KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Dosya no
- 2022/1036
- Karar no
- 2025/229
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/03/2022
- Numarası
- 2018/236 Esas - 2022/235 Karar
- Dava
- Alacak
- İstinaf karar tarihi
- 13/02/2025
Karar Metni
884 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 27/12/2014 tarih ... nolu fatura konusu ... plakalı aracı satın aldığını, davalı şirketten 48 ay vadeli 550.000-TL taşıt kredisi kullandığını, müvekkilinin kredi ödeme tablosuna göre 20. taksitini ödedikten sonra 07/09/2016 tarihinde 386.476-TL ödeme yaparak kredinin tamamını kapattığını, ancak davalı şirket tarafından yüksek tutarda erken ödeme komisyonu alındığını, davalının yasal düzenlemelere aykırı haksız kazanç elde ettiğini, sözleşmede erken kapama komisyonu belirlenmediğinden komisyon alınmasının yasal olmadığını belirterek bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecek fazla ödemenin 07/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında Otomotiv Ürünleri Kredisi ve Rehin Sözleşmesi imzalandığını, ... plakalı aracın finansmanının sağlanarak araca rehin konulduğunu, belirsiz alacak davası açma koşulları oluşmadığınından davanın reddi gerektiğini, davacının erken kapama komisyonuna ilişkin herhangi bir anlaşma olmadığını iddia etmişse de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin "Kredinin Erken Kapatılması" başlıklı 8. maddesinde, sözleşmenin ayrılmaz parçası olan "Geri Ödeme Planı" ve "Tablo A.12 maddesi"nde "Tablo A.5.2. maddesi"ne atıf yapılarak erken kapama oranının belirlendiğini, yapılan kesintinin oranının emsal banka komisyonlarına göre daha düşük olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; emsal erken kapama ücreti komisyon oranları tespit edilerek aldırılan bilirkişi kök ve ek raporunda davalı tarafın 14.604,88-TL'lik tahsilatının emsal banka ve finans şirketleri ortalamasından yüksek olduğunun belirlendiği, davalı tarafça emsal ortalamasının üstünde tahsil edilen erken kapama ücretinin davacıya iadesi gerektiği belirtilerek davanın kabulüne, 14.604,88-TL'nin 07/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacının sözleşmede belirlenen erken kapama ücretini kabul ettikten sonra bu davayı açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tarafların tacir olması nedeniyle erken kapama oranını serbestçe belirleyebileceklerini, taraflar arasındaki sözleşmede oran belirlenmesine rağmen, emsal uygulamalara göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı tarafından tahsil edilen ticari araç kredisi erken kapama komisyon bedelinin iadesi talebine ilişkindir.Finans kurumlarınca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, işlemin gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte bulunan 2014/6 sayılı Tebliğ ile değişik 2006/1 sayılı Tebliğ hükümleridir. 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de ...
Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir.
Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar, ...'ye bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.Hal böyle olunca;
ticari kredilerde ve bankacılık işlemlerinde banka ve finans kurumları tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran ya da bedel olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran ya da bedel üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, aksi takdir tahsil edilen masrafların emsal uygulamalara göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.Somut olayda;
taraflar arasındaki 17/12/2014 tarihli sözleşmenin 8. maddesinde “...Erken kapatılma halinde uygulanacak iskonto oranı Tablo A-12'de tanımlanan "Erken Kapama halinde uygulanacak iskonto" olup, bu oran vadesi gelmeyen taksitlerin içindeki faiz üzerinden hesaplanır ve iskonto tutarı toplam vadesi gelmemiş faiz tutarından son taksit tarihinden kapama tarihine kadar geçen süre içerisinde tahakkuk eden faizi düşülerek bulunan tutarın yarısına tekabül eder..." denilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde ve sözleşmenin eki niteliğindeki tablonun A-12 maddesinde kredinin erken kapanması halinde kesintinin ne şekilde yapılacağı açıkça kararlaştırılmıştır.Davalı finansman şirketi tarafından sözleşmenin bu hükmüne uygun olarak, kalan 56.856,09-TL faiz miktarının yarısı tutarında erken kapama ücreti tahakkuk ettirilmiştir.Yukarıda da belirtildiği üzere emsal uygulamaların sözleşmede açıkça bir tutar ve oran bulunmaması halinde araştırılması gerekmekte olup, tacir olan her iki taraf arasında erken kapama halinde ödenmesi gereken tutarın ne şekilde belirleneceği açık bir şekilde kararlaştırılmıştır.
Sözleşme hükmüne göre, kredinin erken kapanması halinde davacının ne kadar ödeme yapacağı önceden belirlenebilir nitelikte olduğu dikkate alındığında emsal banka ortalamalarına göre sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Davalı tarafça tahsil edilen erken kapama ücretinin sözleşmedeki hesaplama yöntemine uygun olduğu da dikkate alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1036, K. 2025/229, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama