İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/826 K.2024/182

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/826Karar2024/182Tarih1 Şubat 2024Okuma9 dk · 1.788 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
1 Şubat 2024
Dosya no
2021/826
Karar no
2024/182
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/11/2020
Numarası
2015/506 Esas - 2020/773 Karar
Dava
Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
01/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.788 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında bayiliğe ilişkin 24.1 2002 tarihli Özel Statü Bölge Distribütörlüğü Anlaşması ve ek Protokollerin olduğunu, davacının taahhüt ettiği malları davalı şirketten alıp sattığını ve bedelini ödediğini, sözleşme teminatı olarak dört adet taşınmaz üzerine 07.01.2008 tarihinde ipotek konduğunu, davalının icra takibi yaptığı 11.03.2014 tarihine kadar alacağın tahsili için hiçbir işlem yapmadığını, temerrüte düşürmediğini, İstanbul ...

İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ... ... ada ... parsel için 2.400.000-TL, ... ... ada ... parsel 2.600.000- TL bedelli ipoteklere dayanarak takip yaptığını, tesis edilen ipoteğin faizsiz olup 5.000.000-TL ile sınırlı dolduğunu ancak davalının bu miktarı aştığını, asıl alacağa itirazları olmadığını, ancak davalının takip öncesi kendisini temerrüte düşürmediği gibi çok fahiş miktarda faiz istediğini, sözleşmede belirlenmiş bir ödeme günü olmadığını, sözleşmenin sona ermediğini, ihtarname olmamasına rağmen 22.12.2008 tarihinden itibaren faiz işletildiğini,

oysa 02.01.2004 tarihli ek protokol ile sözleşmenin 2011 yılına kadar uzatıldığını,arada cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, işlemiş faiz olması halinde davalının vade farkı faturası düzenlemesi gerektiğini, şirket ortağı ... adına kayıtlı olan taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, bunun taşınmaz bedelinden mahsubunun gerektiğini, ayrıca takipte karşılıksız kalan çek bedellerine ilişkin talepte bulunulduğunu, bunun sözleşmeye aykırı olduğunu, çeklerin bir kısmının imzalanarak davalıya verildiğini,davalının akaryakıt tutarı kadar doldurduğunu, davalının takibe koymadığı çekler için karşılıksız çek tazminatı istemesinin yasal olmadığını,

ödenmeyen çeklerin alınarak yenisi ile değiştirildiğini, takibe konu ipotek miktarı 5.000.000-TL ise de 5.432.402,78 -TL alacak için takip yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İstanbul .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında asıl alacak dışında işlemiş faiz ve karşılıksız çek tazminatı yönünden borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili, menfi tespit dava değerinin 2.621.562,40-TL işlemiş faiz ve 285.417,78-TL karşılıksız çek tazminatı olup toplamının 2.906.980,18-TL olduğunu, davacının 432.402,78-TL üzerinden harç yatırdığından eksik harcı tamamlaması gerektiğini, davacının takibe kadar temerrüte düşürülmediği iddiasının doğru olmadığını, karşılıksız çıkan çeklerle ilgili 2009 yılında yapılmış çok sayıda icra takibi olduğunu, ancak davacının borcunu ödeyemediğini, İstanbul ...

İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında borcu ödeyeceğini bildirdiğinden iyi niyetli olarak işlem yapılmadığını, davacının borcunu ödemediği gibi kötüniyetli olarak İcra Hukuk Mahkemesinde şikayet yoluna giderek takibin geri bırakılmasına karar verildiğini, ipotek senedinde borçların ödenmemesi halinde aylık %10 oranında faiz işletileceğinin açıkça yazılı olduğunu, davacının asıl alacağı kabul ettiğini bildirdiğini ancak ödeme günü olmadığını ileri sürdüğünü, alacaklarının faturalardan kaynaklandığını, alacağın ne zaman ödeneceğini bilmesi gerektiğini, ödemek amacıyla çekler verilmiş olmasının alacağın muaccel olduğunu gösterdiğini,

faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğunu, çeklerin takibe konmadığı iddiasının doğru olmadığını, çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle çek tazminatı alacağının doğduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu, takibe konu 2.525.422,60-TL asıl alacakla ilgili çekişme olmadığı, takibe konu alacağın ödenmeyen çeklerden kaynaklandığı, işlemiş faiz için çeklerdeki ödeme tarihinden takip tarihine kadar ticari faizi ile 2.240.550-TL hesaplandığı, karşılıksız kalan çeklerden %10 oranda 252.542,26-TL çek tazminatı isteyebileceği, toplamda 5.018.613,55-TL takipte alacak talebinde haklı olduğu alacağının olduğu, davacının 432.402,78-TL den harç yatırdığı,

... ada ... parselin kamulaştırma bedelinden davalıya 5.000.000-TL ödendiği belirtilerek 2.474.577,40-TL harca esas değer bildirilerek eksik harcın tamamlandığı, davacının ipotek limiti dışında kalan 432.402,78 TL den miktardan sorumlu ve borçlu olmadığı iddiasının ikmal edilen harç miktarı gözetilerek, ıslah olmadığından davanın kısmen kabulüne, İstanbul ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında işlemiş faiz ve çek tazminatı yönünden 18.613,55-TL'den borçlu olmadığının tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davacı vekili.

İİK 151.md uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip öncesi borçluya ihtar çekilerek hesabın kat edilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, hesap kat edilmeden işlemiş faizden sorumlu tutulamayacağını, sözleşmede ödeme süresinin belli olmadığını, sermaye şirketleri arasında vade farkı faturası düzenlenmeden faiz talep edilemeyeceğini, karşılıksız çek bedelinden sorumlu tutulamayacaklarını, çeklerin imzalanarak davalıya teslim edildiğini, üstünün alacak kadar doldurulduğunu, ödenmeyen çeklerin yenisi ile değiştirildiğini, takibe konan çeklerin faturalı alacağın teminatı olarak verildiğini,

faturalı alacağın ipotekli taşınmazdan tahsil edildiğini, çekler üzerinden faiz hesabı yapılamayacağını, davalıya tek bir borç olduğunu, başka bir alacak var gibi tahsilde tekerrür denmeden yapılan takibin kötüniyetli olduğunu, borçlarının olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiş, katılma yolu ile borçlu olmadıkları 413.789-TL üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

2- Davalı vekili; asıl alacağa yönelik talep olmamasına rağmen harcı yatırılmamış olan ipotek limitini aşan 18.613,55-TL için davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, harca esas değeri 432.402,78-TL olarak gösterdiğini, asıl alacağı kabul ettiğini, kalan kısmın değeri 2.906.980,18-TL olup, harcı tamamlarken 5.000.000-TL ödeme olduğu,

fazla ödemenin 2.474.577,40-TL olduğunu ileri sürerek harcı bunun üzerinden tamamladığını, davacının 15.2.2017 tarihli celsedeki beyanı da değerlendirilerek 5.000.000- TL üzerinden karar verilmesi gerektiğini, 18.613,55-TL üzerinden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, ipotek limitini aşan kısma yönelik davasının olmadığını,asıl alacak tartışmasız olduğundan asıl alacağın bir kısmı hakkında karar verilmesinin de doğru olmadığını,davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiğini bildirerek kararın kaldırılarak avukatlık ücretinin 2.474.577,40-TL üzerinden hesaplanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte asıl alacağa itiraz olmadığı belirtilerek işlemiş faiz ve karşılıksız çek tazminatı nedeniyle İİK 72/3 maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talebine ilişkindir.Taraflar arasında 07.11.2008 tarihli iki adet ipotek senedi düzenlendiği, miktarlarının 2.600.000-TL ve 2.400.000-TL olduğu, İpotek senetlerinde "... ... Ltd. Şti.'nin ...

AŞ'den almış olduğu ve alacağı petrol ürünlerinin, bedelleri, kredi, ariyeten almış olduğu teçhizat ve mevcut sözleşmelerdeki şartı cezailer ve bu alacakların faizleri dahil her ne sebep ve suretle olursa olsun borçlu bulunduğu ve ilerde borçlanacağı.... borcun faturalarda bonolarda veya sair belgelerde gösterilen vadelerinde ödenmemesi halinde veya şirketin ilk yazılı talebi üzerine borç derhal muaccel olmak ve şirketimizin alacağı için herhangi bir ihtara lüzum kalmaksızın rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilmek ve borçludan aynı borç için kambiyo senetleri alınmış olması ,bu takibi hiçbir surette engellememek .... borç için

faturalarda, bonolarda veya sair belgelerde yazılı vadelerden itibaren ayda %10 temerrüt faizi yürütülmek... "şeklinde düzenlendiği görülmüştür.İstanbul .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 2.525.422,60-TL asıl alacak, 2.621.552,40-TL işlemiş faiz, 285.417,78-TL karşılıksız çek tazminatı toplamı 5.532.402,78-TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır. ... ... ada ... parsel için 2.400.000-TL,

...- ... ada ... parsel 2.600.000-TL bedelli ipoteklerin paraya çevrilmesi talep edilmiştir.Davacı tarafından ipotek toplamının 5.000.000-TL olduğu bunun aşılamayacağı ileri sürülerek 432.402,78-TL harca esas değer gösterilmiş ise de yargılama sırasında davalı vekilinin de itirazı ile asıl alacak tutarını aşan kısım üzerinden harcın tamamlanması için davacı vekiline kesin mehil verilmiştir.

Ancak ;icra takibi ipotek limitini aşan tutarda ödeme emri gönderilmiş ise de takip aşamasında her iki taşınmaz kamulaştırılmıştır.Bu nedenle ipotek alacağı kamulaştırma bedeline dönüşmüştür.Açılan davadan hemen evvel icra takibinde kapak hesabı yapıldığı ancak "6.086.066,80-TL "kapak hesabı yapılmasına rağmen 07.04.2015 tarihli icra müdürlüğü kararı ile "alacak 5.000.000-TL limitle sınırlıdır" denilerek ipotek limitini aşan kısım için işlem yapılmamıştır.İpotek limitinin icra müdürlüğünce resen incelenmesi gerekir.Bu nedenle İcra Müdürü tarafından 08.05.2015 tarihli müzekkere ile kamulaştırma bedelinden ipotek limiti gözetilerek

5.000.000-TL istenerek dosyaya getirtilmiş ,bu miktar alacaklıya ödenmiştir.Buna göre davalı ipotek alacaklısı tarafından 5.000.000-TL'yi aşan tutarda talepte bulunulmuş, bu yolda ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edilmemiş, kesinleşmiş ise de; ipotek limitinin aşılması icra takip hukukunda kamu düzenine ilişkin olup, bu miktarı aşan tahsilat yapılması istemi icra müdürlüğünce kabul edilmemiş,dosyanın infazı da 5.000.000-TL ipotek limiti ile yapılmıştır.

Alacaklı tarafından icra müdürünün bu kararına karşı şikayet yoluna başvurulmadığından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takip tutarının 5.000.000-TL ile sınırlı olduğunun kabulü gerekir.Davacı, davalıya 5.000.000-TL ödeme yapıldığı, ancak davacı tarafından asıl alacak olan 2.525.422,60-TL dışındaki ödemenin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmektedir.

Uyuşmazlık, ödenen kamulaştırma bedeli 5.000.000-TL olup davacı da davasının bu miktara ilişkin olarak görülmesini istediğine ve yukarıda anlatılanlara göre de esasen, 5.000.000-TL üzerindeki takip işlevsiz kaldığı anlaşıldığından davacının davasının 5.000.000-TL itirazsız asıl alacak 2.525.422,60-TL = 2.474.577,40-TL olduğunun kabulü gerekmektedir.Davacı vekili de açıkça bu tutara ilişkin olduğunu beyan etmiştir.Davacı tarafça asıl alacak kabul edilerek,davalının işlemiş faiz ve çek tazminatı talep edemeyeceğini ileri sürmektedir.

Mali müşavir bilirkişi tarafından alacağın bayiden ödeme aracı olarak alınan çeklere ilişkin olduğu belirtilerek çeklerin ödeme tarihlerinden takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabının yapıldığı, davalının avans faizi talep ettiği gözetilerek yapılan hesaplamada 2.240.648,69-TL işlemiş faiz ve 252.542,26-TL çek tazminatı tahakkuk ettiği hesaplanmıştır.Davalı tarafça davacı aleyhinde başlattığı kambiyo takibi dosyaları bildirilmiş ise de bu dosyalar getirtilmemiş ancak davalı vekili tarafından işlem yapılmadığından icranın geri bırakılma kararları verildiği bildirilmiştir.

Davalının kanuna uygun tutulan; kambiyo takibine konu edilen karşılıksız çıkan çeklerin ibraz tarihinden itibaren avans faizi işleyeceği, davacının da çek keşidecisi olduğunun anlaşılması, davacı tarafça alışverişinde çek verildiğinin kabulü nedeniyle davacının kendisinden işlemiş faiz ve çek tazminatı istenemeyeceği yolundaki iddiaları ve istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Ödenmeyen çeklerin yasal koşulları taşıyan davalı defterlerinde kayıtlı oldukları, bedellerinin ödenmediğinin ve icra takibine konu edildiklerinin tespit edildiği, davacı tarafça çeklerin alacak karşılığı verildiği, karşılıksız çıkması halinde değiştirildiğinin bildirildiği esasen asıl alacağa itiraz edilmediğinden alacağın karşılıksız çeklerden kaynaklandığının kabulü gerekmektedir.

İpotek senedindeki kararlaştırma nedeniyle ibrazında ödenmemesi halinde davacının temerrüte düşeceğinin kabulü gerekir. Davalı cari hesabı değil çek alacaklarını istediğine göre davacıya ayrıca ihtar keşidesine gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece işlemiş faizin 2.240.648,69-TL çek tazminatının 252.542,26-TL olarak kabulünde isabetsizlik yoktur. Asıl alacağa itiraz olmadığından davacının işlemiş faiz ve çek tazminatından 2.493.190,95-TL borcu olduğu anlaşılmaktadır.

İtirazsız asıl alacak ile toplandığında 5.018.613,55-TL'ye ulaşılmaktadır. Davacının ipotek nedeniyle sorumluluğu 5.000.000-TL olduğu, daha fazla bir miktar borçlu olsa dahi ipotek nedeniyle bu miktarı aşamayacağı gözetildiğinde davacının borcunun 5.000.000-TL sınır içinde değerlendirilmesi gerekirken, nasıl ulaşıldığı belli olmayan 18.613,55-TL alacak nedeniyle davanın bu miktar yönünden kabulüne karar verilmesi,

kabule göre de 5.000.000-TL'nin üzerinde ıslah yapılmadığı kabul edilmesine rağmen ıslah edilmediği kabul edilen kısım için davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Buna göre ipotek limitini aşan tutarda borç hesaplandığına göre davacının menfi tespit istemi yerinde olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle ,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf nedeni yerinde görülen davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına,

yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2020 Tarih 2015/506 Esas - 2020/773 Karar sayılı kaarın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA.

Davanın reddine"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 427,60-TL harcın; davacı tarafından peşin yatırılan 7.384,36-TL ve 34.875,24-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 42.259,60-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 41.832-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davalı tarafından yapılan 50-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Davalı lehine takdir olunan 261.729-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,"Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Yatırılan 317,75-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

davalı tarafından yapılan 32,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/02/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/826, K. 2024/182, 1 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkeme Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/826
Karar No
2024/182
Tarih
1 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/826 K.2024/29
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/829 K.2024/69
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/837 K.2024/8
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/838 K.2024/9
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/840 K.2024/40
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/843 K.2024/66

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.