KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Dosya no
- 2022/805
- Karar no
- 2025/697
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/12/2021
- Numarası
- 2018/559 Esas - 2021/913 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.200 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında devam eden ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıdan cari hesap alacağının bulunduğunu, müvekkilinin davalıya sattığı mallar ve taşınmazlar için faturalar düzenlediğini, malların teslim edildiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, borcunu ödemeyen davalı aleyhine müvekkilinin 75.137,30-TL asıl alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacı şirketin müvekkilinin taşınmazında kiracı olduğunu, davacının kira borçlarını ödemediği ve kiraladığı işyerine zarar vererek ayrıldığı için davacı aleyhine takip yapıldığını; davacının cari hesabının gerçeği yansıtmadığını; taşınmaz bedelinin ödendiğini, yapılan ödemelerin makbuzlarını sunduklarını ve müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının davalıya düzenlediği 62.517,30-TL bedelli fatura dışındaki faturaların davalının ticari defterinde kayıtlı olmadığı, davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 19/12/2011 tarihli ... nolu 850-TL, 25/07/2011 tarihli ...248 nolu 2.800-TL, 03/05/2012 tarihli ... nolu 650-TL, 06/11/2012 tarihli ... nolu 1.650-TL ve 08/10/2013 tarihli .. nolu 170-TL bedelli beş adet faturaya konu malların davalıya teslimini davacının ispat edemediği; davalının takas mahsup talebine esas iki adet icra dosyasının celp edildiği; buna göre işbu davanın davalısı tarafından davacı şirket ve dava dışı ... aleyhine başlatılan İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... (eski esas no: ...) esas sayılı dosyası için açılan itirazın iptali davasındaki karar uyarınca, işbu davanın davacısı şirket aleyhine hükmedilmiş borcun davacı şirket tarafından ifa edildiği, takip dosyasının sadece dava dışı ... bakımından yenilenerek takibin devamına karar verildiği; davalının dayandığı diğer takip dosyası olan İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesi'nin... (eski esas no: ...) esas sayılı dosyasında işbu davanın davacısı şirketin taraf sıfatının bulunmadığı, takibin dava dışı ... aleyhine başlatıldığı; bu nedenlerle davalının takas mahsup talebi kapsamında değerlendirilebilecek bir alacağının bulunmadığı; davacının defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 75.137,30-TL alacaklı görünmekte ise de, davalının defterlerinde kayıtlı olmayan ve içeriği malların davalıya teslim edildiği de ispat edilememiş beş adet toplam 6.120-TL bedelli faturalardan dolayı davalının davacıya borçlu olmadığı,
bu miktarın 75.137,30-TL'den düşümüyle kalan (75.137,30-6.120=) 69.017,30-TL kadar davalının davacıya borcunun bulunduğu ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 69.017,30-TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine. 69.017,30-TL'nin % 20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davalı vekili, davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu; alacağın tabi olduğu 5 yıllık zamanaşımının dolduğunu; davacının sunduğu sevk irsaliyelerinde teslim kısımlarının boş olduğunu, mallar teslim edilmediğinden davanın reddi gerektiğini; davacının cari hesabında görülmeyen ve ...'dan müvekkilinin davacıya yaptığı ödeme makbuzları temin edilmeden karar verildiğini;
davacı şirket ile davacı şirketin sahibi ve yetkili temsilcisi bulunan ...'nun (Top) müvekkilinin kiracısı olduğunu, kirayı ödeyemediklerinden müvekkiline arsa satışı yapmak zorunda kaldıklarını, icra dosyalarından dolayı müvekkiline borçlu olmalarına rağmen takasın değerlendirilmemesinin ve şirket yetkilisinin beyanının alınmamasının hatalı olduğunu; icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığını; faturalar toplamının 68.137-TL tuttuğunu; tarafların cari hesabında görünmeyen fakat müvekkilinin talimatıyla eniştesine ait ...
Mobilya'nın kredi kartından çekilerek, davacıya ödenen ve davacının karşılığını yerine getirmediği 9.900-TL nazara alındığında, (68.137+9.900=) toplam hesabın 78.037-TL ettiğini, bu tutar dikkate alındığında müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını; tam tersine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu; her iki tarafın defterlerindeki taşınmaz bedeli 850.000-TL'nin zaman içinde ödendiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, kararın reddedilen kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, açık hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamına göre davanın her iki yanının tacir olduğu; uyuşmazlık konusunun açık hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğu, nispi ticari dava niteliğindeki eldeki davaya TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca asliye ticaret mahkemeleri bakmakla görevlidir. Davalı vekili, zamanaşımı defii ileri sürmüştür.
Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Tarafların kayıtlarından ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur.
Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı veya karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. Taraflar arasında satım ilişkisi bulunduğu anlaşılmakla, satım bedelinden kaynaklanan alacaklara 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanmaktadır.
Somut olayda, mali müşavir bilirkişiden alınan kök raporda, davacının defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 75.137,30-TL alacaklı göründüğü; davalının defterlerine göre 31/12/2015 tarihi itibariyle bakiyenin sıfırlandığı; bu mutabakatsızlığın davacı şirket ticari defter kayıtlarında yer alan, ancak davalının defterlerinde kayıtlı olmayan keşidecisi davacı lehdarı davalı ... olan, ... nolu 31/12/2014 keşide tarihli 31.700-TL tutarlı çek ile, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacının defterlerinde kayıtlı olmayan 43.437,30-TL tutarlı kasadan ödeme işlem kayıtlarından kaynaklandığı;
her iki işlemin toplamının (31.700+43.437,30=) 75.137,30-TL olduğu, mutabakatsızlığa konu bu iki kalem işlemin müstenidatlarına inilmek suretiyle incelendiğinde, davacının 31.700-TL bedelli çekin vadesinde ödendiğine dair muhatap banka tarafından ıslak imzalı makbuz örneğinin dosyaya sunulduğu görülmüş olup, davacı defterlerinde bu kayıt dayanaklandırıldığından itibar edilebilir bir kayıt olduğu.
43.437,30-TL tutarlı nakit ödemeye ilişkin dayanak belgesinin davalı tarafından sunulmadığından dikkate alınamayacağı ve davacının şirketin ticari defter kayıtlarının ise müstenidatlarıyla uyumlu tutulduğu belirlenmiştir.
HMK'nın 222/3. maddesi, "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek:22/7/2020-7251/23 madde)", hükmünü içermektedir. Davalı vekili, istinaf dilekçesinde davacının dayandığı faturalara konu malların müvekkiline teslim edilmediği itirazında bulunmuştur. Ancak 26/07/2013 tarihli ...011 nolu 62,517,30-TL bedelli fatura davalının defterlerinde kayıtlıdır. İtiraz edilmeden kayıtlara alınan faturaya konu malların teslim alındığı ve davalının da o miktar kadar davacıya borcunun bulunduğu kabul edilmiştir.
Diğer faturalara ilişkin davacı teslim olgusunu ispat edemediğinden fatura içeriği toplam 6.120-TL mal bedeli zaten mahkemece kabul edilmemiştir. Buna göre bilirkişi tarafından tespit edilen 75.137,30-TL'den 6.120-TL düşüldüğünde kalan 69.017,30-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına ve belirlenebilir likit alacak için icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ayrıca davalının iddia ettiği 9.900-TL banka ödemelerine ilişkin her hangi bir belge sunmadığı; arsa satışına ilişkin 850.000-TL'nin her iki tarafında ticari defterlerinde borç/alacak olarak karşılıklı kayıtlı olduğu; mahkemenin gerekçeli kararında belirttiği şekilde davalının davacıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği icra takip dosyalarında eldeki davada davalının tespit edilen borcu kapsamında takasa esas bir alacağın bulunmadığı ve takip dayanağının açık hesap olduğu anlaşıldığından, davalının bu yönlere ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/805, K. 2025/697, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama