KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2023
- Dosya no
- 2021/764 Esas
- Karar no
- 2023/988 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2019/300 Esas - 2021/106 Karar
- Tarihi
- 03/03/2021
- Dava
- İtirazın İptali (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan
Karar Metni
2.158 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mutabık kalınan hususlar dahilinde davalıya ait çeşitli emtianın muhtelif adreslere/adreslerden taşınmasının organize edilmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, bu konuda müvekkili tarafından davalıya teklif sunulduğunu, davalının kabulü ile taraflar arasında navlun sözleşmesinin kurulduğunu ve davalıya ait ihracata konu malların deniz yoluyla alıcı ülkelere, ithalata konu malların hava yolu ile Türkiye'ye taşınma işinin organize edildiğini,
müvekkilinin taşımaya ilişkin tüm sorumluluklarını anlaşmaya uygun ve eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen hak kazandığı navlun, demuraj, ardiye ücretlerini davalıdan tahsil edemediğini, davalı adına alacağın tahsili için Beşiktaş ...
Noterliği'nin 29.01.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı tarafından müvekkiline 18 Şubat 2019 tarihinde gönderilen cevabi ihtarnamede USD olarak talep edilen tutarın TL olarak ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, e-faturanın kabul edilmeyerek iade edildiğini, müvekkili şirket tarafından demuraj açıklamalı fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalı tarafından süresi içinde itiraz edilmediğini ve kesinleştiğini, davalı aleyhine Bakırköy ...
İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas numaralı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalının söz konusu fatura bedellerini ödememesinin hiçbir haklı dayanağının olmadığını, gerek müvekkili, gerekse de davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde iş bu davaya konu fatura tutarının ödenmediğinin ortaya çıkacağını, davalının yetki itirazının haksız olduğunu, arabuluculuk şartı gereği arabulucuya başvurulduğunu ancak taraflarca anlaşma sağlanamadığını beyanla davanın kabulüne, haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
haksız ve dayanaktan yoksun olarak takibe itiraz edilmesi nedeniyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile;
yükleme yeri yani sözleşmenin ifa yerinin İzmir Limanı olduğunu, İzmir İcra Daireleri/Mahkemelerinin yetkili olduğunu, faturaların bir kısmının müvekkili tarafından kabul edilmeyerek iade edildiğini, gerçek borç miktarı üzerinden icra takibi başlatılmadığından borca itiraz ettiklerini, davacı ile anlaşmazlığın, müvekkili şirketin Vietnam'a ihraç ettiği 7 konteyner mal (gübre) sonrasında ortaya çıktığını, taşımaya ilişkin faturaların kesildiğini, müvekkili tarafından ilgili faturalara itiraz edildiğini, davacı tarafından müvekkiline gönderilen 29.01.2019 tarihli ihtarnamede alacak tutarının 55.106,41 USD olduğunun kabul edildiğini,
davacı şirketin genel müdürü tarafından müvekkili şirkete gönderilen yazıda 4.930 USD ve 531 TL tutarlı faturalar için müvekkili şirketin ödeme yapmayacağı konusunda mutabakata varıldığını, bu mutabakatlara rağmen davacının takibe konu ettiği tutarın 65.006,41 USD olduğunu, alacak tutarının takip tarihî itibariyle belirsiz olduğunu, müvekkili adına tanzim edilen 4.950 USD tutarlı fatura için davacı adına iade faturası tanzim edildiğini beyanla davanın reddine,
takibin iptaline ve davacı yanın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi'nin 03/03/2021 tarih ve 2019/300 Esas - 2021/106 Karar sayılı kararında;"Dava; navlun ve demuraj ücreti alacağı ile taşıma masrafları konusunda düzenlenen fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup dava konusu olan Bakırköy ...İcra Dairesinin ...
Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden davacının toplam 65.006,41 USD alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili için 06.03.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı davalının süresinde borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeni ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır...
TTK'nın 1200.maddesine göre navlun ücretinin borçlusu taşıtan olup koşullarının oluşması halinde taşımada kullanılan konteyner bekleme ücreti yani demuraj ücretinden de sorumludur.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacının davalıya vermiş olduğu taşıma hizmetinden dolayı 55.106,41 USD tutarında navlun alacağının bulunduğu, her iki yanın ticari defter kayıtlarına göre sabit olup taraflar arasındaki uyuşmazlık Vietnama taşınan yükün alıcısı tarafından kabul edilmemesi üzerine Türkiye'ye geri getirildikten sonra yükte kullanılan konteynerlerin davacıya iade edilmemesinden dolayı düzenlenen 4950 USD tutarında ki demuraj ücretine ilişkindir.
Sözkonusu faturanın temel fatura olarak düzenlenmesi nedeni ile elektronik ortamda otomatik olarak davalı defterlerine kayıt edildikten sonra davalı 7 günlük itiraz süresi içerisinde iade faturası düzenleyerek demuraj ücretini kabul etmediğini davacıya bildirmiştir.
Davacının davalıya gönderdiği 07.01.2019 tarihli yazıda "yapılan görüşme sonucu mutabık kalındığı üzere ekteki faturaların tamamının 31.01.2019 tarihine kadar ödenmesi koşulu ile 4930 USD ve 531 TL tutarında ki iki faturayla ilgili herhangi bir talepte bulunulmayacağının" davalı tarafa bildirdiği belirli olup,
bu tarihten sonra Beşiktaş ...Noterliğinden çekilen ... yevmiye nolu 29.01.2019 tarihli ihtarname ile de "Navlun ve taşımadan kaynaklı diğer işler için düzenlenen faturalardan dolayı bugün itibariyle bakiye borç tutarının 55.106,41 USD olduğu söz konusu borcun en geç 7 gün içerisinde bildirilen banka hesabına ödenmesi aksi halde alacağın tahsili için yasal yollara başvurulacağının" davalıya bildirildiği görülmektedir.
Bu durumda, davacı taraf ihtarnamenin düzenlendiği 29.01.2019 tarihi itibariyle borç bakiyesinin 55.106,41 USD olduğunu kabul ederek ihtilaf konusu olan 4.950 USD tutarındaki demuraj alacağından vazgeçmiş sayılmakla, icra takip dosyasında ihtarnamede kabul edilen 55.106,41 USD tutarında alacağın tahsilini istenebileceği kabul edilmiştir.Yapılan yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalara göre 55.106,41 USD üzerinden davanın kabulü ile bu tutara ilişkin davalının takibe itirazının iptaline kabul edilen alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince faiz yürütülmesine,
ihtarname ile ödenecek borç miktarı belirli hale geldiğinden, alacak likit olduğundan takdiren %20 oranı üzerinden hesap edilen 59.480-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetle takip yaptığı anlaşılamadığından davalı lehine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığı kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; iş bu davaya dayanak faturalar ve sözleşmenin esası Deniz Taşımacılığına ilişkin olup. Yükleme yeri, yani sözleşmenin ifa yerinin İzmir Limanı olduğunu, HMK hükümleri gereğince.
Genel yetkili mahkemenin (md.6), davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi iken, sözleşmeden doğan davalarda yetkinin (md.10) sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi olduğunu, müvekkilinin uyuşmazlık konusu taşımacılık işine dair görüşmeleri, şirket merkezinin bulunduğu İzmir'de davalı şirketin İzmir şubesi ile kurmuş olup, taraflar arasında sözlü olarak akdedilen sözleşmenin kuruluş yerinin de İzmir olduğunu,
Bakırköy İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibi başlatılması ve akabinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılması nedeni ile yapmış oldukları yetki itirazlarının yerel Mahkeme tarafından dikkate alınmamasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu.
Mahkeme kararı ile müvekkili şirketin borçlu olmadığına karar verilen 4930 USD bedelli faturaya itirazlarının temelinde, yükün müvekkili şirketin onayı dışında geri getirilmesinin ve müvekkiline geç haber verilmesinden dolayı malın limanda bekletilmesinin yattığını, Mahkeme kararı ile sabit olan hususların; "demuraj faturasından dolayı, malı fiilen taşıyan ...
A.Ş. nin davacı şirkete yapmış olduğu 1485 USD lik indirim düşülmeden, davacının takip talebinde kötüniyetle doğrudan 4930 USD olarak fatura bedelini talep ettiği; davacının, davalıya gönderdiği 07.01.2019 tarihli yazı ile 4930 USD ve 531 TL tutarlı faturaların talep edilmeyeceğini bildirdiği halde icra takibi ile alacağına bu kalemleri de dahil etmiş olduğu" şeklinde olduğunu, yerel Mahkemenin kendi tespitlerini göz ardı edip, davacı yanın icra takibini, başlatırken kötü niyetli davranmadığına karar vermesinin dosya içeriğine, fiili duruma ve yasaya aykırı olduğunu,
bahse konu uyuşmazlığın temelinde davacı yanın Deniz Taşımacılığı konusunda ciddi hatalar yapması ve müvekkili şirketin zarara uğratılmasının bulunduğunu, davanın konusunun sadece para alacağı olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, Wietnama geç ulaştırılan ihracat mallarının müvekkilinin onayı olmadan geri getirilerek müvekkiline fatura kesilmesinin, talep edilen alacağın miktarında belirsizlik yarattığını, davacı ile müvekkili şirketin 30.06.2015 tarihinden bu yana cari olarak çalıştığını, bunun da taraflar arasındaki alacak verecek meselesinin sadece tek bir işle sınırlı olmadığının,
borç miktarının devamlı güncellendiğinin göstergesi olduğunu.
Müvekkili şirketin kabul etmediği ve iade ettiği (noter kanalı ile veya sistem üzerinden iade faturası keserek) faturalar sebebi ile alacak takip tarihi itibariyle belirsiz olup, iş ilişkisinin sona ermesinden sonra fazla kesilen faturalarla şişirilen alacak için icra inkar tazminatı talebinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, bilirkişi detaylı açıklamamakla birlikte işbu demuraj faturasının mükerrer kaydından dolayı borcun 65.006,41 TL ye çıktığını tespit ettiğini, davacı yanın ...'dan aldığı indirimini de müvekkiline yansıtmadığını belirlediğini, ortada likit olarak belirsiz bir alacak talebinin mevcut olduğunu,
yerel Mahkemenin davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmesi ve ret edilen kısım için müvekkili şirket lehine kötüniyet tazminatına hükmetmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/300 E-2021/106 K. Sayılı, 3.3.2021 tarihli kararının kaldırılmasına, yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddine karar verilerek müvekkili şirket lehine hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı tarafça ileri sürülen istinaf sebepleri. Bakırköy ...
İcra Dairesi'nin ve Mahkemenin yetkisiz olduğu, takip ve davada İzmir İcra Daireleri ile Mahkemelerinin yetkili olduğu, takip tarihi itibariyle alacak belirsiz olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetli olarak takip yapması nedeniyle aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir. Her ne kadar davalı tarafından Bakırköy ...
İcra Müdürlüğü'nün ve Mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş ise de; taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğu, HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu, davacının talebinin para alacağının ifası niteliğinde olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun, alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiği ve bu minvalde alacaklının bulunduğu yer mahkemesi sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi olarak yetkili olduğundan davacının yerleşim yeri adresinin Esenyurt/İstanbul'da bulunması,
uyuşmazlığın Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevi kapsamında olması ve İstanbul ili yargı çevresi için görevlendirilen denizcilik ihtisas mahkemesinin İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi olması sebebiyle Mahkemece, davalının icra dairesi ve Mahkemenin yetkisine itirazının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen faturaların tamamının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
31.10.2018 tarihli ve 4.950 USD bedelli fatura yönünden davalı tarafından süresi içerisinde iade faturası düzenlendiği ve iade faturasının davacının kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiş olup, davacı tarafından iade faturasının ticari defterlerine kaydından sonra davalıya gönderilen 29.01.2019 tarihli Noter ihtarnamesi ile alacak bakiyesinin 55.106,41 USD olarak bildirildiği ve iade faturasının kabul edildiği,
buna göre takip tarihi itibariyle alacağın 55.106,41 USD olduğunun her iki tarafça da muayyen ve davalının takibe itirazı haksız olduğundan Mahkemece davacı lehine hüküm altına alınan alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu,
öte yandan davacı tarafından 29.01.2019 tarihli Noter ihtarnamesi ile açık bir şekilde alacağın 55.106,41 USD olduğu kabul edilmesine rağmen icra takibinde, iadesi kabul edilen 4.950 USD bedelli faturanın da alacağa dahil edilmesinin kötü niyetli olduğu anlaşıldığından Mahkemece reddolunan kısım yönünden davalı lehine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi hatalı olmuştur.
Davalı tarafın istinaf başvurusu yalnızca bu kısım itibariyle haklı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince tayin olunan 20.511,39 TL harçtan 6.324,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 14.186,54 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 5-6.324,85 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan davanın kabul ve reddi oranına göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 29.468,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf vekil ile temsil olunduğundan davanın kabul ve reddi oranına göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 7.812,73 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 44,40 TL başvurma harcı, 75,50 TL posta gideri ile 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.119,90 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 2.644,76 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 5,50 TL posta giderinin usul ekonomisi nazara alınarak üzerinde bırakılmasına,
İSTİNAF YÖNÜNDEN
10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine, 11-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 32,50 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş ücreti olmak üzere toplam 194,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Bakiye gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 13-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/06/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2021/764, K. 2023/988, 8 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama