KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/174
- Karar no
- 2024/1563
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/06/2021
- Numarası
- 2019/869 Esas - 2021/513 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Kambiyo İlişkisinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalıdan aldığı mala karşılık 37.900-TL bedelli çeki davalıya keşide ettiğini; davalının çeki dava dışı ...'a, sonrasında sırasıyla ..., ... Ltd. Şti., ... -... ile ...
A.Ş. 'ye ciro edildiğini; ciranta ...'ın dava konusu çek ve başka 2 çekin kaybolduğundan bahisle şikayette bulunduğunu, ...'ın ifadesinde kimlik bilgilerini bilmediği ... isimli bir şahsa bankaya koyacağı ve 82.900-TL alacağı için verdiğini, sonra çeklerin kaybolduğunu beyan ettiğini; ...'ın 13/09/2018 tarihinde Bakırköy 6. ATM'nin 2018/878 esas sayılı dosyasında açtığı çek iptali davasında 14/09/2018 tarihinde ödeme yasağı konulduğunu;
davalı vekilinin vekaletini müvekkiline göndererek çek için ödeme yasağı kararı verildiğinden bahisle ödeme talep ettiğini, ödeme yasağına rağmen müvekkilinin davalının avukatına 08/10/2018 tarihinde 37.900-TL ödeme yaptıktan sonra çeke dayalı... tarafından müvekkili ile cirantalara karşı 10/12/2018 tarihinde İst ...
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını,müvekkili tarafından 17/01/2019 tarihinde ...'e 44.500-TL mükerrer ödeme yapılarak borcun ödendiğini;çek iptal davasının reddi sebebiyle çek bedeli 37.900-TL'nin Avukat ... tarafından 18/04/2019 tarihinde müvekkiline ödendiğini; ancak müvekkilinin maddi zararının 44.500-TL olduğunu, kalan 6.600-TL'nin ödenmediğini,davalı aleyhine Bakırköy ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini; ciranta ...'ın ifadesinde belirttiği ... isimli bir şahsın bulunmadığını, ...'ın ifadesinin hayatın olağan akışıyla çeliştiğini ve ... ile davalının vekillerinin aynı kişi olduğu dikkate alındığında, tarafların işbirliği içinde olduğunu ileri sürerek,itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, dava konusu çek hakkında çek iptali davası devam ederken, ödemeden men kararı bulunmasına, bu kararın davacıya ve bankaya bildirilmesine rağmen, davacının kendi inisiyatifiyle çek bedelini çek iptali davasında yetkili hamil olduğu iddiasında bulunmayan lehdar davalı vekilinin banka hesabına ödediği; çeki bankaya ibraz eden ... Faktoring'in davacıya ve dava dışı cirantalara karşı icra takibi yapması üzerine, davalı lehtarın davacıdan aldığı çek bedelinin tamamını davacıya iade ederek üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği, çek bedelinin icra masraflarıyla birlikte alacaklı hesabına ödemesinde, çekin kaybolmasında dolayısıyla çek hakkında icra takibinin açılmasında davalının kusuru bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek, gerekçeli kararda delillerinin değerlendirilmediğini, sundukları e-posta görüntüleri incelendiğinde davalının ödemeden men yasağı alınarak çekin ödenmesini engellemede kusurlu olduğunu; davalının ve dava dışı ...'ın avukatlarının aynı kişi olduğunu, aslında bu iki taraf arasında menfaat çatışması bulunduğunu;...'ın ifadesinde belirttiği ... isimli şahsın bulunmadığını, olay örgüsünün çelişkili olduğunu; müvekkilinin, çekin ödemeden men kararı alınması üzerine borcunu nakden ödendiğini, ...
Faktoring tarafından çekin bankaya ibraz edildiğinde hesapda karşılığı olmasına rağmen ...'ın aldığı ödemeden men kararı nedeniyle ödenmediğini;kusuru bulunmayan ibraz tarihinde bankada çekin karşılığını bulunduran müvekkilinin icra takip masraflarını ödemek zorunda bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu; davaya katılmayan davalı lehine verilen kararın kabul edilemeyeceğini; davalının müvekkili dışında başka firmalarla da birçok kez benzer durumlar yaşadığının haricen öğrenildiğini ve kötü niyetli davalının lehine karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının davalıdan satın aldığı mal bedeli için davalıya keşide ettiği çekin kaydolduğundan bahisle bedelinin davalı lehtara ödenmesinden sonra, çekin dava dışı hamil tarafından icraya konulması sebebiyle yeniden ferileriyle beraber ödeme yaptığı ve daha önce kendisinden ödeme alan lehtarın bedeli iadesine rağmen aradaki farkın tahsili için başlatılan takibe davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalıdan satın aldığı mal karşılığında davalıya 37.900-TL bedelli çekini keşide ederek vermiştir. Çek,davalı tarafından dava dışı ...'a ve sırasıyla ...'a, ... Ltd. Şti.'ye, ...- ... ve ...A.Ş. 'ye ciro edilmiştir.
Dava dışı ...'ın 10/09/2018 tarihinde karakolda verdiği ifadede, davalıdan davaya konu çekin de olduğu 3 adet çeki davalıdan mal karşılığı aldığını, bu çekleri soyadını bilmediği ... isimli bir şahsa 82.900-TL vereceğinden bahisle teslim ettiğini, fakat bu paranın kendisine ödenmediğini ve şahsa da ulaşamadığını belirterek şikayetçi olduğu görülmüştür. Buna istinaden ...
13/09/2018 tarihinde, Bakırköy 6. ATM'de 2018/878 esas sayılı çek iptali davası açmış, mahkemece 14/09/2018 tarihinde çeke ilişkin ödeme yasağı kararı verilerek bankaya bildirilmiş ve ilanlar yapılmış.
27/02/2019 tarihli celsede davacı vekilinin çekin başkası tarafından ihtiyati hacze konu edildiği, haciz baskısıyla çek bedelinin ödendiği,bedeli için istirdat davası açacaklarını ve davanın konusuz kaldığı beyanı nedeniyle, mahkemece konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve karar 15/03/2019 tarihinde kesinleşmiştir.
Açılan zayi nedeniyle iptal davası devam ederken, bir hukuk bürosundan davacının muhasebe e-posta adresine 02/10/2018 saat 11:14'te gönderilen e-postada, çeke ilişkin ödeme yasağı kararı verildiği, ödeme yapılacak hesap bilgilerinin paylaşıldığı, paylaşılan hesap bilgilerinin ...'a ait olduğu; aynı saat 14:25'te davacı muhasebe görevlisi ...'in cevabi e-postasında neden ödeme yapılması gerektiğinin sorulduğu, varsa kararın paylaşılması istenildiği, yasal olarak (davalı) ...
Ltd. Şti.'ye borçlu olunduğunun belirtildiği ve yine aynı gün 02/10/2018 tarihinde hukuk bürosundan gönderilen e-postada, davalının vekili olduklarını, vekaletname gönderdiklerini, çek için ekte gönderilen ödeme yasağı kararının verildiğini, yetkili hamil olan davalıya ödeme yapılmasının gerektiği bildirilmiş,davacı,bildirilen banka hesabına 08/10/2018 tarihinde 37.900-TL ödeme yapmıştır.
Daha sonra 10/12/2018 tarihinde çekin yetkili hamili ..., davacıya, davalıya ve cirantalara çekten dolayı ferilerle birlikte toplam 43.119,82-TL talepli icra takibi başlatmıştır. Davacı da bu takip kapsamında 17/01/2019 tarihinde toplam 44.500-TL ödemiş ve ödemeye istinaden çeki icra dairesinden 08/02/2019 tarihinde teslim almıştır.TTK'nın 651/2 maddesi uyarınca, zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteme hakkı senet üzerinde hak sahibi bulunan hamile aittir.
Kıymetli evrakta hakkın senede bağlı olması nedeniyle, senedin zayi olması halinde hak sahibi hamile iptal kararı alarak, hakkını senetsiz olarak ileri sürme veya yeni bir kıymetli evrak tanzimini isteme olanağı tanınmak istenmiştir (TTK 652).
Ayrıca kıymetli evraktaki bedel yetkili hamile ödenmesi gerektiğinden doğabilecek hak kaybının önlenmesi için de, mahkemelerce ihtiyati tedbir kapsamında kıymetli evrakın ödenmemesi hususunda ödeme yasağı konulması kararları verilmektedir.
Davacının kendisine ve diğer çek ilgililerine yöneltilen takip alacaklısına ödediği, 44.500-TL ile davalıya önce ödediği ve ödeme yaptığı ... tarafından iade edilen çek bedeli 37.900-TL arasındaki fark olan 6.600-TL'yi de bu dava kapsamındaki takipte talep etmiştir.
Davacının keşide ederek aldığı mal karşılığı davalıya verdiği çekin davalı tarafından ciro edilerek verilen dava dışı ...'ın açtığı çek iptal davasında, davaya konu çek hakkındaki mahkemenin 14/09/2018 tarihli ödeme yasağı kararı davacı tarafından bilinmesine rağmen, davalının avukatları tarafından kendisiyle irtibata geçildiğinde davacı kendi rızasıyla ödeme yapmıştır. Daha sonra da, yetkili hamil tarafından kendisine yöneltilen takip borcunu ödemiştir.
Fakat davacının, ödeme yasağı kararına rağmen ve ödeme yasağı kararına göre yetkili hamil olmadığı anlaşılan davalıya yaptığı ödeme nedeniyle, tekrar yetkili hamile ödeme yaptığından bahisle uğradığı zararı davalıdan talep hakkı bulunmamaktadır.Bu kapsamda, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan davacı, davalı ile dava dışı ...'ın, başka firmalar nezdinde de benzer durumlar yaşadığını, aralarında danışıklılık bulunduğunun e-postalardan anlaşıldığını ve avukatlarının aynı kişi olduğunu ileri sürmüş ise de,iddialar soyut kaldığından bu iddiaya ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiş ,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/174, K. 2024/1563, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama