KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/946
- Karar no
- 2024/1875
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/03/2022
- Numarası
- 2021/345 Esas - 2022/287 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
981 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalıya ait emtiaların müşterilerine ulaştırılması hizmetinin müvekkili tarafından verildiğini, bu kapsamda düzenlenen faturaların davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine 7 adet faturaya dayalı olarak 14.220,20-TL asıl alacak ve 2.449,80-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.670-TL'nin takip tarihininden itibaren yasal faiziyle tahsili için ... sayılı icra takibinin başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, fatura miktarları dikkate alındığında BA bildirim sınırının altında kaldığı, davalı tarafça bildirilen 10 adet fatura olmakla birlikte bildirilmeyen 5 adet faturanın bulunduğu ve uyuşmazlık konusu faturalardan hangisinin bildirildiğinin BA ile tespiti mümkün olmadığından ispat yönünden BA formuyla da sonuca gidilemediği, davacıya takibe konu faturalar yönünden taşıma hizmeti verildiğini ispata yarar delillerini sunmak üzere kesin süre verildiği, verilen kesin süre içinde davacı tarafça cari hesap ekstresi ve fatura detay raporlarının sunulduğunu, bunların da faturalara konu hizmetin verildiğine ilişkin ispat için yeterli olmadığı,
davacının sözleşme ilişkisi ve hizmet teslimine ilişkin ispat vasıtası getiremediği yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkilinin usulüne uygun tutulmuş ticari kayıtlarına göre davalının takibe konu 7 adet faturayı ödemediğinin belirlendiğini, faturaların detay raporlarının ve istenilen tüm delillerin sunulduğunu, aradaki hizmet ilişkisinin davalının ödemeleriyle kanıtlandığını; davalının davaya cevap vermediğini,arabulucu ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, hükmün kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının taşıma hizmeti nedeniyle düzenlediği faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) " şeklinde düzenlenmiştir.Mahkemece.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, davalı usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Alınan bilirkişi raporunda; davacının usulüne uygun tutulan 2019 yılı ticari defterlerine göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takipte asıl alacak olarak istenilen 14.049,37-TL kadar alacağı tespit edilmiştir. Davacının defterlerinde, 2019 yılı açılışının 4.860,80-TL olduğu.
2019 yılında davalı adına takibe konu faturalar dahil 15 adet fatura kestiği, bunların KDV dahil toplam bedelinin 45.375,13-TL olduğu ve davacının alacak kayıt toplamının 2018 devri ile birlikte toplam 50.235,93-TL olduğu; davalının çekle 27.700-TL ödeme yaptığı, fiyat farkı nedeniyle 8.486,56-TL'nin davalı alacağı olarak kayıt edildiği, davalı lehine olan kayıtların 36.186,56-TL olduğu; aradaki farkın da (45.375,13-TL-36.186,56-TL=) 14.049,37-TL olduğu belirtilmiştir.
İcra takibinde 14.220,20-TL asıl alacak ve 2.449,80-TL işlemiş faiz olmak üzere 16.670-TL alacak talebinde bulunulmuş, takip dayanağı olarak "7 adet muhtelif miktarda ve tarihlerde kesilmiş fatura alacağıdır" açıklaması ile cari (açık) hesap ekstresi ile 12/03/2019 tarihli 4.206,70-TL, 10/04/2019 tarihli 2.322,24-TL, 24/04/2019 tarihli 4.954,82-TL, 30/04/2019 tarihli 507,40-TL, 14/05/2019 tarihli 631,30-TL; açıklama kısmında muhtelif şirketlerin unvanlarının yazılı olduğu 30/03/2019 tarihli 554,84-TL ve 08/05/2019 tarihli 843,70-TL bedelli 7 adet fatura eklemiştir.
Faturaların KDV dahil toplam bedeli 14.021-TL'dir. Davalının 2019 yılı BA formunda, davacıdan kdv hariç 10 adet 33.087-TL bedelli fatura alındığı bildirilmiş, kdv eklendiğinde 40,350-TL etmektedir.
HMK'nın 222/3. maddesine göre, davalı ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından davacının kanuna uygun tutulan ticari defterleri lehine delil teşkil ettiği, davacının davalıya taşıma hizmeti verdiğinin davalının BA kayıtlarıyla tevsik edildiğinden, davacının takip tarihi itibariyle takibe konu 7 adet fatura bedeli olan 14.021-TL asıl alacağını kanıtladığının kabulü gerekir.
Davacı, takipten önce davalıyı temerrüde düşürmediğinden,işlemiş faiz talep hakkı yok ise de dava değeri asıl alacak miktarı olan 14.220,20-TL olarak gösterilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırıldığndan davacının işlemiş faiz bakımından usulen açılan bir davası bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın asıl alacak bakımından kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline likit alacak ve haksız itiraz nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/946, K. 2024/1875, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama