KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2020
- Dosya no
- 2020/166
- Karar no
- 2020/279
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/12/2019
- Numarası
- 2019/855 Esas- 2019/1108 Karar
- Dava
- Çek İstirdatı
- İstinaf karar tarihi
- 05/03/2020
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili, müvekkili uhdesindeyken çalınan çekler ve senetler hakkında zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, bu dava dosyasına davalı tarafça iki adet çekin kendilerinde olduğuna ve ayrı ayrı icra takiplerine konu edildiğine dair dilekçe sunulduğunu, davalının kambiyo senetlerini devralırken göstermekle yükümlü olduğu özen sebebiyle müvekkili ile müvekkilinden sonraki cirantaların arasındaki ticari ilişkiyi kanıtlamak zorunda olduğunu, ayrıca çeki iktisabında istihbarat çalışması yapmamış olması halinde davalının ağır kusurlu sayılması gerektiğini ileri sürerek çeklerin istirdatına,
bunun mümkün olmaması halinde çek bedellerinin davalı tarafından tahsili halinde çek bedellerinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava çek istirdatı davası olup davacı yan çekin iadesini, olmadığı taktirde bedelini talep etmiş olup sonuç itibari ile talep para alacağına dayanmakta olduğu, ancak iş bu davada arabulucuya başvurma dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava terditli dava niteliğinde olup çekin istirdatı taleplerinin kabul edilmemesi durumunda çek bedellerinin davalı tarafından tahsil edilmesi halinde davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiğini, terditli taleplerde öncelikle asli talep incelenmeli ve bu talep reddedildiği takdirde feri talebe geçilmesi gerektiğini, dava konusu asli talepleri çeklerin istirdatı olduğundan bu talep esastan reddedilmedikçe feri talebin koşulları incelenemeyeceğinden ve çekin istirdatı talepleri dava şartı niteliğinde olmadığından verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK 792.m. uyarınca çek istirdatı, çekin tahsili halinde bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar para alacağı olan talepler hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş,
yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.Somut olayda ise uyuşmazlık TTK 792.m. uyarınca çek istirdatı istemine ilişkin olup, konusu bir miktar para alacağı değildir. Dava devam ederken çekin bedelinin davalı tarafça tahsil edilmesi halinde davanın çek bedelinin istirdatına dönüşmesinde de durum değişmeyecektir. Zira çek bedelinin istirdatı istemi, çek istirdatı isteminin kabul edilmesine bağlıdır ve terditli bir talep olarak ileri sürülmektedir.
O halde ilk derece mahkemesince davacının asıl talebi olan çek istirdatı talebinin 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nin 353/(1).a-4-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/166, K. 2020/279, 5 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama