KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2023
- Dosya no
- 2023/70
- Karar no
- 2023/56
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/10/2022
- Numarası
- 2022/346 Esas 2022/588 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili ... tarafından Tasfiye Halinde ... San. Tic. Ltd Şti. ile; İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takip tutarının 192.772,60-TL işçilik alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini;şirketin tasfiyesine karar verilip sicilden terkin edildiği,TTK`nın 547. maddesinde; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları,YK üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebileceklerinin belirtildiğinimüvekkilinin alacağına kavuşmasını teminen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1-Davalı tasfiye memuru vekili, şirketin Üsküdar ...
Noterliğinin 22/11/2019 tarih ... tasdik sayılı kararı ile tasfiye sürecine girdiğini, şirketin herhangi bir aktif veya pasif malvarlığı bulunmadığını, çağrı yapıldığını ancak herhangi bir başvuru yapılmadığını, tasfiyenin yasal hükümlere uygun yapıldığını, icra takibinde şirketin borçlu olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, şirketin tasfiyesinin takip tarihinden evvel sona erdiğini, takibin usulsüz olduğunu, mahkemece İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından davacıya yetki belgesi almak üzere süre verilmiş ise de; anılan takip usulsüz olduğundan bu davanın görülmesi ve ilgili dosyadan yetki belgesi alınmasının da usulsüz olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davalı ... vekili; müvekkilinin 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin yasal hasım konumunda olduğunu belirterek, davanın reddine, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ihyası talep edilen şirket hakkında devam eden derdest icra takibi olması sebebiyle, dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru vekili; şirketin Üsküdar ... Noterliğinin 22/11/2019 tarih ... tasdik sayılı kararı ile tasfiye sürecine girdiğini, şirketin herhangi bir aktif veya pasif malvarlığı bulunmadığını, çağrı yapıldığını ancak herhangi bir başvuru yapılmadığını, tasfiyenin yasal hükümlere uygun yapıldığını, icra takibinde şirketin borçlu olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, şirketin tasfiyesinin takip tarihinden evvel sona erdiğini, takibin usulsüz olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir.
TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.
Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 21/07/2020 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, şirket aleyhinde ...Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında borçlu olarak bulunduğu,takip terkinden sonra açılmış olsada alacağın terkinden evvel doğduğu takibin sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. H.M.K.'nın 326-(1) maddesi uyarınca; kanunda yazılı haller dışında, yargı giderleri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.
Şirketin tasfiyesinden evvel şirket aleyhinde açılan dava sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle tasfiyenin tam olarak tamamlandığı kabul edilemez.TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, davalı tasfiye memurunun tasfiyenin tam olarak yapıldığı savunmasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenlerle şirket tüzel kişiliğinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına, HMK 326 gereği davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/70, K. 2023/56, 12 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama