KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2021
- Dosya no
- 2019/1894
- Karar no
- 2021/1284
- Dava
- İstirdat
Karar Metni
1.430 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin Amerikan bayraklı ... isimli tekneyi özel gezi tekne sigorta poliçesi ile sigortaladığını, söz konusu teknenin 08/11/2014 tarihinde müvekkili tarafından işletilen İstinye Tekne Parkının D2 nolu iskelesine yanaştığı sırada, tekne kaptanının hatasından dolayı hasarlandığını, davalı sigorta şirketinin hasar bedelini sigortalısına ödedikten sonra müvekkiline rücu etmek için İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün .. esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkili tarafından yasal hakları saklı tutularak icra dosyasına 8.939,19 TL ödeme yapıldığını,
davalının sigortalısı tekne donatanının beyanlarını içeren 23/03/2015 tarihli ihtarnamede kazaya sebep olarak ayıplı tonaz zincirinin kopmasının gösterildiğini, olaydan sonra tekne kaptanı tarafından çekilen 13/11/2014 tarihli ihtarnamede ise hasarın daha önceden kopuk olan tonaz zincirinden kaynaklandığının belirtildiğini, dolayısıyla tonozun bağlama ve yanaşması manevrası sırasında mı yoksa bağlamadan önce mi hasarlı olduğuna dair net bir bilginin bulunmadığını, olay tarihinde müvekkili şirket personeli tarafından düzenlenen tutanakta da sancak tonozunun baştan bağlandığı, kıç halatları yardımı ile teknenin yerine bağlandığı,
kaptanın tekneyi biraz daha iskeleye almak için torniston yaptığı sırada teknenin kıç tarafından pontona ve pedastala çıktığı, bu sırada ponton ve pedastal ile birlikte teknenin kıç dinlencesinin de hasarlandığının belirtildiği, gemi personelinin bu beyanlarının teknenin yanaşması sırasında baş tonozuna bağlı olması,
baş tonozunun önceden hasarlı olduğuna dair iddialarını çürüttüğünü, esasen teknenin davalının sigortalısı tarafından ayıplı olduğu iddia edilen tonoza bağlanmış ve iskeleye yanaşmış olmasına rağmen tekne kaptanı tarafından torniston yapılması sırasında koptuğunu, tonozun kopma nedeninin tekne kaptanınca uygulanan aşırı güç olduğunu, bu hususun bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkabileceğini, ikinci tonozun verilme amacının tekne kaptanının isteği ile teknenin emniyetli bir şekilde yanaşmasını sağlamak olmasına rağmen kaza tarihinde tekne kaptanının bu tonozu kullanmadığını,
oysaki ikinci tonozu kullanması halinde hasarın önüne geçilmesinin mümkün olduğunu, dolayısıyla kaptanın ikinci tonozu kullanmaksızın uyguladığı güç sebebiyle teknenin ve müvekkili tarafından işletilen tekne parkına ait unsurların hasarlandığını, davalı tarafça tek taraflı olarak hazırlanan ekspertiz raporundaki aksi yöndeki tespitleri de kabul etmediklerini ileri sürerek, davalı sigorta şirketine itirazı kayıtla ödenen 8939,19 TL'nin ödeme tarihi olan 23/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan ... isimli teknenin 08/11/2014 tarihinde davacının işlettiği marinanın D-2 pontununa giriş amacıyla manevra yaptığı esnada davacı tarafça sağlanan tonoza bağlı zincirin kopması sonucunda iskeleye çarparak hasarlandığını, hasar nedeniyle müvekkili tarafından sigortalıya 6417,59 TL sigorta tazminatı ödendiğini, hasarın davacı tarafın marinada yapması gereken bakım ve onarım yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklandığını, bu nedenle zarardan davalının sorumlu olduğunu,
ekspertiz raporunda kopan zincir halkasının zaman içerisinde yapılan yanaşma manevraları esnasında maruz kaldığı gerileme dayalı olarak açma meydana geldiği, hasar tarihinde ise tamamen açılarak kurtulduğu ve teknenin almış olduğu tonozun bu nedenle koparak boşa düştüğünün tespit edildiği,
dolayısıyla tonozun bakım ve onarımından sorumlu olan davacı şirketin bu yükümlülüğüne aykırı ederek zarara sebebiyet verdiğini, davacı tarafından ikinci tonoz kullanılmış olsa idi, söz konusu hasarın meydana gelmeyeceği yönündeki beyanlarının teknenin bağlandığı tonozun ayıplı olduğunu ikrarı niteliğinde olduğunu, zira ikinci tonozun ilk tonoza yedek teşkil ettiğini kabul edildiğini, kaldı ki ikini tonozun kullanılması halinde sonucun değişmeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 01/07/2019 tarih 2017/72 Esas - 2019/304 Karar sayılı kararında;
"...Yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre, davalı sigorta şirketi nezdinde tekne sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ...isimli Amerikan bayraklı teknenin 08/11/2014 tarihinde davacının işletmekte olduğu tekne parkına yanaşma manevrası yaptığı sırada teknenin kıç tarafında bulunan platformun iskeleye çarpması nedeniyle hasarlandığı, söz konusu hasarın sigorta teminatı kapsamında kaldığı, hasar nedeniyle sigorta şirketinin sigortalısına 6417,59 TL sigorta tazminatı ödendiği,
TTK 1472.maddesine göre yapılan ödeme tutarınca sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin hasar bedelini marina işletmecisi İspark'a rücu etmek için İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, takip borçlusu...'ın icra dosyasına 8939,19 TL ödeme yaparak dosya borcunu kapattığı, işbu davada ise hasarın gemi kaptanının kusurundan meydana geldiğinden bahisle icra dosyasına ödenen bedelin istirdadının talep edildiği,
alınan bilirkişi raporlarına göre sigortalı teknedeki hasarın iskeledeki tonoza ait zincir baklasının maruz kaldığı gerilime bağlı olarak açılması sonucu teknenin tonozdan kurtularak torniston etkisi ile kıçtan pontona çarpması sonucu meydana geldiği, zincirin baklasının açılmasının kuvvetli torniston etkisi ile değil zincirlerin gerekli bakımının yapılmamasından yani zincirin ayıplı olmasından kaynaklandığı, bu nedenle hasarın meydana gelmesinde tekne kaptanına herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği, dolasıyla olayın davacı İspark'ın kusur ve sorumluluğu altında meydana geldiği,
sigorta poliçesi kapsamında muafiyet tenzili yapılmak suretiyle ödenen hasar bedelinin kadri marufunda olduğu, hasardan dolayı davacının sigorta şirketine ödemiş olduğu bedelin istirdadı koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, bu kanaat ışığında davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
..."gerekçesi ile, Davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı...TİC. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, dava konusu icra takibine sebep olan hasarın tekne kaptanının hatası nedeniyle meydana geldiğini, davaya konu hasar tarihinde yapılan incelemede; “sancak tonozunun baştan bağlandığını” kıç halatları yardımıyla teknenin yerine bağlandığı, kaptanın tekneyi biraz daha iskeleye almak için tornistan yaptığı sırada teknenin kıç tarafından pontona ve pedastala çıktığı bu sırada şirketlerine ait ponton ve pedastal ile birlikte teknenin iç kıç dinlencesinin de hasarlandığının tespit edildiğini, 08.11.2014 tarihli tespit tutanağında;
“teknenin yanaşma manevrası sırasında “baş tonozuna bağlandığı”, bundan sonra kaptanın tornistan yaparak uyguladığı güç sonrasında teknenin kıçının pontona çıktığının belirtildiğini, teknenin yanaşması sırasında baş tonozuna bağlı olmasının, baş tonozunun “önceden hasarlı olduğuna dair iddiaların" hatalı olduğuna işaret ettiğini, İkinci tonozun, tekne kaptanının isteği ile emniyetli bir şekilde yanaşılması için tekneye tahsis edildiğini, ikinci tonoz tahsis edilmiş olmasına rağmen tekne kaptanının ikinci tonozu kullanmadığını, teknenin bağlandığı tonozun ayıplı olmayıp,
tekne kaptanının olması gerektiği gibi ikinci tonoza da bağlanmış olması halinde zararın meydana gelmesinin mümkün olmadığını,
08.11.2014 tarihinde tekne park personeli tarafından düzenlenen tutanakta, tekne kaptanı ve donatının beyanlarından farklı olarak; "teknenin yanaşma manevrası sırasından "baş tonozuna bağlandığı ancak bundan sonra kaptanın tornistan yaparak uyguladığı güç sonrasında teknenin kıçının pontona çıktığının belirtildiğini, teknenin yanaşması sırasında baş tonozuna bağlı olmasının, baş tonozunun "önceden hasarlı olduğu iddialarını" çürüttüğünü, Tekne, davalının sigortalısı tarafından ayıplı olduğu iddia edilen tonoza bağlanmış ve iskeleye yanaşmış olmasına rağmen, tekne kaptanı tarafından tornistan yapılması sonrasında koptuğunu,
tonozun kopma nedeninin tekne kaptanınca uygulanan aşırı güç olduğunu, bilirkişi raporlarının hükme esas teşkil edebilecek nitelikte olmadığını, raporlara itiraz edilmiş olmasına rağmen itirazlarına itibar edilmediğini, alınan ek raporun sadece kök raporun tekrarı mahiyetinde olduğunu belirterek, müvekkili şirketin icra takibine konu hasarın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan... isimli teknede 08/11/2014 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için davacı aleyhine başlatılan icra takibinde, davacı ...'ın icra dosyasına ödediği bedelinin sigorta şirketinden istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan teknenin, müvekkili şirket tarafından işletilen iskelede tonoza bağlanmış ve iskeleye yanaşmış olmasına rağmen, tekne kaptanı tarafından tornistan yapılması sonrasında koptuğu, tonozun kopma nedeninin tekne kaptanınca uygulanan aşırı güç olduğu, tonozda ayıp bulunmadığı belirtilerek, icra takip dosyasında davalı tarafa ödenen bedelin istirdatına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir.
HMK 266 maddesindeki "Mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir..." ve yine HMK 282 maddesindeki "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." yasal düzenlemeleri de gözetildiğinde; İlk Derece Mahkemesince sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında kurulan hüküm gerekçesinde davacı vekilinin istinaf nedenleri de karşılanmış olmakla; yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/1894, K. 2021/1284, 29 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama