KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2022/1151
- Karar no
- 2025/772
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/03/2022
- Numarası
- 2019/258 Esas - 2022/127 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
Karar Metni
1.258 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirkete ait malların Mersin'den Middlesbrough Liman'ına taşınması işini üslendiğini ve taşımanın gerçekleştirildiğini, bu kapsamda davalı şirkete 19.03.2019 tarihli 1.950-USD ve 2.632-USD bedelli 2 adet fatura düzenlendiğini, ancak davalının faturalara itiraz ederek borcu ödemediğini, ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilince faturaların davacı şirkete iade edildiğini, dava dilekçesinde fatura içeriğinin ispatına yönelik iddia ve beyan bulunmadığını, faturaların aynı iş ve işlemler için mükerrer olarak düzenlendiğini, faturalarda geçen konteynerlere ilişkin navlun bedelinin müvekkilince davacıya ödendiğini, davacı tarafından düzenlenen faturaların içeriğinin, aynı işe iki fatura kesilmesinin nedenlerinin açıklanmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı şirketin bir kısım emtiasının konteyner ile taşınması için davacı ile anlaştığı, dolayısıyla davacı ile davalı şirket arasında taşıma sözleşmesi kurulduğu,davacının taşıyan, davalının ise taşıtan sıfatına haiz olduğu, konteyner demurajının doğduğu,
yazışmalar incelendiğinde demuraj tarifesinin davalı şirkete bildirildiği ve bu demuraj tarifesi uyarınca... tarafından ihracat detention tarifesinde ilk 10 gün serbest süre, devam eden ilk 5 gün için konteyner başına 28-USD, devam eden sonraki 6 gün için konteyner başına 50-USD ve devam eden günler için konteyner başına 90-USD üzerinden detention hesap edildiği ve 5x40 HC konteyner yüklemesi için 1.950-USD ve 6x40 HC konteyner için ise 2.632-USD detention ücreti ve toplamda 4.582-USD davalının navlun ücreti borçlusu olduğunun bildirildiği,
bilirkişi raporunda, davacının icra takip tarihi olan 04.04.2019 tarihi itibariyle davalıdan 4.582-USD fatura alacağının bulunduğunun belirtildiği, böylece davacının takip tarihi itibariyle davalı şirketten demuraj alacağı sebebiyle 4.582-USD alacaklı olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalının itirazının iptaline, alacağın %20'si olan 5.109,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; mahkeme kararı gerekçesiz olup bu durumun adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, hatalı bilirkişi raporuna istinaden karar verildiğini, mahkemece Mersin Liman Başkanlığı ve Kayseri Serbest Bölgesinin konteyner bekleme sürelerine ilişkin yazı cevapları dikkate alınmadığını ,konteynerin davacının iddia ettiği şekilde limanda bekleme yapmadığını, fatura içeriğini ispat yükü davacıya ait olup,
davacı tarafça bu konuda hiç bir delil sunulmadığını,faturalarda geçen konteynerlere ait hizmet bedelinin daha önce faturalandırılıp bedellerinin müvekkilince ödendiğini,konteynerin limanda değil Kayseri Serbest Bölgede beklediğini,Serbest Bölgede boş konteyner beklemesinden dolayı bir ücret doğacağına ilişkin olarak taraflar arasında sözleşme bulunmadığını, bahsedilen 1.950-USD tutarlı fatura içeriğindeki konteynerlerin davacının Serbest Bölgede işlerini yürüten taşeron firması olan ...ı firmasının deposunda boş bir şekilde limana giriş tarihleri ve sipariş tarihleri davacı tarafından bilinerek ve öngörülerek teslim edildiğini,
bu siparişlerin hangi gün limana götürüleceğinin, hangi gün gemiye yüklenerek yola çıkacağının davacı tarafından açıkça bilindiğini, 1.950-USD tutarlı fatura içeriğindeki konteynerler bakımından 20 günlük bir bekleme olmadığını, Mersin Limanı yazı cevabından da anlaşılacağı üzere 10 günlük serbest süre sonrası en çok 2-3 günlük gecikmeler olduğunu, ilk 5 gün için kararlaştırılan rakam 28-USD olup, düzenlenen fatura tutarının afaki ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu 2.632-USD bedelli fatura içeriği konteynerler bakımından Kayseri Serbest Bölgesinde veya Mersin Limanında, 10 günlük serbest süreyi aşan bir gecikme olmadığını,
bu konteynerlerin Mersin Limanında serbest süre aşılmadan gemiye yüklenerek yola çıktığını, navlun ücreti olarak ödenen tutarlar ile aynı miktarda gecikme bedeli talep edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ayrıca alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı tarafından gerçekleştirilen taşımada yükleme için davalı taşıtana teslim edilen konteynerlerin gemiye yüklenmesine kadar geçen sürede oluşan konteyner gecikme bedelinin (detention) tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacının davalı şirkete ait malların Mersin Limanından Middlesbrough/İngiltere Limanına taşınması işini akdi taşıyıcı olarak üslendiğini ve taşıma işinin fiili taşıyıcı olarak ... firmasınca gerçekleştirildiği, fiili taşıyıcı tarafından davacı adına detention açıklamalı 1.950-USD ve 2.632-USD bedelli 2 adet fatura düzenlendiği, davacı tarafından da aynı tutarda olmak üzere davalıya hitaben 19.03.2019 tarihli iki adet fatura düzenlendiği, davalının faturalara süresinde itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça düzenlenen faturalarda navlun açıklaması var ise de, fatura içeriklerinin navluna ilişkin olmayıp, konteynerlerin davalı taşıtana tesliminden gemiye yüklendiği tarihe kadar geçen sürede 10 günlük serbest süreyi aşan gecikme bedeline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
İhraç yüklerde gecikme süresi, boş konteynerin terminal ya da depodan alınarak dolu biçimde terminale getirilmesi arasında işleyen süreyi ifade etmekte olup, bu süreçte serbest sürenin aşılması durumunda gecikme bedeli (detention) ortaya çıkmaktadır. Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi e-posta yazışmaları ile kurulmuştur.
Söz konusu yazışmalara göre; davalı taşıtanın talebi üzerine Kayseri'de bulunan emtianın Mersin'den İngiltere'deki Limana 11 adet konteyner ile tek seferde taşınması konusunda anlaşma sağlandığı, davalının da kabulü ile davacı tarafından 26.12.2018 gemi rezervasyonu yapılarak davalıya bildirildiği, bu şekilde anlaşma sağlanmışken davalının 11.01.2019 tarihinde emtiayı 2 farklı haftada 5 ve 6 konteyner olarak göndermek istediklerini davacıya bildirdiği,
bunun üzerine davacının da yeniden ve iki farklı gemide gönderilecek şekilde taşımayı yeniden organize ettiği, bu arada davalının önceden anlaşma sağlanan taşımayı iki farklı gemide farklı haftalarda olmak üzere revize etmesi nedeniyle, ilk rezervasyon sonrasında davalıya yükleme için teslim edilen konteynerlerin Kayseri Serbest Bölgesinde boş olarak bekletildiği anlaşılmaktadır.
Serbest süre 10 gün olarak kararlaştırılmış olup, 1.950-USD tutarlı faturanın ilk sevkiyat konusu 5 adet konteynere ilişkin olduğu, 2.632-USD tutarlı faturanın ise ikinci sevkiyata ait 6 adet konteynere ilişkin olduğu,fiili taşıyıcının uyguladığı detention ihracat tarifesi yazışmalar sırasında davalıya iletilmiş olup, 10 günlük serbest sürenin devamında ilk 5 gün için konteyner başına 28-USD, sonraki 6 gün için konteyner başına 50-USD ve devam eden günler için konteyner başına 90-USD üzerinden gecikme bedeli öngörülmüştür.
Her bir konteynerin davalı taşıtana teslimi ile taşıyıcı acentesine teslimi arasında geçen serbest süreyi aşan süreler fatura içerikleriyle uyumludur. Bu halde gecikmenin davalının kararlaştırılan sevkiyat süreci değişiklik talebinden kaynaklandığı anlaşılmakla,davalı gecikme bedelinden sorumludur.
Ancak talep edilen alacak, gecikmeden kaynaklanan tazminat kabilinden olup, miktarı tarafların kusur durumları, taşıma kuralları, sözleşme hükümleri incelenerek belirlendiğinden, alacak likit değildir. Buna rağmen mahkemece davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacının icra inkar tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, kararın diğer kısımlarının tekrarı ile " itirazın iptaline ,koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine" karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1151, K. 2025/772, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama