İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/656 K.2025/646

Asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2022/656Karar2025/646Tarih24 Nisan 2025Okuma9 dk · 1.845 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Nisan 2025
Dosya no
2022/656
Karar no
2025/646
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/12/2021
Numarası
2014/880 Esas - 2021/1111 Karar
Dava
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.845 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı karşı davalı vekili; müvekkili ile davalı arasında 2010, 2011 ve 2012 yıllarını kapsayan ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili ile davalı arasında karşılıklı mal alımı ve satımı yapıldığını, mal ve ürünlerin bedellerinin karşılıklı olarak banka veya çekler ile ödendiğini, müvekkilinin davalıdan alacağı mallar karşılığında davalıya bir takım çekler verdiğini, ancak davalının banka yoluyla aldığı ödemeler ve çek bedellerini tahsil etmesine rağmen mal teslimi yapmadığını, ödeme taleplerini de karşılıksız bıraktığını, müvekkilinin 2010,2011,2012 yılları cari hesaplarında davalıdan toplam 3.178.850,45-TL alacaklı gözüktüğünü,

ancak davalının ödeme taleplerine ihtarla cevap vererek 2.131.459,57-TL bedellinde mal teslimi yapılmadığını iddia ettiğini, ayrıca avans olarak yapılan ödeme nedeniyle 418.218,25-TL alacaklarının bulunduğunu ileri sürdüğünü, ancak bu iddiaların dayanaksız olduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine davalı hakkında Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ...

E sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı karşı davacı vekili; müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının müvekkilinden alacak talebinde bulunmuş ise de 2.131.459,57-TL bedellinde mal teslimi yapılmadığını, müvekkilinin davacıya yaptığı 418.218,25-TL avans ödemesi sonucunda davacıdan alacaklı hale geldiğini, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davası ile ise avans olarak davacı- karşı davalıya ödenen ve karşılığında mal verilmeyen 418.218,25-TL alacağın ihtarın tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; taraflar arasında yıllara yayılan ticari ilişki bulunduğu, cari hesap tutulmak suretiyle yıllık cari hesabın kat edilmesi şekilde çalışılmadığı için tüm dönemlerin ihtilaflı hale geldiği, bu kapsamda uyuşmazlığa konu tüm dönemlerin incelendiği, tüm bilirkişi raporlarında davacı karşı davalının alacaklı olduğu, davalı karşı davacının ise yaptığı avans ödemesine rağmen mal teslimi yapılmadığı iddiasını ispatlayamadığı hususlarının tespit edildiğini, fakat davacının alacak miktarının tespiti konusunda raporlarda farklılıklar bulunduğu,

ilk bilirkişi raporunda davacı karşı davalının alacağı 2.900.568,98-TL olarak hesaplanmışsa da, taraf itiraz ve beyanları ek rapor ve sonrasında alınan bilirkişi raporları ile değerlendirildiği ve son raporda, önceki raporlarda yapılan tespitler de esas alınarak davacının alacağının 2.029.894,56-TL olarak belirlendiği, son bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile Bakırköy ...

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında yapılan itirazın 2.029.894,56-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 2.029.894,56-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20'si oranında 405.978,90-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davanını reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı karşı davalı vekili; mahkemece alınan tüm bilirkişi raporlarında müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili ile davalı arasında mal alış satış faturalarının karşılıklı olarak düzenlendiğini, faturaların kayıtlara işlendiğinin bilirkişilerce de tespit edildiğini, davalının akabinde faturaları vergi dairesine bildirdiğini, tüm bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere davalının ticari defterlerinin yasanın aradığı unsurları taşımadığını, davalının düzeltmeleri dava açıldıktan sonra yaptığını, bu hususun davalının kötüniyetini ortaya koyduğunu,

mahkemenin neden ilk bilirkişi raporunu esas almadığını ve niçin 1.148.955,89-TL kısmın reddedildiğini açıklamadığını belirterek reddedilen kısım yönünden kararın kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalı karşı davacı vekili; bilirkişi raporlarında müvekkilinin borcunun sürekli azaldığını, hatta hükme esas alınan bilirkişi raporunun 9. ve 10. sayfaları detaylı okunduğunda müvekkilinin alacaklı hale geldiğini, davacı tarafından düzenlenen 2.067.293,03-TL tutarlı sevk irsaliyesi ve faturalara konu malların teslim edilmediğini, bu nedenle bu faturaların davacının alacağında dikkate alınamayacağını, sevk irsaliyelerinde teslim alan kısmın boş olduğunu, davacının düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığını, her bilirkişi raporunda davacı firmanın kayıt hatalarının düzeltilmesi ile müvekkiline atfedilen borcun sürekli azaldığını,

ancak mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporuyla kararın çeliştiğini, 2.067.293,03-TL tutarlı faturaların ispatlanamaması nedeniyle müvekkilinin davacıdan 37.398,47-TL alacaklı hale geldiğinin hükme esas alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığını, 2.067.293,03-TL tutarlı faturalarla ilgili gerekçeli kararda değerlendirme yapılmadığını, bu faturalarla müvekkilinin 2.029.894,56-TL borçlu hale getirilmesinin anlaşılamadığını, 2.067.293,03-TL tutarlı fatura konusu malların teslimine ilişkin herhangi bir ispatlayıcı belge sunulmadığını, karşı dava yönünden ise müvekkilinin 418.218,25-TL tutarında avans ödemesinin söz konusu olduğunu,

müvekkilinin bu miktarda alacağı bulunmasına rağmen karşı davanın reddinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl dava, cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali, karşı dava ise alacak istemine ilişkindir.

Davacı ile davalı arasında karşılıklı olarak mal alım satımına dayalı ticari ilişki bulunmakta olup, davacı bu ilişkiden kaynaklı olarak 3.178.850,45-TL alacaklı olduğunu iddia etmekte, davalı ise davacının 2.131.459,57-TL tutarlı mal taahhüdünü yerine getirmediği ve davacıdan 418.218,25-TL avans alacağı bulunduğunu ileri sürmektedir.

Mahkemece son bilirkişi raporunda hesaplama dikkate alınarak asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen hükme karşı her iki taraf da istinaf başvurusunda bulunmuş, istinaf incelemesi tarafların istinaf dilekçesinde gösterdiği hususlar çerçevesinde yapılmıştır.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının alacağı, davacının ticari defterlerindeki hatalı kayıtlar ile davacının defterlerinde yer almayan davalı ödemeleri 12.490.000-TL'den düşülerek hesaplama yapılmıştır.

Ancak hesaplamada temel alınan 12.490.000-TL tutar, davacının davalıya verdiği toplam çek tutarı olup, taraflar arasındaki alacak borç durumu davacının davalıya verdiği çek tutarı ile tespit edilemeyeceğinden, uyuşmazlık konusu alacağın bu tutardan mahsup yapılarak sağlıklı bir şekilde tespiti mümkün görülmemiştir.

Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde davacının defterlerine göre davacının davalıdan 3.178.850,45-TL; davalının defterlerine göre ise davalının davacıdan 418.218,25-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup tarafların ticari defterleri arasındaki uyumsuzluğun her iki tarafın birbirlerine karşı düzenlediği faturaların, karşılıklı yapılan havale ve ödemelerin, verilen çeklerin taraf defterlerinde farklı olarak kaydedilmesinden, bir kısım faturaların diğer tarafın defterlerinde bulunmamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda davacının alacağı hesaplanırken, davacının davalı aleyhine hatalı olarak kendisini alacaklandırdığı kayıtlar ile ispatlanamayan fatura tutarları, yine davalı tarafından yapılıp da davacının defterlerinde yer almayan ödeme ve havale tutarlarının düşülerek sonuca gidilmesi gerekmektedir.

Tarafların defterlerinin karşılıklı incelenmesinde, davacının 2012 yılında düzenlediği toplam 3.872.818,08-TL faturaya karşılık davalının defterlerinde 1.370.868,35-TL davacı faturasının kayıtlı olduğu, 2.501.949,73-TL tutarlı davacı faturalarının davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte 2012 yılına ilişkin BA formlarının incelenmesinde davacıdan mal alışına ilişkin KDV dahil 3.352,852-TL mal alındığı bildirilmiştir.

Diğer bir ifade ile davalının 2012 yılı BA beyannamesinde beyan edilen toplam fatura tutarı, defterlerinde kayıtlı olan fatura tutarından fazladır. Faturanın davalı tarafça BA formu ile bildirilmiş olması faturaya konu hizmetin verildiğine ve faturanın tebliğ edildiğine karine teşkil etmektedir. Aksini davalının ispat etmesi gerekir.

Davalı sonradan verdiği düzeltme beyanları ile önceden bildirdiği fatura ve tutarları azaltmış ise de 2014 yılında verilen düzeltme beyannameleri süresinde olmadığından dikkate alınması mümkün değildir.

Davalı tarafından 2012 yılına ilişkin BA formlarının incelenmesinde davacıdan mal alışına ilişkin KDV dahil 3.352,852-TL mal alındığının beyan edilmesi karşısında davacının 2012 yılına ilişkin düzenlediği toplam 3.872.818,08-TL faturadan davalının BA beyanında konu ettiği 3.352.852-TL bedelli mal teslimini ispatladığının kabulü gerekir.

BA beyanın dışında kalan 519.966,08-TL tutarlı faturalar yönünden fatura ve irsaliyelerde teslim alan imzası bulunmadığı dikkate alınarak bu kısım bakımından mal teslim olgusu ispatlanamadığı halde bu husus dikkate alınmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Bunun dışında davalı tarafından havale yapılan tutarlar davalı şirketin ticari defterlerinde 13.622.512,34-TL olarak görünmekte iken davacının defterlerinde 13.042.805,21-TL kayıtlıdır.

Davalının ibraz ettiği dekontlarla aradaki 597.707,13-TL havale farkını ispatladığı anlaşılmaktadır. Yine davalının davacıya verdiği, banka yazılarından ödendiği anlaşılan ancak davacının defterlerinde yer almayan toplam 410.402,50-TL çek ödemelerinin hesaplamada dikkate alınması gerekmektedir.

Davalı tarafından 13/08/2010 tarihli 159.000-TL tutarlı EFT'nin davacının alacağından düşülmesi gerekirken davacının defterlerinde davalının aleyhine olacak şekilde davacının bu tutarda alacaklandırıldığı, hatalı olan bu durumun düzeltilebilmesi için davacının alacağından 318.000-TL düşülmesi gerektiği tespit edilmiştir.

Bu durumda hatalı olarak yapılan kaydın düzeltilebilmesi için davacının alacağı hesaplanırken davalı lehine olacak şekilde 318.000-TL'nin göz önünde bulundurulmalıdır. Bunun dışında davacının defterlerinde davacının alacağını artıran 25/02/2011 tarihli 10.000-TL tutarlı kayıt ile 12/03/2012 tarihli 23.900-TL tutarları havale kaydının karşılığı davalının defterlerinde yer almadığından bu tutarlarında davacının alacağı hesaplanırken dışlanması gerekmektedir.

Buna karşılık davalı tarafça, davacı tarafından kapalı olarak düzenlenen faturaların alacaktan düşülmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de kapalı faturaların sadece elden nakit olarak değil banka vasıtasıyla da ödenmesi mümkün olduğundan, bu faturaların ödemelerinin defterlere kaydedilen ödemelerin ya da ibraz edilen dekontların haricinde olduğuna dair bir delil bulunmadığından buna ilişkin itiraz yerinde değildir.Davacının davalı aleyhine hatalı olarak kendisini alacaklandırdığı kayıtlar ile ispatlanamayan fatura tutarları, yine davalı tarafından yapılıp da davacının defterlerinde yer almayan ödeme ve havale tutarları.

519.966,08-TL, 597.707,13-TL, 410.402,50-TL, 318.000-TL, 33.900-TL olmak üzere toplam 1.879.975,71-TL olup bu tutarın davacının defterlerinde kayıtlı 3.178.850,45-TL alacaktan düşülmesi ile asıl davada 1.298.874,74-TL yönünden davalının itirazının iptali gerekirken denetime elverişli olmayan rapora dayalı olarak daha yüksek bedele hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar çerçevesinde yapılan incelemede, davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; asıl davanın kısmen kabulü ile davalı karşı davalının itirazının 1.298.874,74-TL yönünden iptali ile takibin bu miktar alacağa avans faizi işletilerek devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2021 Tarih 2014/880 Esas 2021/1111 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA. "1-Asıl davanın kısmen kabulü ile Bakırköy ...

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında davalının itirazının 1.298.874,74-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Asıl alacağın %20'si oranında 259.774,94-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karşı davanın reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Asıl davada;

alınması gereken 88.726,13-TL karar ve ilam harcından, mahkeme veznesine yatırılan 38.392,65-TL peşin harç ve icra veznesine yatırılan 15.894,20-TL harç olmak üzere toplam 54.286,85-TL harcın mahsubu ile kalan 34.439,28-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 54.312,05-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 3.150-TL bilirkişi ücreti ve 729,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.879,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.585,15-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafından yapılan 6.680-TL bilirkişi ücreti ve 120-TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.800-TL yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 4.021,52-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 193.842,46-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 266.797,33-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Karşı davada;

alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 7.142,15-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 6.526,75-TL fazla harcın talep halinde karşı davacıya iadesine, Karşı davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 37.725,28-TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak karşı davalıya ödenmesine,

Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, " Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacı-karşı davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı-karşı davacı tarafından yatırılan 34.665,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Hükümden sonra davacı-karşı davalı yan gider avansından karşılanan 176,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 72-TL'sinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,

kalan kısmın davacı-karşı davalı üzerinde bırakılmasına, Hükümden sonra davalı-karşı davacı yan gider avansından karşılanan 250-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 148-TL'sinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, kalan kısmın davalı-karşı davacı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

24/04/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/656, K. 2025/646, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkeme Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/656
Karar No
2025/646
Tarih
24 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/665 K.2025/339
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/665 K.2025/280
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/665 K.2025/419
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/668 K.2025/445
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/673 K.2025/346
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/674 K.2025/747

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.