KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Dosya no
- 2022/586
- Karar no
- 2025/80
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/06/2021
- Numarası
- 2020/211 Esas - 2021/448 Karar
- Dava
- Genel Kurul Kararının İptali
- İstinaf karar tarihi
- 16/01/2025
Karar Metni
1.895 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı şirketin 2017-2018 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısının 25/12/2019 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin, davalı şirketin %50 oranında hissedarı olduğunu ve yönetim kurulu üyesi Dr. ...'in yurt dışında bulunması nedeniyle,müvekkili şirketi temsil etmesi için Av. ...'ı yetkilendirdiğini, vekaletnamenin ... (İsviçre) ...’un mührünü taşımakta olup, geçerli bir vekaletname olmasına rağmen davalı şirketin diğer hissedarlarının, ...
Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik’in 18/7. fıkrasını, 21. maddesini ve vekaletnamede apostil şerhi bulunmamasını ileri sürerek Av. ...’ın temsilci sıfatıyla toplantıya katılmasını hukuka aykırı olarak engellediklerini, oysa vekaletnamenin yönetmeliğin 18/7. maddesine uygun olarak Noter tarafından düzenlendiğini, aksinin kabulü halinde de kanuna aykırı yönetmelik hükümlerinin geçersiz olduğunu,yönetmelik hükmünün pay sahibinin temsil hakkını sınırlandırdığını ve TTK'nın 426/1 maddesi hükmüne aykırı olduğunu,
kanun ve yönetmelikte apostil şerhine ilişkin bir şekil şartı öngörülmediğini, yönetmeliğin 21. maddesinde vekaletnamenin pay adedini içermesi gerektiği düzenlenmişse de bu nedenle pay sahibinin toplantıya alınmamasının pay sahibinin haklarını ihlal eder nitelikte olduğunu, genel kurula katılma yeterliliğini haiz 263.233 adet paydan 131.616,5 payın sahiplerinin hazır bulunduğunu ve böylece toplantı yeter sayısına ulaşıldığını, yani %50 pay sahiplerinin toplantıya katıldığını, müvekkili temsilcisinin genel kurula katılması ve olumsuz oy kullanması varsayımında karar yeter sayısına ulaşılamayacağını ve anılan kararların alınamayacağını,
bu durumda etki kuralı gereği alınan tüm kararların iptali gerektiğini, TTK'nın 420. maddesi gereğince müvekkilinin finansal tablolar ve bağlı konuların görüşülmesini erteleme talep hakkı bulunduğunu,toplantıya katılımına izin verilmeyerek bu hakkın engellendiğini,alınan kararların dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu belirterek, alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davaya konu genel kurula katılım için davacı tarafın vekiline verdiği vekaletnamenin yönetmelikteki şekil şartlarını içermediğini ve geçersiz olduğunu,Lahey Sözleşmesinde düzenlenen apostil şerhini içermediğini, vekaletnamenin 1. sayfası Türkçe olarak düzenlenmiş olup 2. sayfasının ise Türkçe tercümesinin bulunmadığını, vekaletname ekinde noter onaylı imza beyannamesi bulunmadığını, davacı pay sahibi tüzel kişi olmasına rağmen vekaletname ekinde imza sirküleri bulunmadığından davacı adına vekaletname veren kişinin davacı şirketin imza yetkisini haiz olup olmadığının bilinmediğini,
vekaletnamede pay sahibinin pay adedi yer almadığından vekaletnamenin yönetmeliğin 21. maddesi gereğince geçersiz olduğunu,toplantı başkanının vekaletnamenin geçersizliği yönünde karar almasının kanuna uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; yabancı menşeli davacı şirketin, davalı şirketin %50 hissedarı olduğu,vekaletname ekinde imza sirküleri yok ise de, noter tasdikli olup, davacı adına vekalet veren yasal temsilcinin temsil yetkisi konusunda bir anlaşmazlık bulunmadığı, TTK'nın 426. maddesi gereğince senede bağlanmamış paylardan, nama yazılı pay senetlerinden ve ilmühaberlerden doğan pay sahipliği haklarının, pay defterinde kayıtlı bulunan pay sahibi veya pay sahibince, yazılı olarak yetkilendirilmiş kişi tarafından kullanılacağı,pay sahibinin vereceği temsil yetkisinin yazılı olmasının yeterli olduğu,
ayrıca resmi şekilde düzenleme veya onaylı olması şartının bulunmadığı, kanunun bu açık hükmüne rağmen yönetmelik ile noter tasdiki zorunluluğu getirilmesinin, vekaletnameyi ve temsil yetkisini geçersiz kılacak nitelikte bulunmadığı, yönetmelik ile getirilen düzenlemenin amacının olası sahtecilik veya yetkisiz temsilin önüne geçmek, temsilde anlaşmazlık olması halinde imza sirküleri ve noter tasdiki olana itibar etmeyi sağlamak olduğu,
5718 sayılı yasanın 7/1. maddesine göre, hukukî işlemlerin, yapıldıkları ülke hukukunun veya o hukukî işlemin esası hakkında yetkili olan hukukun maddî hukuk hükümlerinin öngördüğü şekle uygun olarak yapılabileceği, ilgili yönetmeliğin 18. maddesinin. "Gerçek veya tüzel kişi pay sahiplerini temsilen genel kurula katılacakların ayrıca temsil belgelerini de ibraz etmeleri zorunludur.
Halka açık olmayan şirketlerde gerek nama gerek hamiline yazılı pay senetleri sahiplerinin vekilleri vasıtasıyla toplantıda temsil edilebilmeleri için vekâletnamenin Ek-3’teki örneğe uygun olarak noter onaylı şekilde düzenlenmesi veya noter onaylı olmayan vekaletnamelerde noter huzurunda düzenlenmiş imza beyanının eklenmesi gerekir." hükmünü içerdiği, davacı tarafın genel kurul toplantısına katılmak için sunduğu vekaletname ile davalının genel kurul toplantısına çağrı belgesi ekinde gönderdiği vekaletname örneğinin birebir aynı ve yukarıdaki örneğe benzer olduğu, ancak pay adedine ilişkin bir açıklama olmadığı,
davacı temsilcisi Dr. ...'in imzasının noter onaylı olduğu, hem örnek vekaletnamede, hem de davacının verdiği vekaletnamede pay adedinin yazılmadığı, vekaletnamedeki noter onayının ön yüzünde sadece mühür, arka sayfasında ise mühür ve imza olması yeterli olup, ön yüzdeki imzanın noter tarafından tasdik edildiğini gösterdiği, davacının, davalı şirkette %50 pay sahibi olduğu, davacı temsilcisinin Dr. ... olduğunu tarafların bildiği, davacı adına toplantıya katılmak isteyen başka bir temsilci bulunmadığı, tarafların birbirini bilmesine,
davacının, davalı şirketin yarısı oranında pay sahibi olmasına göre, çağrı ekindekine uygun ve noter onaylı vekaletnameye rağmen sırf pay adedinin yazılmamasının vekaletnameyi geçersiz kılmayacağının kabulü gerektiği, pay sahipliğinden doğan hakların sırf bu nedenle kısıtlanması hakkaniyete aykırı olacağı gibi, davalının kendisinin örnek olarak sunduğuna uygun vekaletnameyi kabul etmemesinin dürüstlük kuralı ile de bağdaşmayacağı, %50 pay sahibi davacının kullanacağı oy ile nisabı tersine çevirme durumu olduğu ve bu durumda toplantıda alınan kararların tamamının TTK'nın 446/1-b maddesi uyarınca iptali gerektiği gerekçesiyle,
davanın kabulü ile davalı şirketin 25/12/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacı şirketin ibraz ettiği vekaletnamenin içerik ve şekil yönünden geçersiz olduğunu, davacının temsilcisi olduğunu iddia eden kişi mevzuata uygun olarak genel kurula alınmadığından iptal davası açma hakkı bulunmadığını, vekaletnamede pay adedi yer almadığı,yönetmeliğin 21. maddesi gereğince pay sahibinin pay adedi bulunmayan vekaletnamenin geçersiz olduğunu, yönetmelik hükmü yürürlükte olduğundan mahkemece bu hükmün yok sayılmasının hukuka aykırı olduğunu, vekaletnameyi imzalayan kişinin davacıyı temsile yetkili temsilci olduğuna dair müstenidatın bulunmadığını,
bu nedenle bu kişinin davacıyı temsile yetkili olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını, bu durumun yönetmeliğin 18/2 maddesine aykırı olduğunu, kaldı ki vekaletnamede apostil şerhi de bulunmadığı, 05.10.1961 tarihli Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması (Lahey) Sözleşmesinin 2. maddesi gereğince de vekaletnamenin geçersiz olduğunu, davacının oylamaya katılmaması alınan kararların iptali için yeterli olmayıp, ayrıca alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olduğunun da kanıtlanması gerektiğini,
ancak ortada bu bakımdan da bir iptal sebebi bulunmadığını,mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmaması nedeniyle eksik inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı şirketin 25.12.2019 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 445. ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını,
genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin...her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir.Davacı tarafça; toplantıya vekaleten katılan vekilin vekaletnamesinin geçerli olmasına rağmen toplantıya katılımının engellendiği ileri sürülmüş olup, davalı tarafça ise sunulan vekaletnamenin ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı, apostil şerhi ve ekinde imza sirküleri bulunmadığı,
bu nedenlerle vekaletnamenin geçersiz olduğu savunulmuştur.
Somut olayda; davalı şirketin toplam sermayesini temsil eden 263.233 adet payın yarısının davacı şirkete ait olduğu,genel kurulda davacı dışındaki sermayenin yarısına isabet eden payların temsil edildiği, davacı şirketi temsilen vekaleten toplantıya katılmak isteyen ...'ın sunduğu vekaletnamenin geçersiz olduğu gerekçesiyle toplantıya katılımına izin verilmediği, toplantıda alınan 4 no'lu kararın bilançonun onaylanması,5 no'lu kararın kar dağıtımı yapılmaması,
6 numaralı kararın yönetim kurulu üyelerinin ibrası, 7 numaralı kararın yönetim kurulu üye seçimi, 8 numaralı kararın yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396 maddeleri kapsamında izin verilmesi ve 9 numaralı kararın yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmemesine ilişkin olduğu, davacının vekilinin yokluğunda gerçekleştirilen toplantıda alınan tüm kararların oy birliği ile alındığı, vekaletnamenin ikinci sayfasında ilgili noter onayının bulunduğu, vekaletnamede şirketin unvanı, toplantı yeri ve tarihi bulunmakla birlikte, pay sahibinin pay adedinin gösterilmediği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 425/1 maddesine göre; pay sahibi, paylarından doğan haklarını kullanmak için, genel kurula kendisi katılabileceği gibi, pay sahibi olan veya olmayan bir kişiyi de temsilcisi olarak genel kurula yollayabilir.
Temsilcinin pay sahibi olmasını öngören esas sözleşme hükmü geçersizdir.Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'in genel kurul tarihinde yürürlükte bulunan 18. maddesinde; gerçek veya tüzel kişi pay sahiplerini temsilen genel kurula katılacakların ayrıca temsil belgelerini de ibraz etmelerinin zorunlu olduğu,
halka açık olmayan şirketlerde gerek nama gerek hamiline yazılı pay senetleri sahiplerinin vekilleri vasıtasıyla toplantıda temsil edilebilmeleri için vekâletnamenin Ek-3’teki örneğe uygun olarak noter onaylı şekilde düzenlenmesi veya noter onaylı olmayan vekaletnamelerde noter huzurunda düzenlenmiş imza beyanının eklenmesi gerekir.
Aynı yönetmeliğin 21/1 maddesine göre ise; genel kurulda pay sahiplerini temsil etmek üzere düzenlenen vekaletnamede, şirketin unvanı, ait olduğu genel kurul toplantısının tarihi, vekilin adı ve soyadı, pay sahibinin pay adedi ile adı ve soyadı veya unvanı ve imzasının bulunması şarttır.
Bu bilgilerden herhangi biri bulunmayan özel veya genel vekâletnameler geçersizdir.Uyuşmazlık konusu vekaletname, düzenlendiği ülke mevzuatına tabi olup vekaletnamede ilgili noter onayı bulunduğu, ayrıca imza beyannamesine gerek bulunmadığı, vekaleten oy kullanmak isteyen davacının davalı şirkette %50 pay sahibi olduğunun davalı şirketçe kabul edildiği, vekilin vekaletnamede davacıya ait tüm payları temsil etmek üzere yetkilendirildiği dikkate alındığında pay adedinin yazılı olmamasının da tek başına vekaletnameyi geçersiz kılmayacağı sonucuna varılmaktadır.
Gerek TTK'da gerekse ilgili yönetmelikte vekaletnamede apostil şerhi bulunması zorunluluğu hususunda bir düzenleme bulunmadığından, apostil şerhi bulunmaması da vekaletnamenin geçerliliğini etkilemeyecektir.
Vekaletnamenin geçersizliği gerekçe gösterilerek davacı temsilcisinin haksız olarak toplantıya katılımının engellenmesinin TTK'nın 446/1-b maddesi uyarınca davacıya iptal davası açma hakkı verdiği açık olmakla birlikte, davacının haksız olarak toplantıya katılmasının engellenmesi tek başına toplantıda alınan tüm kararların iptali sonucunu doğurmamaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 446/1-b ve 445. maddesinde yer alan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenerek genel kurulda alınan her bir kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığının, yapılan usulsüzlüğün her bir genel kurul kararının alınmasında etkili olup olmadığının denetlenmesi gerekir.6102 sayılı TTK'nın 420. maddesinde, finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların, sermayenin onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılacağı hüküm altına alınmıştır.
Madde hükmü gereğince erteleme talep edildiğinde, genel kurul başkanının başkaca hiçbir işlem yapmaksızın bu konuların görüşmesini bir ay sonraya bırakması gerekir. Söz konusu hüküm emredici nitelikte olup, genel kurulun erteleme konusunda takdir hakkı bulunmamaktadır.
Bu kapsamda dava konusu genel kurulda alınan kararlardan bilanço kar zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin 4 numaralı, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 6 numaralı, mevcut yönetim kurulu üyelerinin görev süresi dolmadığı halde yenilerinin seçimine ilişkin 7 numaralı ve yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396 maddeleri kapsamında izin verilmesine ilişkin 8 numaralı karar bu kapsamda olup, %50 pay sahibi olan davacının toplantıya katılımı ve erteleme talep etmesi halinde söz konusu kararların alınması mümkün olmadığından,
genel kurulda alınan söz konusu 4, 6, 7 ve 8 numaralı kararlar geçersizdir.Gündemin 5. maddesi kar dağıtımı yapılmaması, 9. maddesi ise yönetim kurulu üyelerine maaş ve huzur hakkı ödenmemesine ilişkin olup, söz konusu kararlar şirket sermayesinin %50'sini temsil eden payların sahiplerince oy birliği ile alınmıştır. %50 paya sahip davacının toplantıya katılımı ve olumsuz oy kullanması halinde oy çoğunluğunun sağlanması mümkün olmayacaktır.
Bu nedenle söz konusu kararların da iptali gerekmekte olup, sonuç olarak mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/586, K. 2025/80, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama