KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Dosya no
- 2022/1117
- Karar no
- 2025/510
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/02/2022
- Numarası
- 2021/456 Esas - 2022/162 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Komisyon Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında müvekkilinin müşterisi Almanya'da mukim ... firması ile ticari bağlantı kurulması ve davalı ile yabancı şirket arasındaki ticaretten elde edilen kazançtan müvekkiline komisyon ödenmesi konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma uyarınca bir süre komisyon ödendiğini, ancak daha sonra ödemediğini,komisyon faturasına süresinde itiraz edilmediğini, ödeme yapılmadığını, bir süre sonra iade faturası düzenlendiğini, bunun üzerine müvekkilinin tekrar aynı faturayı kestiğini, davalının ise tekrar iade faturası düzenlediğini, bu durumun bir çok kez tevali ettiğini; bunun üzerine Anadolu ...
İcra Dairesi'nin ... (yetki itirazından önce Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ...) esas sayılı dosyasıyla 3.100-Euro 25/03/2020 tarihli fatura bedeli asıl alacak ve 104,47-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.204,47-Euro talepli takibin başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacı tarafından takip konusu fatura içeriğinde belirtilen komisyon hizmetinin verilmediğini, davacı ile müvekkili arasında komisyon sözleşmesi yapılmadığını, müvekkiline komisyon hizmeti verilmediğini, davacının sözleşme ilişkisini ve komisyon hizmeti verdiğini ispat etmesi gerektiğini ve davacının kötüniyetli olduğunu belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, taraflar arasında yazılı bir komisyon sözleşmesi olmadığı, komisyon sözleşmesinin varlığına dair davacının sunduğu e-posta yazışmalarına göre, davalı ile merkezi Almanya'da bulunan dava dışı yabancı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalar için davacının %5 oranında komisyon alacağının bulunduğu, davalının bu yazışmalara bir itirazı olmadığından taraflar arasında komisyon sözleşmesinin kurulduğunun kabulünün gerektiği; davaya konu faturadaki komisyon hizmetinin davalıya verildiğine, hangi ticari ilişkiye dayandığı ve faturanın sözleşmeye uygun düzenlendiğine ilişkin delil ibraz edilmediğinden alacağın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, davalının dava dışı Almanya'daki şirketle arasında komisyona konu ticaret olmadığı hususunda bir itirazı bulunmadığını; kabul anlamına gelmemek üzere bir an için Almanya'daki şirketle davalı arasında ticaret yapılıp yapılmadığının irdelenmesi gerektiği düşünülecek olsa bile, buna ilişkin vergi dairesi kayıtları celp edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu; faturaya 8 gün içinde itiraz edilmediğinden fatura içeriğinin kabul edildiğinin dikkate alınmadığını; davalının müvekkiline gönderdiği ihtarda mahkemece var olduğu belirlenen komisyon anlaşmasının inkar edildiğini, Almanya'daki şirketle ticaret yapılmadığının söylendiğini,dosyanın sübut bulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, komisyon sözleşmesi kapsamındaki komisyon bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya'daki müşterisi ... ile davalı arasında ticari ilişki kurulması hususunda müvekkiliyle davalının anlaştığını,ticari ilişkiden elde edilecek kazançtan müvekkiline komisyon ödeneceğinin kabul edildiğini; belirli bir süre komisyonunu aldığını; fakat belli bir süre sonra davalının müvekkiline komisyon alacağı ödemediğini; "komisyon bedeli" açıklamalı 25/03/2020 tarihli 3.100-Euro (=21.841,05-TL) bedelli faturanın düzenlendiğini, süresinde faturaya itiraz etmeyen davalının 3 ay sonra iade faturası düzenlediğini belirtmiştir.Davalı ise hizmet verilmediğini savunmuştur.
Davacının takibe konu faturasında "... Almanya ihracat hizmet bedeli" ibaresi yazılıdır. Ancak davacı tarafça iddia ettiği alacağının ne zaman doğduğu hususunda açıklama yapılmamıştır. Bilirkişi raporunda davacının açıklama yapması gerektiği belirtildiği halde, davacı vekili, Tuzla Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak BA-BS formları üzerinden davalının müşterisine yaptığı satışların tespit edilebileceğini beyan etmiştir.
Fakat mahkemece HMK'nın 31. maddesi uyarınca davayı aydınlatma ödevi kapsamında açıklama istenmesi gerekirken, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Komisyon alacağının ...'e yapılan satışa ilişkin olduğu belirtildiğinden davalının fatura tarihinden önce ki dönemde; davalının bağlı bulunduğu vergi dairesinden BA-BS formları, ihracata ilişkin olduğundan ilgili gümrük idaresinden ihracat evrakları istenilerek davalının ...'e yaptığı satış olup olmadığı hususu tespit edilebilir. Bu yolda eksiklikler giderilmeden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, vergi dairesi ve gümrük idaresi kayıtlarıyla tespiti mümkün olan bir hususta gerekli tahkikatı yapmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükme tesir edecek derecede deliller toplanıp değerlendirilmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak dava yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1117, K. 2025/510, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama