KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi İncelenen Kararı Veren
- Karar tarihi
- 21 Mart 2018
- Dosya no
- 2017/919
- Karar no
- 2018/222
- Mahkeme
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 31/05/2017
- Dosya numarası
- 2017/484 Esas - 2017/437 Karar
- Dava
- Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
696 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Bankası Kastamonu Şubesi'ne ait, Keşidecisi....Ltd.Şti olan 113616193 nolu ve 24/04/2017 keşide tarihli, 9.451,80-TL , TEB/ Silivri Şubesi' ne ait Keşidecisi ....San Ltd. Şti. olan 6978387 nolu 06/07/2017 keşide tarihli 13.277-TL bedelli toplamda 2 adet çekin müvekkili şirket yetkilisinin kıyafetinin cebinde iken, çamaşır makinesinde yıkanmak suretiyle zayi olduğunu bu nedenle davaya konu çeklerin ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama sonunda da çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 31/05/2017 tarih ve 2017/484 Esas - 2017/437 Karar sayılı gerekçeli kararı ile; " ... Açılan davanın kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali istemine ilişkin olduğu, dava konusu 2 Adet çekin yıkanması nedeniyle iptaline karar verilmesinin istendiği ancak çeklerin halen yetkili hamil olarak davacıda bulunduğu kaybolma, çalınma ve benzeri bir durumun olmadığı TTK 669 vd.maddelerine göre özel dava şartlarının oluşmadığı ... " gerekçeleri ile; " davanın usulden reddine ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin hamili olduğu çeklerin çamaşır makinesinde yıkanarak zayi olduğunu, çekin malzeme itibariyle kağıttan oluşan bir kıymetli evrak olduğunu, çamaşır makinesinde yıkanan bir kağıdın hangi şekle dönüştüğünün herkesçe malum olduğunu ve dolayısıyla tüm yazıları silinen paramparça olmuş bir kağıt parçasına dönüşen çeklerin zayi olmadığı ve halen müvekkilin elinde olduğundan bahisle davanın reddinin isabetsiz olduğunu,
Kanun hükümlerine göre bir çek hakkında iptal kararı verilmesi için söz konusu çekin hamilinin elinden isteği dışında çıkmış olması gerektiğini, somut olayda da müvekkilinin fark etmeksizin dava konusu çeklerin çamaşır makinesinde yıkanmış ve müvekkilin elinde yazıları dahi okunmayan parçalanmış bir kağıt öbeğinin kalmış olduğunu, dolayısıyla söz konusu çeklerin müvekkilin elinden rızası dışında çıktığının kabul edilmesi gerektiğini, zayi kelimesinin mana olarak sadece kaybolmayı değil, kullanılamayacak hale gelmeyi de ifade etmekte olduğunu,
İleri sürerek , davanın kabulüne karar verilmesini, bu mümkün değilse İlk derece mahkemesi' nce verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Davacı tarafından açılan dava; çek iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın eski TTK' nın 669. maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken 6102 Sayılı TTK' nın 818/1-s maddesi gereğince olaya uygulanması gereken TTK'nın 757.maddesi " İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinde, muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmesini isteyebilir" hükmü bulunmaktadır.
Yine aynı kanunun 759/2.maddesi "İptal istemine bulunan kişi, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür." hükmünü içermektedir.
Yukarıda belirtilen kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde zıyaında "irade dışında" elden çıkma olarak kabul edilmesi gerektiği, kaldı ki; ilk derece mahkemesinin gerekçesine dayanak yaptığı 6762 Sayılı TTK' nın 669. maddesinin dava tarihi itibariyle olaya uygulama imkanı olmadığı gibi, 669. maddede kaybolma, çalınma gibi durumlardan da bahsedilmediği, sadece " rızası olmaksızın poliçe elinden çıkan kimse" tabirinin kullanıldığı,
bu nedenlerle ilk derece mahkemesince esasa girilerek tüm deliller toplanıp gerekli ilanlar da yapıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığından ilk derece mahkemesinin kararının HMK' nın 353/1-a/6 kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derce mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/919, K. 2018/222, 21 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama