İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/1797 K.2025/1135

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2024/1797Karar2025/1135Tarih9 Temmuz 2025Okuma13 dk · 2.694 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Temmuz 2025
Dosya no
2024/1797
Karar no
2025/1135
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
27/06/2024
Numarası
2021/325 Esas - 2024/445 Karar
Dava
Tapu İptali Ve Tescil
Dava tarihi
24/05/2021
İstinaf karar tarihi
09/07/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.694 kelime·13 dk okuma·5 bölüm

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... ve dava dışı ... ile birlikte ... Tic. Ltd.

Şirketi'ni 27/07/2007 tarihinde kurduklarını, ortaklardan her üçünün de şirket müdürlü ve 1/3 oranında olmak üzere eşit pay sahibi olduklarını, müvekkilinin müdürler kurulu başkanlığını yapmakta iken davalı ve diğer ortağın kendi aralarında anlaşarak yasa dışı usulsüz işlemler yapma, şirketin içini boşaltma ve mal kaçırma yoluna gittiklerini, 22/12/2017 tarihinde şirkete ait 3 adet taşınmazın herhangi bir karar alınmadan muvazaalı olarak dava dışı ...'na devredildiğini, bu devirle ilgili İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2018/1156 esas sayılı dosyasında davanın görüldüğünü,

yine şirkete ait bir AVM'nin % 50 hissesinin davalı ...'e devrine ilişkin karar alınmış ise de İstanbul 10. ATM'nin 2018/1150 esas sayılı dosyası ile bu genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verildiğini, eldeki davada ise İstanbul-Şişli İlçesi ...

Mah. ... ada ... pafta ... parsel ... ve ... bağımsız bölüm nolu taşınmazların herhangi bir genel kurul kararı alınmadan davalı ...'e devrinin sağlandığını, davalı ...'in şirketin 2/3 payına sahip olduğunu ve tek yetkili müdür olarak görev yaptığını, işlem yasağına rağmen genel kurul kararı alınmadan muvazaalı olarak devir yapıldığını, devir karşılığında taşınmazın gerçek bedelinin ödenmediğini, TTK'nın 395 maddesinde düzenlenen şirketle işlem yapma yasağına aykırı hareket edildiğini, oy yasağı nedeniyle buna ilişkin bir genel kurul kararı alınmasının da mümkün olmadığını,

önemli miktarda şirket malvarlığının devrinin geçerli olmadığını belirterek yapılan işlemlerin geçersiz olması nedeniyle dava konusu taşınmazların tapularının iptali ile ... Taahhüt Tic. Ltd. Şirketi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Dava ilk olarak ...'e açıldıktan hemen sonra davalı şirkete devir edildiğinden davanın tarafı olmaktan çıkarılan davalı ... vekili.

TTK'nın 395/1. maddesindeki batıllık iddiasının yalnızca şirket tarafından ileri sürülebileceğini, şirkette %33.3 oranda pay sahibi olan davacının bu iddiayı ileri süremeyeceğini, bu nedenle davanın esasına girilmeksizin öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının diğer ortaklardan sakladığı bir takım belgelere ulaşılması üzerine ortaklıktan çıkartılmak üzere kararlar alındığını, hakkında FETÖ terör örgütüne üye olma suçundan ceza verildiğini, davacının sürekli olarak ortaklığı ve ortakları yıpratma gayesi ile hareket ettiğini,

ayrıca TTK'nın 644. maddesinde 395. maddeye atıf yapılmaması nedeniyle satış için ortaklıktan izin alınmasına gerek bulunmadığını, buna karşılık geçersizliği ileri sürme hakkının da sadece şirkete ait olduğunu, taşınmazın müvekkilinin şirketten olan alacaklarına karşılık alındığını, bu nedenle muvazaa iddiasının temeli bulunmadığını, davacının sermaye artırımı kararını süresinde ilan ettirmeyerek hayata geçmesine engel olduğunu, böylelikle şirketin finansman ihtiyacının karşılanamadığını, davacının şirketten olan alacağı için icra takibi başlatarak şirketi faiz yükü altına soktuğunu,

muvazaaya ilişkin hiç bir delil sunulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava konusu taşınmazların 25/06/2021 tarihinde davalı ...A.Ş.'ye devredilmesinin üzerine davacının 18/08/2021 tarihli dilekçesi ile davanın devreden ve devralanlara karşı birlikte görülmesi talep edilmiş ise de mahkemece 10/09/2021 tarihli ara kararla davacıya verilen süre sonucunda davacı 04/10/2021 tarihli dilekçe ile davanın davalı şirket yönünden devamını talep etmiştir.Davalı şirket vekili.

TTK'nın 395/1. maddesindeki batıllık iddiasının yalnızca şirket tarafından ileri sürülebileceğini, şirket ortağının bu iddiayı ileri süremeyeceğini, bu nedenle davanın esasına girilmeden hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu taşınmazların mülkiyetini ...'den tapu siciline güvenerek ve ayrıca rayiç bedeli de ödeyerek edindiğini, taşınmaz bedeli olarak 850.000-USD ödendiğine ilişkin banka dekontu sunulduğunu, müvekkili şirketin iyiniyetli hak iktisap eden konumunda olduğundan müvekkiline karşı muvazaa iddiasının ileri sürülemeyeceğini,

ayrıca taşınmazların muvazaalı olarak devrine ilişkin delil ibraz edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; dava dışı ...Ltd Şti'ye ait davaya konu taşınmazların 10.09.2019 tarihinde ...'in şirketteki temsil ve ilzam yetkisi kullanılarak, herhangi bir genel kurul kararı alınmadan satış yolu ile toplam 5.750.000-TL bedelle ...'e devredildiği, ...'in de taşınmazları 25.06.2021 tarihinde yönetim kurulu başkanı olduğu davalı ...

A.Şne 850.000-USD bedelle devrettiği, anonim şirketlerde şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağının düzenlendiği TTK'nın 395/1 maddesine limited şirketlere uygulanacak hükümlerin gösterildiği, TTK'nın 644/1-b maddesinde atıf yapılmadığını, bu durumda limited şirketlerde şirket müdürlerinin şirketle işlem yapmasının açıkça yasaklanmadığı, yapılan işlemin de her koşulda batıl olduğundan söz edilemeyeceği, kaldı ki TTK'nın 395/1. hükmünün somut olaya uygulanabilir olduğunun kabulü halinde dahi işlemin batıl olduğunu ileri sürme hakkının ortağa değil şirkete tanındığı,

her ne kadar TTK'nın 644/1-b. bendinde TTK 395. maddeye atıf bulunmadığından ortak olan şirket müdürlerinin şirketle işlem yapması açıkça yasaklanmamışsa da TTK'nın 626. maddesi uyarınca şirket müdürleri ve yöneticilerinin şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğü altında bulunduğu, şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil eden ancak şirket menfaatine ters düşmeyen, şirketi zarara uğratmayan ve şirketi koruma amacı taşıyan durumların ise bunun dışında kaldığı,

bu durumda devir işleminin dava dışı şirketi zarara uğratıp uğratmadığı hususunun araştırılması gerektiği, alınan bilirkişi raporlarına göre söz konusu satışların taşınmazın değerinin altında olmadığı, bu nedenle dava dışı dava dışı ... Teknik şirketinin zarara uğramadığı, buna dayalı olarak tapuların iptali ve tescilini gerektirecek bir muvazaalı işlemden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkilinin müdürlük yetkisinin kaldırılmasından sonra şirketin içinin boşaltılmaya başlandığını, şirketin rutin faaliyetleri arasında rutin taşınmaz alım satımı bulunmadığını, şirketin malvarlığı değerlerinin hukuka aykırı olarak elden çıkarıldığını, İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2018/1156 esas sayılı dosyasında davanın kabul edildiğini, bu davanın eldeki dava ile birebir aynı olduğunu, yine şirkete ait ...

AVM'nin % 50 hissesinin ...'e devrine ilişkin iptal davasının İstanbul 9. ATM'nin 2017/1024 esas sayılı davasında devam ettiğini ve teminatsız olarak tedbir kararı verildiğini, dava dışı ...

Teknik şirketinin iştirakine ait olan 1 adet dairenin dava dışı kişiye satılması üzerine şirketin zararı nedeniyle ... hakkında açılan İstanbul 21. ATM'nin 2022/383 esas sayılı dosyada davanın kabulüne karar verildiğini, bu taşınmazların dışında kalan dava konu edilen son iki taşınmaz olan ofislerin ...'in önce kendisine devredildiğini, dava konusu taşınmazların ...'e devredilirken genel kuruldan herhangi bir yetki alınmadığını, davanın devamı sırasında da mal kaçırma amaçlı davalı şirkete devredildiğini,

TTK'nın 643. maddesi yollaması ile 538/2 maddesi gereğince limited şirketin fesih ve tasfiyesine yol açabilecek ölçüde mal varlığının devrinin genel kurulun devredilemez yetkileri arasında düzenlendiğini, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre de bu tür durumlarda genel kuruldan yetki alınması gerektiğini, mahkemenin kararında da ...'in eyleminin bağlılık ve özen yükümlülüğüne aykırı olduğu kabul edilmesine rağmen davanın reddine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, ... tarafından kendi kendine yapılan satışın yok hükmünde olduğunu, oydan yoksunluk nedeniyle TTKnın 395 madde kapsamında karar alınmasının mümkün olmadığını,

ayrıca satışın yapıldığı tarih itibariyle 12/10/2017 tarihli genel kurul kararının geçersiz olduğunun tespit edilmesi nedeniyle şirketi tek başına temsil yetkisi bulunmadığın, satış için her üç ortağın da imzası gerektiğini, dava konusu taşınmazın değerinin eksik hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davacının ortağı olduğu dava dışı şirkete ait olup davalıya devredilen taşınmazların tapusunun iptali ile şirket adına tescili istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu şirkete ait 2 adet taşınmazın, şirket ortağı ve yöneticisi ...'e TTK'nın 395. maddesine aykırı bir şekilde devrinin sağlandığını, satışın aynı zamanda muvazaalı olduğunu, önemli miktarda malvarlığının devrine ilişkin olduğundan genel kurul kararı alınması gerektiğini, ancak bu hususta genel kurul kararı da alınmadığını belirterek şirket ortağı ...'e karşı açılan tapu iptali ve şirket adına tescili istemine ilişkin davada taşınmazların davalı şirkete devri üzerine dava davalı şirkete yöneltilmiş,

mahkemece yapılan yargılama sonucunda TTK'nın 395. maddesinin limited şirketlere uygulanmasının mümkün olmadığı, devir işleminin TTK'nın 626. maddesi uyarınca şirket müdürleri ve yöneticilerinin şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğü ile bağdaşmadığı, ancak söz konusu satışların taşınmazın değerinde satılması nedeniyle dava dışı şirketin zararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı, ... ve ... tarafından dava dışı ...

Teknik şirketi 1/3 oranında eşit pay ile kurulmuş olup, şirketin 27/10/2016 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayımlanan kararına göre A yetki grubu kararların müdürlerden herhangi ikisinin şirket kaşesi altında birlikte atacakları müşterek imzalarıyla geçerli olacak şekilde temsil ve ilzama yetkili olduğu,

B yetki grubu kararların müdürlerden herhangi birinin şirket kaşesi altında atacakları münferit imzaları ile geçerli olacak şekilde temsil ve ilzam olunacağı, bunun dışındaki tüm karar, iş ve işlemlerin üç ortağın şirket kaşesi altında birlikte atacakları müşterek imzaları ile geçerli olacağı, şirketin sınırsız olarak yönetim ve temsil hakkına üç ortağın birlikte müştereken sahip olduğu kararlaştırılmıştır.

17.10.2017 tarihli 74 sayılı ortaklar genel kurulunda; ...'nun hisselerinin ...'e devrinin onaylanmasına, ... ve ...’ın müdürlüğünün sona erdirilmesine, şirketin her türlü işlem bakımından şirket müdürü ...’in yetkili olduğuna dair karar alınmış olup,genel kurul kararı İstanbul 15. ATM'nin 19/07/2018 tarihli 2017/1057 esas 2018/851 karar sayılı kararıyla yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiş,anılan karar istinaf ve temyiz incelemesinden geçmek suretiyle 15/12/2021 tarihinde kesinleşmiştir.

14/09/2018 tarihli 80 sayılı olağanüstü genel kurulda; ... ve ...'ın müdürlükten azline, ...'nun hisselerinin ...'e devrinin onaylanmasına, ...'in şirket müdürü seçilmesine, şirket müdürüne TTK'nın 395 ve 396 maddeleri kapsamında izin verilmesine, dava dışı ...

AŞ'de davalı şirkete ait %50 payın ortaklardan ...'e devrine izin verilmesine dair karar alınmış olup, İstanbul 10. ATM'nin 27/01/2021 tarihli 2018/1150 esas 2021/57karar sayılı kararıyla şirket müdürüne TTK'nın 395 ve 396 maddeleri kapsamında izin verilmesine, dava dışı ... AŞ'de davalı şirkete ait %50 payın ...'e devrine izin verilmesine dair kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Karar istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek 23/01/2025 tarihinde kesinleşmiştir. İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2018/1156 esas sayılı dosyasında aynı davacı tarafından ... ile diğer şirket ortağı ... aleyhine, şirkete ait İstanbul ili Üsküdar ilçesi ...

Mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı ... nolu, ... zemin ... nolu, ... nolu taşınmazların davalı ...'na 22.12.2017 tarihinde yapılan satış ile ilgili tapu iptali ve tescil istemiyle dava açılmış olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen hüküm, istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.İstanbul 23. ATM 'nin 2022/383 esas sayılı dosyasında şirkete ait olan dava konusu Üsküdar İlçesi Burhaniye Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ... blok ... kat ... no'lu bağımsız bölümün 05.12.2018 tarihinde, şirketçe satışı konusunda alınmış bir genel kurul kararı olmaksızın,

şirketi temsilen şirket yetkilisi davalıya vekaleten vekili aracılığıyla satışı nedeniyle yönetici sorumluluğuna ilişkin davada verilen kısmen kabul kararının istinaf aşamasında bulunduğu anlaşılmaktadır.İstanbul 9. ATM'nin 2017/1024 esas sayılı dosyasında davacı tarafından diğer ortaklar aleyhine davalıların dava dışı ...

Teknik şirketine ait banka hesabında bulunan paranın usulsüz olarak ... şirketine aktarıldığı, şirketin ... şirketindeki hisselerinin satılarak satış bedelinin şirkete aktarılmadığı ileri sürülerek, oluşan zararın tazmini talep edilmiş olup, dosyada yargılama sürmektedir.Yine şirketin feshi istemiyle İstanbul 12. ATM'nin 2017/1040 esas sayılı dosyasında açılan dava, Umman'da kurulan ... şirketi aracılığıyla şirketin içinin boşaltıldığı ileri sürülerek yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat istemiyle İstanbul 1. ATM'nin 2018/81 esas sayılı dosyasında açılan dava,

kar payı alacağının tahsili istemiyle İstanbul 18. ATM'nin 2018/123 esas dosyasında açılan dava, şirketin ...'deki paylarının usulsüz olarak davalıya devri nedeniyle tazminat istemiyle İstanbul 12. ATM'nin 2018/157 esas sayılı dosyasında açılan dava, yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat istemiyle İstanbul 12. ATM'nin 2018/1124 esas sayılı, İstanbul 3. ATM'nin 2017/1089 esas sayılı, İstanbul 4. ATM'nin 2019/402 esas sayılı dosyalarında açılan davalar ve şirketten olan alacağın tahsili istemiyle mahkemenin 2018/14 esas sayılı dosyasında açılan dava 2017/1024 esas sayılı dava ile birleştirilmiş olup yargılamaları devam etmektedir.

Eldeki davanın konusunu ise İstanbul İli Şişli İlçesi ... Mah. ... ada ... parsel ... ve ... bağımsız bölümler oluşturmaktadır. Dava konusu taşınmazlar ...

Teknik şirketi adına kayıtlı iken 10/09/2019 tarihinde ...'e devredildiği, devir sırasında şirketi vekil sıfatıyla ... isimli kişinin temsil ettiği, bahsi geçen taşınmazların 25/06/2021 tarihinde ... tarafından, ...'in yönetim kurulu başkanı olduğu davalı şirkete devrildiği hususları ihtilafsız olup, uyuşmazlık, dava dışı şirkete ait taşınmazların şirket ortaklarından ...'e devrinin geçersiz olup olmadığı, geçersizlik iddiasının davalı şirkete karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği hususundadır.

Mahkemece, TTK'nın 395. madde hükmünün somut olaya uygulanamayacağı belirtilerek TTK'nın 626. maddesi kapsamında şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonuca gidilmiştir.

Ancak, TTK'nın 644. maddesinde 395/1. maddesine atıf bulunmaması nedeniyle şirketle işlem yasağının limited şirketlerde geçerli olmadığı kabul edilmiş ise de temsilcinin sahip olduğu yetkiye bağlı olarak üçüncü kişilerle işlem yapması mümkün olup, kural olarak temsilcinin kendi kendisiyle işlem yapması yasaktır. Temsilciye temsil yetkisi verilirken her şeyden önce hukuki işlemi üçüncü kişi ile yapacağı düşünülür.

Temsilcinin izinsiz olarak kendi kendisiyle yaptığı sözleşme, sakat bir işlemdir. Somut olayda da şirketi temsil yetkisi bulunan ... şirkete ait taşınmazların alıcısı konumunda olduğundan bu konuda izin alınmadan yapılan taşınmaz devrinin şirket bakımından bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir.

Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 643.maddesinin yollamasıyla aynı yasanın 538/2 maddesi uyarınca limited şirketin fesih ve tasfiyesine yol açabilecek ölçüde mal varlığının devri genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılmıştır.

Şirketin öz varlığının yitirilmesine, başka bir anlatımda fesih ve tasfiyesine sebebiyet verebilecek nitelikteki tasarruflar, genel kurulda TTK'nın 421. maddesinde öngörülen ve ortakların kullanacakları nitelikli oy oranıyla alacakları kararla mümkün olup, aksi yöndeki işlem ve tasarruflar geçersizdir (Yargıtay 11. HD'nin 2020/8038 esas, 2022/4957 karar sayılı, Yargıtay HGK'nın 2023/976 esas 2025/98 karar sayılı ilamı).

Eldeki dava dosyası ve taraflar arasındaki diğer uyuşmazlıklara ilişkin diğer dava dosyalarının incelenmesinde eldeki davaya konu olanların dışında kalan taşınmazların dava konusu satışlarla şirketten devrinin sağlandığı, yine şirketin başka bir şirketteki % 50 hissesinin ...'e devredildiği anlaşılmaktadır. Devir tarihi itibariyle dava konusu taşınmazlar dışında şirketin başkaca bir taşınmaz veya malvarlığı olduğuna dair bir iddia ileri sürülmemiştir. ...

Teknik şirketinin 17.10.2017 tarihli 74 sayılı ve 14/09/2018 tarihli 80 sayılı ortaklar genel kurulu kararının yok hükmünde olduğu tespit edilmiş olup şirkete ait taşınmaz ve malvarlığı değerlerinin devrine ilişkin genel kurulda alınan veya yapılan devirleri tasdik eden ortaklar kurulunca alınan bir karar bulunmamaktadır.

Yine 17.10.2017 tarihli 74 sayılı ve 14/09/2018 tarihli 80 sayılı ortaklar genel kurulunda şirketin temsiline ilişin alınan kararların yok hükmünde olduğu tespit edilmiştir.

Bu durumda satış işleminin münferit imza ile gerçekleştirilmesi mümkün olmadığı gibi şirkete ait mal varlığı değerlerinin devredilmeye başladığı evrede dava konusu taşınmazların satışı için ortaklar kurulu kararı alınmadan şirket ortağına yapılan önemli miktarda malvarlığı devrinin geçersiz olduğunun 6102 sayılı TTK'nın 643.maddesinin yollamasıyla aynı yasanın 538/2 maddesi gereğince kabulü gerekirken, şirketin zarara uğramadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

TMK'nın 1024. maddesinde "İyi niyetli olmayan üçüncü kişilere karşı" başlığı ile bir ayni hakkın yolsuz olarak tescil edilmesi halinde bunu bilen, bilmesi gereken üçüncü kişinin bu tescile dayanamayacağı, bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepte yoksun bulunan tescilin yolsuz olduğu, böyle bir tescil yüzünden ayni hakkı zedelenen kimsenin tescilin yolsuz olduğunu iyi niyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebileceği belirtilmiştir.

Somut olayda taşınmaz satışına ilişkin hukuki işlemlerin bağlayıcı olmayıp, taşınmazı devralan ..., aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğundan, davalı şirket bu durumu bilecek durumdadır. Bu nedenle davalı şirketin iyiniyetli alıcı olduğu savunması yerinde görülmemiştir.

Davacının şirket ortağı sıfatıyla bu davayı açamayacağı ileri sürülmüş ise de davacının şirket adına tescil istemesinde hukuki menfaatinin bulunduğu, bu nedenle doğrudan kendi mal varlığı olmasa da şirketin uğradığı zarar kapsamında, TTK'nın 553-555. maddesi de gözetildiğinde aktif husumet ehliyetine sahip olduğunun kabulü gerekir.

Davacı tarafından açılan emsal İstanbul Anadolu 1 ATM'nin 2018/1156 esas sayılı dava dosyasında davanın kabulüne ilişkin karar temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği de dikkate alındığında davalının davacının aktif dava ehliyeti olmadığına dair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle mahkemece davanın kabulü gerekirken, yanılgılı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına,

davanın kabulüne, İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan ... ve ... nolu bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile dava dışı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil sırasında kayıtlı ... Taahhüt Tic. Ltd. Şti. adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2024 Tarih 2021/325 Esas - 2024/445 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA. "Davanın kabulüne. İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan ... ve ... nolu bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile dava dışı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil sırasında kayıtlı ...

Tic. Ltd. Şti. adına tapuya kayıt ve tesciline, İİK'nın 28. maddesi gereğince kararın bir örneğinin Şişli Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, İlk derece mahkemesince verilen 2021/325 esas sayılı 27/12/2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak.

"Alınması gereken 392.782,50-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 98.195,65-TL'nin mahsubu ile kalan 294.586,85-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Davacı tarafça yatırılan 98.254,95-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 2.500-TL bilirkişi ücreti, 782,80-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.282,80-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 563.500-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Suç üstü ödeneğinden karşılanan 15.000-TL bilirkişi ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından sarf edilen 780-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/1797, K. 2025/1135, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkeme Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1797
Karar No
2025/1135
Tarih
9 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1801 K.2025/1253
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/1806 K.2025/1435
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1813 K.2025/1307
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1815 K.2025/1246
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1816 K.2025/1308
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1826 K.2025/1341

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.