KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/222
- Karar no
- 2024/1491
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/12/2020
- Numarası
- 2020/18 Esas 2020/846 Karar
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
932 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, icra takibine konu edilen senedin müvekkili tarafından 26/08/2018 tarihli komisyon ücret sözleşmesine dayanılarak tanzim edildiğini ve sözleşmede satıcı olarak yazılı ...'e teslim edildiğini, müvekkilinin Eyüp ...
Noterliğinin 23/11/2018 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 26/08/2018 tarihli alıcı ve satıcı arasında gayrimenkul alım satımı konusunda aracılık yapıldığına dair tellaliye ve komisyon ücret sözleşmesini feshettiğini, yüksek faiz ve döviz artışının meydana gelmesi üzerine müvekkilinin taşınmazı alamayacak hale geldiğini, ihtara verilen cevapla sözleşmede belirtilen 10.000-TL senet bedelini cayma akçesi olarak hesaplarına yatırmasını ihtar ettiklerini, müvekkilinin cayma akçesinden dolayı borçlu olmadığını, senedin lehdarı olarak görünen ... ve hamil ...'ın 26/08/2018 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığını,
sözleşme gereğince bahsi geçen senedin sözleşmenin tarafları arasında geçerli olduğunu, ifa imkansızlığı nedeniyle senedin hükümsüz kaldığını belirterek müvekkilinin takibe konu 26/08/2018 keşide, 26/09/2018 vade tarihli 10.000-TL bedelli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; takibe dayanak bonoda keşidecinin davacı, lehtarın ..., davalının da hamil olduğu, bonoda bedelin nakden ahzolunduğunun yazıldığı, davacı tarafından sunulan tellaliye ve komisyon ücret sözleşmesinde emlak komisyoncusunun ve taşınmaz sahibinin dava dışı kişiler olduğu, sözleşmenin 5. maddesinde alıcının bu satışa mahsuben satıcıya cayma akçesi olarak 10.000-TL senedi kapora olarak verdiğinin yazıldığı, ancak senede ilişkin bilgilerin sözleşmeye dercedilmediği, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu, senedin aksini iddia eden tarafın iddiasını ispatla yükümlü olduğu,
takibe konu senet metninde senedin teminat niteliğinde olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı, bu yönde delil ibraz edilmediği, sözleşmenin nisbiliği ilkesi uyarınca sözleşme içeriğinin sözleşmenin tarafı olmayan kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, teminat ilişkisinin varlığı halinde de bu iddianın tarafları arasında ileri sürülebileceği, davalı takip alacaklısının bonoyu ciro yoluyla devralan yetkili hamil olduğu, TTK'nın 687. maddesi gereğince davacının şahsi def'i ve savunmaları iyi niyetli hamile karşı ileri süremeyeceği, davalı tarafın bilerek davacının zararına hareket ettiğine dair herhangi bir delil mevcut olmadığı,
davacı tarafın açıkça yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; bahsi geçen senedin aracılık sözleşmesi kapsamında düzenlenerek ...'e teslim edildiğini, senedin sözleşmede açıkça gösterildiğini, ...'in senette adının geçmediğini, ... tarafından yapılan bir ciro bulunmadığını, sözleşmenin taraflarından ...Ltd Şti'nin 10.000-TL senet bedelinin cayma akçesi olarak hesaplarına yatırılmasını ihtar ettiğini, çekilen ihtarnamelerden de anlaşılacağı üzere bahsi geçen kişilerle müvekkilinin ilgisi bulunmadığını, senedin alıcı kısmının doldurularak sözleşme harici kişilere verildiğini, müvekkilinin senet nedeniyle borçlu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir.
Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsizlik veya teminat senedi olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, ispat külfeti davacı borçluya düşer.
Bu kapsamda bononun teminat senedi olduğunu veya bedelsiz kaldığını iddia eden davacının, öncelikle bu iddiasını yazılı delille ispatlaması ve bundan sonra da senedi elinde bulunduran hamilin iyiniyetli hamil olmayıp, bonoyu iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlaması gerekir.
Davacı, dava dışı satıcı ...'in satıcı, dava dışı ...Ltd Şti'nin simsar, kendisinin alıcı olduğu taşınmaz satımı ve komisyon ücret sözleşmesi kapsamında, dava dışı ...'e dava konusu senedi verdiğini, ekonomik koşulların değişmesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini, senedin bedelsiz kaldığını, davalı ile aralarında hiç bir hukuki ilişki bulunmadığını belirterek takibe konu kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davacı dışı satıcı ... ve ...Ltd Şti arasında imzalanan sözleşmede davacının satıcı ...'e satışa mahsuben cayma akçesi olarak 10.000-TL bedeli senedi kaparo olarak verdiği yazılıdır. Sözleşmede senetle ilgili başka bir bilgiye yer verilmemiştir. Dava konusu 26/09/2018 vade tarihli senedin lehtarının ... olduğu, lehtarın cirosu ile senede davalı alacaklı ...'ın hamil olduğu, bedelin nakden alındığının yazılı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, takibe konu senedin satıcıya lehtar kısmı boş olarak verildiğini, senette lehtar olarak gösterilen kişi ve hamil ile aralarında hukuki ilişki bulunmadığını iddia etmiş ise de senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu hususunda ispat yükü davacının üzerindedir. Hamilin çeki elinde bulundurma nedenini açıklama ve bu hususu ispatlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Aksi düşüncenin kabulü senedin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.
Somut olayda davacı, senedin bahsi geçen sözleşme kapsamında düzenlendiğini, bedelsiz kaldığını, anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını yazılı delillerle ispatlayamamıştır. Diğer taraftan TTK'nın 778/1-(a). maddesi atfıyla bonolara uygulanacak 686/1. maddesi gereğince, bonoyu elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır.
Yine TTK'nın 778/1-(a). maddesinin atfıyla 687. maddesi gereğince şahsi defilerin davalı hamile karşı ileri sürülebilmesi için davalı hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmesi gerekir. Somut olayda, davalının dava konusu bonoyu kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğine yönelik delil bulunmadığı da dikkate alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/222, K. 2024/1491, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama