KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Dosya no
- 2022/2320
- Karar no
- 2025/505
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/10/2022
- Numarası
- 2021/255 Esas - 2022/565 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu
Karar Metni
1.179 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davanın aktif husumet yokluğundan reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... numaralı abonman ve ... kati nakliyat emtea sigorta poliçesiyle sigortalı dava dışı ... A.Ş. tarafından İspanya'da mukim ...
S.A.'ya satılan 84 rulo soğuk çelik rulo saç emtiasının Türkiye'den İspanya'ya nakliyesinin deniz yoluyla davalı tarafından yapıldığını; emtianın 19/03/2019-21/03/2019 tarihleri arasında ... isimli gemiye "..." kaydıyla temiz ve sağlam bir şekilde yüklendiğini, geminin 10/04/2019 tarihinde İspanya Sagunto Liman'ına vardığını ancak tahliye çalışmaları sırasında 6 adet rulonun ambar içinde hasarlandığının tespit edildiğini, ... tarafından gemi ambarında bulunan rulolarla ilgili hasar raporu düzenlendiğini, hasar tespit çalışmasında 6 adet rulonun şerit çemberlerinin kopuk,
ruloların kenar plastik kapaklarının hasarlı ve tüm rulo gövdelerinde farklı boyutlarda deformasyon olduğunun tespit edildiğini; nihai hasarın ise üretim bandında belirlenebileceğinin belirtildiğini; nihai hasarın tespiti için ruloların üretim hattına alındığını ve servöyer eşliğinde yapılan tespitte 3 adet rulonun hasarlı olduğu ancak birindeki hasarın oksitlenmeye bağlı olduğunun tespit edildiğini, oksitlenme hasarı teminat kapsamı dışında olduğundan, diğer ... ve ... nolu rulolardaki 15.976 m fiziksel hasardan dolayı müvekkilinin poliçe kapsamında sigortalısına 20/03/2020 tarihinde 5.813,81-Euro tazminat ödendiğini;
nakliye sırasında emtiada oluşan hasardan sorumlu olan davalı aleyhine 41.203,05-TL asıl alacak ve 1.367,32-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.570,37-TL'nin tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davalının geminin donatanı/maliki/işleteni/kiracısı olmaması nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, emtianın satım akdinde teslim şeklinin ... (...-mal bedeli ve taşıma) olduğunu, buna göre risk yük alıcısına geçtiğinden davacının talep hakkı bulunmadığını, yükleme ve istifleme sorumluluğunun taşıma sözleşmesinde gösterilmesi ve davacının sözleşmeyi süresi içinde dosyaya sunmadığından iddiasını ispat edemediğini; risk eşyanın alıcısında bulunduğundan davacı sigortacının lütuf (ex gratia) ödemesi yaptığından rücu edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının yükteki hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğini iddia ettiği, navlun faturası düzenleyen davalının akdi taşıyan olduğundan pasif husumet ehliyeti bulunduğu; emtianın ... satış, yani taşıma sözleşmesinin satıcı-gönderici tarafından yapılıp, malların gemi küpeştesini geçtikten sonra masraf ve riskin alıcıya geçtiği satım şekli olduğu; ... satışa konu poliçede sigortalının, satıcı-gönderici olması durumunda satış yapan sigortalıya sigorta bedelinin ödenmesi hususunun sigortalının mal bedelini tahsil edememiş olması şartına bağlı olduğu,
dava dışı sigortalının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda, mal bedelinin banka yoluyla tahsil edildiğinin belirtildiği, buna göre sigortalı satıcının sigortalanabilir bir menfaati bulunmadığından ve davacının alacağın temliki suretiyle dahi taraf sıfatını kazanamayacağı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, kararın dayanağını teşkil eden mali müşavir bilirkişinin dava dışı ...
A.Ş.'nin defterlerinin incelendiği 21/04/2022 tarihli bilirkişi raporunun kendilerine HMK 280 ve 281'e aykırı olarak tebliğ edilmediğini, bu nedenle hukuki dinlenilme ve savunma haklarının ihlal edildiğini; mal bedelinin teslim tarihinde alıcıdan tahsil edilmediğini, malın alıcısı tarafından teslim alınmadan ve bedeli ödenmeden önce hasarlandığını, emtianın taşıma sırasında hasarlanması ve o aşamada mal bedelinin henüz ödenmemiş olması sebebiyle dava dışı sigortalı ...
A.Ş.'nin yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğunu; ... teslim şeklinde satıcının alıcıya ülkesindeki limanda teslim edilecek şekilde operasyonu tamamladığını, dolayısıyla satıcının alıcıya karşı malların teslimi nedeniyle sorumluluğunun devam ettiğini;
alıcı tarafından dava dışı sigortalıdan emtiadaki hasar sebebiyle 9.170-Euro'nun tahsil edildiğini, buna ilişkin dekontun istinaf dilekçesi ekinde sunulduğunu, bu tutarın sörvey raporu uyarınca müvekkili tarafından hasar olarak kabul edilmeyen ancak alıcının talebi doğrultusunda sigortalı tarafından hasar olarak kabul edilerek alıcıya iade edilen bedele isabet ettiğini, davalının yaptığı taşımada yükün hasara uğraması sonucunda oluşan zarar satıcı dava dışı sigortalının mal varlığında meydana geldiğinden müvekkilinin aktif husumet ehliyeti bulunduğunu;
kararın dosyada mevcut 27/06/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporuna da aykırı olduğunu, raporda hasarın davalının sorumluluğundaki yükün gemi ambarına uygun ve yeterli nitelikte istifleme yapılmamasından kaynaklandığı ve davalının müvekkiline karşı sorumlu olduğunun belirtildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında deniz yoluyla taşıma sırasında emtiada oluşan hasardan dolayı sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunma hakkı, Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36/1. maddesi "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesiyle hüküm altına alınmış olup. HMK'nın "Hukuki dinlenilme hakkı" başlıklı 27. maddesiyle de usul hukukumuza yansıtılmıştır.
Anılan maddede (1. fıkra) davanın taraflarının, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları. (2. fıkra) bu hakkın (a) yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, (b) açıklama ve ispat hakkını ve (c) mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği düzenlenmiştir.
Hukuki dinlenilme hakkı kapsamındaki bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar. Bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. HMK'nın 280. maddesinde bilirkişinin raporunun, duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği.
"Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281/1. maddesinde de tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararına esas teşkil eden ve istinabe suretiyle Kocaeli 1. ATM'de alınmış dava dışı sigortalı ... A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtlarının incelendiği 21/04/2022 tarihli mali müşavir bilirkişi ...'un hazırladığı raporun taraflara tebliğ edilmediği tespit edilmiştir.
Dosyada davacı vekiline ... barkod numaralı e-tebliğ mazbatasıyla tebliğ edilen bilirkişi raporunun, ..., ... ve ... tarafından hazırlanmış 27/06/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu olduğu; davacı vekilinin de kendisine 06/07/2022'de tebliğ edilmiş olan rapora ilişkin olarak 17/08/2022 tarihinde sunduğu dilekçesiyle müvekkili lehine olan rapor doğrultusunda talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin 04/10/2022 tarihli celsesinde, hem davacı hem de davalı vekilinin 27/06/2022 tarihli heyet bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçelerinin sunulduğu, yukarıda ifade edilen ve hükme esas alınıp da taraf vekillerine tebliğ edilmeyen raporla ilgili taraf vekillerince hiç bir beyanda bulunulmadığı ve aynı celsede davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, 21/04/2022 tarihli mali müşavir bilirkişi ...'un hazırladığı raporun taraflara usulünce tebliği sağlanarak,
taraflara rapora ve karşı beyan ve itiraz hakkını kullanma imkanı tanınması gerekirken, bu yön gözetilmeden davacının hukuki dinlenilme hakkı kısıtlanarak karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6 hükmü gereğince kararın kaldırılarak, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/2320, K. 2025/505, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama