KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/27
- Karar no
- 2024/1741
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 13 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/01/2021
- Numarası
- 2019/1148 Esas - 2021/25 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.452 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya et ürünleri satttığını,faturaya dayalı alacağın tahsil edilemediğini, bu nedenle davalı aleyhine 28.463,82-TL alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, borcun .. nolu 25/03/2019 tarihli 14.000-TL ve .. nolu 29/03/2019 tarihli 14.000-TL bedelli çeklerle ödendiğini, çekler karşılıksız çıktığından davacının çekler için iki ayrı kambiyo takibiyle birlikte, bu davanın dayanağı ilamsız takibi başlattığını, aynı alacak için ilamsız takip yapılınca itiraz edildiğini; iki çekin de dava konusu alacağa karşılık verildiğini, kambiyo takiplerinden sonra ödendiğini; geciken ödeme nedeniyle müvekkilinin ayrıca, ... nolu 30/04/2019 tarihli 15.000-TL ve ... nolu 15/06/2019 tarihli 11.740-TL bedelli çekleri yine aynı faturalar için verdiğini, fakat bu çeklerin akıbetinin bankalardan sorulmasını talep ettiklerini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, mali müşavir bilirkişi raporunda, davacının defterlerine usulüne uygun olduğu, davalının defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, takibe konu faturanın davacının defterinde kayıtlı olduğu, sevk irsaliyesine bağlı faturada "Teslim Alan" bölümünde davalının isim ve imzasının bulunduğu, malların tesliminin ispatlandığı, faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının davacıya 2019 yılı devreden borcunun 234.011,46-TL olduğu, bu borca ilişkin İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında... nolu 25/03/2019 keşide tarihli 14.000-TL, Anadolu ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında... nolu 29/03/2019 keşide tarihli 14.000-TL, ... nolu 30/04/2019 keşide tarihli 15.000-TL, ... nolu 15/06/2019 keşide tarihli 11.740-TL bedelli çeklerin verildiği, ayrıca 113.560-TL ödeme yapıldığı ve 31/03/2019 tarihi itibariyle takip konusu 30/03/2019 tarihli ve ... seri nolu 28.463,82-TL tutarlı fatura hariç davalının davacıya 65.711,46-TL borçlu olduğu,
HMK 222'ye göre davalının defterlerinin aleyhine delil teşkil ettiği, fatura bedelinin davacıya ödendiğini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin 28.463-TL üzerinden devamına, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya 2017 (54.625-TL), 2018 (132.000-TL) ve 2019 (165.175-TL) yılları olmak üzere toplam 351.800-TL bedelli çekleri verdiğini, davacının bu çekleri ticari defterlerine işlemediğini, bunların akıbetleri araştırılırsa müvekkilinin borçlu olmadığının ortaya çıkacağını; esasen müvekkilinin alacaklı olduğunu, ancak mahkemece muhasebesel hata neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini; icra takibine konu edilen ve cevap dilekçesinin ekinde sunulan çeklerin de hesaplamaya dahil edilmediğini,ödemelerin dikkate alınmadığını;
takibe konu faturanın teslim alan kısmında müvekkilinin imzası olmamasına rağmen bilirkişinin aksi yöndeki tespitinin hatalı olduğunu, davacının müvekkiline düzenlediği faturaların ödendiğini belirterek,kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava,bir adet faturaya dayalı icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Davaya dayanak teşkil eden İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında, takip tarihinin 09/05/2019 olup, borcun sebebi "09/05/2019 tarihli tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 28.463,32-TL bedelli fatura alacağı" şeklinde gösterilmiştir.
Dava dilekçesinin ekinde takibe dayanak faturanın fotokopisi ve 07/01/2020 tarihli dilekçesinin ekinde de faturanın aslını sunulmuştur.
Buna göre takibe dayanak (takip talebinde 09/05/2019 tarihli olduğu belirtilmiş ise de o tarihin fatura değil takip tarihi olduğu anlaşılmıştır) 30/03/2019 tarihli ve KDV dahil 28.463,82-TL bedelli faturanın davacı tarafından davalıya 854 kg dana but için düzenlendiği, teslim alan kısmında davalının adının soyadı yazılı ise de teslim alan kısmında imza bulunmamaktadır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dosya borcunun çekle ödendiğini, buna göre 25/03/2019 keşide tarihli 14.000-TL ve 29/03/2019 keşide tarihli 14.000-TL bedelli çeklerin verildiğini, bu çekler karşılıksız çıkınca da davacının 25/03/2019 tarihli çek için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... ve 29/03/2019 tarihli çek için de İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı kambiyo takiplerinin yapıldığını ve çeklerin takipten sonra ödendiğini savunmuştur.
Bunların dışında ayrıca geciken ödeme nedeniyle müvekkilinin 30/04/2019 keşide tarihli 15.000-TL bedelli, keşidecisi dava dışı ..., lehtarının davalı olduğu ve 15/06/2019 keşide tarihli 11.740-TL bedelli, keşidecisinin dava dışı ..., lehtarının davalı olduğu çeklerin verildiğini, ancak bunların tahsil edilip edilmediğinin araştırılmasını istediklerini ve bu çeklerin hepsinin aynı faturalara ilişkin verildiğini ifade etmiştir.
Davacı, davalının bu beyanlarına karşı her hangi bir beyanda bulunmamıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında, alacaklının davacı, borçlunun davalı,..23 nolu 25/03/2019 keşide tarihli 14.000-TL bedelli çek ve takip tarihinin 30/05/2019 olduğu, 14/10/2019 tarihinde dosya borcunun borçlu tarafından icra dairesine ödendiği ve aynı tarihte davalının çek aslını teslim aldığı. İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında, 22 nolu 29/03/2019 keşide tarihli 14.000-TL bedelli çek ve takip tarihinin 18/06/2019 olduğu, alacaklı vekilinin 11/03/2020 tarihli dilekçesinde borcun haricen tahsil edildiğinin beyan edildiği , davalının çek aslını teslim aldığı görülmüştür.
Bilirkişi raporunda;davacının usulüne uygun düzenlenmiş ticari defterlerine göre 2019 yılı açılışında 16.564,70-TL davalının borç bakiyesi olduğu, 10/01/2019'da 2.800-TL bedelli faturanın davalı için alacak, 31/03/2019 tarihinde 7346 sayılı 28.463,82-TL faturanın davalı için borç kaydedildiği, yine aynı tarihte söz konusu miktarın kredi kartlı satış olarak ödeme kaydı yapıldığı,2020 yılı açılışında 13.764,70-TL davalının borç bakiyesi olduğu, 02/01/2020'de "... nolu faturanın sehven düzeltilmesi" açıklamasıyla, 28.463,62-TL davalı için borç kaydedildiği,
02/02/2020'de de "..." nolu faturanın sehven düzeltilmesi" açıklamasıyla 2.800-TL borç kaydedildiği, yine 02/01/202 tarihinde "2019 açılış sehven düzeltilmesi" açıklamasıyla davalı için 16.654,70-TL alacak kaydedildiği, defterde başkaca kayıt olmadığı ve davacı alacağının 28.463,62-TL olduğu; takip konusu faturanın da açık fatura olduğu, davacının 2019 yılında kapalı fatura olarak kayıtlara aldığı ve 02/01/2020'de düzeltme kaydı yapılarak 28.463,62-TL'nin davalının hesabına borç kaydedildiği.
2.800-TL bedelli faturanın da kapalı fatura ve peşin ödemeli olduğu, davalının hesabından düşüldüğü ancak ödeme kaydı yapılmadığı, 02/01/2020'de düzeltme ile söz konusu miktarın davalının hesabına borç kaydedildiği tespit edilmiştir.Davalının usulüne uygun tutulmayan defterlerinde, 2019 açılışında 234.011,46-TL davacının alacak bakiyesi olduğu, 22/01/2019-16/03/2019 tarihleri arasında toplam 168.300-TL bedelli 12 adet çekten dolayı davacı için borç kaydedildiği, 31/03/2019 tarihli kapanış fişine göre davalının davacıya (234.011,46-168.300=) 65.711,46-TL borcu olduğunun bulunduğu belirlenmiştir.
Bu çeklerin içinde, davalı vekilinin belirttiği 4 adet çek de, davalının ticari defterindeki 12 adet çek kaydı içinde bulunmaktadır. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.
Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Bu nedenle, alacaklının takipte dayandığı belgeler dışında başka belgelere göre alacağın tespit edilmesi bu davada mümkün değildir.
Davacının icra takibine dayanak belge dışında açık hesap ilişkisinden kaynaklanan başka alacakları varsa, onlar için ayrıca icra takibi yapması veya alacak davası açması gerekecektir (Yargıtay HGKnın 2017/11-1299 E., 2021/779 K. sayılı ve 17/06/201 tarihli ilamı).
İcra takibinde davacı, ... nolu 28.403,82-TL bedelli faturaya dayanmış ve bu miktar kadar alacağın tahsilini istemiştir.Fatura davalının defterlerinde kayıtlı olmayıp,teslim alan bölümünde sadece davalının adı ve soyadı var ise de imza bulunmamaktadır.Fatura, davacının ticari defterlerinde bir gün sonra davalı adına borç olarak kayıt edilmiş, fakat aynı gün aturanın kredi kartlı satış olarak ödeme kaydı yapılmış yani davalı için alacak olarak kaydedilmiştir.
Bu kayıtlara göre, 09/05/2019 olan takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan alacağı 13.764,70-TLdir.İcra takip tarihi olan 09/05/2019 ve dava tarihi olan 27/12/2019 tarihinden sonra 02/01/2020 tarihinde, söz konusu fatura ve daha önceden davalının alacağı olarak kaydedilen 2.800-TL bedelli fatura da "sehven düzeltme" kaydıyla davacının alacağı olarak kayıt edilmiştir.
Bu işlemlerin sonunda davacı, davalıdan takip miktarı 28.463,62-TL olarak alacaklı hale gelmiştir.İcra takip ve davadan sonra yapılan bir dayanağı olmayan davacının defterlerindeki bu düzeltme kayıtları, özellikle davaya konu faturanın kredi kartıyla ödenmesine ilişkin kayıt bulunması karşısında davalıyı etkilemeyecektir.İcra takibine sıkı sıkıya bağlı olan eldeki itirazın iptali davasında, davacı açık hesap alacağını değil 28.463,62-TL bedelli fatura alacağını istediği mahkemece dikkate alınmamıştır.Davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
İtirazın iptali davasının reddi halinde alacaklının kötüniyet tazminatına mahkum edilebilmesi, açıkça takibin kötü niyetle yapılmış olmasına bağlıdır. Somut olayda davacının icra takibinde kötüniyetli olduğu belirlenemediğinden, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın reddine, koşulları bulunmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
28/11/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/27, K. 2024/1741, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama