KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2025
- Dosya no
- 2025/1850
- Karar no
- 2025/2119
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/09/2025
- Numarası
- 2024/634 Esas - 2025/585 Karar
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 19/12/2017
- İstinaf karar tarihi
- 22/12/2025
Karar Metni
1.178 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı ... vekili; davalı aleyhine İstanbul 34. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini, müvekkilinin, ortağı olduğu ... Gıda Paz. Ltd. Şti'nin sermaye artışı için davalı ... adına 11/05/2016 tarihinde ... Bankası şubesine "... sermaye artışı" açıklaması ile 20.875-TL ödeme yaptığını, ancak davalı tarafın bu ödemeyi müvekkiline iade etmediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı-karşı davacı ... vekili; müvekkilinin ... şirketinin kurucu ortağı olduğunu, diğer kurucu ortak...ile birlikte hisselerinin bir kısmını 15/04/2016 tarihinde davacıya ve ..., ... ve ...'a sattıklarını, 05/05/2016 tarihli ortaklar kurulu ile şirket sermayesinin 10.000-TL'den 500.000-TL'ye çıkarıldığını, yapılan anlaşma doğrultusunda sermaye artış bedellerinin ortaklar tarafından davacı-karşı davalıya zaten verilmiş olup, artış bedellerinin tek elden olması açısından davacı-karşı davalının banka hesabı kanalıyla şirket hesabına yatırıldığını,
davacının sanki kendi hesabından sermaye artışlarını ödemiş izlenimi yaratmak için "... sermaye artışı" yazmış olmasının, müvekkilinin borç aldığı anlamına gelmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiş; karşı davasında ise müvekkilinin 25/04/2016 tarihinde 1.600-TL'ye karşılık gelen 16 hisseyi ve 26/09/2016 tarihinde 67 hisseye karşılık gelen %7 hissesini davacı-karşı davalıya devrettiğini, müvekkilinin bu şekilde toplam 35.100-TL hisse devir bedelinin müvekkiline ödenmediğini, karşılıklı muaccel alacakların takas mahsubunu istediklerini belirterek,
karşı davanın kabulüne, aksi halde alacakların takas mahsubu ile bakiye tutarın faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVAYA CEVAP
Davacı-karşı davalı vekili; pay devri sözleşmesinde karşı davacının "devir bedelini kendisinden nakten ve tamamen aldım" şeklinde beyanda bulunduğunu, karşı davacının devir bedelini almadığını iddia etmesinin çelişkili olup kabul edilemeyeceğini, resmi belge olan noter sözleşmesindeki beyanın aksinin resmi belge ile kanıtlanması gerektiğini, ancak karşı davacının hiç bir delil ibraz etmediğini, karşı davacının talep edebileceği bir alacağın bulunmadığını, bu nedenle takas talebinin reddinin gerektiğini belirterek, karşı davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; kaldırma kararından sonra 11/02/2025 tarihli celsede masrafı yatırmak üzere davalı karşı davacı vekiline kesin süre verildiği ve ihtarat yapıldığı, kesin süre içerisinde masrafın yatırılmadığı, davalı karşı davacının bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı, davaya konu hisselerin davacı karşı davalıya devri yapılmış olmakla bedelin ödendiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği aksinin davalı karşı davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği,
cevap ve karşı dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı 29/04/2025 tarihli celsede davalı karşı davacı tarafa asıl ve karşı davadaki iddia ve savunmaları yönünden yemin deliline başvurulup başvurulmayacağı ve başvurulacak ise yemin teklif edilecek hususları bildirmek üzere kesin süre verildiği ve ihtarat yapıldığı, davalı karşı davacıyı temsilen vekilinin duruşmada hazır bulunduğu,
verilen kesin süre içerisinde beyanda bulunulmadığı bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar vermek gerektiği, bir sonraki celse olan ve karar verilen 23/09/2025 tarihli duruşmada da davalı karşı davacı tarafça hazır olunmadığı da anlaşılmakla asıl dava yönünden davacı karşı davalının icra takibindeki asıl alacağı talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne davalı-karşı davacının İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile 20.875-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla talebin reddine, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı-karşı davacı vekili; dosyada 29.04.2025 tarihli celsede, müvekkiline yemin deliline başvurmak için kesin süre verildiğini, müvekkili vekili yurt dışında olduğunu, ara kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, UYAP erişim sorunu belgeleriyle sunulduğunu, dönüş bileti ibraz edildiğini, bu nedenle kesin sürenin kaçırılmasında kusur bulunmadığını, somut olarak eski hâle getirme dilekçesi sunulmasına rağmen mahkeme bu talebi hiç incelemediğini, kararda tek satır dahi değerlendirme yapmadığını, bu durum HMK 27., hukuki dinlenilme hakkının, Anayasa m. 36., adil yargılanma hakkının, AİHS 6. maddenin ihlali olduğunu ileri sürerek asıl ve birleşen dava da verilen kararların kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE VE SÜREÇ
Asıl ve karşı davanın reddine ilişkin kararın reddine ilişkin kararı taraf vekillerinin istinafı üzerine Dairemizin2021/2277 Esas 2024/1400 Karar sayılı kararı ile "dava konusu ödemenin davacının banka hesabından şirket hesabına havale yoluyla yapıldığı ve açıklama kısmında "... sermaye artışı" açıklamasının yer aldığı,dava dışı şirketin ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, banka ekstre ve dökümlerinde davalının sermaye artış payı ödemesinin davacı tarafından yapıldığına dair kayıt bulunmadığı,
şirketin yevmiye defter kaydında da tüm ortakların sermaye taahhütlerinin %25'lik kısmını ödediklerinin kayıtlı olduğu,banka dekontundaki açıklama, paranın da davacı tarafından gönderildiği dikkate alındığında, davalının ödemesi gereken sermaye payı bedelinin davacı tarafından ödendiği sonucuna varıldığı,davalı ise sermaye artış payı bedelinin tüm ortaklar tarafından davacıya verildiğini, onun banka hesabından da şirkete ödendiğini ileri sürmüş ise de kendisi adına davacı tarafından ödenen sermaye payı bedelini davacıya verdiğini ispat yükü davalı üzerinde olduğu, asıl davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, karşı davada ise;
karşı davacının 25/04/2016 ve 26/09/2016 tarihli hisse devir sözleşmeleriyle dava dışı şirketteki bir kısım hisselerini karşı davalıya devrettiği, ancak devir bedelinin ödenmediği ileri sürülerek bedelin tahsili talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, karşı davacının hisse satışlarına ilişkin noter satış senetlerini dosyaya sunmadığı, alacağın doğumuna dayanak bir belge gösterilmediği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından cevap ve karşı dava dilekçesi ekinde hisse devir sözleşmeleri bilgileri ile ilgili ortaklar kurulu kararlarına ilişkin ticaret sicil gazetelerinin birer örneği sunulduğu,
hisse devir sözleşmeleri Beyoğlu 8. Noterliğinin 07.04.2016 tarihli ... yevmiye sayılı ve aynı Noterliğin 23.09.2016 tarihli ... yevmiye sayılı hisse devir sözleşmeleri olduğu, giderleri karşı davacı tarafından karşılanarak hisse devir sözleşmelerinin birer örneği getirtilerek, sözleşmelerde hisse devir bedellerine ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı incelenerek; devir bedeli hakkında bir kayıt bulunması halinde, bu beyanın aksinin kanıtlanıp kanıtlanmadığı hususunun üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararından sonra;
mahkeme noter hisse devir sözleşmelerinin getirtilmesi için verilen kesin mehle rağmen davalı-karşı davacı gider avansını yatırmamış, davalı -karşı davacı bu belgelere dayanmaktan vazgeçmiştir.Karar duruşmasından evvel ki 29.04.2025 tarihli duruşmada davalı karşı davacı vekili Av.... duruşmaya katılmış; adı geçen vekile yemin teklif hakkı hatırlatılmış, ancak vekilin dosyada ve Uyap kayıtlarında vekaletnamesi veya yetki belgesi bulunmadığı gibi duruşma zabıtlarında da vekaletname veya yetki belgesi sunulduğu belirtilmemiştir.
Duruşmaya katılan vekilinin vekaletnamesi bulunmadığından huzurunda yapılan duruşmada verilen kesin mehilin de bir sonucu yoktur.
Davalı karşı davacı vekiline yemin teklif etme hakkının usulüne uygun biçimde hatırlatılması gerekirken, yetkisiz vekil huzurunda yapılan duruşmada yemin teklif hakkı hakkında beyanda bulunmak üzere iki haftalık kesin mehil verilerek yemin teklif hakkının kullanılmadığına ilişkin gerekçe doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle , davacı vekilinin yurt dışında yaşaması nedeniyle eski hale getirme talebi yerinde değil ise de yemin teklif hakkının hatırlatılmasına ilişkin ara kararı usulüne uygun biçimde davalı -karşı davacı vekiline tebliğ edilmediğinden istinaf sebebi yerinde görülen davalı -karşı davacı vekilinin başvurusunun kabulüne,
dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/1850, K. 2025/2119, 22 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama