KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Dosya no
- 2022/2007
- Karar no
- 2025/1512
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/05/2022
- Numarası
- 2019/690 Esas 2022/307 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/12/2019
- İstinaf karar tarihi
- 02/10/2025
Karar Metni
1.153 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; yurt dışında mukim ihracatçı şirket olan müvekkilinin, davalı şirketin siparişi üzerine 22/05/2018 tarihli 15.090,75-Euro bedelli fatura muhteviyatı emtiayı gönderdiğini, ödenmeyen emtia bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe yerinde olmayan sebeplerle itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirket ile davacı arasında geçmişe dayalı ticari ilişki bulunduğunu, ancak dava konusu ürünler müvekkiline teslim edilmediğinden, borca itiraz edildiğini, davacının malların teslimini ispat etmesi gerektiğini, mallarla ilgili ithalatı tevsik eden herhangi bir evrak sunulmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; alınan bilirkişi raporuna göre, dava ve icra takibine konu faturanın davalı kayıtlarında yer almadığı, vergi dairesine bildiriminin yapılmadığı, davalı kayıtlarına göre davacının alacak bakiyesinin sıfır olduğunun anlaşıldığı, bilirkişi heyetince, davalı tarafından fatura tarihinden önce yapılan 1.500-Euro ödemenin ön ödeme olarak değerlendirilebileceği, bunun da fatura konusu malların davalı tarafça sipariş edildiğini gösterdiği, ...
Gemi Acenteliği'nin 04.06.2021 tarihli yazıya göre yük ilgilisinin yük bedelinin kur artışı nedeniyle ödenmediğini bildirdiği ve yükü teslim almadığından malı teslim almada temerrüte düştüğü, malın gümrükten teslim alınmaması nedeniyle tasfiyesinden davalının sorumlu olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de, mahkemece bu görüşün kabul edilmediği, zira 1.500-Euro ödemenin dava konusu fatura konusu malların siparişine ilişkin olduğu, dava ve icra takip konusu fatura konusu malların davalı tarafından sipariş edildiği, gümrükçe veya davacı alacaklı tarafça malların teslim alınmasına ilişkin davalıya bildirim yapıldığı,
malların davalı tarafça teslim alınmadığı ve bu kapsamda davalının teslimde temerrüte düştüğü hususlarının dosya kapsamı delillerden anlaşılamadığı, ...'nin 04.06.2021 tarihli yazısının davalının malları teslim almada temerrüte düştüğünü tek başına ispatlayıcı mahiyette olmadığı, davalının bu şekilde beyanda bulunduğuna dair bir delil bulunmadığı, davacı tarafça, fatura konusu malların davalı tarafça sipariş edildiği, malların davalıya teslim edildiği ya da davalının teslim almada temerrüte düştüğü, faturanın davacıya teslim edildiği ve fatura içerine itiraz edilmediği,
fatura kapsamında takip talebinde belirtilen miktarda alacaklı olduğu hususlarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; takip ve dava konusu fatura içeriği emtia gemi ile taşınmış olup, 28.05.2018 tarihli konşimentoda alıcının davalı olduğunu, taşıyıcı acentesinin yazı cevabı ve konşimentoya göre deniz yoluyla gönderilen emtianın gümrük sahasına indirildiği, taşıma şirketi yerel acentesinin yük ilgilisi davalıya ulaştığı, davalının emtia bedelinin kur artışı nedeniyle ödenemediğini acentaya bildirildiği, gümrükte teslim alınmayan emtianın açık arttırmada satıldığı hususlarının sabit olduğunu, bilirkişi raporunda da fatura içeriği emtianın Türkiye'ye geldiği,
davalının malları teslim almada temerrüte düştüğü ve satılanın risklerinin alıcı davalıya geçtiği, malların gümrükte tasfiye edilmesinden ötürü davalının sorumlu olduğu hususlarının bildirildiği, müvekkilinin bedelinin %30 kısmını peşin aldığı fatura içeriği emtiayı davalıya deniz yoluyla gönderdiğini, emtiayı haksız gerekçe ile gümrükten almayıp açık arttırma sureti ile gümrükte satılmasına davalı sebep olmakla, fatura bedelinin bakiyesinden davalının sorumlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; yurt dışında yerleşik davacı tarafça davalıya takip konusu malların satışının yapıldığı ancak bedelinin ödenmediği ileri sürülerek, davalının fatura alacağına dayalı takibe itirazının iptali talep edilmiş olup, davalı tarafça ise fatura konusu malların teslim edilmediği savunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; takip konusu davacı faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak davalının defterlerinde davacıya 10.04.2018 tarihinde yapılan 1.500-Euro ödeme kaydının bulunduğu, davacı tarafça düzenlenen faturanın davalının 1.500-Euro ödemesi düşülerek 13.590,75-Euro üzerinden düzenlendiği, faturanın davalı tarafından alınıp alınmadığının belirli olmadığı, faturaya konu malların ...sayılı konişmento tahtında ihbar edileni davalı şirket olacak şekilde Türkiye'ye geldiği, mallar hakkında Ambarlı Gümrük Müdürlüğünce 04.06.2018 tarihli özet beyan tescili yapıldığı,
18.05.2021 tarihli müzekkereye cevap niteliğinde dosyaya sunulan yazıda, yük ilgilisinin yükün bedelinin kur artışı nedeni ile ödenemediğini bildirdiği ve yükü teslim almadığı, yüke ilişkin ordinonun yine davalı tarafından teslim alınmadığı, davalının gerek malları fiilen teslim almama gerekse de bu amaca hizmet eden davranışlarda bulunmaması nedeniyle temerrüde düştüğü ve satılanın risklerinin de alıcıya geçtiği, yükün gümrük idaresince mevzuat gereği geçici depolama süresi olan 45 gün içerisinde herhangi bir işleme tabi tutulmaması nedeniyle tasfiye edildiği, malların tasfiye edilmesinden davalının sorumlu olduğu bildirilmiştir.
Bu tespitlere ve davalı tarafça davacıya fatura tarihinden önce yapılan kısmi ödemeye göre, fatura konusu malların davalının siparişi üzerine davacı tarafça deniz yolu ile gönderildiği, mallar Türkiye'ye ulaşarak gümrük sahasına indirildikten sonra davalı tarafça teslim alınmadığı ve bu nedenle gümrük mevzuatı gereği tasfiye edildiği sabittir.
Mahkemeye taşıyıcı ... acentesi tarafından gönderilen 04.06.2021 tarihli yazıda da, yük ilgilisinin yük bedelinin kur artışı nedeniyle ödenemediğini bildirdiği, bu nedenle yükün teslim alınmadığı ve malların açık artırmada satıldığı bildirilmiştir. TBK'nın 232. maddesine göre alıcı, satış sözleşmesinde kararlaştırılmış olduğu biçimde satış bedelini ödemek ve kendisine sunulan satılanı devralmakla yükümlüdür.
Bu kapsamda somut olayda davalının satışa konu malları teslim almayarak temerrüte düştüğü, kendi kusuruyla tasfiye edilmesine sebebiyet verdiği sabit olup, malların bakiye satış bedelinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Diğer yandan alacak likit olup davalı da itirazında haksız bulunmakla, icra inkar tazminatı talep koşulları oluşmuştur.Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın kabulüne" karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/2007, K. 2025/1512, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama