KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/289
- Karar no
- 2024/1598
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/09/2021
- Numarası
- 2015/217 Esas - 2021/980 Karar
- Dava
- Tazminat
Karar Metni
1.545 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü
DAVA
Davacı vekili; müvekkillerin müşterek çocuğu ...'in 24.05.2002 tarihinde iş kazasında vefat ettiğini, bununla ilgili açılan maddi-manevi tazminat davasında Av. ...'ye vekalet verdiklerini, davanın karar aşamasında davalı şirketin sigortalısı olan Av. ...'nün 14.12.2012 tarihli celseye katılmadığından dosyanın işlemden kaldırıldığını, üç ay içerisinde yenilenmeyen dosyada 21.03.2013 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, Av. ...'nün rahatsızlığını gerekçe göstererek kararın kaldırılması talebinin kabul edilmediğini, Yargıtay'ın kararı onadığını,
kazanın 24.05.2002 tarihli olması ve davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle yeniden açılamadığını, Av. ...'nün davalı ... nezdinde 22.01.2013 - 22.01.2014 tarihleri arasında geçerli mesleki sorumluluk sigortasının olduğunu, davalı ... şirketine yapılan başvuru üzerine sigorta şirketince olayın 14.12.2012 tarihinde olduğu ve poliçe vadesinden önce olayın meydana geldiği ileri sürülerek reddedildiğini belirterek şimdilik 5.000-TL'nin davalıya müracaat tarihi olan 27.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
BEDEL ARTIRIM
Davacı vekili; müvekkili ...'in uğradığı zararın 10.000-TL manevi tazminat, 1.093,65-TL yargı gideri olmak üzere 11.093,65-TL, müvekkili ...'in uğradığı zararın 7.000-TL manevi tazminat, 1.093,65-TL yargı gideri, 11.409,85-TL maddi tazminat olmak üzere 19.503,50-TL olduğunu belirterek 27.02.2014 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili.
Av. ...'nün müvekkili şirket nezdinde mesleki sorumluluk sigorta poliçesi olduğunu, sigorta ettireni ... bank A.Ş. olan ... nolu 05.04.2013-2015 vadeli sigorta poliçesi ile sigortalının görevini gereği gibi yapamamasından, müvekkiline karşı özen borcunu yerine getirememesinden veya diğer kusurlu davranışlarından doğan zararlar nedeniyle ödemek zorunda kaldığı veya kalacağı tazminat tutarları ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin müvekkili şirket tarafında sigorta edildiğini, genel şartlarda belirtildiği üzere “poliçe başlangıç tarihinden bir yıl içinde meydana gelen olaylar,
sigortalının bilinen herhangi bir hasarının ve/veya hasara yol açabilecek herhangi bir olayın/davanın bulunmaması şartıyla poliçe teminatı kapsamındadır” hükmünün olduğunu, söz konusu zararının Av. ...”nün 14.12.2012 tarihli celseye katılmamasından kaynaklandığını, sertifika tarihinin 22.01.2013-2014 tarihleri arası olduğunu, olay tarihinden sonra poliçenin düzenlendiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu doğmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dosyaya sunulan ... numaralı poliçede "Poliçe başlangıç tarihinden itibaren bir yıl içinde meydana gelen olaylar, sigortalının bilinen herhangi bir hasarının ve/ veya hasara yol açabilecek herhangi bir olayın/davanın bulunmaması şartıyla poliçe teminatı kapsamındadır" düzenlemesi olduğu, Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/185 Esas sayılı dava dosyasının 14/12/2012 tarihinde işlemden kaldırıldığı, poliçenin düzenleme tarihinin 22/01/2013 olduğu, hasara yol açabilecek nitelikte olan dava dosyasının işlemden kaldırılma tarihinin poliçe tarihinden önce olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili; dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilen davanın derdest olmaya devam ettiğini, zararlandırıcı olayın dosyanın işlemden kaldırıldığı değil, 3 aylık süre sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anda gerçekleştiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, avukatın özen yükümlülüğüne aykırılığı nedeniyle meydana gelen zararın Avukatlık Mesleki Sigorta Poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkindir.
Silivri 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi sıfatıyla) 2007/185 E. sayılı dava dosyasında 24.05.2002 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda vefat eden çocukları ...'in ölümü sebebiyle davacılar ... ve ... tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 5.000'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı ... için 7.000-TL, davacı ... için 10.000-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 27.000-TL bedelli tazminat davası açıldığı, davacıların vekili olarak davayı takip eden Av. ...'nün 14.12.2012 tarihli duruşmaya katılmaması üzerinde dosyanın işlemden kaldırılmasına,
davanın üç aylık yasal süre içinde yenilenmemesi nedeniyle 21.03.2013 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay 21. HD. nin 2013-12902 esas 2013-18831 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Av. ...'nün dava dosyasına sunulan ... numaralı 05.04.2013/2015 vadeli Mesleki Mesuliyet Sigorta Poliçesi ve Sertifika süresi 22.01.2013-2014 olan ve ... sertifika numarasında dayanak gösterilen ... numaralı Avukatlar Mesleki Sorumluluk Sigorta poliçesi bulunduğu, sertifikaya konu poliçenin başlangıç tarihinin 22.01.2013, ... numaralı mesleki sorumluluk poliçesinin ise 05.04.2013 tarihli olduğu,
... numaralı 05.04.2013-2015 vadeli Mesleki Mesuliyet Sigorta Poliçesinin 2.sayfasında “Avukatın bu poliçe tanziminden önce almış olduğu Avukat Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi öncelikli olarak tazminata esas olacak olup, limitin yetersiz olduğu hallerde bu poliçe limit ve şartları artan teminat olarak değerlendirilecektir.” açıklaması dikkate alındığında ihtilaf yönünden öncelikle Sertifika süresi 22.01.2013-2014 olan ve ... sertifika numarasında dayanak gösterilen ... numaralı Avukatlar Mesleki Sorumluluk Sigorta poliçesinin uygulamada olduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Bahsi geçen sigorta poliçesiyle, avukatların mesleki faaliyeti ifa ederken, görevini gereği gibi yapmamasından, müvekkiline karşı özen borcunu yerine getirmemesinden veya diğer kusurlu davranışlarından doğan zararlar nedeniyle ödemek zorunda kaldığı veya kalacağı tazminat kararları ve yargı giderleri ile avukatlık ücretleri teminat altına alınmıştır.
Davacılar tarafından Av. ...'nün mesleki sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalı ... şirketine yapılan müracaatı üzerine sigorta şirketinde davacıların talebi poliçede "Poliçe başlangıç tarihinden itibaren bir yıl içinde meydana gelen olaylar, sigortalının bilinen herhangi bir hasarının ve/ veya hasara yol açabilecek herhangi bir olayın/davanın bulunmaması şartıyla poliçe teminatı kapsamındadır" şeklinde düzenlendiği, rizikonun Av. ...'in 14.12.2012 tarihli celseye katılmamasından kaynaklandığı, dosyanın işlemden kaldırılması kararının verildiği tarihte rizikonun bilindiği,
duruşmaya girilmemesi ile zararlandırıcı olayın meydana geldiği, bu tarih itibariyle poliçenin yürürlükte olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık; zararlandırıcı işlemin Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/185 Esas sayılı dava dosyasının işlemden kaldırıldığı tarihte mi yoksa davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği tarihte mi meydana geldiği, buna göre oluşan zararın poliçe kapsamında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
HMK'nın 150/1. maddesinde usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan tarafların duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği düzenlenmiş olup davacı vekilinin duruşmaya katılmaması sonucunda 14/12/2012 tarihinde dosya işlemden kaldırılmıştır. Dosyanın işlemden kaldırılması ile davanın derdestliği devam etmekte olup üç ay içerisinde yenilenmesi şartı ile davanın devamı mümkündür.
HMK'nın 150/5 maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. HMK'nın 150/7. maddesinde hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talebin vaki olmamış sayılacağı açıkça hüküm altına alınmıştır.
Bu düzenlemelere göre; dosyanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmasında avukatın özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği düşünülebilir ise de 3 aylık süre içerisinde yenileme işlemi yapılarak davaya kaldığı yerden devam edilmesi mümkün olduğundan zararlandırıcı olay, dosyanın işlemden kaldırılması ile değil 3 aylık yasal süre içerisinde yenileme işleminin yapılmamasından kaynaklanmaktadır.
Davanın 3 aylık süre sonucunda açılmamış sayıldığı dikkate alındığında rizikonun davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği 14/03/2013 tarihinde meydana geldiği, dolayısıyla rizikonun poliçe teminatı kapsamında olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda davacıların poliçe teminatı kapsamındaki zararlarının tazmini gerekmektedir. Açılmamış sayılmasına karar verilen davada hükmedilecek maddi ve manevi tazminat ile yargı giderleri sigorta teminatı kapsamındadır.
Kaza nedeniyle görülen ceza dava dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporlarında müteveffa işçinin % 50 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Dosyada alınan aktüer raporunda davacı baba ...'in müteveffanın desteğinden yoksun kalması nedeniyle 11.409,85-TL zararının bulunduğu tespit edilmiştir. Diğer davacı ...'e bağlanan gelirin peşin sermaye değeri destekten yoksun kalma tazminatından fazla olduğundan ...'in zararının kalmadığı belirlenmiştir.
Dairemizce, olayın özellikleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, benzer olaylar ile ilgili emsal uygulamalar (Yarg. 21. HD'nin 02/06/2009 tarih 2009/13047-12287 sayılı kararı), kazanın meydana geldiği tarihteki ekonomik koşulları ve hakkaniyet dikkate alındığında davacı anne ve baba için ayrı ayrı 7.000-TL manevi tazminatın somut olaya uygun düşeceği değerlendirilmiştir. Bu durumda davacı ...
7.000-TL manevi tazminat, 1.093,65-TL yargı gideri olmak üzere toplam 8.093,65-TL, davacı ... ise 7.000-TL manevi tazminat, 1.093,65-TL yargı gideri ve 11.409,85-TL maddi tazminat olmak üzere 19.503,50-TL tazminata hak kazanmış olup, bu miktarlar açılmamış sayılmasına karar verilen dava nedeniyle davacıların zararını oluşturmaktadır.
Dosyada başkaca bir delil bulunmadığından, temerrütün davacıların sigorta şirketine yaptığı başvurunun reddedildiği 27/02/2014 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmiştir. Bunun dışında davacıların davalı ... şirketine karşı alacak talebinin sigorta hukukuna dayalı olması nedeniyle avans faizi uygulanması gerekir.
Poliçede 1.000-TL muafiyet tenzili öngörüldüğünden her bir davacı için 500-TL'nin tenzili sonucunda davalı ... şirketinin sorumluluğu davacı ... için 7.593,65-TL, davacı ... için 19.003,50-TL'dir.
Açıklanan nedenlerle; davacıların alacağının teminat dışı kabul edilmesi doğru olmadığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden 7.593,65-TL'nin, davalı ... yönünden 19.003,50-TL'nin 27/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/289, K. 2024/1598, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama