KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2024
- Dosya no
- 2021/1370
- Karar no
- 2024/37
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/02/2019
- Numarası
- 2017/885 Esas 2019/120 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.182 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalıya teslim ettiği ham mermer nedeniyle davalıdan alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili için davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, icra takibine konu olan 02.09.2016 tarihli fatura ile tevsik edilen mermerler ve bunlara ait faturaların davalıya teslim edildiğini ve davalı tarafından faturaya itirazda bulunulmadığını, fatura tutarlarından 95.000-TL'nin halen müvekkiline ödenmediğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafın malzemeli işçilik ile yerinde uygulama ve imalat konusunda teklif sunduğunu, bu teklife göre metrekare birim bazlı malzeme ve işçilik üzerinden anlaşma sağlandığını, davacı tarafın halihazırda yükümlülüklerini tamamlamadığını, imalatın eksik durumda olduğunu, faturaların işler devam ederken kesildiğini ve karşılıklı güvene dayalı olarak iş bitiminde kesin hesap görüleceği üzerinde anlaşıldığını, bu sebeple faturalara itiraz edilmediğini, davacı taraf ile yapılan anlaşma gereği metraj çıkarılıp kesin hesap yapılmadığından bugüne kadar bakiye ödemenin kendisine yapılmadığını,
davacıya yaklaşık 90.000-TL ödeme yapıldığını, davacı tarafa bir kısım borçlarının olduğunu, ancak tam miktarının ancak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkabileceğini, bu yönüyle likit bir alacak bulunmadığını belirterek,gerçek borcun ortaya çıkarılmasına, icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı tarafından fiyat teklifinde bulunulduğu, faturaların davalının kabulünde olduğu, davalı tarafından yapılan 70.000-TL ödemenin davacı kayıtlarında da bulunduğu, bu miktarın fatura bedeli olan 176.289,17-TL'den düşülmesi gerektiği, ödemenin düşülmesinden sonra davacının 106.289,17-TL alacaklı olduğu, davacı tarafından takipte 95.000-TL talep edildiği, davalı tarafından rapordan sonra 15.000-TL'lik banka havale dekontu sunulduğu,
bu miktar her ne kadar fatura tarihinden önce ise de taraflar arasında başka bir ticari ilişki bulunduğuna dair delil bulunmadığından bu miktarın asıl alacak miktarından düşülmesi ile 80.000-TL üzerinden itirazın iptali gerektiği, davalının temerrüte düşürülmemesi nedeniyle işlemiş faiz taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 80.000-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren bu miktara avans faizi uygulanmasına, fazla talebin reddine, asıl alacak 80.000-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacının müvekkiline verdiği belgenin teklif niteliğinde olduğunu, bu belgenin esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, davaya konu işle ilgili işin bedelinin taraflarca belirlenmemesi nedeniyle teklif belgesine, davacının fatura ve defterlerine göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu eser sözleşmesinin mahiyeti gereği yüklenici olarak yapılması gereken işlerin yapılıp yapılmadığının ve yapılan işler bedelinin inşaat mühendisi ve makine mühendisi bilirkişi vasıtasıyla tespiti gerektiğini,
teklif evrakında belirtilen malzemelerin bahsi geçen yerde kullanılıp kullanılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, davanın reddedilen kısmı için davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini, alacağın likit olmadığını, talep edilen bedelle kabul edilen bedel arasında 17.568,90-TL fark bulunduğunu,alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına karar verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, fatura alacağına dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ham mermer sattığını, ancak bakiye 95.000-TL'nin ödenmediğini ileri sürerek davalı aleyhine başlattığı icra takibiyle alacağının tahsilini talep etmiş; davalı ise yapılan işlerin metrajının çıkarılmadığını, kesin hesap yapılmadığını, davacının alacağının yargılama ile belirleneceğini savunmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının faturada belirtilen malzemeler dışında işçilik üstlenip üstlenmediği hususunda toplanmaktadır. Alacağın dayanağı olarak sunulan 02/09/2016 tarihli 63.322,93-TL bedelli ve 112.966,24-TL bedelli iki adet faturanın inşaat malzemesi satışı ile ilgili olduğu, faturalarda işçilikle ilgili kayıt bulunmamaktadır.Yine davalı tarafından ibraz edilen davacının düzenlediği fiyat teklif çizelgesinde işçilikle ilgili ayrı bir fiyat gösterilmemiştir.
Davalı, taraflar arasında malzemelerin ve işçiliğin davacı tarafından üstlenildiği bir eser sözleşmesi bulunduğuna dair başkaca bir delil ibraz etmemiştir. Davalı, faturalarda belirtilen malların teslim edilmediğine yönelik bir itirazda bulunmamıştır.
Bu durumda, davacı tarafından düzenlenen faturalar davalının kabulünde olduğu ihtilafsızdır.Faturalar içeriğine göre taraflar arasında satış sözleşmesi kurulduğu ve davacının teslim yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kabulü gerekir.Davalı, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğunu, taraflar arasında kesin hesap yapılmadığını, metraj hesaplanması gerektiğini ileri sürmekte ise de HMK'nin 200. maddesi gereğince bu iddiasını kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Davalının iddialarını ispatlayan bir delil bulunmadığından mahkemece taraflar arasındaki ticari ilişkinin satış sözleşmesi olduğu, davacının mal teslimi edimini yerine getirdiği kabul edilerek, davalı tarafından yapılan ödemeleri mahsup ederek bakiye 80.000-TL yönünden itirazın kısmen iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.İİK’nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilir.
Dava konusu itirazın iptaline vücut veren davalının takip dosyasındaki itirazının haksız olduğu, alacağın likit (tutarı belli, muayyen, bilinebilir, belirlenebilir, sözleşme gereği hesaplanabilir) nitelikte olduğu, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ancak davalının kendisini vekille temsil ettirdiği halde davanın reddedilen kısmı yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmadığı gibi davanın kabulüne karar verilmiş gibi tüm yargı giderinin davalı üzerinde bırakılması da yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece davalının itirazının 80.000-TL alacak yönünden kısmen iptaline ve davacıya icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte davanın reddedilen kısmı yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi ve davalının yargı giderinin tamamından sorumlu tutulması doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 80.000-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren bu miktara avans faizi uygulanmasına,
fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak 80.000-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davanın reddedilen kısmı yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdirine karar verilmiş, yargı giderlerine haklılık durumuna göre hükmedilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/1370, K. 2024/37, 8 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama