KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/1456
- Karar no
- 2025/1560
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/01/2025
- Numarası
- 2025/61 Esas - 2025/119 Karar
- Dava
- Çek İstirdatı
- Dava tarihi
- 20/01/2025
- İstinaf karar tarihi
- 08/10/2025
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Arabulucu dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili ; müvekkili şirketin bir ticari ilişki sonucu; keşidecisi ... Gıda ve Tarım Ür San. ve Tic Ltd Şti olan ...
AŞ’ye ait, Beylikdüzü/İstanbul Şubesi, ... hesap nolu, ... çek nolu 1.100.000-TL bedelli çeki yetkili hamil olarak teslim aldığını, ancak işbu çekin davacının bilgisi dışında ve rızası hilafına kaybolduğunu çekin vadesi gelmeden durum fark edildiğini, bir mağduriyete sebep olunmaması adına söz konusu çeklerin rızası dışında elinden çıkması sebebiyle ödeme yasağı talepli olarak Bakırköy 6. ATM nin 2024/731 Esas sayılı dosya ile 21.08.2024 tarihinde hasımsız olarak kıymetli evrak iptali davası açıldığını, 28.08.2024 tarihinde mahkemece ödeme yasağı kararı verildiği kararın ilgili bankaya bildirildiğini,
davalı tarafından 30.10.2024 tarihinde çek ...bank'a ibraz edildiğini, çek bedeli ödenmediğini, çeki keşide eden ... Gıda ...Tic. Ltd.
Şti. arasında ticari ilişki olup bu şirketle yürütülen ticari ilişkiler gereği işbu çek alındığını, davalı ile çekte yer aldığı iddia edilen diğer cirantalar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, ilana istinaden çekin iptalini beklerken, Halkbank tarafından mahkemeye yazılan yazı ile çekin davalı uhdesinde olduğu mahkemeye bildirmiş olduğundan huzurdaki davayı ikame etme zaruretlerinin hasıl olduğunu, ilgili çekin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesini talep etmiştir
CEVAP
Tensiben karar verildiğinden davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, dava tarihi itibariyle davacının çek istirdatına yönelik taleplerinin zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu ve dava açılmadan önce dava dilekçesinde arabulucuya başvurduklarına dair belge olmadığını ve davacı vekili tarafından sunulan 29.01.2025 tarihli dilekçede arabuluculuğa başvurulmadığının beyan ve ikrar edildiği anlaşılmakla davanın zorunlu arabuluculuğa başvurulmamış olması sebebiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usûlden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; uyuşmazlık TTK nın 792 madde uyarınca çek istirdatı istemine ilişkin olup, konusu bir miktar para alacağı olmadığını, dava devam ederken çekin bedelinin davalı tarafça tahsil edilmesi halinde davanın çek bedelinin istirdatına dönüşmesinde de durum değişmeyeceğini, çek bedelinin istirdatı istemi, çek istirdatı isteminin kabul edilmesine bağlı olduğunu ve terditli bir talep olarak ileri sürüldüğünü, mahkemece davacının birincil talebi olan çek istirdatı talebinin 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken,
yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığını, müstakar Yargıtay kararları da (Yargıtay 11. HD E. 2019/3048 K. 2020/1093 T. 10.2.2020) bu yönde olduğunu, açıklanan sebeplerle yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; TTK nın 792 maddesi uyarınca açılmış çek istirdadı davasıdır.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup,
eldeki dava 20/01/2025 tarihinde açılmış olup yazılan değişiklik ile hükümde yapılan değişiklik özü itibariyle tarafların üzerinde ki serbestçe tasarruf edebileceği nitelikte ki tüm ticari davalar menfi tesbit davalarını da kapsayacak şekilde, arabulucu zorunlu başvuru şartının getirildiğinin kabulü gerekmektedir.Yapılan değişiklik ile uygulamada ortaya çıkan sadece alacak ve tazminat taleplerine uygulanması gerektiğine ilişkin tereddütlerin giderilmesi amacıyla maddeye açıklık getirildiği, davanın 6102 sayılı TTK m. 792 hükmü uyarınca çek istirdadı talebine ilişkin olduğu, ticarî dava olduğu ve konusunun da parasal bir değer içerdiği,
kanunda istisna belirtilmeden istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamına tabi olduğunun yazıldığı, bir miktar paranın tahsilini amaçlayan istirdat davaları gibi, somut olayda parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğu,
çekin de yargı uygulamasında ödeme vasıtası olarak kabul edildiğindan davacı vekilinin yasal değişiklikten evvel ki döneme ilişkin atıf yaptığı Yargı kararlarının hükmü kalmadığından davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.6102 sayılı TTK nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olduğundan,
elde ki davanın da niteliği itibariyle bu kapsama girdiğinden istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/1456, K. 2025/1560, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama