KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Dosya no
- 2022/1035
- Karar no
- 2025/643
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/03/2022
- Numarası
- 2020/531 Esas - 2022/329 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.014 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı ve teslim ettiği mal bedeli olan faturaya dayalı 73.500,01-TL'nin davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... (yetki itirazından önce İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...) esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, davaya konu edilen faturanın ve içeriği malların müvekkiline teslim edilmediğini ve davacının kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davalının kesin süre içinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre davalıdan 73.500-TL alacaklı göründüğünün bilirkişi raporunda belirlendiği, fakat davacının davaya konu faturayı davalıya tebliğ ettiğini ve fatura konusu malları davalıya teslim ettiğini ispat edemediği, faturanın davalının BA kayıtlarında bulunmadığı ve davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, bilirkişi tarafından davaya konu faturanın müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının süresinde faturaya itiraz etmediği ve müvekkilinin BS formunda kayıtlı bulunduğunun belirlendiğini; davalının teslim aldığı malların itiraz etmediği faturasını BA formunda bildirmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında davalıya satıldığı iddia edilen faturaya mal bedelinin tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) " şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı taraf dava dilekçesinde her iki yanın ticari defterlerine delil olarak dayanmıştır. Dava dilekçesi ve cevap dilekçesi ile delillerini iki hafta içinde sunması gerektiğini belirten tensip zaptı davalıya ticaret sicilindeki Esenyurt/İstanbul adresinde 17/09/2020 tarihinde şirket çalışanına tebliğ edilmiştir.
Yine tarafların ticari defter ve kayıtlarını 19/02/2021 tarihi saat 10:30'da yapılacak incelemede sunmaları için HMK'nın 219. ve 222. maddelerine göre sunmaları için kesin süre verildiği aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacağının ihtarını içeren 18/12/2020 tarihli ara kararın 04/01/2021'de davalı şirket çalışanına tebliğ edilmiştir.Her iki işleminde de, tebligat adresinde şirket yetkilisinin dışarıda olması sebebiyle (şerhiyle) şirket çalışanı tarafından tebliğ alınmıştır.
Tebligat Kanununun 13. maddesinde hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı düzenlenmiştir. Bu hükme göre, davalıya yapılmış her iki tebligat usulüne uygundur.
Bilirkişinin raporunu hazırlaması için ticari defter incelemesinin yapıldığı 19/02/2021 tarihinde davacı defterlerini sunmuş, davalı ise incelemeye katılmamış ve defterlerini sunmamıştır. Davalı vekili UYAP'tan sunduğu 25/02/2021 tarihli dilekçesinde dava dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini belirterek dava dilekçesinin tebliğini istemiş; ayrıca 15/3/2021 tarihli dilekçesiyle de, müvekkili şirketin unvanının (davanın açılmasından sonra) ... San. ve Tic.
A.Ş. olarak değiştiğini, şirketin tek yetkilisine tebligat yapılmadığını, müvekkilinin defterlerinin fiziki değil elektronik olarak tutulduğunu, dilekçe ekinde usb bellek içerisinde ihtilaf konusu 2019 yılı e-defter ile kapanış berat tasdiklerinin sunulduğunu ve belirtilen telefon numarasından irtibata geçilebileceğini belirtmiştir.
Mali müşavir bilirkişi 06/04/2021 tarihli raporunda, davalının defterleri sunulmadığından incelenememiş; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalıya hitaben düzenlediği 22/11/2019 tarihli 73.500,01-TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu, fatura açıklamasında "1.500 adet Poliscup 180 cc bardak" yazılı olduğu, faturanın davacının BS kaydında bulunduğu, davacının faturadan dolayı davalıdan alacaklı göründüğü ifade edilmiştir.
Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı sunduğu 09/04/2021 tarihli itiraz dilekçesinde, davanın inkarı kapsamında tarafların BA/BS kayıtlarının incelenmesini ve davacının müvekkilin haksız yere borçlandırmaya çalıştığını savunmuştur. Davalı vekilin itirazı üzerine alınmış ek raporda, davaya konu faturanın davalının BA kaydında bulunmadığı belirtilmiştir.
Buna göre eldeki davada usulüne uygun yapılmış tebligatlara rağmen davalı, süresinde cevap dilekçesini ve bilirkişi incelemesinin yapıldığı 19/02/2021 tarihinde kendi defterlerini sunmamıştır.
Bu nedenle ticari defter ve kayıtların incelenebilmesi hususunda gerekli ihtarı içeren 18/12/2020 tarihli ara kararın gereğini yerine getirmeyen davalı tarafın, ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı yani HMK 222/3 anlamında ticari defterlerini ibraz etmediği sonucuna varılmıştır.HMK nın 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından,
davacının takip tarihi itibariyle 73.500,01-TL asıl alacağını kanıtladığının kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek davanın kabulü ile itirazın iptaline, likit alacak ve haksız itiraz nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1035, K. 2025/643, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama