KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/435
- Karar no
- 2024/1295
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/11/2021
- Numarası
- 2019/1139 Esas - 2021/786 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
715 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket yetkilisi ... arasında davalı ... Ltd. Şti'ne ait "... İstanbul" isimli okulun 2018-2019 eğitim öğretim yılı bittikten sonra, davacının yetkilisi bulunduğu, ...
A.Ş. şirketine devri konusunda şifaen anlaşıldığını, Taslak Protokol hazırlandığını, 300.000-TL olan devir bedeli için 29.04.2019 tarihinde 20.000-TL, 02.05.2019 tarihinde 130.000-TL ödeme yapıldığını, protokolde maddi hata ile 1 Temmuz yerine 1 Haziran yazılması nedeniyle davalının kendilerinden haziran giderlerini ödemesini istediğini, okulun 2019-2020 eğitim yılında faaliyette bulunmak üzere devir alınacağından bunun kabul edilmediğini, davalının cayarak protokolü imzalamadığını, ödenen parayı da iade etmediğini, yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek İstanbul ...
İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, devirden davalının vazgeçtiği iddiasının doğru olmadığını, 01.06.2019 tarihinde devir yapılmak üzere anlaşıldığını, sonraki ödemeleri kendilerinin yapacağını söylediğini, devir nedeniyle yeni dönem için kayıt dahi almadıklarını, 20.6.2019 tarihli ihtarnameye rağmen okulun teslim alınmadığını, maddi, manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek öncelikle davanın reddine, aksi kanaatte olunur ise takas- mahsup taleplerinin değerlendirilmesine ve %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, TBK nın 177 maddesi gereğince, davalıya ödenen paranın "bağlanma parası" olduğunun kabulü ile davalı ...'ın davalı şirket yetkilisi olması sebebiyle şirketin de sorumlu olduğuna dayanılarak davanın kabulü ile; davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20 si olan 30.000-TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili; bilirkişinin görevi dışına çıkarak hukuki mütalaa verdiğini, takas mahsup talebinin değerlendirilmediğini,kabul anlamına gelmemek kaydıyla bedelin bağlanma parası olduğu bir an için düşünülse dahi takas-mahsup definin dikkate alınması gerektiğini, sözleşmede ödenecek bedellerin ne olduğunun açıklandığını, 20.000-TL'nin kapora, 130.000-TL'nin ise ilk taksit bedeli olduğunu, 130.000-TL'nin davacının okulu devir almaktan kaçınması nedeniyle oluşan zararına karşılık mahsubu gerektiğini,
şirketin yeni eğitim döneminde öğrenci kabul edememesi nedeniyle uğradığı zararın defter kayıtları ile tespit edilebileceğini,cayan tarafın davalı olduğunun ispatlanamadığını,sözleşmeden dönen davacı olduğundan kaporanın da iade edilemeyeceğini, protokolde devir tarihinin 01.06.2019 olduğunu bildirerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, özel okul işletme devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle davacı tarafından davalılara yapılan kısmi ödemenin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında okul devri için haricen anlaşılmasına ve takip konusu bir kısım ödemelerin yapılmasına rağmen protokolün imzalanmadığı ve devrin gerçekleşmediği sabittir.
Davacı devrin gerçekleşmemesi nedeniyle ödenen bedelin karşılıksız kaldığını ileri sürerek iadesini istemekte, davalı ihtara rağmen devri almayanın davacı olup, ödemenin cayma parası olduğunu ileri sürerek uğradığı zarar nedeniyle takas mahsup talebinde bulunmuştur. Davacı tarafından banka havaleleri ile "...ye ödenen kapora bedeli" açıklaması ile ...'a gönderildiği, ...'ın davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır.
TBK'nın 177. maddesinde ''Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır.
Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür.'' denilmiştir.Taraflar arasındaki ilişki,yazılı sözleşme taraflarca imzalanmadığından sözlü anlaşmaya dayalıdır.İlişki bir kısım ödeme yapılması aşamasında kalmış olup,yapılan ödemelerin,esasen cayma akçesi olduğunu ileri sürebilmek için de sözleşmenin kurulması gerekmektedir.Cayma akçesini bırakarak sözleşmeden dönme imkanı tanındığından henüz sözleşme imzalanmadan davacının yatırdığı para kaparodur.( pey akçesi)Pey akçesi, verenin kusuruna bağlı olmadan iadeyi gerektirir.
Diğer yandan davalılar vekili tarafından ihtara rağmen davacının kusuru ile devrin gerçekleşmediği, bu nedenle maddi-manevi zararları olduğu ileri sürülerek takas mahsup talebinde bulunmakta ise de; sözleşme imzalanarak yürürlüğe girmediği ,son havale tarihinin 2.5.2019 tarihli olduğu imzalanmayan protokolün ise 26.4.2019 tarihli olduğu ,sözleşme kurulmadığından davalıların zarara uğradığından bahisle takas mahsup talebine konu olabilecek zararlarının somutlaştırılıp kanıtlanamadığı, sözleşme nedeniyle davalının yeni kayıt yapmasının anlaşma sürecinde engellendiğinin ispatlanamadığı,
gözetilerek takas definin hükümde değerlendirilmemiş olması sonuca etkili bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle istinaf nedeni yerinde olmayan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/435, K. 2024/1295, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama