KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2025
- Dosya no
- 2022/1149
- Karar no
- 2025/527
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/03/2022
- Numarası
- 2021/117 Esas - 2022/88 Karar
- Dava
- Alacak (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
Karar Metni
1.178 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Davanın pasif husumet yokluğundan reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili firmanın ... 'den satın aldığı emtianın,3 ayrı yükleme ve konişmento ile deniz yolu ile taşındığını, davalı ...
AŞ taşıyan, ...AŞ ise acente olup, her iki şirketin ortak çalıştığını, ithalatı tamamlanan ... numaralı konişmentoda yurtdışından hazırlanan evraklarda yükleyicinin beyanı 46.000- kg olmasına rağmen yapılan tartımda 22.300- kg çıktığını; ... numaralı konişmentoda yükleyicinin beyan ettiği 72.700 kg olmasına rağmen 20.520 kg çıktığını; ... numaralı yurtdışından düzenlenen konşimento ve yük teslim formunda beyan edilen 22.200- kg olmasına rağmen limanda yapılan tartım ve denetim sonucunda malların dara düşülmemiş hali ile 11.100 kg çıktığını;
... konişmento nolu yükün ithalatının, kap farkı nedeniyle yükün halen gümrükte beklediğini, Ambarlı Gümrük Müdürlüğü tarafından davalı ...
A.Ş.'ye yazı gönderilerek yapılan tetkikte 40 kap fazla eşya olduğunun tespit edildiğini, kap fazlalık nedeninin üç ay içinde izahının talep edildiğini,... ve ... nolu konişmentolardan eksik çıkan yükün bedeli, eksik çıkmasından dolayı ödenen fazla vergi, liman ardiyesi, demuraj ve iç nakliye farkı ,ile limanda kilo farkından dolayı bekletilen ... konişmento numaralı yükün gümrük tamamlanana kadar geçecek süre zarfında oluşacak demuraj, liman ardiyesi,
gümrük ceza işlemleri ve bu yükteki eksiklikten kaynaklı olarak mal bedellerinin bilirkişi raporu ile tespiti yapılacak rakam üzerinden artırılmak üzere şimdilik 10.000-TL'nin davalılardan müteselsilen avans faizi işletilerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 12/10/2021 tarihli dilekçesiyle her bir konşimento için ayrı ayrı değer gösterilerek harca esas değerin toplam 577.030,34-TL olduğunu ve 187.570,97-TL ve 43.417,99-USD'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili; ...’a ait konişmentolardan kaynaklanan işbu davanın doğrudan ...
Nak AŞ aleyhine açıldığını ancak müvekkili şirketin, ...’ın Türkiye acentesi olduğunu; söz konusu taşımada, ... adına acente sıfatıyla hareket ettiği dosyaya sunulan mübrez konşimentolar ve gümrük beyannameleri kapsamında sabit olduğu halde, davacı tarafından TTK nın 119. maddesine aykırı olarak doğrudan acente olan müvekkili şirkete yöneltildiğini, acente aleyhine ancak izafeten dava açılabileceğini, davacı tarafça müvekkilinin "taşıyan", diğer müvekkili şirket ...
A.Ş.’nin ise “acente” olduğunu iddia edilmiş ise de ,... AŞ'nin dava konusu taşımayı yapan ...’nin acentesi değil, mezkur taşımalar kapsamında yalnızca gümrük işlemlerine ait özet beyan işlemlerini gerçekleştirdiğini; konşimentoların en alt kısmında belirtilen, “...(...) ... (...)" şeklinde taşıyan ve acentesi olarak belirtildiğini; müvekkili ...
Nak A.Ş.’nin acentesi olduğu armatör ...’ tarafından düzenlenen konişmentoların, dava dışı yükleyici şirket “....” tarafından gönderilen yükleme talimatları kapsamında hazırlandığını, yükleyici şirketin, elektronik sistem üzerinden kendisine ait verilen şifre ile giriş yaparak kayıt oluşturduğunu, taşıyıcının yükleyici tarafından gönderilen yükleme talimatları kapsamında konişmento hazırladığını, taşıyan ve dolayısıyla taşıyanın acentesinin konteynerin içinde ne olduğundan ancak gönderenin kendisine yaptığı beyana göre bilgi sahibi olduğunu ve ayrıca bunun gerçek olup olmadığını kontrol etme yetkisi ve yükümlülüğü bulunmadığını,
yükleyicinin beyanları doğrultusunda, hazırlanan konişmentolar kapsamında eksik çıkan emtialardan ve bu nedenle doğan masraflardan müvekkili şirketlerin sorumlu olmadığını; konişmentolardaki “shipper’s stow, load, weight and count” klozu uyarınca, istifleme, sayma ve tartım işlemlerinin dava dışı yükleyici tarafından yapıldığını; müvekkili ...
A.Ş.'nin orijinal manifestoya istinaden özet beyan verdiğini, özet beyanın orijinal gemi manifestosundaki ve konşimentolardaki bilgilere tamamen uygun olarak tescil edildiğini, konişmentoların en alt kısmında belirtilen, “... (...) ... (...)" şeklinde taşıyan ve acentesi olarak belirtildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı ... Nak AŞ, taşımayı ...ın Türkiye acentesi olduğundan TTKnın 105/2' maddesine göre bu davalıya doğrudan husumet yöneltilemeyeceği; diğer davalı ... A.Ş'nin ise taşıma gerçekleştikten sonra Ambarlı Limanında gümrük işlemlerini gerçekleştirdiği, dolayısıyla tahliye limanı acentesi olduğunun anlaşıldığı, buna göre TTK nın105/2 maddesi dikkate alınarak bu davalıya karşı da doğrudan husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı; davaya konu alacağın davalıların şahsi kusuruyla meydana geldiği de iddia ve ispat olunmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; ithalatı tamamlanan .. ve ... numaralı konişmentolar için eksik çıkan yük bedeli, eksiklik sebebiyle fazla ödenen vergi, liman ardiyesi, demuraj ve iç nakliye farkının talep edildiğini, söz konusu eksikliklerin fire oranının çok üzerinde olması sebebiyle fire olarak kabul edilemeyeceğini, bu durumdan tamamen davalıların sorumlu olduğunu, Kilo eksikliğinden dolayı limanda bekletilen ... nolu konişmentoya konu yük için de gümrük tamamlanana kadar geçecek sürede oluşan demuraj, liman ardiyesi, gümrük ceza işlemleri ve bu yükteki eksiklikten kaynaklı mal bedelinin sorumlularının davalılar olduğunu,
Mahkemenin davalıların pasif husumetinin bulunmadığı yönündeki tespit ve kabulünün hatalı olduğunu zira her iki şirketin de ortaklık yapısında çalıştıklarını,belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında oluşan zarar nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın davalılardan rucüen tazmini istemine ilişkindir.
Taşımalara konu konişmentolarda; taşıyıcının ..., gönderenin ... , alıcının ve bildirim adresinin ...- ..., ... acentesinin ..., yükleme limanının ... - ..., tahliye limanının İstanbul , düzenlendiği yerin ... ve iki adedinin 18/06/2020,bir adeninin 28/06/2020 olduğu konişmentonun imza bölümünde "... (...) ... (...) yani "yukarıda belirtilen taşıyıcı ... (...) ... (temsilci olarak)" ibaresi yazılıdır.
Acentenin yetkilerinin düzenlendiği TTK'nın 105. maddesi, "(1) Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. (2) Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.
Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. (3) Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı açılan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz." hükmünü içermektedir.TTK m.105/2' maddeye göre, davalı acente aleyhine ancak taşıyana izafeten dava açılabilmesi mümkündür.
TTK'nın 105/3 maddesi hükmü de gözetilerek, doğrudan acenteye yönelik bir kişisel kusur ileri sürülüp kanıtlanmadığı ve taşıyana veya taşıyana izafeten acentesine yöneltilmemiştir. 3 adet "Yük Teslim Talimat Formu"nun 2'si 15/07/2020, biri ise 20/07/2020 tarihinde davalı ... Denizcilik AŞ tarafından düzenlenmiştir. Ambarlı Gümrük Müdürlüğü tarafından 587-100 sayılı ve davalı ...
A.Ş.'ye yazılan yazıda, ... numaralı konişmentoya bağlı ... nolu konteynerde 4 kap olması gerekirken eşyanın ambara tahliyesi sırasında yapılan sayımda 52,yapılan incelemede ise 92 kap eşya olduğunun tespit edildiği; bu fazlalık nedeninin açıklanması ve belgelerinin ibrazı istenilmiştir.Davalı ...
A.Ş.'nin taşıma sözleşmesinin her hangi bir sıfatla tarafı olmadığı taşıma sürecine dahil olduğu kısmın, tahliye limanında "yük teslim talimat formu" düzenlemekten ibaret olduğu, Gümrük Müdürlüğünce adı geçen davalıya hitaben yazılan yazının da yük teslim talimat formunu düzenlemesi sebebiyle yazıldığı ve idarenin yazısının davalı ...
A.Ş.'yi taşıma ilişkisinin (sorumlu) bir tarafı haline getirmeyecektir.Yük teslim talimat formu konişmento içeriğine göre hazırlandığından şahsi kusurdan söz edilemeyecektir.Açıklanan nedenlerle; davacı zarar iddiasını ithalatı tamamlanan iki adet konteynerde eksik yük çıkması, bir adet konteynerde de fazla emtia çıkması nedeniyle oluşan zararlarını talep etmekte ise de, taşıyıcıların taşıtanın verdiği yükleme talimatlarına göre konşimento düzenlediği, zarar iddiasına konu taşımanın mühürlü konteynerler ile yapıldığı,
konteyner muhteviyatının “shipper’s stow, load, weight and count” klozu ile "gönderici tarafından beyan edildiği şekliyle yukarıda ki bilgiler" ibaresi ile düzenlendiği anlaşılmaktadır. Taşıyıcının müdahale alanında olmayan konteyner içeriğinin fazla veya eksik çıkması nedeniyle doğan zararların acentelerin şahsi kusur teşkil etmediğinden davalılara doğrudan husumet yöneltilemeyeceğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1149, K. 2025/527, 28 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama