İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2017/1027 K.2018/512

İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2017/1027Karar2018/512Tarih30 Mayıs 2018Okuma11 dk · 2.121 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Mayıs 2018
Dosya no
2017/1027 Esas
Karar no
2018/512 Karar
İncelenen dosyanın mahkemesi
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2016/131 Esas 2017/256 Karar
Tarih
11/09/2017
Dava
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.121 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı ... şirketi tarafından blok emtia abonman sigorta poliçesi ile sigortalanan aliminyum jant emtiasının Türkiye'den Portekiz'e nakliyesi işleminin davalılar tarafından üstlenildiğini, 1 nolu davalının navlun faturasını düzenleyen nakliyeci firma olduğunu, 2 nolu davalının ...

Gemisi donatanı sıfatıyla konişmentoları düzenleyen taşıyıcı olduğunu, emtianın alıcı firma adresinde tahliyesi esnasında konteynerda deformasyon ve emtiada hasar olduğunun tespit edildiğini, sevkiyatı yapılan 3 adet konteynerda sadece 1 tanesinde hasar oluşmasının sebebinin muhtemelen nakliyenin bir aşamasında düşürülmesi veya sert biçimde yere bırakılması sonucu aldığı, darbenin etkisiyle kırıldığını, yapılan tespitlere göre sigortalı zararı olan 14.726,25 Euronun sigortalısına ödendiğini, ancak ödeme yapılmadığı nedenle alacağın davalıdan tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile takip yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline... takibin devamına, %20 dan az olmayan oranda icra inkar tazminatı yükletilmesine, yargılama gider ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Daval... Ltd.

Şti. vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, yapılan ödemenin fatura ödemesi niteliğinde olduğunu, blok emtia abonman sigorta poliçesinin özel şartlar bölümü ile emtia nakliyat sigortası genel şartlarının 5.maddesi gereğince zararın ambalajlamadan dolayı meydana gelmesi halinde zararın teminat kapsamında olmadığının belirtildiğini, hasarın emtiaların dava konusu taşımaya uygun olarak sabitlenmemesi ve ambalajlanmaması sebebiyle emtiaların paketlerden kayması sonucu meydana geldiğini, konişmentoda ki "..." klozu gereğince yükleyici tarafından yüklendiği ve istiflendiği kaydının olup,

müvekkilinin dava konusu hasara ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, TTK 1182.maddesinin 1 fıkrasına göre yükleten, taşıtan ve eşyanın maliki ie bunların temsilcisinin, adamlarının fiil veya ihmallerinden ve yine aynı maddede ambalaj yetersizliği sebebiyle meydana gelen zararlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığının belirtilip dava konusu taşımanın FCL kaydıyla akdedildiğini FCL kaydıyla yapılan taşıma sözleşmelerinde yükün konteyner içine yükleten tarafından yüklenip istiflendiği ve taşıyana kapalı ve mühürlü olarak teslim edildiğini, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin belli olmadığını,

hiçbir kabul anlamına gelememek kaydıyla müvekkilinin dava konusu hasardan sorumlu olduğu kabulü halinde dahi müvekkilinin dava konusu hasara ilişkin sorumluluğunun 6102 sayılı TTK'nun 1186.maddesi gereğince sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...'ya izafeten ... A.Ş. cevap dilekçesi ile; müvekkili .. gemi acenteliği A.Ş.'nin Türkiye acenteliğini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin taşıma sözleşmesinin tarafı olan firmanın acente sıfatıyla hareket ettiğini, konişmentonun 10.maddesinde yetkili mahkemenin Londra mahkemeleri olduğunu,....

Gemi Acenteliğinin MSC Brıanna gemisinin donatanını olmadığını, ve işletmecisi de olmadığını, pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiği, taşımaya konu mallarda oluştuğu iddia edilen hasar nedeniyle müvekkili şirkete akdedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, emtianın yükleyicinin adresinden Aliağa Limanına kadar müvekkili şirket dışında yükleyici firma sorumluluğunda getirilip Aliağa Limanından Sines limanına deniz yolu ile taşınıp, Sines Limanında tahliye edildiğini,

hasarın Deniz taşımkası sırasında veya müvekkili firmanın sorumluluk alanında oluştuğuna ilişkin hiçbir kayıt bulunmadığını, malların hasarının taşımanın hangi aşamasında hasarlanmış olduğuna dair delil sunulmadığını, hasarın davacı tarafça müvekkili şirketin kusurundan kaynaklandığının ispatla yükümlü olduğunu, konteyner muhtelifi malların ne şekilde ve neden hasarlandığınını net olarak anlaşılamadığını savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 11/09/2017 tarih 2016/131 Esas 2017/256 sayılı kararında;

"Davacı ve davalı vekilleri beyanları, sunulan deliller, inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, davacı ... şirketi ile davadışı sigortalı arasındaki Nakliyat Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan emtiaların davalı şirketlerin sorumluluğunda olan deniz yolu ile taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına ödediği hasar bedelinin TTK nun 1472.maddesi gereğince rücuen tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile takip yapıldığı, davalının takibe süresinde itirazı ile takibin İİK nun 66 ve devamı maddeleri gereğince durduğunu, davacı ... şirketince İİK nun 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede davanın açıldığı, dosyada mevcut nakliyat emtia sigorta poliçesinin incelenmesinde, 01/01/2014- 01/01/2015 tarihlerini kapsadığı sigortalısının ...

AŞ olduğu, emtianın alüminyum jant olup, 18/03/2013 tarihli ekspertiz raporunda, hasar tutarının 14.349,24 Euro olduğu, hasarın muhtemelen konteynerin belli bir yükseklikte ve zemine hızlıca bırakılması veya benzeri ani ve sert biçimde maruz kalması suretiyle konteyner içinde istif edilmiş emtianın ezilmesi - çizilmesi sonucu meydana gelmiş olabileceği kanısına varıldığı belirtilip, dosyadaki mevcut ibraname ve tazminat makbuzundan 09/04/2015 tarihinde sigortalısına ödendiği, dosyadaki taşıma belgesi (sea waybill) gönderenin ...

Aş olduğu, düzenleyenin...Shipping olduğu, konişmento da ... ibarelerinin yer aldığı, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemsi sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda, dava dosyasına sunulan fotoğraflara göre konteynerin içerisinde yüklerde oluşan hasarın konteynerin içerisindeki yüklerin iyi bağlanmaması ve boşlukların doldurulmaması nedeniyle konteyner içindeki yüklerin yer değiştirmesi sonucu meydana geldiğinin anlaşıldığı, yine fotoğraflarda konteynerin dış kısmında aldığı bir darbe sonucu konteyner içine doğru oluşan bir çökme görülmediği aksine dışa doğru ombilasyon oluştuğu, iddia edilen şekilde hasarın oluşmadığı,

hasarın paletler içi istifleme ve sabitleme kaynaklı olduğunun görüldüğünü, hasarın tespitinin alıcının fabrikasında yapılıp konteyner içi yüklerin bağlamasının iyi yapılmaması ve boşlukların doldurulmaması nedeniyle içi taşıma sırasında da hasarlanmış olabileceği, hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin tespitinin mümkün olmadığını, konteyner içi yükleme ve istifin taşıtan tarafından yapıldığı ve konteyner içi yüklemenin piyasadaki uygulama ile teamüllere uygun olmadığı kanaatine varıldığı, 3 adet konteynerin yüklü ve kapalı, gümrük işlemleri yapılmış bir şeklide taşıma sürecine alındığı,

"full container load" olması sebebiyle yükleme, istifleme ve sabitlemenin, konteyner içi aktivitelerin kural olarak taşıtanın tasarruf alanında olduğu, TTK 1182/1-e bendi gereğince konteyner içi yüklemelerden kaynaklı zararlardan taşıyanın sorumlu tutulamayacağı, somut olayda jant emtiaların ambalaj, istifleme ve sabitleme kaynaklı zararlardan davalı taşıyanın sorumlu tutulamayacağı, zararın 13.243,45 Euro olduğunun belirtildiği, davalı Panalpina firması tarafından sigortalı şirkete navlun faturasının düzenlenip davalının TTK'nun 917 ve devamı maddelerinde düzenlenen taşıma işleri komisyoncusu olarak taşımayı üstlendiği,

komisyoncunun taşıma işini bizzat yapmayarak başka birine de yaptırabileceği somut olayda taşımanın dosyadaki mevcut konişmentodan fiili taşıyanın davalı adına navlun ücreti faturasının düzenlendiği, konişmento düzenleyen ve fiili taşıyan olduğu nedenle davalının TTK'nun 917.maddesi gereğince pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, TTK nun 1178.maddesinde taşıyanın navlun sözleşmesinin ifasında özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması,

gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu belirtilmiş ise de, ayrıca aynı maddenin 2.fıkrasında hasarın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumlu olduğu belirtilmekle birlikte TTK'nun taşıyanın kusursuzluk ve uygun illiyet bağı karinelerinden yararlandığı haller başlıklı 1182.maddede belirtilen sebeplerden zararın ileri gelmesi halinde taşıyan ve adamlarının kusursuz sayılacağının belirtilip, yükleten,

taşıtan ve eşyanın maliki ile bunların temsilcilerinin ve adamlarının fiil veya ihmallerinden ileri gelmesi halinde taşıyanın kusursuz olacağının belirtilip ayrıca konişmentoda "..." kaydının bulunması ve yine taşıma belgesinde FCL/FCL ibarelerine yer verilip taşımanın konteynerin yükleten tarafından tamamen doldurulduktan sonra taşıyana mühürlü durumda teslim edilmiş olduğunun anlaşılıp bu durumda taşıyanın mühürlenmiş olan konteyneri açarak konteyner içindeki istifleme ve kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı,

her ne kadar ekspertiz raporunda, hasarın muhtemelen konteynerin belli bir yükseklikte ve zemine hızlıca bırakılması veya benzeri ani ve sert biçimde maruz kalması suretiyle konteyner içinde istif edilmiş emtianın ezilmesi - çizilmesi sonucu meydana gelmiş olabileceği kanısına varıldığı belirtilmiş ise de mahkememizce yapılan inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda, dosyadaki mevcut belge ve fotoğraflardan konteynerin dış kısmında aldığı bir darbe sonucu konteyner içine doğru oluşan bir çökme görülmeyip aksine dışa doğru ombilasyon oluştuğu ve hasarın paletler içi istifleme ve sabitleme kaynaklı olduğunu gösterdiği,

ayrıca hasarın tespitinin alıcısının fabrikasında yapılıp konteyner içi yüklerin bağlamasının iyi yapılmaması ve boşlukların doldurulmaması nedeniyle iç taşıma sırasında da hasarlanmış olabileceği ve hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin tespit edilmesinin de mümkün olmadığı belirtilmiş olup, davalı taşıyan oluşan hasardan sorumlu olmadığı, kaptanın yükleme ve boşaltmadaki TTK'nun 1091.maddedeki özen yükümlülüğünün konteynerin mühürlenmiş şekilde teslim edilmesi nedeniyle mührü açıp kontrolü söz konusu olamayacağı ve bu yönde yükümlülüğünün bulunmadığı nedenle davalının sorumlu olmadığı..."gerekçesi ile,

Davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile,

Bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanlarını süresi içinde sunmalarına rağmen mahkemece evrakın temin edilemediğini,

İlk derece mahkemesinin bilirkişi değerlendirmeleri ve davalı beyanları doğrultusunda ekspertiz raporunu, iddia ve savunmaları dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verildiğini,

Bilirkişi raporuna itiraz ve dosya kapsamındaki cevap dilekçesi ile,

Hasarın ambalaj ve istiflemeden kaynaklandığına ilişkin herhangi bir delil olmamakla birlikte, Yargıtay içtihatları doğrultusunda taşıyıcının aksi halde dahi sorumluluktan kurtulamayacağı,

Hasarın deniz taşıma sırasında meydana geldiği hususunun 1 nolu davalı tarafından ikrar edilmiş olması,

Davaya konu taşımaya ilişkin sunmuş olduğumuz konşimento belgesinde yer alan; "Alıcı adresinde, kapıda teslim" şartı ile davalıların taşımanın tamamından sorumlu olduğunun anlaşılması,

Son olarak 1 nolu davalının düzenlemiş olduğu navlun faturası ile taşımanın tamamını organize etmeyi/ gerçekleştirmeyi üstlenmiş olduğunun açıkça anlaşılması,

Sigortacılık Kanunu ilgili hükümleri gereği aksi ispat edilinceye kadar delil niteliğinde olan ve somut olayın gerçekleşmesini müteakip uzman eksperler tarafından incelenerek oluşturulan ekspertiz raporunda rücu muhatabı olarak davalıların gösterilmesi ve bu hususun aksini ispat eder hiçbir delilin dosyaya sunulmamış olmasının ifade edildiğini,

Bilirkişi raporunda, hasarın ambalaj ve istiflemeden meydana geldiğine ilişkin beyanının dayanaksız ve sonuca ilişkin değerlendirmesinin Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2012/11-68 K. 2012/244 T. 28.3.2012, Yargıtay İl. Hukuk Dairesi E. 2014/14730 K. 2015/36 T. 12.1.2015, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2009/12168 K. 2011/5275 T. 2.5.2011, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2002/12522,K. 2003/5035,T. 15.5.2003)

Bilirkişi raporunda ve davalı beyanlarında hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edildiğini, bu durumun davanın haklılığını kanıtlamak için yeterli olduğunu,

İnceleme kısmında aynı gemi ve aynı sevkiyat koşulları ile sevk edilen diğer 2 adet konteynerde herhangi bir sorun olmadığına, sigortalı yetkililerin aynı tip emtiayı her zaman aynı ambalaj ve istif yapısında gönderdikleri ve hiç bir zaman bu tür bir hasarla karşılaşmadıklarına ilişkin beyanlarına yer verildiği ancak değerlendirme aşamasında dikkate alınmadığını,

Davalıların, basiretli bir taşıyıcıdan beklenen özeni göstermediğinin somut delillerle sabit olduğunu, bilirkişilerce kesin olarak saptanamayan durumlarda ispat yükünün ilkesel olarak taşıyıcıda olduğu gözetilerek ve Yargıtay uygulaması da dikkate alınarak bir sonuca varılması gerektiğini, aksi yöndeki bilirkişi değerlendirmeleri ve buna bağlı olarak ilk derece mahkemesi tarafından verilen davanın reddi kararının hatalı olduğunu,

Bilirkişinin konşimento incelemesinde taşıyan kayıtlarında gemiye yükleme sonrası alıcı adresine teslim - kapıda teslim kaydı olduğunu belirttiğini,

Bilirkişi raporunda, söz konusu kaydın varlığı tespit edilmesine rağmen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belirlenemediği yönündeki değerlendirmesinin bir anlam ifade etmediğini,

Davalı taşıyıcının, emtiaları alıcı adresine teslim anına kadar meydana gelecek hasarlardan sorumlu olacağını, buna karşın bilirkişi raporunda taşıyıcıların sorumlu olmadığı yönünde sonuca varılmasının hatalı olduğunu,

İleri sürerek, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/131 Esas 2017/256 Karar sayılı dosyası kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Davacı ... şirketince, davadışı sigortalısı arasındaki Nakliyat Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan emtiaların davalı şirketlerin sorumluluğunda olan deniz yolu ile taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle, sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalılardan TTK nun 1472. maddesi gereğince rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalılarca yöneltilen itirazın iptali istemli dava açıldığı, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

HMK 281. maddesinin 1. fıkrası "Taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler." düzenlemesiyle tarafların bilirkişi raporuna itiraz edebilecekleri açıklandıktan sonra 2 fıkrasında "Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi,

tayin edeceği duruşmada sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir." düzenlemesi ile yargılamayı yapan mahkeme ve hakime de bu konuda yasal yetki tanınmıştır. HMK 282 maddesi de "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." şeklinde düzenlenmiştir.

Tüm bu yasal düzenlemeler ışığında ilk derece mahkemesince bilirkişi raporundaki tespitlere göre ve gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin duruşmada da tekrarladığını ileri sürdüğü eksik inceleme ile sonuca gidildiği, bu kapsamda süresinde sunduğunu ileri sürdüğü ancak uyap sisteminden kaynaklı olarak mahkemece temin edilmeyen rapora itirazlarının karşılanmaksızın hüküm kurulduğu yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

İlk derece mahkemesince kurulan hüküm ve gerekçesinde davalı vekilinin istinaf nedenlerinin karşılandığı da dikkate alındığında, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nun 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan 85,70.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90.TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından yatırılan 31,40.TL'nin mahsubu ile bakiye 4,50.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 30/05/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/1027, K. 2018/512, 30 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Deliller
  7. Delillerin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/1027
Karar No
2018/512
Tarih
30 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/1027 K.2018/619
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/1028 K.2018/686
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2017/1028 K.2018/513
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/1028 K.2018/631
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/1028 K.2018/552
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/1028 K.2018/476

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.