KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2025
- Dosya no
- 2025/61
- Karar no
- 2025/84
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/11/2024
- Numarası
- 2023/868 Esas - 2024/828 Karar
- Dava
- İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Arabuluculuk dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; dava konusu çeklerin davacının elinden rızası dışında çıktığını,çekin kendisine verilmesini gerektirecek hiçbir sözleşme, ticari ilişki,hukuki gerekçe olmadığını, davacı çekte ciranta olarak yer olan hiçbir firmayı ve şahsı tanımadığını, dayanak çekte ilk ciranta olarak ... isimli bir şahıs göründüğü,
davacı şirketin bu kişi ile de hiçbir ticari veya başka türlü bir ilişkisi/bağlantısı bulunmadığını,çekte ciranta olarak adı geçen aynı firmaların ve şahsın başka kişilerin çeklerini de aynı kargo firmasından yahut kargo firması ile işbirliği içinde ele geçirdikleri ve bu kişiler hakkında da icra takipleri yapıldığına haricen vakıf olunduğunu, bu firma yetkilileri hakkında Develi C Savcılığının 2022/3408 Soruşturma nolu dosyasında haklarında soruşturma yürütüldüğünü, yine aynı cirantalar başkaca bir mağdurdan aynı şekilde ...
Kargo A.Ş. aracılığıyla çaldıkları birtakım çeklere yönelik ayrıca Kayseri 2. ATMnde 2022/1251 esas sayılı dosyasında da çek iptali davası açılıp yargılamaya devam edildiğini, henüz icra takibi başlatılmayan diğer çeklerinde aynı kişi ve kişiler tarafından çalınarak piyasaya sürüldüğü inancında olduğunu, ayrıca nitelikli şekilde birden fazla şirkete ciro ettirilerek davacının yasal haklarını kullanımı engellenmeye çalışıldığını, çekte görünen tüm cirantalar arasında mutlak bir bağlantı olduğu ve haksız kazanç elde etmek amacıyla çeklerin çalındığını, davacının ...bank Gürün Şubesi, 30/07/2023 tarihli, 25.000-TL bedelli, Keşidecisi ..Ltd.
Şti. olan, ... seri nolu çekin son yetkili hamilinin davacı olduğunun tespiti ile çekin davacıya iadesine, açıkça kötü niyetli davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davaya konu çeklerin davalı şirket bünyesinde bulunmadığı, davaya konu çekler için her ne kadar icra takibine girişilmişse de, ödeme emrinin tebliğinden ve dava tarihinden çok önce icra takiplerinden feragat edilmiş çekler, ciro silsilesindeki bir üst ciranta olan dava dışı ...Ltd. Şirketine tevdi edildiğini, bu sebeple dava konusu çeklerle ilgili hiçbir ilgisi kalmayan davalı şirket yönünden davanın reddini talep etmekle dava dışı ..Ltd. Şti.'ye davanın ihbarını, davacının hukuki yararının bulunmadığı davanın reddi ile, davanın açılmasına davacı tarafın sebebiyet vermesi hasebiyle yargı gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; 08/11/2024 tarihli 2 nolu celsede davacı vekili dava şartı olmaması sebebiyle arabuluculuk yoluna başvurmadıklarını beyan ettiği, TTK.'nın 5/A, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A Maddesinin 2. bendinin son cümlesi, HMK'nun 114/(2) ve 115. Maddeleri uyarınca, huzurdaki davada, dava açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvurulmadığından, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davanın TTK hükümlerine dayanılarak açıldığını ve davacı müvekkili tarafından ileri sürülen taleplerin tamamen çekin iadesine yönelik olduğunu, çek istirdadı davalarının arabuluculuk şartına tabi tutulması gibi bir uygulamanın ne doktrinde ne de yargı içtihatlarında kabul görmediğini, müvekkilinin talebinin bir çekin hukuka aykırı biçimde elinde bulundurulan kişiden iadesine yönelik olduğunu, herhangi bir parasal edim ya da tazminat niteliği taşımadığını,TTK nın 792 madde hükümlerine dayalı bir çek istirdadı talebi olduğunu, parasal bir alacak ya da tazminat niteliği taşımadığını,
mahkemenin davayı hatalı şekilde arabuluculuk şartına tabi bir uyuşmazlık olarak değerlendirdiğini belirterek, istinaf başvurusunun kabulüne,kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK 792.m. uyarınca çek istirdatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMKnın 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan,
konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar para alacağı olan talepler hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda ise uyuşmazlık TTK nın 792 madde uyarınca çek istirdatı istemine ilişkin olup, konusu bir miktar para alacağı değildir. Dava devam ederken çekin bedelinin davalı tarafça tahsil edilmesi halinde davanın çek bedelinin istirdatına dönüşmesinde de durum değişmeyecektir. Zira çek bedelinin istirdatı istemi, çek istirdatı isteminin kabul edilmesine bağlıdır ve terditli bir talep olarak ileri sürülmektedir.
Açıklanan nedenle ;ilk derece mahkemesince davacının birincil talebi olan çek istirdatı talebinin 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş,davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/61, K. 2025/84, 17 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama