İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2020/1191 K.2024/988

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2020/1191Karar2024/988Tarih26 Haziran 2024Okuma9 dk · 1.852 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Haziran 2024
Dosya no
2020/1191
Karar no
2024/988
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/07/2020
Numarası
2017/407 Esas - 2020/310 Karar
Dava
Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
26/06/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.852 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile 22/03/2012 tarihinde İstanbul, Beykoz ilçesi, Rüzgarlıbahçe bölgesinde geçerli olmak üzere Kargo Acentelik Sözleşmesi ve eki Cari Hesap Sözleşmesi ile alt kira sözleşmeleri imzalayarak, davalı şirketin şubesi olarak Rüzgarlıbahçe acentesini davalı şirketten devraldığını, acentelik sözleşmesi ve eki niteliğindeki cari hesap protokolüne göre müvekkiline temelde 2 ayrı kalemde ödeme yapılacağı, bunlardan birinin sabit gider kalemleri olan; işçi ücretleri, SSK ödemeleri, kira, aidat ve stopaj giderleri ile yakıt giderleri vs. kalemleri kapsayan ücret ödemesi,

diğerinin ise yapılan işler karşılığında elde edilen cironun yüzdesi üzerinden hesaplanan ücret ödemesi olduğunu, müvekkilinin müşteri sayısını ve cirosunu %200 dolayında artırdığını, sabit gider maliyetleri olan işçi ücretleri, SSK primleri, kira, aidat, stopaj, yakıt vs. giderlerin yıllar içinde sürekli ve ciddi bir artış göstermesine karşın davalı tarafın acentelik sözleşmesi ile ek cari hesap protokolü uyarınca taahhüt ettiği ödeme artışlarını yapmadığını, davalı tarafın yaptığı ödemeleri sabit tuttuğunu ve maliyetleri dolaylı olarak müvekkilinin kar payından karşılamayı seçtiğini,

acentelik ilişkisi kendisi için çekilmez hale gelen müvekkilinin 10/01/2017 tarihinde ... yevmiye numarası ile Kadıköy .... Noterliği’nden davalıya keşide ettiği ihtarnamede davalıya 3 ay süre vererek acentelik sözleşmesini olağan fesih yolu ile feshettiğini, ancak davalı tarafça müvekkiline gerekli ödemelerin halen yapılmadığını belirterek, her bir kalemi belirsiz alacak davası şeklinde olmak üzere şimdilik.

10.000-TL. denkleştirme bedeli, 5.000-TL. işçi ücret güncelleme farkı, 3.000-TL. kira güncelleme farkı, 1.000-TL. mazot güncelleme farkı ve fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak üzere tamamlanmış işlerden bakiye 40.000-TL. ödenmemiş acentelik ücreti olmak üzere toplam 59.000-TL’nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, Acentelik Sözleşmesi’nin 40. maddesi uyarınca, acente ile ... Kargo arasında çıkacak ihtilaflarda ... Kargo’nun defter ve kayıtlarının geçerli ve kesin delil olacağının kararlaştırıldığını, fesih için haklı bir neden olmamasına karsın davacı tarafından 10/01/2017 tarihinde Kadıköy ...

Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile acenteliği tek taraflı olarak feshettiğini, davacının fesih beyanı ve talebi üzerine şubenin 01/02/2017 tarihinde davalıdan geri devralındığını, davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü fesih gerekçelerini acentelik ilişkisi sürerken hiçbir şekilde dile getirmediğini, davacının sözleşmeyi hiçbir gerekçe göstermeden tek taraflı olarak yapılan feshin haklı fesih niteliği taşımadığını, öte yandan davacının işlettiği acentede çeşitli tarihlerde yapılan denetimlerde davacının birtakım suistimallerinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin davacıdan olan alacağının tahsili amacıyla İstanbul ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile davacı aleyhinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, yapılan takip üzerine davacı tarafından İstanbul 14. ATM’nin 2017/239 esas ve İstanbul 12. ATM’nin 2017/293 E. sayılı dosyaları ile menfi tespit davası açıldığını, davacının denkleştirme (portföy) tazminatı talebinin haksız olduğunu, işin gerektirdiği şekilde işi, işyerini ve çalışan personel sayısını ayarlama ve organize etme sorumluluğunun sözleşme hükümleri gereğince acentenin kendisine ait olduğunu,

cari hesap protokolü gereğince aylık acente masraflarının belirlenmesi yetkisinin münhasıran müvekkili şirkete ait olduğunu, cari hesap protokolünün 4. maddesi uyarınca acentenin de fikri alındıktan sonra söz konusu değişimlere bağlı artış veya eksilişlerin masraf tutarına eklenmesi veya çıkarılması konusundaki nihai karar merciinin müvekkili şirket olduğunu, müvekkili şirket tarafından masraf güncellemesi yapılması zorunluluğunun bulunmadığını, acentelik sözleşmesi uyarınca davacıya yapılması gereken tek ödemenin hakediş ödemesi olduğunu, tamamlanmış işlerden bakiye 40.000-TL ödenmemiş acentelik ücreti olmadığı gibi,

aksine müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacı acente tarafından 10/01/2017 tarihinde Kadıköy ...

Noterliği’nden ... yevmiye numarası ile davalıya keşide edilen ihtarnamede davacı TTK.’nun 121/1 maddesi uyarınca taraflardan biri 3 (üç) ay önce ihbarda bulunarak sözleşmeyi feshedilebilir hükmüne dayanarak acentelik sözleşmesini feshettiğini bildirdiğini ancak davalının sözleşmedeki taahhütlerine aykırı olarak ödeme artışlarını yapmadığı yönünde herhangi bir iddiaya yer vermediğini, TTK.’nun 121/4 maddesine göre;

acente ancak sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi veya ihbar süresine uyulmadan sözleşmenin feshi halinde, başlanmış işlerin tamamlanmamasından dolayı uğradığı zararın tazminini isteyebileceğini, Sözleşmeyi fesheden davacı acente olduğundan davacı 40.000-TL. ödenmemiş acentelik ücretine ilişkin talebini bu maddeye göre talep etme hakkına sahip olmadığını, cari hesap protokolünün 4. maddesi gereğince acentenin masraflarının belirlenmesi yetkisi münhasıran davalı ...

Kargo’ya ait olduğunu, masraf güncellemesi adı altında talep ettiği işçi ücreti güncelleme farkı, kira güncelleme farkı ve mazot güncelleme farkı gibi masraf kalemlerinin neler olacağı konularında nihai kararı verecek tarafın davalı ...

Kargo olduğunu peşinen kabul ettiğinden ve huzurdaki davada iddia ve taleplerini somut delillerle ispatlayamadığından, ayrıca dosyaya sunulan hesaplama tablolarının davacı tarafın el ürünü olduğu ve excel ortamında basit bir şekilde dahi hazırlanabileceği, hesap tablolarının herhangi bir fatura, bordro, mail, yazışma, resmi kayıt vb. nitelik içermediği ifade edildiğinden davacının güncelleme farkına yönelik tüm taleplerinin de haksız olduğu,

TTK'nin 122/3 maddesi gereğince, müvekkilin feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acentenin denkleştirme isteminde bulunamayacağı, Somut olayda, acentelik sözleşmesinin davacı acente tarafından feshedildiği, fesih iradesi açıklanırken ise herhangi bir şekilde haklı nedene dayanılmadığı, davacı taraf, somut davada sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ispat edemediğinden ve 6102 sayılı TTK.'nun 122. maddesinde aranan yasal koşullar gerçekleşmediğinden,

davacının TTK.’nun 122/3 maddesi gereğince davalıdan davacının denkleştirme (portföy) tazminatı isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle, davacının tüm tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, başlıca istinaf etme sebeplerinin delillerin yeterince değerlendirilmemesi ve toplanmasını talep ettikleri delillerin toplanmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi olduğunu, davalıya iç yazışma ile yaptığı bildirim, talep ve uyarılar dosyaya delil olarak sunulmasına,

davalı tarafça inkar edilmemesine rağmen dikkate alınmadığını,Davacı acente, acente cirosunu sürekli arttırarak ciroyu % 243'e kadar yükseltmesine rağmen, hak edişlerine her ay bloke konularak ödeme yapılmadığını, Davalının, acenteye personel temin etmediği gibi, eksik personel çalıştırdığı gerekçesiyle davacı acenteye 10.251,43- TL ceza kestiğini, müşterilerine geçmişe dönük olarak zam uyguladığı ve usulsüz faturalar kestiğini,Acentelik sözleşmesinde yer almamasına ve acente tarafından talep edilmemesine rağmen davalı ..., müşterilere dağıtılmak üzere sık sık promosyon ürün gönderip faturasını davacı acenteye ödettirdiğini,

Bilirkişi heyeti, hazırladığı kök raporda "detayları araştırmak ve değerlendirmenin bilirkişilik görev yetkimizi aşması ve sürecin bağımsız denetim faaliyeti gerektirmesi sebebiyle tarafımızca sadece tespitler yapılarak bilgi sunulmaktadır" demesine ve açıkça hesap yapamayacağını bildirmesine rağmen, mahkemenin bu hususu görmezden geldiğini, bilirkişi ...'ın, defter incelemesi sırasında, davalı şirket yetkilisinin çok yakın arkadaşı olduğunu bizzat beyan ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Açılan dava, Acentelik sözleşmesinin feshine dayanan denkleştirme tazminatı ve ücret alacağı ile gider farkı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. TTK nın 121/1 maddesi "Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. olur" hükmünü haizdir.

Ücret tazminatı ise TTK 121/4 maddesinde "Haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır." şeklindedir. Acentelik sözleşmesinin sona ermesi durumunda başlanmış işlerin tamamlanamaması nedeni ile ücretin elde edilememesinden kaynaklanan ücret tazminatı, sözleşmenin feshedilmesi ve başlanmış işlerin tamamlanamaması şartlarına bağlıdır.

Tamamlanmış işlere ilişkin ücret hakkı ise TTK nın 113 vd. madde hükümlerine göre talep edilebilinecektir. Taraflar arasında 22/03/2012 tarihli Acentelik Sözleşmesi,Ek Protokolü, Cari Hesap Sözleşmesi, Alt Kira Sözleşmeleri imzalanmış ve davacı ... Kargo Şubesini davalının acentesi olarak işletmiştir. Davacı taraf, TTK'nın 121/1 maddesine dayanarak 10/01/2017 tarihinde Kadıköy ...

Noterliği’nden ... yev. numarası ile davalıya keşide ettiği fesih ihtarı ile Acentelik sözleşmesini hiçbir gerekçe göstermeden olağan fesih yoluyla sona erdirmiştir. İş bu dava açılırken Davacı taraf davalının Acentelik sözleşmesini çekilmez hale getirdiğini beyan ederek sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini iddia etmiştir.Acentelik sözleşmesinin 38/son maddesinde davalı ...

Kargo'nun işbu sözleşmedeki yükümlülüklerinden herhangi birisini (mücbir sebebe dayananlar hariç) 30 otuz gün süreli ihtara rağmen yerine getirmemesi durumunda acente yönünden sözleşmenin haklı nedenle fesih imkanının oluşacağı ve haklı fesih halinde tarafların uğradığı tüm zararları, karşı taraftan talep hakkına sahip olacakları yazılmasına rağmen,Davacı tarafça fesih ihtarnamesinde müvekkilin yükümlülüklerinden herhangi birinin ihlal ettiğine dair bir bildirimde bulunulmamıştır.

Aksine, davalı tarafça yapılan denetimler sırasında kasa açığının varlığının tespit edildiği, davacı tarafça verilen 95.000-TL bedelli senedin icraya konulmasından sonra açılan menfi tespit davasında İstanbul 14 ATM 2017/239 esas- 2018/165 karar sayılı ilamında senedin teminat senedi olmayıp teftişin yapıldığı dönem ve tespit edilen zarar ile senedin tanzim tarihlerinin örtüştüğü yönünde tespitte bulunulduğu, anılan davanın aşağıda yazılacağı üzere reddedilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davacı taraf, gereksiz yere promosyon gönderilmesi ve müşterilerine geçmişe dönük olarak zam uyguladığı ve usulsüz faturalar kestiği için yazışmalar yolu ile davalıya şikayet ve uyarılarda bulunduğunu iddia etmekte ise de yapılmış ihtar, bildirim olmadığı, Acentelik sözleşmesinin davacı için çekilmez hale geldiğini ispatlar somut delil sunulmadığından davacının yaptığı fesih bildiriminin haklı nedene dayanmadığı sonucuna varılmaktadır.TTK'nın 122(3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshederse, acente portföy tazminatı isteminde bulunamaz.

Davacının fesih bildirimi haklı nedene dayanmadığı belirlendiğinden davacının davalıdan portföy tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır.Davacı, denkleştirme tazminatı ve sabit giderlerin güncellenmiş alacaklarının yanı sıra tamamlanan işlere ilişkin ücret alacağını talep etmiştir.Bilirkişi incelemesinde davacının ticari defterlerinde davalıdan 170.616,86-TL alacaklı, davalının kayıtlarına göre 52.059,17-TL davalının davacıdan alacaklı bulunduğu tesbit edildiği,

davacı tarafından eldeki dava açılmadan evvel davalı tarafından 95.000-TLbedelli senetlere dayalı başlatılan icra takiplerine karşı İstanbul 14. ATM’nin 2017/239 esas ve İstanbul 12. ATM’nin 2017/293 esas sayılı dosyaları ile menfi tespit davaları açıldığı anlaşılmaktadır.

Her iki davada verilen kararlar eksik inceleme nedeniyle istinaf incelemesinde kaldırıldığı, İstanbul 14 ATMnde açılan davanın kaldırma kararından sonra 2019/59 esas sayısını aldığı, istinaf kaldırma kararından sonra yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davacının pos cihazından ...

Yayıncılık şirketinin davacı acenteye 112.834,91-TL ödeme yaptığı, bu ödemeyi davacı acentenin davalıya teslim etmediği, uhdesinde tuttuğu, eldeki menfi tespit davası açıldıktan sonra 24/03/2017 tarihinde davacı tarafından davalıya ödendiği belirlenmiştir. Bu gerekçeyle davacının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dava dosyasında açtığı menfi tesbit davasının reddine karar verildiği, istinaf edilmeksizin 09/09/2020 tarihinde kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Kesinleşen bu karar karşısında davacının hakedişten alacağının davalı defterlerinde davalının alacaklarından mahsup edildiği,davacının davalıya kesinleşen takipler nedeniyle halen borçlu bulunduğu gözetildiğinde, ancak menfi tesbit davalarında dikkate alınabileceği, hakediş alacağını bir dava ile talep etme hakkı bulunmadığının kabulü gerekir.Ayrıca davalı vekilinin sektör bilirkişine yönelik iddiaları soyut beyandan ibaret olduğundan dikkate alınmamıştır.Davacının diğer talepleri ise.

Bilirkişi ek raporunda detaylandırıldığı üzere, dükkan kirasından 29.973-TL,sarf malzeme giderlerinden 27.562-TL,araç tamir harcamalarından 19.479-TL,sabit telefon harcamalarından 13.256,57-TL, mazot harcamasından 6.081-TL ,işçilik ödemesinden 119.081-TL, sair giderler için 96.311-TL fark ödemesi gerektiğini ileri sürmektedir.

Ancak, davalı tarafından davacıya gönderilen 30.12.2016 tarihli mailde güncellemelerin 2012 yılında kaldırıldığı ,hakedişinden farkların kesildiği belirtilmiştir.

Ek bilirkişi raporunda, kesinti tablolarında belirtilen tutarların hakediş tablolarına yansıtılarak kesintilerin yapıldığı, hakediş faturalarının bu tablolara göre düzenlendiği,sunulan işçi maliyetleri ve ödeme tabloları ile sair giderlere ait açıklama tablolarının davacıya ait bulunduğu davacının daha fazla maliyete katlandığına ilişkin bir bilgi sunmadığı tesbit edilmiştir.

Cari hesap sözleşmesinde acentenin masraflarının 7 kalem halinde ,yakıt,kira ,personel,araç,vs sayıldıktan sonra masrafların ... tarafından belirleneceği hükmüne yer verilmiştir. Davacı, daha fazla maliyete katlandığını ,ancak davalının bunu karşılamadığını sözleşmenin ilgili hükmü de dikkate alındığında yasal deliller ile kanıtlayamadığından bu kalemde isteklerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.

Ayrıca, acentelik sürecinde yapılan masraflara karşılık kesintilere bir itiraz yapılmadan uygulandığı anlaşılmakla yapılan masrafların karşılanma oranında karşılıklı mutabakat bulunduğunun kabulü gerekir.Açıklanan nedenlerle, karara karşı istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile kalan 373,20-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyizi kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/06/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/1191, K. 2024/988, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkeme Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1191
Karar No
2024/988
Tarih
26 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2020/1297 K.2024/933
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2020/1436 K.2024/932
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2020/1766 K.2024/893
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2020/1767 K.2024/902
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2020/1772 K.2024/945
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2020/1773 K.2024/944

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.