KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Dosya no
- 2022/2281
- Karar no
- 2025/2040
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/06/2022
- Numarası
- 2020/135 Esas 2022/493 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/03/2020
- İstinaf karar tarihi
- 11/12/2025
Karar Metni
998 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili; davalı hakkında İstanbul Anadolu 22. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinde davalının müvekkiline borçlu olduğunun tespit edileceğini, icra takibinde talep edilen 12.035,41-TL alacağın 996,33 TL'lik işlemiş faiz kısmını talep etmediklerini, bakiye 11.035,08-TL asıl alacağı talep ettiklerini belirterek, davalının itirazının 11.035,08-TL asıl alacak bakımından iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacının tanzim ettiği faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını,faturalara konu herhangi bir mal veya hizmet alımının da söz konusu olmadığını, davacının müvekkiline bu güne kadar usulüne uygun olarak tebliğ ettiği tüm gerçeğe dayalı fatura bedellerinin ödendiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, takip konusu alacağı oluşturan faturaların davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu, 02.05.2019 takip tarihi itibariyle davacı şirketin kendi defterlerinde 11.035,08-TL alacaklı gözüktüğü, fatura ve sevk irsaliyelerinin teslim alan kısımlarında ... ve ...'in isim ve imzaları bulunduğu, faturaların toplam tutarının 11.035,04 TL olduğu, davalının defterleri üzerinde yapılan incelemede ise, davacının takibe konu ettiği faturaların davalının kayıtlarında yer almadığı,
davacıya herhangi bir borç ve alacak bakiyesi kalmaksızın hesabın kapatıldığının tespit edildiği,davacının defterlerinde kayıtlı faturaların davalıda kayıtlı olmadığı,faturaların davalıya tebliğ edilmediği, davacının davalıdan talep edebileceği muaccel bir alacağı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; müvekkilinin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, takibe konu faturaların kayıtlı olduğu, faturaların sevk irsaliyelerinin teslim alan bölümlerinde ... ve ...'in isim ve imzalarının bulunduğu, davalının ticari defterlerinde bulunan ve davalının kabulünde olan başkaca sevk irsaliyelerinde de aynı kişilerin isim ve imzaları bulunduğu,
bu kişilerin davalı adına malları teslim almaya yetkili olarak kabulü gerektiği, müvekkilinin teslim edimini ispat ettiği hususlarının tespit edildiğini, faturaların davalının defterlerinde ise kayıtlı olmadığının tespit edildiğini, davalı tarafın aslında ürünleri aldığını kabul ettiğini, ancak faturaları kendi ticari defterlerine kötü niyetli olarak kaydetmediği,
faturaların kendilerine tebliğ edilmediğini iddia ettiğini, ayrıca takibe konu faturaların davalıya mail ile iletildiğini, davalının kabulünde olan ve ödeme yaptığını beyan ettiği faturaların da bu şekilde iletildiğini, davalının ticari defterlerinde dava konusu olan faturaların bulunmamasının, müvekkili aleyhine yorumlanamayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, açık hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Eldeki davada davalı sözleşmesel ilişkiyi kabul etmekle birlikte, borcu inkâr etmektedir.
Bu durumda faturalarda yazılı malların davalı tarafa teslim edildiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.
Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacı şirketin davalıya toplam 145.104,72-TL tutarlı faturaları borç olarak kaydettiği, karşılığında 134.069,64-TL alacak kaydetmek suretiyle takip tarihi itibariyle davalıdan 11.035,08-TL alacaklı gözüktüğü, takip konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, dayanak faturaların sevk irsaliyelerinin teslim alan bölümlerinde ... ve ...'in isim ve imzaların bulunduğu, taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan sevk irsaliyelerinde de bu kişilerin isim ve imzalarının bulunduğu,
bu nedenle bu kişilerin davalı adına malları teslim almaya yetkili kişiler olarak kabulünün gerektiği tespit edilmiştir. Davalının talimat yoluyla incelenen ticari defterlerinde ise davacının alacağa dayanak 6 adet faturasının kayıtlı olmadığı, davalının defterlerinin davacı şirkete borç alacak bakiyesi kalmaksızın hesabın kapatıldığı tespit edilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında tarafların cari hesapları arasındaki farklılık bakımından bir karşılaştırma yapılmamış olsa da, incelenen cari hesap ekstrelerine göre tarafların ticari defterleri arasındaki farkın, davacı tarafça davalı adına düzenlenen 12.03.2018 tarihli 3.844,57-TL tutarlı, 14.04.2018 tarihli 1.060,45-TL tutarlı, 14.04.2018 tarihli 4.002,27-TL tutarlı, 14.04.2018 tarihli 420,74-TL tutarlı, 23.04.2018 tarihli 119,55-TL tutarlı ve 23.04.2018 tarihli 1.586,46-TL tutarlı faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu faturalara ait irsaliyelerde teslim alan adı ve imzası bulunmakta olup, irsaliyelerde adı geçen kişilerin davalının çalışanı oldukları davalının da kabulündedir. Bu durumda söz konusu faturalar konusu malların davalıya teslim edildiği kanıtlanmış olup, faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması, alacağın varlığını kabule engel değildir.
Malların teslimi kanıtlandıktan sonra davalı tarafça borcun ödendiği veya başka bir suretle sona erdiği ileri sürülebilir ise de davalı tarafça ödeme yönünde bir iddia ve delil gösterilmemiştir. Bu durumda davanın kabulü gerekirken, mahkemece sırf faturaların davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davalıya tebliğ edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan alacak likit nitelikte olup davacı yararına icra inkar tazminatı talep koşulları da oluşmuştur. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın kabulüne" karar verilmiştir.
11/12/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/2281, K. 2025/2040, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama