KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/491
- Karar no
- 2024/1294
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/12/2021
- Numarası
- 2020/176 Esas 2021/1158 Karar
- Dava
- Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 19/09/2024
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalılar ile aralarında yazılı sözleşme yok ise de uzun süreli sözleşme ilişkisi olduğunu, satın aldığı minibüs tipi aracını bildirilen standartlara uygun hale getirerek ... sitemine dahil olduğunu, davalılar tarafından ... in yasallaşacağı taahhüdünde bulunulmasına rağmen 31.05.2019 tarihinde tek taraflı olarak ... model araçlar için internet uygulamasının durdurulduğunu, davalı ...
LTD. ...nin davacının ... sistemine girmesi için başvurusunu alan, gerekli belgeleri düzenleyen ve talep eden, ödeme kontrollerini yapan şirket; davalı ...'nin ise ise Hollanda yasalarına göre kurulan komisyon ödemelerini yapan, davacıya e-mail atan ... uygulamasının ve yolcunun ödemesini yaptığı hesabın sahibi ve davacının komisyonunu banka yoluyla gönderen şirket olması nedeniyle husumetin her ikisine birden yöneltildiğini, davacı ile davalılar arasında iş görme ilişkisi olduğunu,
haksız fesih nedeni ile davalıların ... sisteminde bulunabilmesi için yaptığı masraflar nedeni ile zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik toplam 10.000 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... LTD.
Şti. vekili; ... uygulamasının taşımacılar ile yolcuların online bir platformda bir araya getirilmesine hizmet etmek olup taşımacılık faaliyeti yapmadığını , sadece teknolojik hizmet sunduğunu, davacı ile aralarında sözleşme olmadığını, ... hizmetinin diğer davalı ... tarafından sunulduğunu, ...' in bu uygulama üzerinde hiçbir kontrolü veya mülkiyet hakkı bulunmadığını, ...'in tek faaliyetinin, davacı ile ... arasındaki sözleşmeden bağımsız olarak pazarlama ve destek hizmetleri olduğunu, ...'nin birçok ülkede yaptığı gibi Türkiye'de de bir yerel sürücü destek ofisi kurduğunu,
... uygulamasının İstanbul 10. ATM'nin 2016/1082 esas sayılı dosyasında faaliyetin durdurulmasına ve erişim engeli getirilmesine dair karar sonucu durduğunu, davacının bunu bildiğini, ... uygulamasının 31.05.2019 tarihinde fiilen, 16.10.2019 tarihinde ise hukuken de imkansız hale geldiğini, tazminat talepleri için ancak 31.05.2019 ila 16.10.2019 tarihleri arasındaki sürenin esas alınmasının gerektiğini, gerçek zararı aşan taleplerin reddi gerektiğini savunarak öncelikle pasif husumet yokluğundan usulden ve esastan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ...
Hakkında davanın takip edilmeyeceği bildirilmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davalı ... yönünden davanın takip edilmediğinden işlemden kaldırıldığı , davacıya ait aracın 2017 model Dizel minibüs olup, 17.05.2018 tarihinde 113.440.-TL bedel ile satın alındığı, 12.03.2020 dava tarihindeki piyasa rayiç değerinin 130.000 – 150.000.-TL arasında olması nedeniyle davacının zararının olmadığı, ... ile davacı arasında imzalanan sözleşme bulunmadığı, davalı ... ile ... arasında imzalanmış ve davalı ...'in ...'nin temsilcisi olduğunu gösterir herhangi bir sözleşme veya delil sunulmadığı, davacı tarafından davalı ... ile sözleşme ilişkisinin ispatlanamadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine , diğer davalı yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalılarla aralarında fiilen sözleşmesel ilişki bulunduğunu, bunun yazılı olma şartının olmadığını, ... LTD. ŞTİ.'nin davacı ile ... arasında köprü görevi gören, her türlü uyuşmazlıkta, süreç yönetimini sağlayan taraf olduğunu, ... ile ... ayrımının yalnızca kağıt üzerinde olduğunu, ...'in kurucusu ve tek ortağı olan ...'nin aynı zamanda uygulamanın sahibi ve ...'nin de tek ortağı olduğunu, ...'in bir nevi alter ego olarak davrandığının bilirkişi tarafından tespit edildiğini bu sebeple husumet yöneltilebileceğin ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle zararın tazmini talebine ilişkindir. Davacı vekili; ... sistemine katılmak için araç alımı ve masraf yaparak ...'e başvurduğunu, gerekli belgeleri hazırlayıp bildirilen standartları sağlayarak ... hesabına dahil olduğunu, 31.5.2019 tarihinde mobil uygulamanın aniden kapatılması ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle zararının olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
İstanbul 10. ATM nin 2016/1082 sayılı dosyasında, 16.10.2019 tarihli nihai karar ile haksız rekabetin tespiti ile menine,uygulamaya erişimin engellenmesine karar verildiği. İstanbul BAM 13 HDnin 11.12.2020 gün 2020/1717 esas-1470 karar sayılı ilamı ile esas hüküm bakımından esastan reddine ilişkin kararın Yargıtay 11. HD nin 23.1.2023 gün 2021/2604 esas 2023/450 karar sayılı ilamı ile onanarak karar kesinleşmiştir.
Mahkemece davacının davalı ... ile sözleşme ilişkisinin ispatlanamadığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş ise de. Yargıtay 6.HD'nin 2022/4763 esas, 2023/2833 karar sayılı 19.9.2023 tarihli emsal ilamında "... mobil uygulaması, davacıya kendi aracını kullanarak taşıma hizmeti sağlayabilmesi için bir platform sunmaktadır. Davalının da kabulünde olduğu üzere, davalının faaliyet alanı, dava dışı ...’ye pazarlama ve destek hizmetleri sunmaktan ibarettir.
Bu hizmetler çerçevesinde; davalı, davacı gibi ... uygulamasına kayıt olup yolcu taşıyan kişilerden ve yolculardan gelen sorulara müşteri destek hizmetleri sunmuş, ofis yönetim hizmetlerini gerçekleştirmiş ve operasyon destek hizmeti sağlamıştır. Davalı ile dava dışı ... arasında yazılı sözleşme bulunmasa da, sözleşme ilişkisinin bulunduğu fiili durumdan anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle,yukarıda özetlenen Yargıtay ilamı içeriğine göre taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu kabul edilerek davalı ... yönünden işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına,dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/491, K. 2024/1294, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama