İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1776 K.2026/106

İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2022/1776Karar2026/106Tarih22 Ocak 2026Okuma13 dk · 2.645 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Ocak 2026
Dosya no
2022/1776
Karar no
2026/106
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/06/2022
Numarası
2018/438 Esas - 2022/559 Karar
Dava
Hisse Tescili ve Alacak
Dava tarihi
17/01/2018
İstinaf karar tarihi
22/01/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.645 kelime·13 dk okuma·6 bölüm

İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında, diğer davalı şirketin hissesinin devri hususunda 14/07/2016 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince davalı ...'e ait %24,9 şirket hissesinin müvekkiline devri kararlaştırıldığını, hisse devrinin dayanağını teşkil eden .... projesiyle ilgili müvekkilinin kendi edimlerini yerine getirdiği halde davalının hisseleri devretmediğini ileri sürerek, davalı ...'ün %24,9 oranındaki hissesinin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 06/12/2019 tarihli dilekçesiyle, yargılama sırasında davalı ...'ün hisselerini 3. kişilere devrettiğinden davayı HMK 125'e göre tazminat davasına dönüştürdüklerini ve 1.494.000-TL'nin davalılardan reeskont faiziyle tahsilini istemiştir.

ISLAH

Davacı vekili 25/03/2022 tarihli dilekçesiyle, HMKnın 176 maddesine göre yapılan kısmi ıslah uyarınca terditli olarak, ikinci bilirkişi heyet raporunda davalı ...’ün müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiği davalı şirketteki %24,9 oranındaki payın dava tarihindeki değerinin 51.621.023,59-TL olduğunun tespit edildiğini belirterek,

davalılar tarafından hisse devir sözleşmesi’ne aykırı şekilde müvekkiline devredilmesi öngörülen ancak devredilmeyen %24,9 orandaki payların dava tarihindeki değerinin fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.494.000-TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalılardan müştereken tahsiline veya aksi kanaate varılması halinde döviz kurundan kaynaklı munzam zarar talebi dahil fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla hisse devir sözleşmesinde taraflarca müştereken kararlaştırılan 1.000.000-USD cezai şart bedelinin şimdilik 100.570,84-USD’lik kısmının (TL karşılığı: 1.494.000-TL)

(TCMB’nin ıslah tarihi olan 23/03/2022 tarihli USD efektif satış kuru 14,8552den) dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca USD için 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı şirket vekili, öncelikle müvekkili şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını, bu nedenlerle müvekkili şirket aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan; aksi halde, davacının hisse devrini gerektirir herhangi bir hizmeti bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, taraflar arasındaki 14/07/2016 tarihli hisse devri sözleşmesine göre, davacı tarafından... projesinin hayata geçirilmesi için herhangi bir hizmet sunulmadığını, bu nedenlerle davacının hisse devrine yönelik istemde bulunamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacı ile davalı ... arasında düzenlenen 14/07/2016 tarihli hisse devir sözleşmesine göre, davalının şirketteki %24,9 oranındaki payını davacıya devretmeyi taahhüt ettiği, ancak yargılama sırasında davalının paylarını 3. bir kişiye satması nedeniyle davacının HMK nın 125/1-b maddesi kapsamında tercih hakkını devredilen paylar yönünden tazminat istemi olarak kullandığı, bilirkişi raporuna göre devredilen payların bedelinin dava tarihi itibariyle taleple bağlı kalınarak 1.494.000-TL olduğu, davacının davalı ...'ten bu tutarı isteyebileceği;

davalı şirketin sözleşmenin tarafı olmaması ve hisse devrinden kaynaklı tazminattan sorumlu tutulmasını gerektirir neden bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirket aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine; davacının davalı ... aleyhine açılan tazminat davasının kabulüne 1.494.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili, 14/07/2016 tarihinde hisse devri sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacının dava konusu ... ve... projesine finansal anlamda destek vermeyi ve finansmanını banka kredisiyle sağlayacağını taahhüt ettiğini, projeye davacı tarafından verilecek hizmetin karşılığı olarak da müvekkilinin, kendisine ait 747 paya karşılık %24,9 hissenin tamamını davacıya devredeceğini beyan ettiğini; davacının 04/11/2020 tarihli duruşmada "..vermiş olduğumuz hizmet teknik bir hizmettir.

Eğer projeden sonra ilişkimiz devam etseydi davalı tarafın verilmediğini iddia ettiği hizmeti verecektik.." şeklinde beyanda bulunduğunu; davacının, sözleşme gereğince vermeyi taahhüt ettiği tek hizmetin, projeye banka kredisi olacak şekilde finansman sağlamak olduğunu, sözleşmede teknik anlamda verilecek bir hizmetten bahsedilmediğini, davacı, taahhüt ettiği "finansal hizmeti" müvekkiline ve şirkete vermediğini açıkça söylediğini, bunun bile tek başına davanın reddi sebebi olduğunu; bilirkişi raporlarında davacının taahhütlerini yerine getirmediğinin saptandığını ve verilmeyen hizmet için bedel talep edilemeyeceğini belirterek,

kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, şirket hisse devir sözleşmesi kapsamında davalı ...'ün şirketteki paylarının davacıya devredilmediğinden bahisle payların bedelinin tazmini istemine ilişkindir.

Davaya dayanak teşkil eden davacı ile davalı ... arasındaki "Hisse Devir Sözleşmesi - 14.07.2016" başlıklı tek sayfadan oluşan belge "(2.

Paragraf) ..., .... ve... projesinin Şirketin üstlendiğini beyan ederek, iş bu sözleşme tarihinden itibaren en geç 18 ay içinde, Şirketin ...'ye verilecek .... ve... proje yapım maliyetinin en az %25'nin tüm ortaklar tarafından ortakların kendi payları doğrultusunda şirkete sermaye olarak ödeneceğini ve herhangi bir bankadan bu sözleşme tarihinden itibaren en geç 18 ay içerisinde proje finansmanı sağladığına dair sözleşme yapılacağını,

bu şartların yerine getirilmemesi halinde Şirket hisselerin en az 1530 adet payına karşılık %51'lik bölümünün ...tarafından Şirket ödenmiş sermaye bedelinin %200 fazlası kadar bir bedel ile satın alınmasını sağlayacağını beyan ve taahhüt eder. Şirket ödenmiş sermayesi en fazla 3.000.000-TL olarak belirlenmiş olup, ilave şirket sermaye miktarına karşılık pay ödemesi sadece ödenen ilave sermaye payı kadar olacaktır. (3.

Paragraf) ..., ...A.Ş.'ye ait ...../02/2016 tarih ..... sayı ile .....

Ticaret Sicil Müdürlüğünce yayınlanan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde mevcut olan 3000 pay sahibi ortaklık yapısındaki kişilerin işbu sözleşme tarihi itibariyle aynen mevcut olduğunu kendisinin de bu doğrultuda işbu sözleşme tarihi itibariyle 747 paya karşılık %24,9 hissesinin olduğunu beyan etmiştir. ... kendisine ait paylardan 350 adet payından fazlasını ...haricinde başka bir kurum, kooperatif, tüzel ve özel kişiye devir etmeyeceğini, ...'a devir etmesi halinde satış bedelinin en fazla kendisine ait şirket ödenmiş sermaye bedelinin %200 fazlası kadar olacağını beyan ve taahhüt eder.

Şirket ödenmiş sermayesi 3.000.000-TL olarak belirlenmiş olup, ilave şirket sermeye miktarına karşılık pay ödemesi sadece ödenen ilave sermaye payı kadar olacaktır. (4.

Paragraf) Ayrıca kendisine ait hisseler dışında yukarıda belirtilen ...../02/2016 tarih ve ....... sayı ile ....Ticaret Sicil Müdürlüğünce yayınlanan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde mevcut olan 2253 pay sahibi ortaklardan toplamda 300 pay miktarından fazla bir ortaklık değişimi olması halinde kayıtsız şartsız herhangi bir itiraz hakkı olmaksızın kendisine ait 747 paya karşılık %24,9 hissenin tamamını en fazla kendisine ait ödenmiş sermaye bedeli üzerinden ...'a ilk yazılı talebi üzerine en fazla 5 işgünü içinde devir edeceğini beyan ve taahhüt eder.

(5. Paragraf) ....., ... A.Ş.'ye ait en az 1530 adet payın kendisinde veya kendisinin devir edeceği tüzel kişilikte olması halinde gerekli öz kaynağın sağlanması durumunda .... ve... projesinin finansmanını Banka kredisi ile sağlayacağını beyan ve taahhüt eder. Finansman konusunda ...'ın çalışma ve masrafları nedeniyle işbu sözleşmenin ... tarafindan ihlali halinde veya yukarıda beyan edilen bilgilerin işbu sözleşme tarihi itibariyle doğru olmaması halinde, ...

1.000.000-USD'yi (bir milyon) ...'a ödemeyi taahhüt eder." şeklinde düzenlenmiştir.

Davalı şirket, 11/02/2016 tarihinde 3.000.000-TL sermaye ile kurulmuş olup, beher hisse l.000-TL nominal değerden 3.000 adet hisse mevcuttur. Bu hisselerin 2.100 tanesi imtiyazlı hisse olup (A) grubu hisselerdir. Davalı ... 747 pay ile %24,9 hisseye sahip olup, bu hisseler C grubudur.Nominal değeri 747.000-TL'dir. 08/03/2017 tarihinde sermaye 3.000.000-TL'den 6.000.000-TL'ye çıkarılmış, davalının pay oranı aynı kalmakla beraber bedeli 1.494.000-TL'ye yükselmiş.

18.01.2018 tarihinde davalı hisselerini devretmek amacıyla anlaşma yapmış, 05/03/2019 ve 13/03/2019 tarihlerinde hisse devirleri tamamlanarak pay oranı %1'e düşmüş, nominal değeri 60.000-TL'dir.

12/04/2019 tarihinde sermaye 36.000.000-TL'ye çıkarılmıştır.Davacı dava dilekçesinde (4. ve 5. sayfalar) "1.Davalı Hisse Devir Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini belirlenen kesin vade içerisinde yerine getirmeyerek temerrüde düşmüştür...Davalı bu Sözleşme kapsamında Sözleşme’nin imza tarihinden itibaren 18 ay içinde, yani 14.01.2018 tarihine kadar yerine getirmesi gereken; - projenin yapım maliyetinin en az %25’inin tüm ortaklar tarafından ortakların kendi payları doğrultusunda şirket’e sermaye olarak ödenmesini sağlama yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.

Proje’nin yapım maliyeti/ bedeli. Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu’nun askıya alınmasından sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın internet sitesinde yayınlanan ÇED dosyasından (Ek-4); öğrenilmiş olup yaklaşık 340.000.000 TL’dir. Proje’ye ilişkin olarak 22.11.2017 tarihinde "ÇED Olumlu" kararı verilmiştir.

Bu kapsamda, davalının Sözleşme kapsamında yukarıda belirtilen taahhütleri ışığında, 14.01.2018 tarihine tüm ortakların yapım maliyetinin en az 90.000.000- TL’lik kısmı sermaye olarak ödemesini sağlaması gerektiği açıktır. Ancak, davalı ... tarafından bu tarihe kadar böyle bir ödeme sağlanmamıştır. -Herhangi bir bankadan proje finansmanı sağlanması için sözleşme yapılması yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.

Şirket tarafından proje finansmanı için herhangi bir kredi sözleşmesi imzalanmamış ve yürürlüğe konmamıştır. Yukarıda açıklanan tüm bu olgular ışığında, Sözleşme kapsamında davalının yükümlülüklerini yerine getirmesi için TBK nın 117/2. maddesi anlamında "kesin vade" belirlendiği; ancak davalının belirlenen bu vade içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmeyerek 14.01.2018 itibari ile temerrüde düştüğü açıktır." demek suretiyle, davada sözleşmenin 2. paragrafına dayanmıştır.

Dava dilekçesinde harca esas değer 1.494.000-TL gösterilmiş. 17/02/2018 tarihli duruşmada davacı vekili talep miktarına ilişkin yaptığı açıklamada sözleşmeye göre devir bedeli açısından şirket sermayesinin 3.000.000-TL olduğunu, sözleşmeye göre sermaye bedelinin %200 fazlasının %24'ü devralınacağından bu kapsamda yapılan hesaplamada dava değerinin 1.494.000-TL olarak hesaplandığını beyan etmiştir.

Davacı vekili sunduğu 12/02/2021 tarihli dilekçede, müvekkilinin dava konusu taahhüt ile yükümlendiği danışmanlık hizmetinin, su kullanım hakkı ihalesinin kazanılması, ihalenin kazanılmasından sonraki süreçte ise müvekkili tarafından idare nezdinde alınacak izinler ve projeye finansman sağlanması hususlarını kapsadığını; bu hizmetler nedeniyle müvekkiline nakdi ödeme yapılamayacağının şifahen belirtildiğini, hizmetlerin karşılığı olarak kendisine şirket hisselerinin devredilmesi hususuna yönelik taahhüt akdedildiğini belirtmiştir.

Davalılar vekilleri bu dilekçeye cevaben sundukları 23/02/2021 ve 01/03/2021 havale tarihli dilekçelerde, davacının o dilekçeye kadar teknik hizmet verme hususundan söz etmediğini ve iddianın genişletilmesine muvafakat etmediklerini beyan etmişlerdir.Davacı vekili ıslah dilekçesinde de, söz konusu hizmetleri verdiğini, 2. bilirkişi heyetinin dava tarihi itibariyle davalı şirketin talebe konu %24,9 hisse değerinin 51.621.023,59-TL olarak hesapladıklarını, davayı terditli olarak ıslah ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzre şimdilik 1.490.000-TL'nişn davalılardan tahsiline,

bu talep mahkemece kabul edilmezse her türlü hakları saklı kalmak üzere sözleşmedeki 1.000.000-USD cezai şart bedelinin 100.570,84-USD'lik kısmının karşılığı 1.494.000-TL'nin tahsilini istemiştir. Mahkemece hisse bedelinin dava tarihi itibariyle değeri olan taleple bağlı kalınarak 1.494.000-TL'nin davalı ...'.. tahsiline; diğer davalı şirket bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Davalı şirkete ilişkin ret kararı istinaf edilmediğinden kesinleşmiştir.Mahkemece, "Dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğü" başlıklı 29. ve "Hâkimin davayı aydınlatma ödevi" başlıklı 31. maddelerine göre, davacı asil ve davalı asil ... 04/11/2020 tarihli duruşmada dinlenilmiştir. Davacı asil "... tarafından ihale edilen Giresun'da mevcut... projesi kapsamında mesleğim gereğince davalı tarafa hizmet sundum.

Davalı ... projenin uygulanacağı Kovanlık bölgesinin yerlisidir. Kendisi bildiğim kadarıyla bölgede Belediye Başkanlığı yapmıştır. Söz konusu... projesiyle kendileri ilgileniyordu. Ben de mesleğim gereği proje kapsamında kendilerine hizmet sundum. Hizmetimin karşılığında sözleşmede belirtilen hisse tarafıma devredilecekti. Zira verdiğim hizmetin karşılığında herhangi bir nakit almadım. Emeğimin karşılığı şirketin hisse devri ile ödenecekti.

Dolayısıyla davalı taraf ile birlikte projeyi tamamlayacaktık. Bu vesile ile ben de şirkete sözleşmedeki hisse oranında ortak olacaktım. ... tarafından yapılan ihalede ihaleyi davalı taraf almıştır. Biz ihaleye girmedik. Benim amacım ihaleden sonra davalı taraf ile birlikte projeyi tamamlamaktır. Bildiğim kadarıyla proje tamamlanıp tesis işletmeye alınmıştır. Ancak davalı taraf sözleşme gereğince devretmesi gereken hisseyi devretmemiştir.

Talebimiz de devredilmeyen hissenin devrine yöneliktir"; "ben ....'da ikamet etmekle birlikte dava konusu olan proje ile ilgili işleri yurt çapında takip ederiz, dolayısıyla takip etmiş olduğumuz proje kapsamında davalı taraf bizimle irtibat kurmuştur. Amacımız kendilerine hizmet edip mağdur olmalarını engellemektir. Ben vermiş olduğum hizmetin karşılığını alamadım". "Vermiş olduğumuz hizmet teknik bir hizmettir.

Eğer projeden sonra ilişkimiz devam etseydi davalı tarafın verilmediğini iddia ettiği hizmeti verecektik. Dolayısıyla davalı tarafa herhangi bir hizmet verilmediği yönündeki iddiası doğru değildir. Ben ihaleye kaç firmanın girdiği konusunda herhangi bir bilgim yoktur"; davalı asil ... "ben ....ili ....ilçesi ...olduğum dönemde yöremizde yapılacak olan... projesiyle ilgili halkında desteğini almak suretiyle kurduğumuz ... AŞ şirketi aracılığı ile ihaleye girme kararı aldık.

Amacımız yöremizde yapılacak olan... projesini halkla birlikte gerçekleştirmekti.

Bu aşamada davacı ...bizimle irtibat kurup defalarca beni başkanı olduğum ....den arayarak bizimle birlikte çalışmak istediklerini, kendilerinin Ankara'da hem ...'de hem de ...'da güçlü olduklarını, kendileriyle çalışmamamız halinde projenin akamete uğrayacağını ifade etmeleri karşısında ben de kendimce yaptığım araştırmada davacının belirtilen kurumlarda güçlü olduğunu tespit ettim ve bu nedenlerle yöremizde yapılacak olan projenin aksamaması ve zaman kazanmak amacıyla dava konusu yapılan hisse devrine ilişkin sözleşmeyi imzaladık.

Şirketimizin ana sözleşmesine göre hisse devrinde yetkili olmamakla birlikte davacı taraf bu hususu bildiği halde sözleşmeyi hazırlayarak bana imzalatmıştır. Davacı tarafın ihaleye girmeme veya ihaleden çekilme gibi bir talepleri olmamıştır. Ancak yukarıda bahsettiğim olaylar kapsamında ve sözleşmeyi de imzalamış olmam nedeniyle haliyle ve doğal olarak kendileri ihaleye girmemiştir.

Yöre halkıyla birlikte kurduğumuz davalı şirket aracılığıyla söz konusu... projesini tamamladık ve işletmeye de aldık. Ben yargılama aşamasında kendime ait hisseleri üçüncü bir kişiye devrettim" şeklinde beyanlarda bulunmuşlardır.

Somut olayda davacının alacağının dayanağı olarak gösterdiği 14/07/2016 tarihli sözleşmenin 2. paragrafında, davalı ...'ün, .... projesini şirketin üstlendiğini, sözleşmeden itibaren en geç 18 ay içinde, şirketin ...'ye verilecek proje yapım maliyetinin en az %25'nin tüm ortaklar tarafından ortakların kendi payları doğrultusunda şirkete sermaye olarak ödeneceğini ve herhangi bir bankadan sözleşme tarihinden itibaren en geç 18 ay içinde proje finansmanı sağladığına dair sözleşme yapılacağını, bu şartların yerine getirilmemesi halinde şirket hisselerinin en az 1.530 adet payına karşılık %51'lik bölümünün,

davacı tarafından şirket ödenmiş sermaye bedelinin %200 fazlası kadar bir bedel ile satın alınmasını sağlayacağını beyan ve taahhüt ettiği; şirket ödenmiş sermayesinin en fazla 3.000.000-TL olarak belirlendiği, ilave şirket sermaye miktarına karşılık pay ödemesi sadece ödenen ilave sermaye payı kadar olacağı kabul edilmiştir.

Görüldüğü gibi sözleşmeden 18 ay içinde yapım maliyetinin %25'inin sermaye olarak ödenmesi ve bir bankayla proje finansmanı sağlanması hususunda sözleşme yapılmazsa, davalı ...'ün şirketin %51 hissesinin belirlenen bedeli mukabilinde davacıya satılmasını sağlayacağı taahhüdünde bulunmuştur.

Davacı bu taahhüdün yerine gelmediğini iddia etmekte, ancak dava açıldığında davacının uhdesindeki %24,9 hisseyi; dava devam ederken bu hisseler devredildiğinden hisselerin bedelini istemiştir. Sözleşmenin 3. paragrafında davalı ...'ün şirketteki hissesinin 747 paya karşılık gelen %24,9 oranında olduğu yazılmış ve yargılamada da o oranda (C) grubu hissesi olduğu anlaşılmıştır.

Sözleşmenin hiç bir maddesinde, davacının davalılara proje kapsamında bir hizmet vereceği ve bunun karşılığında bedelsiz olarak şirketin hissesini alacağı yönünde bir düzenleme yoktur. Davacı bu yöndeki iddiasını, ispat edememiştir.Sözleşmenin 3. paragrafında, davalı ...'ün hisselerinden 350 adetten fazlasını davacı dışında birisine devretmeyeceğini, davacıya devretmesi halinde yapacağı satışın da belirlenen bedelle olacağı kararlaştırılmıştır.

Yani burada da davacıya bedelsiz bir devirden söz edilmemiştir. 4. paragrafta da, davalı ...'ün hisseleri dışındaki hisselerin 300 adetten fazlasının el değiştirmesi halinde davacının yazılı ihbarından itibaren 5 gün içinde davalı ...'ün hisselerini kayıtsız şartsız belirlenen bedelle davacıya devredeceği düzenlenmiştir. Burada da şarta bağlı olarak, bedelli devir kararlaştırılmıştır.

Son yani 5. paragrafta da davacının, davalı şirketin 1.530 hissesine sahip olursa, projenin finansmanını banka kredisiyle sağlayacağını taahhüt ettiği; davacının finansman konusundaki çalışma ve masrafları nedeniyle sözleşmenin davalı ... tarafından ihlali halinde veya yukarıda beyan edilen bilgilerin sözleşme tarihinde doğru olmaması halinde, davalı ... 1.000.000-USD cezai şartı davacıya ödemeyi taahhüt etmiştir.

Fakat bu paragraftaki şart yani davacının 1.530 hissesine sahip olma şartı gerçekleşmemiş olup, davacının da projenin finansmanını sağlama taahhüdü şartı oluşmamıştır. Davacı da projenin finansmanını sağladığına veya projeye iddia ettiği şekilde destek-hizmet verdiğine dair bir delil dosyaya sunmamıştır.

1.000.000-USD cezai şart da davacının finansman konusundaki çalışma ve masrafları ile sözleşmedeki bilgilerin doğruluğu için düzenlenmiş olup, diğer paragraflara ilişkin düzenlenmemiştir.

Davacının finansman konusunda çalışması bulunmadığından ve sözleşmedeki bilgilerin doğru olmadığı da belirlenmediğinden, cezai şartın da koşulları gerçekleşmemiştir.Ayrıca davacının, davalı ...'e gönderdiği 25/11/2016, 09/02/2017 ve 30/10/2017 tarihli ihtarnamelerde de, davada dayandığı sözleşmenin 2. paragrafıyla ilgisi bulunmamaktadır.

Bu tespitlerden hareketle davacı, davalı ...'ten olan alacağını ispat edemediğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, davanın davalı ... bakımından da reddine karar verilmesi gerekirken, belirtilen davalı için kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek ve kararın kesinleşen yönleri tekrar edilerek, davanın davalı ... açısından reddine ve diğer davalı şirket açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../06/2022 Tarih ve 2018/... Esas - 2022/.... Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA,"Davalı ... bakımından yerinde görülmeyen davanın reddine, Davalı.......... AŞ bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,"

İlk derece yargılamasına ilişkin olarak. "Alınması gereken 732-TL karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 25.513,79-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 24.781,79-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı... ... AŞ tarafından yapılan 6,50-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davalı... ...

AŞ lehine takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,Davalı ... lehine takdir olunan 227.160-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,Karar kesinleştiğinde ve kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılan 25.513,78-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,

davalı ... tarafından yapılan 150-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1776, K. 2026/106, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Islah
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkeme Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1776
Karar No
2026/106
Tarih
22 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1788 K.2026/59
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1794 K.2026/39
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1804 K.2026/162
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2022/1815 K.2026/58
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1869 K.2026/58
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1870 K.2025/2063

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.