KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Eylül 2024
- Dosya no
- 2024/1291
- Karar no
- 2024/1185
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/06/2024
- Numarası
- 2024/610 D.İş - 2024/597 Karar
- Talep
- İhtiyati Haciz
- İstinaf karar tarihi
- 02/09/2024
Karar Metni
797 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 24/06/2024 tarihli D.iş kararın ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili; müvekkilinin, müvekkili firma ile borçlu firma cari hesap ilişkisine dayalı olarak ticaret yaptığını, borçlu firmanın bugüne değin farklı alım işlemleri nedeniyle faturalardan kaynaklı 29.03.2024 tarihi itibari ile 1.205.884,02-TL cari bakiyesi bulunduğunu, faturalar ve cari hesap söz konusu faturalar ile yaklaşık ispat sağlandığını, borçlu firmanın müvekkili firmadan alım işlemi yapmasına karşın gerekli ödemeleri yapmadığını, borçlu firmaya Beşiktaş ...
Noterliği 29.05.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile cari hesap gereğince ödeme yapması gerektiği hususu 03.06.2024 tarihinde UETS yolu ile ihtar edilmişse de borçlu firmaca herhangi bir cevap verilmediği gibi ödeme de yapmadığını, borç miktarının büyük olduğu dikkate alındığında, borçlu tarafın söz konusu faturalara ilişkin ödeme yapmaktan kaçınmak için mallarını kaçırma ihtimali olduğunu, son dönemde borçlu yanın ticari işlerinden dolayı piyasada birtakım ekonomik zorluklar yaşadığının bilgisi edinildiğini,müvekkilinin alacağını tahsil edememesi durumunda, ticari zorluk yaşayacağını , İİK'nın 257.
Maddesi uyarınca alacağın muhtemel varlığına kanaat getirilmesi yeterli olduğu hususu da gözetilerek, delil başlangıcı niteliğindeki faturalar sunulduğundan müvekkilin alacağının en az yaklaşık olarak ispat edildiğine dair karar verilmesi gerektiğini, müvekkili firmanın 1.205.884,02-TL bedelli alacağı herhangi bir teminata bağlanmadığı gibi rehinle de güvence altına alınmadığını, rehinle de teminat altına alınmamış olan müvekkil alacağının için İİK'nun 257.
Maddesi'nin aradığı şartlar gerçekleştiğini ileri sürerek davalı borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
D.İŞ KARAR
Mahkemece; faturanın hukuken tek başına alacağın varlığına, miktarına ve vadenin geldiğine yeterli görülmemesi, faturaya konu mal veya hizmetin teslimi ve/veya verildiğine ilişkin somut delil gösterilmemesi, karşı tarafın mallarını gizlemeye ve kaçırmaya matuf eylemine ilişkin hiçbir delil de sunulmamasına göre bu aşamada vaki iddianın soyut nitelikte olduğunu ve gerçeğe benzerlik karinesine göre ihtiyati haciz sebepleri ve dayanak belgeler nazarında ihtiyati hacze ilişkin yaklaşık ispata havi yeterli hukuki ve vicdani kanaat oluşmadığından 2004 sayılı İİK'nın 257 vd. maddeleri gereğince koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden vekili; borçlu şirket hakkındaki alacağın varlığı yaklaşık olarak ispat edilmesine rağmen ilk derece mahkemesince haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz başvurusunun reddine karar verildiği, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesindeki beyanlar ve ekli belgeler, mahkemece irdelenmiş olsa idi maddi olay tam olarak anlaşılacak ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verileceğini, mahkemece ihtiyati haciz talebinin faturalara dayanması,
cari hesap sözleşmesinin bulunmaması ve daha da önemlisi "fatura tek başına alacağın kanıtı değildir." gerekçeleri ile talebin reddedilmesinin hatalı olduğunu, zira ihtiyati haciz için alacağın kanıtlanmasının aranması kanunun ruhu ve mantığı ile bağdaşmadığını, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, fatura alacağı bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.
İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
Bu düzenlemeye göre de ihtiyati haciz kararı verilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de; muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması, bu ihtilafın çözümü yargılamayı gerektirmesi halinde, kanunun aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşul olup, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir.
Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden tarafından karşı yan adına düzenlenen faturaya dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmakta ise de, salt fatura düzenlenmesi, adına fatura düzenlenen kişiyi sorumlu tutmak için yeterli bulunmamaktadır. Sunulan faturalara karşı karşı yanın beyanının alınmadığı bir evrede muaccel alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğunun kabulü mümkün görülmemiştir.
Faturada yazılı bedelin ödenmediği iddiası ve muaccel alacağın varlığının tespiti noktasında yargılama yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; sonuç olarak ihtiyati haciz talebinin yasal koşulları bulunmadığından, sunulan belgeler ile yaklaşık ispatın sağlanmadığına yönelik kararda isabetsizlik bulunmamış, istinaf sebebi yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/1291, K. 2024/1185, 2 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama