KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/669
- Karar no
- 2024/1650
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/11/2021
- Numarası
- 2020/60 Esas - 2021/745 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 14/11/2024
Karar Metni
895 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalı ... A.Ş. ile genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...'in sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, taksitli ticari kredili mevduat ve ticari kredi kartı borcunun ödenmediğini, hesabın 23/05/2019 tarihinde kat edildiğini, alacağın tahsili için davalılara karşı İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalıların takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların takibe itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, kefil olan müvekkili bakımından görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu; takipte yetki itirazında bulunduklarını, ikametgah itibariyle Çerkezköy İcra Dairesi'nin yetkili olduğunu; borcun zamanaşımına uğradığını; genel kredi sözleşmesi ve eklerindeki imzaların sahte olduğunu, böyle bir kredi sözleşmesinin bulunmadığını, 28/05/2019 tarihli ihtarname ile hesap kat ihtarnamesine konu kredi borcuna itiraz edildiğini, takipte uygulanan %31,8 faiz oranının fahiş olduğunu, talep edilebilecek azami temerrüt faiz oranının yıllık %12 olduğunu, kredi kartı faiz oranlarının da 5464 sayılı kanuna uygun olması gerektiğini;
hesap kat ihtarı şirkete 27/05/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ise de müvekkili kefil ...'e tebliğ edilemediğini, temerrüt tarihinin şirket için 04/06/2019, kefil için de takip tarihi olan 28/06/2019 olduğunu;sözleşmenin kefalet ile ilgili bölümlerinde müvekkil ... adına el yazısı ile kefalet tutarları ve kefalet tarihleri yazılmışsa da kefaletin şekli sadece “müteselsil” yazılmakla yetinildiğini , şekil noksanlığı olduğunu belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; alacak ticari krediden kaynaklandığından ve kefil tacir olduğundan, görev itirazının reddine; davalı şirket merkezi ile gerçek kişinin yerleşim yerinin mahkeme yetki sınırları içerisinde olduğundan yetki itirazının da reddine.
10 yıllık genel zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaşımı itirazının reddine; genel kredi sözleşmesi ve elyazılı kefaletinin geçerli olduğu, bilirkişi raporu ile alacağın tespit edildiği, ihtarname ve takip talebinde 3. başlık altında depo edilmesi istenen 2.513,87-TL gayrinakdi bir alacak bulunmadığı; bu alacağın 1. başlık altında istenen nakdi ticari kredili mevduat alacağı içinde olduğu,
ayrıca gayrinakdi alacak yönünden belge dayanağı da bulunmadığından bir kez daha hesaplamaya dahil edilmesinin alacak yönünden mükerrerlik teşkil edeceği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun takibe itirazının kısmen iptali ile takibin; ticari kredi kartı yönünden, 7.276,51-TL asıl alacak, 241,99-TL işlemiş temerrüt faiz alacağı, 12,10-TL BSMV alacağı olmak üzere toplam 7.530,60-TL; kredili mevduat borcu yönünden, 2.453,52-TL asıl alacak, 80,28-TL işlemiş faiz alacağı, 4,01-TL BSMV alacağı olmak üzere toplam 2.537,81-TL üzerinden devamına;
asıl alacağa takip tarihinden itibaren %31,80 oranında temerrüt faiz uygulanmasına; toplam 9.730,03-TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili; genel kredi sözleşmesi ile eklerindeki yazı ve imzaların (şirketi temsilen ve kendi adına) müvekkili ...'e ait olmadığını, bu itirazlarının mahkemece hiç incelenmediğini, bildirdikleri belge asıllarının getirtilerek imza incelemesi yapılmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabı alacağının tahsili için kredi asıl borçlusuna ve kefile karşı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı banka eldeki davada, 30/07/2013 tarihli 1.600.000-TL limitli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesine dayanmıştır.
Ayrıca sözleşmedeki limitin 27/11/2014 tarihinde şirket imza kaşesi ile kefil imzalarını havi 3.250.000-TL'ye, 05/06/2015 tarihinde ise 5.000.000-TL'ye çıkarılmıştır. Sözleşmede, davalı şirket asıl kredi borçlusu ve diğer davalı ... kefil olarak görünmektedir. 23/05/2019 tarihinde hesap kat edilmiştir. Hesap kat ihtarı davalı şirkete tebliğ edilmiş, fakat diğer davalı kefile tebliğ edilememiştir.
Davalılar-borçlular takibe itiraz ve davaya cevap dilekçelerinde, sözleşme ve eklerindeki imzaların şirketi temsilen ve kendi adına ... tarafından atılmadığını savunarak, imzaya itiraz etmiştir. Ne var ki mahkemece, davalıların imza itirazı hususunda her hangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadan ve bu itirazları karşılanmadan, salt hesap bilirkişisinden alınan raporla davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
Buna göre mahkemece HMK'nın 211. maddesi uyarınca, borcun kaynağını teşkil eden davaya konu 30/07/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi ile limit artırımlarına ilişkin 27/11/2014 ve 05/06/2015 tarihlerindeki imzaları havi belge asılları celp edilerek, söz konusu belgeleri asıl borçlu şirket temsilcisi ve kefil sıfatıyla imzalayan ...'a ait imzaların bulunduğu, sözleşme ve limit artırım tarihlerine mümkün olduğunca yakın önceki tarihlerde çok sayıda belge aslı araştırılıp getirtildikten ve isticvap yoluyla davalı ...'in ıslak imzalarının aldırılmasından sonra,
imza incelemesi yönünden Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden veya Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyeleri arasından (grafoloji uzmanı) seçilecek bilirkişiden ayrıntılı ve denetimine elverişli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmelidir (Yargıtay 19. HD'nin 2014/12575 E., 2015/9241 K. sayılı ve 23/06/2015 tarihli ve 2017/2451 E., 2019/832 K. sayılı ve 13/02/2019 tarihli ilamları).
Ayrıca her ne kadar davalılar vekili, istinaf dilekçesinde imza itirazına ek olarak sözleşmedeki yazıların da müvekkili ...'e ait olmadığını ileri sürmüş ise de, davaya cevap dilekçesinde yazılar kabul edildiğinden ,yazı inkarına ilişkin istinaf sebebi HMK'nın 357/1. maddesi uyarınca dikkate alınmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde hükme tesir edebilecek deliller toplanıp değerlendirilmediğinden, istinaf nedeni yerinde görülen davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/669, K. 2024/1650, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama