KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2024
- Dosya no
- 2021/2073
- Karar no
- 2024/539
- Mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/09/2021
- Numarası
- 2020/496 Esas - 2021/720 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.004 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı borçludan olan alacağının tahsili amacı ile İstanbul ... İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyası ile takibe başladığını, davalı tarafın icra takibine itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, gerek ödeme emri ve takip talebi ekinde icra dosyasına sunulan ve davalı tarafa tebliğ edilen, gerekse de dilekçe ekinde ibraz edilen fatura örneği ve taraflar arasındaki cari ilişkiyi gösterir hesap ekstresi incelendiğinde, davalı tarafın müvekkiline borçlu olduğunun açıkça görüleceğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap süresinden sonra sunduğu yazılı beyanlarında müvekkili ile davacı arasındaki ticari ilişkinin 24.12.2018 tarihinde gerçekleştiğini, akabinde tüm ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, icra takibine konu faturanın müvekkiline tebliğ edildiğini, akabinde karşılıklı görüşmeler doğrultusunda faturanın fazla miktarda düzenlendiği tespit edilerek iade faturası konusunda anlaşıldığını, iade faturasının da davacının kayıtlarına girdiğini, akabinde tekrar fiyat farkı faturası başlığı altında neye ilişkin olduğunu anlayamadıkları bir fatura daha düzenlendiğini, akabinde bu faturaya da iade faturası düzenlendiğini,
sonrasında müvekkilinin Eyüp Sultan ... Noterliğinden 18/03/2020 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtar borcunun olmadığını beyan ettiğini, müvekkilinin kayıtlarında hali hazırda davacıya karşı herhangi bir borç gözükmediğini, defterler incelendiğinde de bu hususun tespit edileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; bir alacağa vade farkı veya fiyat farkı faturası düzenlenebilmesi için yanlar arasında sözleşmede vade farkı faturası düzenlenebileceğinin kararlaştırılması veya taraflar arasında vade farkı düzenlenmesinin mutat hale gelmesi gerektiği, somut olayda taraflar arasında bir sözleşme veya uygulama bulunduğunun kanıtlanamadığı, davalı tarafından davacı adına tanzim edilen ve karşılıklı olarak iade edilen 11.095,80-TL tutarındaki fiyat farkı faturasının dayanağına ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; mahkemece değerlendirmede hataya düşüldüğünü, müvekkilinin alacak talebinin 28/12/2018 tarihli 92.553,30-TL bedelli faturadan 11.095,80-TL bakiyeye dayandığını, fiyat farkı faturasının davalı tarafından borçtan kurtulmak maksadıyla düzenlendiğini, fiyat farkı faturasının müvekkili tarafından kabul edilmeyerek iade edildiğini, müvekkilinin alacağının bilirkişi incelemesi ile sabit olduğunu, müvekkilinin takip tarihi itibariyle davalıdan 11.095,80-TL alacaklı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, faturalardan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, 28/12/2018 tarihli 92.553,30-TL bedelli faturadan kaynaklanan bakiye 11.095,80-TL alacağının tahsili için davalı hakkında başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine eldeki davayı açmış; davalı ise davacının faturayı fazla bedel üzerinden düzenlemesi nedeniyle iade faturası düzenlenmesi hususunda tarafların anlaştıklarını, kendileri tarafından düzenlenen iade faturasının davacının kayıtlarına girdiğini, davacının ise aynı bedelle dayanaksız olarak fiyat farkı faturası düzenlediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında vade ve fiyat farkı istenebileceğine ilişkin anlaşma ya da teamül bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının ticari defterleri ile davalı tarafından ibraz edilen cari hesap ekstresi üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalının defterlerinde, davalı tarafından yapılan tüm ödemelerin ise davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, uyuşmazlığın ise davacının faturalarından sonra davalı tarafından düzenlenen 24/10/2019 tarihli 11.095,80-TL bedelli iade faturasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında takibe dayanak fatura da dahil olmak üzere davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalının kayıtlarında yer aldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığından taraflar arasındaki ticari ilişkinin faturalarda belirtilen miktarlar üzerinden gerçekleştiği, tarafların faturada yazılı tutarlar üzerinden anlaştıkları sabittir.
Tarafların ticari defterlerindeki farklılığın davalı tarafından davacıya 24/10/2019 tarihinde fiyat farkı açıklaması ile 11.095,80-TL bedelli faturanın düzenlemesi ile başlamıştır. Davacının takip konusu 28/12/2018 tarihli 92.553,30-TL bedelli faturayı yüksek tutar üzerinden düzenlendiği iddiası ile davalının fark faturası düzenlenmesi hususunda tarafların anlaştığına dair iddianın davalı tarafından HMK m.200 uyarınca yazılı deliller ile ispatlanması gerekir.
Ancak fatura bedelinin fazla olarak düzenlendiği ve davalının fazla fatura bedeli için iade faturası düzenlemesi hususunda tarafların anlaştığına dair bir delil ibraz edilmemiştir. Bu durumda davacının 11.095,80-TL alacağı sabit olup bu miktar üzerinden davalının itirazının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de davalının icra takibinden önce temerrüte düşürüldüğüne ilişkin delil bulunmadığından takip öncesi işlemiş faize yönelik talep yerinde görülmemiştir.
Açıklanan; nedenlerle mahkemece asıl alacak 11.095,80-TL yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 11.095,80-TL asıl alacak yönünden iptaline, işlemiş faiz talebi yönünden fazla istemin reddine, likit ve belirlenebilir nitelikteki alacak için davacı yararına 2.219,16-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
16/04/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/2073, K. 2024/539, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama