TL bedelli olup daha sonra 25.06.2014 tarihli limit artırımı ile 1.000.000-TL bedelli olan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca 15.05.2015 tarihinden sonra kullandırılacak krediler nedeniyle bir sorumluluğunun kalmadığının kabulü gerekir.
Dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporları denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığından, Dairemizce istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ve dava konusu kredilerin hangi sözleşme uyarınca ve hangi tarihlerde kullandırıldığı hususunda yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen 03.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davalının tüm sözleşmelerde kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, dava konusu tüm kredilerin davalının 15.05.2015 tarihli kefaletten dönme yazısından önce kullandırılmış olduğu,
buna göre takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan, kredili mevduat hesabı yönünden 20.083,67-TL asıl alacak, 282,87-TL işlemiş faiz ve 14,14-TL gider vergisi olmak üzere toplam 20.380,68-TL, borçlu cari hesap kredisi yönünden 52.578,43-TL asıl alacak, 734,65-TL işlemiş faiz ve 36,73-TL gider vergisi olmak üzere toplam 53.349,81-TL, şirket kredi kartı yönünden 51.251,88-TL asıl alacak, 721,84-TL işlemiş faiz ve 36,09-TL gider vergisi olmak üzere toplam 52.009,81-TL alacaklı olduğu belirtilmiş, taraflarca bilirkişi raporuna itiraz edilmemiştir.
İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporları yeterince denetime açık olmadığından, 03.07.2019 tarihli bilirkişi raporu Dairemizce denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte görülmüştür.
Ne var ki, raporda davacı vekilinin 13.07.2017 tarihli dilekçesinde talep edilen asıl alacak,işlemiş faiz ve gider vergisi tutarları dikkate alınmadığından, “taleple bağlılık” ilkesi dikkate alınarak, ayrıca ilk derece mahkemesince ticari kredi kartına yönelik verilen hükmün davalı tarafça istinaf edilmemiş olması nedeniyle “kazanılmış müktesep hak” ilkesi dikkate alınarak davacı alacağının yeniden hesaplanması gerekmiştir.
Buna göre, takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan, kredili mevduat hesabı yönünden 20.083,67-TL asıl alacak, 282,87-TL işlemiş faiz ve 14,14-TL gider vergisi olmak üzere toplam 20.380,68-TL, borçlu cari hesap kredisi yönünden 52.060,93-TL asıl alacak, 491,60-TL işlemiş faiz ve 25,90-TL gider vergisi olmak üzere toplam 52.578,43-TL, şirket kredi kartı yönünden 51.370,64-TL asıl alacak, 487,97-TL işlemiş faiz ve 24,40-TL gider vergisi olmak üzere toplam 51.883,01-TL olmak üzere toplam 124.842,12-TL alacaklı olduğunun kabulü gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvusunun kısmen kabulü ile, HMK.'nın 356., 353(1)b-3 maddesi gereği hükmün kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/971, K. 2019/1122, 18 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama